Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği Şadırvanlı Han Felsefe Konferansları’nda bu kez ‘dil felsefesi’, Prof. Dr. Zeki Özcan’ın düşünceleri ışığında konuşuldu.
Haber Giriş Tarihi: 05.02.2026 13:01
Haber Güncellenme Tarihi: 05.02.2026 13:04
Kaynak:
(BÜLTEN)
Gerçekleştirdiği Şadırvanlı Han Felsefe Konferansları ile felsefeyi yalnızca akademik bir alan olmaktan çıkararak toplumun her kesimine ulaştıran anlamlı buluşmalara imza atan Osmangazi Belediyesi, ‘Şehrin Kalbinde Felsefe Rüzgarları Esiyor’ mottosundan hareketle dil felsefesi konusunu masaya yatırdı. Şadırvanlı Han’ın tarihi atmosferinde Osmangazi Kent Konseyi ve Bursa Felsefe Kulübü iş birliğiyle düzenlenen panele konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Zeki Özcan, 1880’li yıllarda ortaya çıkan dil felsefesinin amacına ve anlamına yönelik düşüncelerini kapsamlı bir şekilde aktardı.
Dil felsefesinin amacının, anlamı, anlaşmayı ve insanlar arası iletişimi iyileştirme hedefiyle dilin analiz edilmesi olduğuna değinen Prof. Dr. Zeki Özcan, “Önceden felsefe, sadece kavramlara dayalı yapılıyordu. Dil felsefesiyle birlikte felsefe artık dilimizde anlamı belirleyen, faktörleri ve anlamı belirsizleştiren, faktörleri belirleyerek daha iyi anlamayı, anlaşmayı ve iyi bir iletişim kurmayı amaçlamaktadır” diye konuştu.
“Kelimeleri Kendi İstediğimiz Gibi Kullanamayız”
Dilin yaşayan bir organizma olarak tanımlayarak, temel ayırt edici özelliğinin de kullanımı olduğunu belirten Prof. Dr. Özcan, şöyle devam etti: “Dilin kullanımı keyfi değildir, uzlaşımsaldır. Herkes dilin içine doğar ve dilde kullanılan anlamları öğrenir, kullanır. Başka bir deyişle, kavramları, kelimeleri kendi istediğimiz gibi anlayıp, istediğimiz gibi kullanamayız. Zaten dil felsefesinin ayırt edici özelliği buradan gelir. Anlamın psikolojik sübjektif kavramlarla değil, toplumda öğrenilen, kullanılan ifadelerden öğrenileneceğini kabul eder. Dil felsefesine göre insan bir soğan gibidir, soğanın en dış kabuğunda kültür vardır, ikinci kabukta sosyal hayat vardır, üçüncü kabukta psikolojik durumlar vardır. Dil felsefesi, soğanın dış kabuğundaki kültürdeki anlamı, kullanımı, referansları temel alarak insanların nasıl daha iyi bir hayat ortaya koyabilmelerini, düşüncelerini nasıl daha berraklaştırılmaları gerektiğini ifade eder. Düşünce mi dili, dil mi düşünceyi doğurur? Gerçekte dil ve düşünce arasında öncelik sonralık ilişkisi yoktur. Biz bir şeyi düşünmeye başladığımız anda dilimiz vardır, dilimizle ifade ederiz. Dilimizden ayrı düşünce yoktur.”
“İnsanın Düşüncesinin Sınırları Diliyle Kısıtlı”
Panelin moderatörlüğünü üstlenen Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı E. Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Hızalan da, Bursa’da son yıllarda yoğun felsefe etkinliklerinin olduğunu belirterek, “Dil felsefesi, felsefenin alt dalı mı, birebir kendisi mi, o kadar önemli. Çünkü dil insanın her şeyi. İnsanın dünyasının, düşüncesinin sınırları diliyle kısıtlı, dili kadar düşünebiliyor” ifadelerini kullandı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Osmangazi’de Felsefe Rüzgarı
Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği Şadırvanlı Han Felsefe Konferansları’nda bu kez ‘dil felsefesi’, Prof. Dr. Zeki Özcan’ın düşünceleri ışığında konuşuldu.
Gerçekleştirdiği Şadırvanlı Han Felsefe Konferansları ile felsefeyi yalnızca akademik bir alan olmaktan çıkararak toplumun her kesimine ulaştıran anlamlı buluşmalara imza atan Osmangazi Belediyesi, ‘Şehrin Kalbinde Felsefe Rüzgarları Esiyor’ mottosundan hareketle dil felsefesi konusunu masaya yatırdı. Şadırvanlı Han’ın tarihi atmosferinde Osmangazi Kent Konseyi ve Bursa Felsefe Kulübü iş birliğiyle düzenlenen panele konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Zeki Özcan, 1880’li yıllarda ortaya çıkan dil felsefesinin amacına ve anlamına yönelik düşüncelerini kapsamlı bir şekilde aktardı.
Dil felsefesinin amacının, anlamı, anlaşmayı ve insanlar arası iletişimi iyileştirme hedefiyle dilin analiz edilmesi olduğuna değinen Prof. Dr. Zeki Özcan, “Önceden felsefe, sadece kavramlara dayalı yapılıyordu. Dil felsefesiyle birlikte felsefe artık dilimizde anlamı belirleyen, faktörleri ve anlamı belirsizleştiren, faktörleri belirleyerek daha iyi anlamayı, anlaşmayı ve iyi bir iletişim kurmayı amaçlamaktadır” diye konuştu.
“Kelimeleri Kendi İstediğimiz Gibi Kullanamayız”
Dilin yaşayan bir organizma olarak tanımlayarak, temel ayırt edici özelliğinin de kullanımı olduğunu belirten Prof. Dr. Özcan, şöyle devam etti: “Dilin kullanımı keyfi değildir, uzlaşımsaldır. Herkes dilin içine doğar ve dilde kullanılan anlamları öğrenir, kullanır. Başka bir deyişle, kavramları, kelimeleri kendi istediğimiz gibi anlayıp, istediğimiz gibi kullanamayız. Zaten dil felsefesinin ayırt edici özelliği buradan gelir. Anlamın psikolojik sübjektif kavramlarla değil, toplumda öğrenilen, kullanılan ifadelerden öğrenileneceğini kabul eder. Dil felsefesine göre insan bir soğan gibidir, soğanın en dış kabuğunda kültür vardır, ikinci kabukta sosyal hayat vardır, üçüncü kabukta psikolojik durumlar vardır. Dil felsefesi, soğanın dış kabuğundaki kültürdeki anlamı, kullanımı, referansları temel alarak insanların nasıl daha iyi bir hayat ortaya koyabilmelerini, düşüncelerini nasıl daha berraklaştırılmaları gerektiğini ifade eder. Düşünce mi dili, dil mi düşünceyi doğurur? Gerçekte dil ve düşünce arasında öncelik sonralık ilişkisi yoktur. Biz bir şeyi düşünmeye başladığımız anda dilimiz vardır, dilimizle ifade ederiz. Dilimizden ayrı düşünce yoktur.”
“İnsanın Düşüncesinin Sınırları Diliyle Kısıtlı”
Panelin moderatörlüğünü üstlenen Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı E. Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Hızalan da, Bursa’da son yıllarda yoğun felsefe etkinliklerinin olduğunu belirterek, “Dil felsefesi, felsefenin alt dalı mı, birebir kendisi mi, o kadar önemli. Çünkü dil insanın her şeyi. İnsanın dünyasının, düşüncesinin sınırları diliyle kısıtlı, dili kadar düşünebiliyor” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BÜLTEN)
En Çok Okunan Haberler
Ufuk Özkan’dan yoğun bakım sonrası ilk açıklama
Mudanya’da yeni dönem: Kentsel tasarım rehberi tanıtıldı
Vali Erol Ayyıldız’ın “6 Şubat Depremleri Yıl Dönümü” Mesajı
Büyükşehir ile geleceğe sağlıklı bakış
Rusya ile Ukrayna arasında 314 esir asker takas edildi
Aliyev'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "6 Şubat" mektubu
Bursa'da Mümin Gençoğlu, vefatının 33. yılında anılacak
İznik'te polisten dolandırıcılık uyarısı
Bursa'da eskiyen sayaçlar ücretsiz değiştiriliyor