Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, yağışlı dönemin yaklaşmasıyla birlikte Bursa’da sel, taşkın ve heyelan risklerine karşı uyarıda bulundu. Yıldız, riskli bölgelerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması halinde doğa olaylarının afete dönüşmesinin önüne geçilebileceğini vurguladı.
Haber Giriş Tarihi: 28.09.2026 11:13
Haber Güncellenme Tarihi: 28.09.2026 11:17
Kaynak:
(HABER MERKEZİ)
Dünyanın milyarlarca yıldır heyelan, sel, fırtına, volkanik faaliyetler ve depremler gibi doğa olaylarıyla şekillendiğine dikkat çeken Yıldız, bu olayların can ve mal kaybına, ekonomik ve sosyal zararlara yol açması durumunda afete dönüştüğünü belirtti.
“Doğal afet” yerine “doğa olaylarının afete dönüşmesi” yaklaşımının benimsenmesi gerektiğini ifade eden Yıldız, risklerin önceden belirlenmesi, toplumun ve karar vericilerin bilinçlendirilmesi ve bilimsel önlemlerin hayata geçirilmesiyle afetlerin engellenebileceğini veya zararlarının önemli ölçüde azaltılabileceğini kaydetti.
SEL VE TAŞKIN ARASINDAKİ FARKA DİKKAT ÇEKTİ
Selin yalnızca su baskınından ibaret olmadığını belirten Yıldız, yamaçlardan derelere ulaşarak yüksek sularla taşınan toprak, kum, çakıl, taş ve kaya parçalarının da sel sırasında çamur ve moloz baskınına neden olabildiğini ifade etti.
Taşkının ise bir alanın akarsu, yoğun yağış veya diğer nedenlerle oluşan büyük su kütlelerinin baskınına uğraması olduğunu aktaran Yıldız, taşkınların daha çok vadi tabanlarında ve aşağı havzalarda meydana geldiğini, sellere göre daha az katı materyal içerdiğini belirtti.
“ÇOK DİKKATLİ OLMAMIZ GEREKEN BİR DÖNEME GİRİYORUZ”
Küresel iklim değişikliğine bağlı olarak Türkiye genelinde artan sıcaklık ve buharlaşmaya dikkat çeken Yıldız, atmosferde biriken su buharının geçmiş dönemlere kıyasla olağan dışı yağışların oluşmasına zemin hazırlayabileceğini, bunun sonucunda sel, taşkın ve heyelan olaylarında artış yaşanabileceğini ifade etti.
Son günlerde sıkça gündeme gelen kuraklık tartışmalarına da değinen Yıldız, mevsimsel döngü nedeniyle en kurak dönemlerden birinin yaşandığını ancak bunun aynı zamanda yağışlı dönemin yaklaştığı anlamına geldiğini belirtti.
Yıldız, “Küresel ısınmanın da etkisiyle değişen iklim koşulları sebebiyle maalesef çok dikkatli olmamız gereken bir döneme giriyoruz. Sel, taşkın ve heyelan olaylarının bu dönemlerde sıkça yaşanması muhtemeldir” uyarısında bulundu.
JEOLOJİ MÜHENDİSLERİNDEN 9 MADDELİK UYARI VE ÖNERİ
Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi, olası sel, taşkın ve heyelanlara karşı alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı:
1- Yağışların anında ve sonrasında bir tehlike de heyelan – devrilme (kaya) riskidir. Bu durumlar da göz ardı edilmeden takip edilmeli, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği sağlanmalıdır.
2- Olağan dışı yağışların görüldüğü bu dönemlerde, tüm olasılıklar göz önünde bulundurularak en hızlı şekilde aksiyon alınmalıdır.
3- Bölgesel potansiyel heyelan ve sel haritaları sağlıklı olarak tamamlanarak yerleşim ve altyapı kararlarının alınmasında göz önünde bulundurulmalıdır.
4- Dere yatağındaki her türlü yapılaşma yasaklanmalıdır. Vadiler boyunca sel, taşkın, küçük heyelan ve akmalar nedeniyle tehlike altında olan konutlar/alanlar saptanıp gerekli önlemler alınmalıdır.
5- Dere yataklarından bilinçsiz ve kontrolsüz olarak malzeme alınması engellenmelidir. Dere yataklarına yapılan müdahaleler başka alanlarda taşkına neden olmaktadır. Bu nedenle dere yataklarının daraltılmasından vazgeçilmeli, dere ıslah çalışmaları bölgede mevcut tüm dere yataklarında (kuru dere yatakları da dahil) en kısa zamanda başlatılmalıdır. Bölgedeki her türlü yapılaşmalar için jeolojik ve hidrolojik çalışmalar zorunlu hale getirilmelidir.
6- Son dönemlerde gerçekleşen sel ve taşkın olaylarını oluşturan yağışların karakteri ve miktarı hakkında net bilgi elde edilememiştir. Hidrometeorolojik çalışmaların sağlıklı yapılabilmesi ve sağlıklı kararlar alınabilmesi için riskli bölgelerde standartlara uygun meteoroloji istasyonları acilen kurulmalıdır.
7- Büyükşehir ve İlçe Belediyelerinde oluşturulacak/oluşturulan Afet İşleri Daire Başkanlığı ve Afet İşleri Müdürlükleri liyakatlı kadroları ile tüm önleme-risk azaltma çalışmalarında bulunmalıdır.
8- Kentin anayasası olacak 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı çalışmalarında bu hususlara özellikle önem gösterilmelidir. Jeolojik-Jeoteknik özellikler altlık olarak kullanılmalıdır.
9- Valilik, Yerel Yönetimler, AFAD, DSİ, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı gibi kurumların işbirliği ile, ilgili Akademik Odalardan da destek alınarak acilen Bursa’da heyelan, taşkın ve su baskını gibi kuvvetli yer hareketlerine yönelik duyarlılık, tehlike ve risk dağılımını gösteren bölge haritalarını hazırlaması gerekmektedir. Bu çalışmalar kamuoyu ile paylaşılmalı, her bir birey farklı afet senaryoları için bilinçlendirilmelidir.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Jeoloji mühendislerinde Bursa için kritik uyarı
Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, yağışlı dönemin yaklaşmasıyla birlikte Bursa’da sel, taşkın ve heyelan risklerine karşı uyarıda bulundu. Yıldız, riskli bölgelerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması halinde doğa olaylarının afete dönüşmesinin önüne geçilebileceğini vurguladı.
Dünyanın milyarlarca yıldır heyelan, sel, fırtına, volkanik faaliyetler ve depremler gibi doğa olaylarıyla şekillendiğine dikkat çeken Yıldız, bu olayların can ve mal kaybına, ekonomik ve sosyal zararlara yol açması durumunda afete dönüştüğünü belirtti.
“Doğal afet” yerine “doğa olaylarının afete dönüşmesi” yaklaşımının benimsenmesi gerektiğini ifade eden Yıldız, risklerin önceden belirlenmesi, toplumun ve karar vericilerin bilinçlendirilmesi ve bilimsel önlemlerin hayata geçirilmesiyle afetlerin engellenebileceğini veya zararlarının önemli ölçüde azaltılabileceğini kaydetti.
SEL VE TAŞKIN ARASINDAKİ FARKA DİKKAT ÇEKTİ
Selin yalnızca su baskınından ibaret olmadığını belirten Yıldız, yamaçlardan derelere ulaşarak yüksek sularla taşınan toprak, kum, çakıl, taş ve kaya parçalarının da sel sırasında çamur ve moloz baskınına neden olabildiğini ifade etti.
Taşkının ise bir alanın akarsu, yoğun yağış veya diğer nedenlerle oluşan büyük su kütlelerinin baskınına uğraması olduğunu aktaran Yıldız, taşkınların daha çok vadi tabanlarında ve aşağı havzalarda meydana geldiğini, sellere göre daha az katı materyal içerdiğini belirtti.
“ÇOK DİKKATLİ OLMAMIZ GEREKEN BİR DÖNEME GİRİYORUZ”
Küresel iklim değişikliğine bağlı olarak Türkiye genelinde artan sıcaklık ve buharlaşmaya dikkat çeken Yıldız, atmosferde biriken su buharının geçmiş dönemlere kıyasla olağan dışı yağışların oluşmasına zemin hazırlayabileceğini, bunun sonucunda sel, taşkın ve heyelan olaylarında artış yaşanabileceğini ifade etti.
Son günlerde sıkça gündeme gelen kuraklık tartışmalarına da değinen Yıldız, mevsimsel döngü nedeniyle en kurak dönemlerden birinin yaşandığını ancak bunun aynı zamanda yağışlı dönemin yaklaştığı anlamına geldiğini belirtti.
Yıldız, “Küresel ısınmanın da etkisiyle değişen iklim koşulları sebebiyle maalesef çok dikkatli olmamız gereken bir döneme giriyoruz. Sel, taşkın ve heyelan olaylarının bu dönemlerde sıkça yaşanması muhtemeldir” uyarısında bulundu.
JEOLOJİ MÜHENDİSLERİNDEN 9 MADDELİK UYARI VE ÖNERİ
Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi, olası sel, taşkın ve heyelanlara karşı alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı:
1- Yağışların anında ve sonrasında bir tehlike de heyelan – devrilme (kaya) riskidir. Bu durumlar da göz ardı edilmeden takip edilmeli, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği sağlanmalıdır.
2- Olağan dışı yağışların görüldüğü bu dönemlerde, tüm olasılıklar göz önünde bulundurularak en hızlı şekilde aksiyon alınmalıdır.
3- Bölgesel potansiyel heyelan ve sel haritaları sağlıklı olarak tamamlanarak yerleşim ve altyapı kararlarının alınmasında göz önünde bulundurulmalıdır.
4- Dere yatağındaki her türlü yapılaşma yasaklanmalıdır. Vadiler boyunca sel, taşkın, küçük heyelan ve akmalar nedeniyle tehlike altında olan konutlar/alanlar saptanıp gerekli önlemler alınmalıdır.
5- Dere yataklarından bilinçsiz ve kontrolsüz olarak malzeme alınması engellenmelidir. Dere yataklarına yapılan müdahaleler başka alanlarda taşkına neden olmaktadır. Bu nedenle dere yataklarının daraltılmasından vazgeçilmeli, dere ıslah çalışmaları bölgede mevcut tüm dere yataklarında (kuru dere yatakları da dahil) en kısa zamanda başlatılmalıdır. Bölgedeki her türlü yapılaşmalar için jeolojik ve hidrolojik çalışmalar zorunlu hale getirilmelidir.
6- Son dönemlerde gerçekleşen sel ve taşkın olaylarını oluşturan yağışların karakteri ve miktarı hakkında net bilgi elde edilememiştir. Hidrometeorolojik çalışmaların sağlıklı yapılabilmesi ve sağlıklı kararlar alınabilmesi için riskli bölgelerde standartlara uygun meteoroloji istasyonları acilen kurulmalıdır.
7- Büyükşehir ve İlçe Belediyelerinde oluşturulacak/oluşturulan Afet İşleri Daire Başkanlığı ve Afet İşleri Müdürlükleri liyakatlı kadroları ile tüm önleme-risk azaltma çalışmalarında bulunmalıdır.
8- Kentin anayasası olacak 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı çalışmalarında bu hususlara özellikle önem gösterilmelidir. Jeolojik-Jeoteknik özellikler altlık olarak kullanılmalıdır.
9- Valilik, Yerel Yönetimler, AFAD, DSİ, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı gibi kurumların işbirliği ile, ilgili Akademik Odalardan da destek alınarak acilen Bursa’da heyelan, taşkın ve su baskını gibi kuvvetli yer hareketlerine yönelik duyarlılık, tehlike ve risk dağılımını gösteren bölge haritalarını hazırlaması gerekmektedir. Bu çalışmalar kamuoyu ile paylaşılmalı, her bir birey farklı afet senaryoları için bilinçlendirilmelidir.
Kaynak: (HABER MERKEZİ)
En Çok Okunan Haberler
Uzmanı uyardı: Mide şişkinliğine dikkat!
Bursa Düşünce Okulu’na başvurular başladı
Nilüfer Balkan Panayırı’nda renkli kapanış
Bakan Bak'tan tebrik mesajı
Canik, Türkiye-Azerbaycan kardeşliğine güç katacak
Bursa'da kooperatif dolandırıcılığında 9 tutuklama
Fon soruşturmasında 4. dalga operasyon: 8 gözaltı
Alpaslan Türkeş’in ilk aracı 53 yıldır orijinalliğini koruyor
Fon soruşturmasında yeni tedbir kararı bulunmuyor