Hava Durumu

ESDER Bursa'dan kurban israfına tepki

ESDER Bursa İl Başkanı İbrahim Özacar, Kurban Bayramı sonrası ortaya çıkan israf görüntülerine dikkat çekerek, kurbanın yalnızca et paylaşımından ibaret olmadığını, deri, bağırsak, kemik ve diğer yan ürünlerin de milli ekonomiye kazandırılması gerektiğini söyledi.

Haber Giriş Tarihi: 05.06.2026 10:36
Haber Güncellenme Tarihi: 05.06.2026 10:38
Kaynak: (HABER MERKEZİ)
ESDER Bursa'dan kurban israfına tepki

Kurban Bayramı'nın ardından açıklama yapan ESDER Bursa İl Başkanı İbrahim Özacar, kurban ibadetinin taşıdığı manevi ve toplumsal sorumlulukların yeniden hatırlanması gerektiğini belirtti. Kurbanın yalnızca et paylaşımından ibaret olmadığını vurgulayan Özacar, bunun fedakârlığın, teslimiyetin, paylaşmanın, kardeşliğin ve emanete sahip çıkmanın en güçlü sembollerinden biri olduğunu ifade etti.

Son yıllarda kurban derilerinin çöpe atılmasının düşündürücü olduğunu dile getiren Özacar, milletin ismini anmayı dahi uygun görmediği domuzun derisinin tekstil ürünlerinden ayakkabıya, gıda takviyelerinden makyaj malzemelerine kadar pek çok alanda kullanıldığına ilişkin haberlerin vicdanları yaraladığını söyledi.

Ahilik kültürünün üretimi ibadet, emeği bereket, israfı ise nimete karşı sorumsuzluk olarak gördüğünü belirten Özacar, ahlaklı üretimi, helal kazancı, milli kalkınmayı ve toplumsal dayanışmayı esas alan bu anlayışın, sahip olunan her nimetin en verimli şekilde değerlendirilmesini emrettiğini kaydetti.

Türk milletinin tarih boyunca vatanı, bayrağı ve mukaddes değerleri uğruna gerektiğinde canını feda etmekten çekinmediğini ifade eden Özacar, kurban ibadetine de aynı adanmışlık bilinciyle yaklaşıldığını söyledi. Çanakkale başta olmak üzere istiklal mücadelesinin her safhasında fedakârlığın en güzel örneklerini veren Bursa'nın, üretim kültürü ve çalışkan insanlarıyla da bu ruhun güçlü temsilcilerinden biri olduğunu dile getirdi.

Bursa'nın yüzyıllar boyunca deri ve tekstil sektörünün önemli merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Özacar, kentin coğrafi konumu, yetişmiş insan gücü ve üretim geleneği sayesinde Cumhuriyet'in kalkınma hamlelerinde öncü rol üstlendiğini belirtti. Merinos Fabrikası ve Bursa'nın sanayi birikiminin, yerli üretimin ve milli ekonominin sembolleri arasında yer aldığını vurguladı.

Günümüzde üretim odaklı anlayışın yerini giderek tüketim kültürüne bıraktığını savunan Özacar, bunun en somut örneklerinden birinin Kurban Bayramı sonrasında yaşanan israf görüntüleri olduğunu söyledi. Geçmişte ekonomik değeri yüksek olan ve sanayinin önemli hammaddeleri arasında bulunan hayvan derileri, bağırsakları, kemikleri ve diğer yan ürünlerin bugün birçok yerde değerlendirilemeden atık haline geldiğini ifade etti.

Kurbanın her parçasının bir nimet, bir emanet ve aynı zamanda milli servet olduğunu belirten Özacar, derinin tekstil ve sanayi sektörleri için değerli bir hammadde olduğunu söyledi. Bağırsakların gıda, ilaç, kozmetik ve sağlık sektörlerinde kullanılabilen stratejik ürünler olduğuna işaret eden Özacar, kemiklerin ise gübre, yem, jelatin, ilaç ve çeşitli sanayi alanlarında değerlendirilebildiğini kaydetti. Bu ürünlerin israf edilmesinin yalnızca ekonomik kayıp anlamına gelmediğini, aynı zamanda kaynaklara karşı sorumluluğun yerine getirilememesi olduğunu ifade etti.

Küresel ölçekte birçok ülke ve uluslararası şirketin hayvansal yan ürünleri yüksek katma değerli ürünlere dönüştürerek milyarlarca dolarlık ekonomik faaliyet oluşturduğunu hatırlatan Özacar, Türkiye'nin de sahip olduğu yerli kaynakları değerlendirmesi, üretime dönüştürmesi ve milli ekonomiye kazandırması gerektiğini söyledi.

Ahilik anlayışının tüketmeden önce üretmeyi, israf etmeden önce değerlendirmeyi ve kazanmadan önce emek vermeyi öğütlediğini belirten Özacar, kurban sonrası ortaya çıkan ekonomik değeri yüksek yan ürünlerin toplanması, işlenmesi ve üretime kazandırılması için gerekli altyapının oluşturulmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Modern kesimhanelerin yaygınlaştırılması, üreticilerin bilinçlendirilmesi ve kırsal sanayi yatırımlarının teşvik edilmesinin hem çevresel sürdürülebilirliğe hem de milli ekonomiye katkı sağlayacağını ifade etti.

Özacar, kurbanın bereketinin yalnızca etini paylaşmakla değil, her parçasını israftan koruyarak, üretime kazandırarak ve topluma faydaya dönüştürerek artacağını belirterek, "Kurbanın ruhu paylaşmayı öğrettiği kadar emanete sahip çıkmayı ve nimeti değerlendirmeyi de öğretmektedir" dedi.

Açıklamasının sonunda üretimi önceleyen bir anlayışın önemine vurgu yapan Özacar, "Üreten, alın terini yücelten, milli kaynaklarını koruyan ve ahlaki değerlerine sahip çıkan bir Türkiye; güçlü ve müreffeh bir geleceğin teminatıdır. Güçlü Türkiye'nin yolu tüketmekten değil üretmekten, israftan değil bereketten, bağımlılıktan değil milli kalkınmadan geçmektedir" ifadelerini kullandı.

Kaynak: (HABER MERKEZİ)

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.