Pezeşkiyan: ABD’nin deniz ablukası başarısızlığa mahkumdur

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD’nin İran’a yönelik uyguladığı deniz ablukası ve ticaret yollarını kısıtlama girişimlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulayarak, "Deniz ablukası ya da benzeri kısıtlamalar yönündeki her türlü girişim, bölge halklarının çıkarları ve küresel barış ile istikrarı tehdit eder ve başarısızlığa mahkumdur" dedi.

Haber Giriş Tarihi: 30.04.2026 14:18
Haber Güncellenme Tarihi: 30.04.2026 14:18

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Ulusal Basra Körfezi Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Pezeşkiyan, mesajında bölgenin tarihsel ve stratejik önemine dikkat çekerek, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden İran’ın rolünü vurguladı. Pezeşkiyan, Basra Körfezi’nin İran’ın adı, tarihi ve kimliğiyle "derin ve kopmaz bir bağ" taşıdığını belirterek, Körfez'in eski çağlardan bu yana medeniyetler arası etkileşimlerin merkezi ve küresel ölçekte ticaret ile enerjinin hayati damarlarından biri olduğunu ifade etti. "Hürmüz Boğazı’nın önemi bir kez daha ortaya çıktı" Pezeşkiyan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını işaret ederek, "Bu yıl Ulusal Basra Körfezi Günü’nü dayatılmış savaş sürecinde, özellikle Hürmüz Boğazı’nın öneminin bir kez daha tüm dünya için ortaya çıktığı bir ortamda anıyoruz. Deniz kuvvetlerimizin cesur mensuplarının sergilediği kahramanlık, bu hayati geçidin yalnızca enerji transferindeki stratejik rolünü değil, aynı zamanda ulusal egemenliğin bir sembolü ve İran’ın bölge ile dünya güvenliğindeki inkar edilemez rolünün göstergesi olduğunu ortaya koymuştur" ifadelerini kullandı. "Deniz ablukası uluslararası hukuka aykırı" ABD’nin İran’a yönelik uyguladığı ablukaya değinen Pezeşkiyan, "Bugün düşmanlarımız baskı yöntemini değiştirerek, odağı ekonomik ve denizcilik alanlarına kaydırmış, deniz ablukası ve deniz ticaret yollarını kısıtlama girişimlerini İran devleti ve halkına karşı yeni bir baskı aracı haline getirmiştir. Basra Körfezi, tek taraflı dayatmaların uygulanacağı bir alan değil, uluslararası etkileşim düzeninin bir parçasıdır. Bu bölgenin güvenliği ancak kıyıdaş ülkelerin egemenliğine karşılıklı saygı ve ortak iş birliğiyle sağlanabilir. Bu nedenle deniz ablukası ya da benzeri kısıtlamalar yönündeki her türlü girişim uluslararası hukuka aykırı olup, bölge halklarının çıkarları ve küresel barış ile istikrarı tehdit eder ve başarısızlığa mahkumdur" dedi. "Yabancı güçlerin varlığı gerilimi artırıyor" Yabancı güçlerin bölgedeki varlığına da tepki gösteren Pezeşkiyan, "Daha önce de defalarca dile getirdiğimiz gibi yabancı güçlerin bölgedeki varlığı ve müdahaleleri güvenliği artırmaya katkı sağlamadığı gibi, Basra Körfezi’nde gerilimi yükselten ve kalıcı istikrarı zedeleyen bir unsur haline gelmiştir. Nitekim Ramazan’daki savaşta da ABD’nin askeri üslerinin ev sahibi ülkeler için güvenlik sağlamadığı, aksine bu ülkelerin huzur ve güvenliğini riske attığı görülmüştür. Bu durumda ülkemize yönelik saldırıların kaynaklarını meşru hedefler olarak vurma hakkı doğurmuştur" dedi. "İran güvenliğin koruyucusu" İran’ın bölgedeki rolüne de değinen Pezeşkiyan, "İran, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin koruyucusu olarak düşman ülkeler dışında deniz seyrüsefer özgürlüğü ve deniz güvenliği ilkelerine bağlılığını sürdürmektedir. Ancak bu ilkelerin uygulanmasının İran milletine ve egemenliğine saygı çerçevesinde olması gerektiğine inanıyoruz. Bu su alanında yaşanabilecek her türlü güvensizliğin sorumluluğu ise ABD ve siyonist rejime aittir" ifadelerini kullandı. "Basra Körfezi huzur ve istikrar alanı olmalı" Pezeşkiyan, Basra Körfezi’nin İranlıların milli kimliğinin ayrılmaz bir parçası ve ülkenin eski ile yeni sömürgecilere karşı direnişinin simgesi olduğunu belirterek, "Basra Körfezi’nin her zaman güvenli, istikrarlı ve canlı kalmasını, yabancıların bulunmadığı, halkları için huzurlu bir ortam olmasını temenni ediyoruz" ifadelerine yer verdi.