
AFAD, Denizli'nin Buldan ilçesinde 5.1 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini duyurdu. Yer kabuğunun 8 kilometre derinliğinde meydana gelen deprem, başta Denizli olmak üzere çevre illerde de hissedildi. Deprem nedeniyle haftanın ilk gün yoğunluğu yaşanan başta hastaneler ve okullar olmak üzere büyük korku ve panik yaşandı.
Depreme dayanıksız raporu bulunan Denizli Devlet Hastanesi poliklinikleri, AFAD’dan gelen uyarılar doğrultusunda boşaltıldı. Okullardaki öğrenciler de kontrollü bir şekilde binalardan çıkartıldı. Şuana kadar olumsuz her hangi bir durumun bildirilmediği öğrenilirken, ekiplerin saha taramalarına başladığı bildirildi.
BAŞKAN YILDIZ'DAN AÇIKLAMA GELDİ
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, Bursa'da da hissedilen deprem sonrası açıklamalarda bulundu. Yıldız yaptığı açıklamada, "9 Mart 2026 tarihinde saat 09:21’de (TSİ), Buldan ilçe merkezi yakınlarında 5.1 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir. Depremin ilk çözümlerine göre odak derinliği yaklaşık 7.0–7.5 km. olup, sarsıntı yer kabuğunun sığ sayılabilecek bir kesiminde gerçekleşmiştir. Ön değerlendirmeler, depremin Buldan Fay Zonu ile Sarayköy Fay Zonu çevresinde, yani bölgenin aktif tektonik yapısını oluşturan Denizli Graben Sistemi içerisinde gerçekleştiğini göstermektedir. Bu fay sistemleri, Batı Anadolu’nun gerilme rejimi altında gelişmiş aktif kırık hatları olup, bölgede benzer büyüklükte depremler üretmesi beklenen doğal tektonik yapılardır. Deprem sırasında ölçülen en büyük yer ivmesi (PGA), episantıra yaklaşık 20 km uzaklıktaki istasyonlarda 0.10 g civarında kaydedilmiştir. Hem depremin büyüklüğü hem de ölçülen bu ivme değerleri birlikte değerlendirildiğinde, bu depremin tek başına önemli bir yapısal hasar oluşturma potansiyelinin düşük olduğu anlaşılmaktadır. Ancak burada dikkat çekici bir başka gerçek daha ortaya çıkmıştır. Bölgesel ölçekte sayılabilecek bu deprem, yüzlerce kilometre uzaklıktaki Bursa Ovası’nda dahi hissedilmiştir. Bu durum, uzun süredir bilimsel çalışmalarda ve çeşitli platformlarda vurguladığımız Bursa Ovası’nın yerel zemin koşullarının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha göstermektedir.
Bursa Ovası kalın alüvyal bir basen yapısına sahiptir. Bu tür basenler deprem dalgalarını yalnızca iletmez; aynı zamanda büyütebilir, odaklayabilir ve sarsıntının süresini uzatabilir. Başka bir ifadeyle, çevre bölgelerde meydana gelen görece küçük veya orta büyüklükteki depremler bile, Bursa Ovası’nda hissedilen sarsıntının beklenenden daha güçlü algılanmasına neden olabilmektedir. Bu durum, deprem tehlikesinin yalnızca fayın büyüklüğüyle değil, zemin özellikleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin en açık göstergelerinden biridir. Bu nedenle özellikle Bursa Ovası’nda bulunan yapı stokunun değerlendirilmesinde; yerel zemin etkileri, basen büyütmesi, zemin–yapı etkileşimi gibi faktörlerin mutlaka dikkate alınması gerekmektedir.
Sonuç olarak bugün meydana gelen deprem hasar potansiyeli açısından sınırlı bir deprem olmakla birlikte, Bursa Ovası’nın deprem dalgalarını büyüten zemin karakterini yeniden hatırlatan önemli bir uyarı niteliği taşımaktadır. Deprem gerçeğiyle yaşayan kentlerde güvenli yapılaşmanın yolu, fayları ve zemin koşullarını bilimsel verilerle birlikte değerlendiren planlama ve denetim süreçlerinden geçmektedir" ifadelerine yer verdi.