
Listenin zirvesinde Lüksemburg, Hollanda ve Danimarka gibi istikrarıyla öne çıkan ülkeler yer alırken Türkiye, 131.1 puanla küresel ölçekte “orta düzey yaşam kalitesi” kategorisinde konumlandı.
Kağıt üzerinde sıradan görünen bu derece, detaylara inildikçe çok daha karmaşık bir tabloya işaret ediyor. Çünkü Türkiye’nin yaşam kalitesi puanı, güçlü ve zayıf yönler arasındaki derin dalgalanmaları maskeliyor.
SATIN ALMA GÜCÜ TÜRKİYE’NİN EN ZAYIF HALKASI
Rapora göre Türkiye’nin en düşük performans gösterdiği alan Satın Alma Gücü Endeksi oldu. 52.6 puanlık bu skor, birçok Avrupa ülkesinin neredeyse yarısına tekabül ediyor. Yüksek enflasyon, gelir-maliyet uyumsuzluğu ve maaşların reel olarak erimesi, vatandaşların günlük yaşamını en fazla zorlayan başlık olarak öne çıkıyor.
Yaşam Maliyeti Endeksi’nin 34.7 ile orta seviyede görünmesine rağmen maaşların bu maliyet artışına eşlik etmemesi, halkın ekonomik daralmasını değiştirmiyor.
SAĞLIK SİSTEMİNDE OLUMLU GÖRÜNÜM
Ekonomideki baskıya karşın Türkiye, Sağlık Hizmetleri Endeksi’nde 71.2 puanla birçok gelişmekte olan ülkeyi geride bıraktı. Sağlık hizmetlerine erişimin görece kolay ve yaygın olması, rapora göre Türkiye’nin yaşam kalitesi açısından en güçlü dayanaklarından biri.
İKLİM AVANTAJI TÜRKİYE’Yİ YUKARI ÇEKİYOR
Türkiye’nin en yüksek puanlarından biri İklim Endeksi oldu. 93.3 puanlık skor, ülkenin geniş iklim çeşitliliği ve yaşanabilir mevsimsel koşullarının altını çiziyor. Bu alan Türkiye’yi küresel karşılaştırmalarda yukarıya taşıyan önemli avantajlardan biri olarak öne çıkıyor.
GÜVENLİK VE KİRLİLİKTE ORTA–DÜŞÜK PERFORMANS
Güvenlik Endeksi’nde 58.8 puanla Türkiye, küresel ortalamaya yakın bir konumda. Ancak büyük şehirlerde son yıllarda artan güvensizlik algısı, bölgesel dengesizlikleri güçlendiriyor.
Kirlilik Endeksi’nde 64.3 puanlık yüksek skor ise özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerin hava kalitesi problemlerinin devam ettiğini gösteriyor.