Hava Durumu

#Ak Parti

Yeni Dönem Gazetesi - Ak Parti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ak Parti haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

CHP Lideri Özel'den ara seçim mesajı Haber

CHP Lideri Özel'den ara seçim mesajı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sol Parti Genel Başkanı Önder İşleyen ile bir araya geldi. Sol Parti Genel Merkezi'nde gerçekleşen görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Özel, "İran savaşı ve savaşın Türkiye'de özellikle yoksul kesimlere, emekçi kesimlere yüklediği yeni yükler, akaryakıt fiyatlarındaki artışların büyük bir acemilikle doğrudan pompaya yansıtılması ve eşel mobil sistemindeki ÖTV kısmı bittikten sonra bu konuda tedbir almamaları yüzünden yeni bir enflasyon dalgasını oluşturdular. İğneden ipliğe her şeye özellikle de gıdaya inanılmaz zamlar geliyor. Ara seçimi konuşmadan hemen önce ifade etmem lazım ki; bir ara zamla, hem asgari ücrette hem emekli maaşlarında mutlaka bir düzenlemenin yapılıp daha 3 ayda yüzde 10 ve bir yıllık hedef yüzde 16'yken neredeyse 4 ayda bu hedefi tüketecek bir noktadayız. Bunun için dünyadaki bütün demokrasiler toplumun kırılgan kesimleri için tedbirler alıyorlar. Bu konudaki yaklaşımımızı ve Ekonomi Eşgüdüm Konseyimizin önerilerini içeren raporumuzu kendilerine takdim ettik" açıklamasında bulundu. "Meclis alacağı bir ara seçim kararıyla yükümlü" Görüşme sonrası ara seçimin bir ihtiyaç olduğunu aktaran Özel, "Hatay, sonra Afyonkarahisar, ardından Kırıkkale, ardından Kastamonu, Adıyaman, Kocaeli ve İstanbul birinci bölge. Buradaki seçmenlerin seçtiği milletvekilleri boşaldı, üstünden de 30 aydan fazla süre geçti. Meclis alacağı bir ara seçim kararıyla buraları doldurmakla yükümlü, anayasa bunu tartışmasız şekilde yazmış. Zaten buna itiraz eden kimse de yok. Bu seçim bölgelerin son seçiminde AK Parti birinci parti. Yani 2023'teki bu milletin size yetki verdiği seçimdeki gücünü koruyorsanız, 8 tane milletvekilliği var önünüzde. Neden yapmıyorsunuz ara seçimi? Ara seçimi yapıp 7-8 milletvekilini katın" diye konuştu. "Biz hep beraber yürüyeceğiz" Sol Parti Genel Başkanı Önder İşleyen ise, "Bugün bizim burada bir arada olmamız, Türkiye toplumuna bütün direnenlere, bu ülkedeki gençlere, kadınlara, Alevisi ile, Sünnisi ile, Türk'üyle, Kürt'üyle bütün emekçi ezilen halklara, birliğe, birlikte mücadeleye bir çağrı olarak da anlaşılmalıdır. Biz hep beraber yürüyeceğiz. Bugün hep beraber bir umut çizgisi oluşturduk. Bunu doğru ve birleşik adımlarla sürdüreceğiz. Ve umut çizgimiz mutlaka ülkenin daha güzel günlere çıktığı zafer çizgisiyle buluşacaktır. Buna da kalpten ve sonsuz bir inançla mücadelemizi sürdüreceğiz" ifadelerinde bulundu.

Erdoğan'dan Terörsüz Türkiye sürecinde yasal adım vurgusu Haber

Erdoğan'dan Terörsüz Türkiye sürecinde yasal adım vurgusu

AK Parti MKYK toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında AK Parti Genel Merkez binasında gerçekleştirildi. Toplantıda, ABD-İran arasında sağlanan geçici ateşkes, Terörsüz Türkiye süreci ve hobi bahçeleriyle ilgili mevcut düzenlemenin değerlendirildiği öğrenildi. Edinilen bilgilere göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, küresel enerji ve tedarik zinciri krizi oluşturan ABD, İsrail- İran savaşında geçici ateşkes anlaşmasının önemli olduğuna değinerek, kalıcı barışın sağlanması temennisinde bulunduğu öğrenildi. Ayrıca Erdoğan'ın, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik gerçekleştirdiği saldırıların ardından Türkiye'nin savunma sanayiinde bugüne kadar yaptığı yatırımların ne kadar önemli olduğuna da bir kez daha vurgu yaptığı kaydedildi. MKYK toplantısında terörsüz Türkiye sürecine ilişkin son gelişmelerde ele alındı. Bu çerçevede Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sürecin ne kadar isabetli olduğunu vurguladığı, terörün Türkiye'nin gündeminden tamamen silineceğini ifade ettiği aktarıldı. Ayrıca Erdoğan'ın terörsüz Türkiye sürecinde yasal adımların atılması için zamanın geldiğini de söylediği bildirildi. Toplantıda, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan ve hobi bahçeleri ile ilgili yaptırımlar içeren Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik'te yer aldı. Edinilen bilgilere göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın birçok vatandaşı etkileyecek olan yönetmelikle ilgili vatandaşların mağduriyet yaşamaması için ilgili kurum ve kuruluşlara orta yolun bulunması talimatını verdiği bildirildi. MKYK'da sunumlar yapıldı AK Parti Seçim İşleri Başkanlığı ve Teşkilat Başkanlığı tarafından MKYK toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sunum yapıldı. Edinilen bilgilere göre, AK Parti Seçim İşleri Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen sunumun ana gündem maddesi belde statüsü kazanan 7 yerleşim yerinde haziran ayında yapılacak olan mahalli idareler seçimi oldu. Yapılan sunumda analiz edilen oy oranları ve adayların belirlenmesine yönelik analizler ele alındı. Teşkilat Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen sunumda ise Ramazan ayında Başkanlık bünyesinde gerçekleştirilen çalışmaların kapsamlı bir şekilde değerlendirildiği kaydedildi. Parti tarafından üyelere yönelik ziyaret çalışmalarının başlatılacağı da öğrenildi. Ayrıca Parti teşkilatlarının daha önce AK Parti'ye üye olan ama üyeliğini iptal eden vatandaşlara yönelik de ziyaret gerçekleştireceği dile getirildi.

Özel'in erken seçim çağrısına Ala'dan yanıt Haber

Özel'in erken seçim çağrısına Ala'dan yanıt

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ara seçim çağrısı nedeniyle muhalefet turuna başladı. CHP Liderinin ilk durağı DEM Parti oldu. Özel Saat 12.00'de Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile bir araya geldi. Özel, görüşmenin ardından kameraların karşısına geçerek açıklamalarda bulundu. Özel'in konuşmasından önce çıkanlar şu şekilde: "İçinde bulunduğumuz birtakım çalışmalar başta olmak üzere hemen her şeyi değerlendirme imkânı bulduk. Bir diğer konu "Terörsüz ve Demokratik Türkiye". Bu konuda bir rapor hazırlandı, imzalandı. Hep birlikte bekliyoruz. Raporun 6. ve 7. maddeleri var. Bu maddeler hem terörün bir an önce sonlanması hem de demokratik adımların atılmasını gerektiriyor. Kayyım uygulamasını sonlandırmak gerekiyor ama bu konuda hiçbir adım atılmıyor. Bu konuda başta Sayın Meclis Başkanı olmak üzere siyasi partilere görevler düştüğünü konuştuk. Bu konuda tavrımız, tutumumuz nettir. Bu konuyu bir kez daha hatırlatıyoruz." ÖZEL: ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE NUMAN KURTULMUŞ'TAN BİR RANDEVU TALEBİM OLACAK "Ben önümüzdeki günlerde siyasi parti ziyaretlerini bitirdikten sonra Sayın Numan Kurtulmuş'tan bir randevu talebim olacak. Uygun görmeleri durumunda kendileriyle bir görüşme yapacağız. Bu görüşmede hem raporun 6. ve 7. maddeleriyle ilgili, atması gereken adımları müzakere etme imkânı bulacağım. Ara seçim tartışmaları yapılıyor. Anayasaya göre ara seçim ilk 30 ay ve son 1 yılda yapılamaz. Onun dışında TBMM'de boşalma olması halinde ara seçime gidilir diyor. Boşalan üye sayısı toplam sayının 5'te 1'i olursa 30 ay da beklenmez diyor. Şu an 8 milletvekili boşta. Bir an önce TBMM'nin boşalan sandalyeler için ara seçim kararı alması ve TBMM Başkanının üzerine düşeni yapması zorunludur. 22 milletvekili istifa ettirip ara seçim yapma işi ilk 30 ay içindir. Şu an ara seçim zaten yapılmalı. 22 vekil istifa etmezse olmaz demesin kimse. O ara seçim olacak anayasa öyle diyor. O ara seçimin yapılmasıyla ilgili irade ortaya çıkmalıdır. Biz istifa eden vekil sayısını 30'a tamamlamayı konuştuk ama o ilk 30 ay için geçerli. Sadece 8 boş sandalye için yapılsın." AK PARTİ'DEN JET YANIT Özgür Özel yaptığı görüşmenin ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a çağrıda bulunarak, 'ara seçim' yapılmasının bir anayasal zorunluluk olduğunu belirtmişti. Özel'in 'ara seçim' çağrısına yanıt veren AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala "Ara seçim falan yok. CHP, belediyeleri yönetemiyor ama seçim istiyor" sözleriyle karşılık verdi.

Bakan Gürlek: Sosyal medyaya kimlikle girilecek Haber

Bakan Gürlek: Sosyal medyaya kimlikle girilecek

Adalet Bakanı Akın Gürlek Diyarbakır’da TÜGVA İhtisas Akademisi 26 Lansmanı programına katıldı. Burada öğrencilerin sorularını yanıtlayan Bakan Gürlek, ’’Ben 2005 mezunuyum. Biz de sizin gibi öğrencilik yıllarından geçtik. Öğrenciliği dolu dolu yaşadık. Benim size tavsiyem siz de öğrencilik dolu dolu yaşayın. TÜGVA gerçekten çok güzel projelere imza atıyor, ben takip ediyorum. Bizim zamanımızda bu kadar ayrıcalıklar yoktu. Yani devlet yurtları olsun, şu an özellikle TÜGVA’nın sağlamış olduğu imkanlar, yurtlar, burslar, krediler yani bu onda şu an çok fazla imkanlar var. Devletimiz gerçekten özellikle AK Parti hükümeti iktidara geldiğinden beri öğrenciye çok fazla yatırım yapıyor. Ben dediğim gibi şu an öğrenciler şanslı. Sadece ders çalışmak değil hayatı yaşamaları gerekiyor. Geleceklerine katkı sunmaları gerekiyor. Kendilerine bir aktivite bulmaları gerekiyor. Kültür faaliyetlerine katılmaları gerekiyor. Diyarbakır bu konuda yaşayan bir şehir, tarihi bir şehir, kalbi bir şehir, her türlü imkana rahatlıkla erişebilirler’’ diye konuştu. Bir öğrencinin, "Kamuoyu baskısıyla hukuksal karar vermek çok ince bir çizgi. O çizgide neler düşünüyorsunuz? Özellikle öğrencilere bu yolda yürüyecek öğrencilere bu kararı verirken nelere dikkat etmeli? O ince çizgide ne yapmak lazım" sorusuna Bakan Gürlek, "Şimdi hukukçuluk gerçekten çok zor bir meslek. Hukuk fakültesine girdiğiniz zaman gerçekten hukukun çok kıymetli olduğunu görüyorsunuz. Hukuk yaşamın her alanında var. Yani gündelik hayatınızda da var. Daha sonra mesleğe başlayınca da var. Hukuk konusunda ben arkadaşlara tavsiyem şu, yani mutlaka kanunlar, kitaplar bunlar zaten ulaşabiliyorsunuz. Önemli olan bu hukuk mantığını bulmanız ve vicdanını dinlemeniz. Birinci önceliğimiz bu olması lazım. Hakim zaten karar verirken sadece hukuka göre karar vermiyor, dosyadaki delillere göre karar vermiyor. Vicdani kanaatine de yeterli kanaat gelmesi gerekiyor" şeklinde cevap verdi. "Gençlerimizin influencerlara, youtuberlere özenmemesini istiyorum" Başka bir öğrencinin, sosyal medyaya ilişkin sorusuna Bakan Gürlek, "Sosyal medyada öyle bir dünya anlatılıyor ki şimdi de biz İstanbul’da eskiden başsavcılık görevini yapıyorduk. Oradaki arkadaşlar hayatların hepsi yalan hayatlardır. İşte orada yayınlanan diziler, influencerlar, işte youtuberlar orada şaşaalı hayatlar, böyle bir hayat yok. Ben gençlere özellikle biz çok davalara bakmak nasip oldu. Uyuşturucu operasyonları yapmak nasip oldu. Bunlar Allah’ın bir takdiriydi. Biz bu şekilde görevimizi yaptık. Bunlara gençlerin özenmemesini istiyorum. Yani sosyal medyada anlatılanlar gerçek dünyada böyle bir şey yok. Burada dediğim gibi bizim emek gücümüz her anlamda gelişmiş. Eğitim anlamında da çok gelişmiş. Artık biliyorsunuz Türkiye bir oyun kurucu modeline döndü. Yerli savunmamızı yapıyoruz. Yerli silahı hep üretiyoruz. Mühendislerimiz çok gelişti. Bilim adamlarımız gelişti. Ben sosyal medyadaki yalana kapılmamalarını özellikle gençlerimize tavsiye ederim. Orada bir yalan var. Orada bir gerçeklik yok. Orada bir özenti var ama gerçek anlamda böyle bir hayat yok. Ya burada da Diyarbakır canlı şehir. İstanbul bizim gözbebeğimiz. Buralara gidin, gezin ama mutlaka dediğim gibi ülkemizin gerçeklerinden, ülkemizin geleneklerinden kopmayalım. Burada batıyı gördük. Biz batı her zaman iki yüzlü. Yani yanı başında savaş var. Ukrayna, Rusya savaşı var. Müdahale etmiyorlar. Sadece işte bize bir şey olmasın diye kendi güvendiklerini düşünüyorlar. Biz memleket olarak, millet olarak, tarih olarak her zaman mazlumun yanında durduk. Bakın, Cumhurbaşkanımız her zaman her ortamda Gazze’nin yanında durduğunu dile getirdi. Yani dünya liderlerinden bunu dile getirdi. Ben bunun özellikle altını çizmek istiyorum" diyerek cevapladı. "Bir kişi bir hesap açıyorsa bunun sorumluluğu katlanacak" Sosyal medyada sahte hesapların açıldığına değinen Bakan Gürlek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "İtibar suikastlığı yapılıyor. Burada muhtemelen milletvekillerimiz var, valimiz var, rektörümüz var. Bu herkese yapılıyor. Sosyal medyada bir kişi eğer bir hesap açıyorsa, bir suç işliyorsa bunun mutlaka bir karşılığı olması lazım. Biz bunu istiyoruz. Sosyal medyanın da bir hukuku, bir kuralı olmasını istiyoruz. Yani bir kişi bir hesap açıyorsa bunun sorumluluğu katlanacak. Şimdi sahte hesap açıyorlar. Olayları farklı anlatıyorlar. Bizim burada birçok meslektaşımız var. Hakim savcı, arkadaşlarımız var. Yani sosyal medyada yargılamalar yapılıyor, kararlar veriliyor, hükümler veriliyor. Gerçekten öyle değil. Sosyal medyada bir kişi bir hakaret ediyorsa ya da bir itibar suikastı yapıyorsa bunun sonuçlarına katlanması lazım. Biz inşallah bu 12. yargı paketinde bunu etik kimliğe büründüreceğiz. Yani bir kişi sosyal medyaya giriyorsa kimliği belli olacak. Yani orada yazdıklarından da, ettiği hakaretten de, itibar suikastından de sorumlu olacak. Burada kimseye suikast yapılmayacak. Kimse itibarsızlaştırılmayacak. Burada yani çok kıymetli burada hakimlerimiz var. Yani gecesini gündüzünü fedakarca ailesinden gerekirse ödün veriyor, dosyalara bakıyor. Ama sosyal medyada öyle bir şey yapıyor ki dosyalardan haberi yok. Adam hüküm vermiş, yargılama yapmış. İşte niye bu servis bırakıldı? Bu neden tutuklanmadı? Böyle bir sosyal medyada şey başlatılıyor. İnşallah bunu sosyal medya sitesine çok önem veriyorum ben. Ben bunu zaten zaman zaman da taahhüt olarak kamuoyunda da açıkladım. Yani sosyal medyada artık gerçek bir girer de kişisel kimlikle girilecek. Bu konuda zaten sosyal medya sunucularıyla da anlaştık. Onlar da bunu kabul ettiler. TC kimlik de olacak. Tabii geçiş süreci olacak. Yani bu sahte hesapların kapatılması için bir geçiş süreci olacak. Yani burada sosyal medya hesabını gerçek kimliğiyle kullanmayan sahte hesaplar ya da bot hesaplar dediğimiz hesapların da kapatılması için bir geçiş süreci olacak. Onlar da bu kurallara uymuyorsa uyumadıkları takdirde sosyal medya platformlarında bunları kapatacaklar. Biz hazırlıyoruz paketi meclise sunuyoruz. İnşallah mecliste milletvekillerimiz de bu konuya çok önem veriyor. Bunun kısa sürede yasalaşması gerekiyor. Yasalaştıktan sonra da bir geçiş süreci var. Çünkü bunun altyapısının sağlanması gerekiyor. 3 aylık sürede herkes sosyal medya gerçek kimliği ile girmiş olacak."

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Millet, CHP ile farkımızı görüyor Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Millet, CHP ile farkımızı görüyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin TBMM'deki grup toplantısında gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Kürsüye boynundaki Türkiye atkısıyla çıkan Erdoğan, dün gece Kosova'yı geçerek 2026 Dünya Kupası'na katılma hakkı kazanan A Milli Futbol Takımı'nı tebrik etti. Erdoğan, "Bizim Çocuklar'ın ay-yıldızlı formayı zaferden zafere koşturacağına yürekten inanıyorum. Tüm sporcularımızın alınlarından öpüyorum." dedi. "MİLLET CHP İLE FARKIMIZI GÖRÜYOR" Ortadoğu'da devam eden savaş ve Rusya-Ukrayna savaşına dikkat çeken Erdoğan, bu süreçte AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak üsluplarına özen gösterdiklerini anlattı. "Kırıcı olmamaya özellikle gayret ediyoruz. Serin kanlılığı, sükuneti elden bırakmıyoruz." diyen Erdoğan, CHP'yi eleştirdi. Son açıklamaları üzerinden CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i eleştiren Erdoğan, "Milletimiz AK Parti ve Cumhur İttifakı ile ana muhalefet partisi CHP arasındaki seviye, üslup, kalite, duruş ve vizyon farkını çok net görmekte, bunun değerlendirmesini yapmaktadır." şeklinde konuştu. "Bu ülkede darbeciliğin kitabını CHP yazmıştır." diyen Cumhurbaşkanı, "Darbecilik, CHP'nin karakteridir, ruhudur, kimliğidir. Darbeye ve darbecilere destek vermek, CHP'nin milli sporudur." ifadelerini kullandı. "SAVAŞ TEHLİKE DÜZEYİNİ ARTIRARAK DEVAM EDİYOR" Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Ortadoğu'da süren savaşa da değindi. Erdoğan, birinci ayını dolduran savaşın tehlike ve tehdit düzeyini artırarak devam ettiğini söyledi. "Hukuksuz savaşın birinci derecede sorumlusu çatışma, kaos ve kriz bağımlısı İsrail hükümetidir." diyen Erdoğan, bir an önce barışa giden yolun açılmasını temenni ettiklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle: "Dünya Kupası'na katılmaya hak kazanan milli takımımızı gönülden tebrik ediyorum. Ay-yıldızlı bayrağımızı 24 yılın ardından futbolun en büyük sahnesinde dalgalandıracak olan milli takımımıza grup maçlarında, finale kadar gideceğimizi ümit ettiğimiz mücadelelerde şimdiden başarılar diliyorum. - ‘Bizim Çocuklar’ın ay-yıldızlı formayı zaferden zafere koşturacağına yürekten inanıyorum. Tüm sporcularımızın alınlarından öpüyorum. "SANCILI ATMOSFERDE ÜSLUBUMUZA ÖZEN GÖSTERİYORUZ" - Samimi bir durum tespitinde bulunmak istiyorum. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak biz bölgemizin içinden geçtiği sancılı atmosferde üslubumuza çok özen gösteriyoruz. Kırıcı olmamaya özellikle gayret ediyoruz. Serin kanlılığı, sükuneti elden bırakmıyoruz. - 86 milyonun hükümeti olduğumuzu, 86 milyonun her bir ferdinin kutsal emanetini taşıdığımızı, vatandaşlarımızın tamamının gözünün üzerinde olduğunu aklımızdan çıkarmıyoruz. - Ramazan boyunca ana muhalefetin şahsımızı, partimizi hedef alan saldırganlığı karşısında itidalimizi koruduk, kimi zaman duymazdan geldik. Kimi zaman genel başkanın acemiliğine verdik. Kimi zaman belki hatalarını anlayıp doğru yolu bulurlar umuduyla hareket ettik. - Konsantrasyonumuzu bozacak, bizi meşgul edecek her türlü siyasi tartışmadan uzak durduk. Sükutumuz, atılan iftiraları, yapılan edepsizlikleri sineye çektiğimizden değil; tam aksine edebimizdendi. Muhalefetin köpürttüğü sanal gündemlerin kuyruğuna takılmadan emin adımlarla ilerliyoruz. “TÜRK MİLLETİ BASİRET SAHİBİ BİR MİLLETTİR” - Muhalefetin iyice zıvanadan çıkan tavırları nedeniyle bu değerlendirmemi sizlere hatırlatmakta fayda görüyorum. Şunu farkında olmalıyız. Türk milleti basiret sahibi bir millettir. Bu milletin gözünü boyayamaz, kandıramazsınız. Bu millete siyasi hokkabazlığı, cambazlığı siyaset diye yutturamazsınız. Bu aziz millet yalancıyı dürüstten ayırmasını, bunların tefrikini yapmasını çok iyi bilir. “MİLLETİMİZ SEVİYE, ÜSLUP FARKINI ÇOK NET GÖRMEKTE” - Milletimiz AK Parti ve Cumhur İttifakı ile ana muhalefet partisi CHP arasındaki seviye, üslup, kalite, duruş ve vizyon farkını çok net görmekte, bunun değerlendirmesini yapmaktadır. Ana muhalefet partisinin ramazanda bile ara vermediği, son günlerde iyice çirkinleştirerek sürdürdüğü saldırgan söylemlerini benim vatandaşım takip etmekte. Bundan zerre kadar şüphe duymadım ve duymuyorum. “BİZ BU OYUNA ALET OLMAYACAĞIZ” - Ellerine geçirdikleri her fırsatı şahsımıza ve partimize yönelik bir hakaret senfonisine dönüştürerek unutmasınlar ki; bizi ve partimizi değil sadece kendilerini küçük düşürürler. Biz bu oyuna hiçbir zaman alet olmadık, olmayacağız. İçinden geçtiğimiz hassas dönemde öfkenin, çatışma ve kavga dilinin siyaseti zehirlemesine göz yummayacağız fakat gerektiğinde hadsize had bildirmenin 40 yetime kaftan giydirmekten daha üstün olduğunu da çok iyi bileceğiz. "DARBECİLİĞİN KİTABINI CHP YAZMIŞTIR" - Bu ülkenin cumhurbaşkanına, iktidar partisine hakaret etmek ana muhalefetin başındaki zat dahil kimsenin haddi değildir. Bu ülkede darbeciliğin kitabını CHP yazmıştır. Türkiye'nin siyasi terimler sözlüğünde darbeci ve cuntacı sıfatının karşısında CHP yazar. Darbecilik, CHP'nin karakteridir, ruhudur, kimliğidir. Darbeye ve darbecilere destek vermek, CHP'nin milli sporudur. - Maalesef ana muhalefet partisinin genel başkanlık koltuğunda ağzı bozuk, ruh hali bozuk, önüne gelene hakaretler savuran, hakaretlerinden yüzü dahi kızarmayan bir karakter bulunmaktadır. CHP'li vatandaşlarımızın da giderek pervasızlaşan bu söylemlerden rahatsızlık duyduğunu çok iyi biliyoruz. Bu seviyesizliği hiç kimseye değil aziz milletime şikayet ediyorum. - Yolsuzluğu ihbar edenlerle, rüşvet verdim diyenlerle uğraştığınız kadar, rüşveti alanlarla, yolsuzluk yapanlarla, esnafı haraca bağlayanlarla, belediyeyi arpalığa çeviren karakter fukaralarıyla uğraşmadınız. “BİZ BU SÜRECİN TARAFI DEĞİLİZ” - Türkiye Cumhuriyeti'nde kimsenin suç işleme, yolsuzluk yapma, milletin emanetine ihanet etme ayrıcalığı yoktur. Çalanın, çırpanın yanına kar kaldığı günler artık geride kalmıştır. Tekrar ifade ediyorum; biz bu sürecin tarafı değiliz. Sadece milletimiz adına hakkın yerini bulmasının takipçisiyiz. Bunun da hukukun temel ilkeleri çerçevesinde yapılmasını arzu ediyoruz. Adil ve tarafsız bir yargıyla gerçeklerin ortaya çıkarılmasını, Türkiye'nin safralarından kurtulmasını istiyoruz. “SAVAŞ TEHDİT VE TEHLİKE DÜZEYİNİ ARTIRARAK DEVAM EDİYOR” - Birinci ayını dolduran savaş tehlikeli tehdit ve tehlike düzeyini artırarak devam ediyor. Önceliğimiz ülkemizin fırtınalı dönemi kazasız atlatmasıdır. Türkiye'yi bu yangının uzağında tutmakta kararlıyız. Hükümet olarak muhalefetin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden, dengeli ve rasyonel bir zeminde bu süreci yönetiyoruz. - Türkiye'nin tavrı çok berraktır. Barışın hakim olması için ne yapılması gerekiyorsa bunları tereddütsüz yapmayı görev biliyoruz. Akan kanın durması, gözyaşının dinmesi, silahların susması, sorunların diplomasi ile çözülebilmesi için şayet iğne ucu kadar dahi umut varsa bunu değerlendirmek boynumuzun borcudur. - Savaşın başından beri Türkiye'nin ilkeli duruşu dünyaya ve bölgeye verdiği mesajlar insanlığın ve vicdanın sesi olmuştur. Kardeş ve dost ülkelerin yaşadığı acıların bir an önce son bulmasını samimiyetle arzu ediyoruz. Ancak bölgemizin bekleyen tehlikelerin başında savaşın uzamasının yanı sıra bölgesel bir iç çatışmaya dönüşme riski vardır. Altyapıya yönelik misillemeler maalesef bu ihtimali artırmaktadır. - Bölgemizi yangın yerine çevirmekle kalmayıp tüm insanlığın omuzlarına ekonomik yük bindiren bu hukuksuz savaşın birinci derecede sorumlusu çatışma, kaos ve kriz bağımlısı İsrail hükümetidir. Savaşın devam etmesine sebebiyet verecek her gelişme İsrail'in stratejisine hizmet edecektir. İran'la savaşın küresel barış vizyonuna hizmet etmediği, zora soktuğu gayet açıktır. Temennimiz barışa giden yolun açılmasıdır."

Özgür Özel'den Bursa Büyükşehir Belediyesi açıklaması Haber

Özgür Özel'den Bursa Büyükşehir Belediyesi açıklaması

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Özel, bugün Türkiye-Kosova maçını izlemek ve milli takıma destek vermek için Priştine'ye gitmeyi planladıklarını, ancak Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik operasyon nedeniyle iptal ettiklerini söyledi. Özel, başarı hikayelerinin 2023 yılına dayandığını, yaptıkları çalışmalarla 2024 yerel seçimlerinde 47 yıl sonra birinci parti olarak çıktıklarını hatırlatarak, "O seçimin devamında başıma gelecekleri de bile bile dedim ki ‘Madem ki millet birinci parti olma görevini vermiştir. Biz birinci parti olmanın sorumluluğu ile davranacağız" diye konuştu. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmayla ilgili Özel, "31 Mart'ın tam yıldönümünde Bursa'ya operasyon. Çünkü belediye meclisi çoğunluğunun AK Parti'de olduğu tek büyükşehir orası. Başkanı içeri atacak ve Bursa'yı geri alacak" dedi. Yaşadıklarının milletin iradesine yapılan bir darbe olduğunu savunan Özel, "Yaşadıklarımız bir CHP meselesi değildir. Bu darbe, milletin seçme ve seçilme hakkına yapılmış bir darbedir. Çok partili demokratik sistem, hukukun üstünlüğü ve Atatürk'ten emanet olan Cumhuriyet'in en önemli kazanımı olan sandık tehlikededir. Yerel seçimde zapt edilmiştir. Genel seçimle ilgili uygun atmosfer olursa konulacaktır, olmazsa belki de ondan da cayılacaktır" diye konuştu. CHP Genel Başkanı Özel, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın disiplin sürecine ilişkin soru üzerine, "Bu milletten bu adiliğe fırsat verip de o görüntülere sebebiyet verdiğimiz için de özür diledim. MYK'de, iki hukukçu arkadaş görevlendirildi. Kendisiyle tutuklama olmasa ya da olsa diye konuşuldu, o saatlerde tutuklama oldu. Kendisiyle de görüşülecek ve disiplin işlemleri başlatılacak. Bu noktada da normalde disipline verdiğinizde tedbirli olarak verirseniz üyelik haklarından yararlanmıyor ya. Bu konuda bir eksiklik olmasın diye de üyeliği askıya alınarak bu süreç başlatıldı. Bu konuda yok yumuşatıldı, yok bilmem ne yapıldı gibi yaklaşımlar iyi niyetli yorumlar değil. Bu durumda öbür türlü bir karar verseniz hukuken tartışmalı. Yarın öbür gün mahkemelerin bozacağı bir karar verirsiniz Verilebilecek en net ve en sert karar verildi" dedi. "Önümüzdeki günlerde Meclis Başkanı ile bir görüşme talep edeceğim" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile görüşme talep edeceğini söyleyen Özel, "Burada genel seçim sandığını getirmesi için her şeyi yapacağız. Yapmadı, önümüzdeki günlerde Meclis Başkanı ile bir görüşme talep edeceğim. Bu milletin önüne bir şekilde bir sandığı getireceğiz. Yapılmadı. ‘Olmuyor. Zamanı var.' Her şeyi göze alacağız" diye konuştu. Özel, TBMM Başkanı Kurtulmuş ile talep edeceği görüşmenin içeriğinin sorulması üzerine, "Ara seçime yöneliktir. Anayasanın ara seçimi emrettiği günlerdeyiz. Ara seçimle ilgili Meclis Başkanı'nın da alması gereken bir tutum var. Biz de bu konuda üstümüze düşeni yapacağız. Ve bir ara seçim sandığının kurulması gerektiğini düşünüyoruz. O konuda da bu ara seçim kararının alınması, güvencenin ortaya çıkması ile birlikte çok iddialı da bir hamlemiz daha olacak. Onu o gün duyuracağız size" yanıtını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'ye diz çöktüremeyecekler Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'ye diz çöktüremeyecekler

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'na katıldı. Burada konuşan Erdoğan, Ramazan ayında Türkiye’nin 81 vilayetinin dört bir yanında rahmet ve bereket mevsiminin manevi atmosferini Türk milletiyle beraber yaşadıklarını belirterek, Ramazan ayı boyunca bakanlar başta olmak üzere genel başkan yardımcıları, MKYK üyeleri, milletvekilleri ve tüm teşkilatlarla beraber tam kadro sahada olduklarını ifade etti. "Partimizin çınarları ve yaşayan hafızaları olarak gördüğümüz herkesin başımızın üstünde yeri vardır" AK Parti’nin, Akif İnan'ın ‘Bütün giysileri yırtsak yeridir, yeter bize vefa elbiseleri’ sözünün vücut bulmuş hali olduğunu söyleyen Erdoğan, "Kökü mazide gözü atide olan bu hareket evvel emirde bir vefa hareketidir. Çeyrek asırlık yolculuğumuzda biz daima bunu yaptık. Gençlerimizin heyecanı ve dinamizmiyle ak saçlılarımızın tecrübesi ve ferasetini harmanladık. Ağırbaşlılık, vakar ve olgunluk ile özgüveni, coşkuyu ve kabına sığmamayı aynı potada erittik. Kadrolarımızı sürekli yenilerken emektarlarımızla irtibatımızı her zaman güçlü bir şekilde muhafaza ettik. Bizi biz yapan, bizi güçlü ve özgün kılan en önemli vasıflarımızdan biri işte budur. Bu davaya omuz vermiş bu harekete katkı sunmuş partimizin çınarları ve yaşayan hafızaları olarak gördüğümüz her bir yol arkadaşımızın başımızın üstünde yeri vardır" dedi. Şehit aileleri, gaziler, yaşlı ve engelli vatandaşlar ile Sosyal Politikalar Başkanlığı aracılığıyla iftar ve sahurlarda bir araya geldiklerini aktaran Başkan Erdoğan, Kadın ve Gençlik Kolları aracılığıyla üniversitelerde gerçekleştirilen iftarlarla yaklaşık 500 bin genç ile Ramazan sevincini yaşadıklarını kaydetti. "Belediyelerimiz 10 milyon insanımızın kalbine dokundu" ‘İftara Beş Kala’ geleneğiyle 1 milyon 170 bin kumanyayı iftara yetişemeyenlere ulaştırdıklarını belirten Erdoğan, "Sivil toplum kuruluşlarımızla bir araya gelerek istişare ettik. 86 milyonun birlik ve beraberliğini güçlendirirken, AK Parti olarak imar ve ihya sürecindeki komşumuz Suriye'yi de elbette unutmadık. Belediyelerimizin ve teşkilatlarımızın kurduğu iftar sofralarında 250 bin Suriyeli kardeşimizin oruçlarını açmasına vesile olduk. Belediyelerimiz; yardım kolileri, alışveriş kartları, iftar programları, maddi destekler ve diğer çalışmalarıyla 10 milyon insanımızın kalbine dokundu. Sadece ‘Gönül Sofraları’ programıyla bir milyonu aşkın haneye gittik. Ramazan-ı Şerif'te Avrupa başta olmak üzere gurbeti sılaya çevirmiş vatandaşlarımızı da ihmal etmedik. Düzenlediğimiz çeşitli programlarla onların da bu mübarek ayın manevi ikliminden istifade etmesini sağladık" diye konuştu. "Bölgemiz son asrın en sancılı, en meşakkatli günlerini yaşıyor" İsrail’in kışkırtmaları sonucu 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlatılan savaşın bölgeyi kan ve barut kokusuna boğmaya devam ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hiçbir günahı olmayan, hiçbir şeyden haberi olmayan çocuklar okullarında ders dinlerken füzelerin ve bombaların hedefi oluyor. Bölgemiz son asrın en sancılı, en meşakkatli günlerini yaşıyor. Gözünü nefret ve kin bürümüş soykırım şebekesi güya dini argümanların arkasına sığınarak coğrafyamızı büyük bir felakete doğru sürüklüyor. Nerede olursa olsun acımasızca öldürülenler bizim kardeşlerimizdir. Son nefeslerini okul sıralarında veren çocuklar bizim yavrularımızdır. Evlat acısıyla yürekleri Kerbela’ya dönen kadınlar bizim annelerimizdir" açıklamasında bulundu. "Biz ne kardeşlerimiz ve komşularımız arasında ayrım yaparız ne de kardeşlerimizin acılarına seyirci kalırız" "Bombaların enkaza çevirdiği şehirler aynı şekilde bizim şehirlerimizdir. Tahrip edilen, yıkılan, talan ve tarumar edilen yerler bizim bölgemizdir" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "İsfahan’da, Tebriz'de, Tahran'da dökülen gözyaşlarının Erbil'de, Amman'da, Bağdat'ta, Beyrut'ta, Sana'da, Doha'da, Riyad'da ve bölgemizin diğer kardeş şehirlerinde dökülenlerden Allah aşkına ne farkı var? Katliam şebekesinin gözünde adımızın Ali, Ömer, Ayşe, Zeynep, Hasan, Hüseyin olmasının ne farkı var? İster İran'da ister körfezde olsun atılan her füzeyle zarar gören, vurulan, kanayan biz değil miyiz? Bu anlamsız savaş sebebi ile kan kaybeden bölgemizin ekonomisi değil mi? Füzeler, bombalar ve dronlar tarafından tahrip edilen milyarlarca dolarlık altyapı tesisleri bölgedeki kardeşlerimizin kaynakları değil mi? 27 gündür hiçbir ilke değer, norm gözetmeyen saldırganların nazarında Şii veya Sünni olmamızın Türk, Kürt, Arap ya da Farisi olmamızın Allah aşkına bir farkı var mı? Mezheplerimiz, kökenlerimiz farklı olsa da coğrafyamızın dört bir yanında akan kanlar bizim değil mi? Biz ne kardeşlerimiz ve komşularımız arasında ayrım yaparız ne de kardeşlerimizin acılarına seyirci kalırız." "Bölgemizde kan gövdeyi götürürken bin yıl önceki tartışmaları yeniden açmayı doğru bulmuyoruz" Türkiye’nin ve Türk milletinin iyi günde dost ve kardeş bildiği halkları kötü günde yalnız bırakmayacağına dikkati çeken Erdoğan, "Hele hele bölgemizde kan gövdeyi götürürken bin yıl önceki tartışmaları tekrar gündeme taşımayı, eski defterleri yeniden açmayı, vahdete değil fitneye hizmet edecek gündemlerin peşine takılmayı asla ve asla doğru bulmadığımızı tekraren vurgulamak mecburiyetindeyiz. Sosyal medya platformları üzerinden yürütülen psikolojik harekatlara karşı son derece dikkatliyiz. Kardeş halklar arasında kırgınlıkları derinleştirecek, husumeti büyütecek, Siyonizm’in bölgemizi hedef alan böl, parçala, yönet planlarına lojistik destek verecek her türlü eylemi ve tartışmayı reddediyoruz. Dünyanın en stratejik bölgesinde Türkler, Araplar, Kürtler, Farslar olarak asırlardır bir arada yaşıyoruz. Aynı coğrafyayı paylaşıyoruz. Ortak coğrafyamızda yüzlerce yıldır acımız, derdimiz, hüznümüz bir oldu. Sevincimiz, heyecanımız, coşkumuz bir oldu. Mazimiz gibi inşallah istikbalimiz de bir olacak, beraber olacak. İçinde bulunduğumuz toz bulutu dağıldıktan sonra komşular ve kardeşler olarak biz yine birbirimizin yüzüne bakacağız. Bomba ve füzelerin ölüm saçan uğultusu inşallah kesildikten sonra biz bu coğrafyada yine birlikte yaşayacağız. Bu gerçeği kimsenin unutmaması gerektiğine inanıyorum" ifadelerine yer verdi. "Müslümanların Mescid-i Aksa'da ibadet etme hakkı gasp edilemez, engellenemez, yasaklanamaz" Başkan Erdoğan, savaş’ın İsrail’in savaşı olmasına rağmen ortaya çıkan ağır faturanın bedelini önce Müslümanların ardından tüm insanlığın ödediğini belirterek, "Netenyahu hükümeti sadece komşumuz İran'ı hedef almıyor. Lübnan'ı işgal planlarını da adım adım hayata geçiriyor. İşgal güçlerinin saldırılarında iki Mart'tan bu yana 1100 Lübnanlı hayatını kaybetmiş, 1 milyon 165 bin kardeşimiz yerinden, yurdundan edinmiştir. İsrail, Suriye'yi de rahat bırakmıyor. Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini ihlal eden mütecaviz eylemlerine ısrarla devam ediyor. Siyonist katliam şebekesi ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'yı 27 gündür kapalı tutuyor. İsrail'in kapısına kilit vurduğu Mescid-i Aksa'da 1967’den bu yana ilk kez bayram namazı eda edilmedi. Bu kural tanımazlık, bu haydutluk her şeyden önce iki milyar Müslüman'ın inancına yapılmış küstah bir saldırıdır. Hangi bahaneyle olursa olsun Müslümanların Mescid-i Aksa'da ibadet etme hakkı gasp edilemez, engellenemez, yasaklanamaz" şeklinde konuştu. "Kudüs'ü Şerif-i ve Mescid-i Aksa'yı savunmak insanlığı savunmaktır" Mescid-i Aksa’ysa sahip çıkmanın insanlığın gereği olduğunu aktaran Erdoğan, "Bu gerçeği Kudüs şairi rahmetli Nuri Pakdil; ‘Vicdan aklını koruyabilen her insanın sadece Filistin'de değil bütün İslam coğrafyasında işlenen cürümlere karşı hiçbir şey yapamıyorsa en azından bir tavır alması, bunları içinden yargılayarak mahkum etmesi çağdaş insan olmanın gereğidir’ diye anlatıyor. Şimdi tutsak El-Aksa bütün Müslümanların inançlarını yıkmayı amaçlayan bir inanç cinayetinin suçsuz kurbanı olarak Müslümanların kalplerinde sayfaları yırtılmış kitap gibi duruyor. Tutsak Kudüs'e borcumuz Kudüs'ü savunmaktır, özgürlüğüne kavuşturmaktır. Kudüs'ü savunmak, gerçek bağımsızlığı savunmaktır. Ben de bugün diyorum ki Kudüs'ü Şerif-i ve Mescid-i Aksa'yı savunmak insanlığı savunmaktır. Güncel gelişmelerden bağımsız olarak İslam dünyasının Mescid-i Aksa'yı hedef alan devlet terörüne itiraz etmesi sesini yükseltmesi olabilecek en güçlü tepkiyi vermesi asli vazifemizdir. Türkiye bu noktada üzerine düşenleri yapmayı sürdürecektir. Kudüs’e sahip çıkmaya inşallah devam edeceğiz" diye konuştu. "Barışçıl dış politikamızdan geri adım atmayacağız" Türkiye’nin bölgenin her karışında barışın, adaletin ve istikrarın tesisinden yana olduğunu dile getiren Erdoğan, "Evrensel insani değerlerin, farklı kültürlerin, farklı kökenlerin, farklı inanç mensuplarının bir arada yaşama iradesinin en güçlü savunucusuyuz. Fakat her hukuksuzluğun, her türlü haydutluğun ve zorbalığın da kimden gelirse gelsin sonuna kadar karşısındayız. Şunu herkes bilsin ki devlet olarak etrafımızı saran nefret söylemlerine savaş çığırtkanlıklarına ve çatışma iklimine asla teslim olmayacağız. Tarihin ve vicdanın doğru tarafında durmanın haklı özgüveniyle hareket edecek aklıselimimizi ve soğukkanlılığımızı asla kaybetmeyeceğiz. Herkes için barış, herkes için istikrar, herkes için huzur eksenine oturttuğumuz barışçıl dış politikamızdan geri adım atmayacağız" dedi. "Ana muhalefet partisinin karikatür Genel Başkanı dışında milletimiz Türkiye’nin ne yapmaya çalıştığının gayet farkındadır" "Ana muhalefet partisinin karikatür Genel Başkanı dışında aziz milletimiz ve bölgedeki tüm kardeşlerimiz Türkiye'nin ne yapmaya çalıştığının, neyin mücadelesini verdiğinin gayet farkındadır" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye doğru yoldadır, doğru yerdedir. Doğru bir politika izlemektedir. Hem kardeş İran halkı hem kardeş körfez ülkeleri hem de tüm dünya bunun bilincindedir. Her zeminde de Türkiye'nin tavrından övgüyle bahsediyorlar. Partimize ve ittifakımıza oy versin veya vermesin; milletimiz de bu fırtınalı dönemde Türkiye'nin kaptan köşkünde bizim olmamızdan dolayı Allah'a hamd ediyor, ‘iyi ki Türkiye'yi AK Parti yönetiyor’ diyorlar. Milletimizin bu güvenini inşallah boşa çıkarmayacağız. Türkiye Partisi olmayı bir türlü beceremeyen CHP'nin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeyeceğiz. CHP aktörlerce körüklenen savaş çığırtkanlıklarına kulak asmayacağız. Gelinen noktada ana muhalefetin başındaki zatın aklı ile dili arasındaki bağ kopmuş, söylemlerinde tutarlılık kalmamış siyasi itibarı tamamen sıfırlanmıştır. Vesayet altında olduğu kamuoyunca bilinen bir şahsın Türkiye'nin dik ve dirayetli duruşuna dil uzatması ise kara mizah örneğidir. Ufku ve vizyonu dar olanların bizi anlamasını zaten beklemiyoruz. Dikkat ederseniz CHP Genel Başkanı'nı artık kendi seçmeni bile kale almıyor. Türk dış politikasına getirdiği eleştirilere en başta CHP'li vatandaşlarımız gülüp geçiyor. Ona buna sataşarak siyasette itibar devşirmeye çalışan bu zavallıyı biz bir kez daha kendi hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz." "Önceliğimiz savaşın olumsuz ekonomik etkilerinden halkımızı korumaktır" Önceliklerinin savaşın olumsuz ekonomik etkilerinden Türk halkını korumak olduğunu bildiren Erdoğan, "Belirsizliğin ve tedirginliğin küresel düzeyde tırmandığı mevcut şartlarda piyasalarda dalgalanmaların yaşanmasını doğal karşılıyoruz. Dönemsel sıkıntılarımız olabilir. Geçici olarak bazı zorluklarla karşılaşabiliriz. Dönemsel ya da küresel şoklar sebebiyle ortaya çıkan durumlar Allah'ın izniyle bizi hedeflerimizden alıkoymayacaktır. Hedeflerimize bağlıyız. İnşallah eninde sonunda menzile vasıl olacağız. Türkiye ekonomisi hamdolsun bu güce, bu kapasiteye ve dayanıklılığa fazlasıyla sahiptir. 23 yıl boyunca karşılaştığı onca engele, bölgesinde yıllardır eksik olmayan krizlere ve çatışmalara, içeride FETÖ'den belediyeleri haraca ve rüşvete bağlayan suç örgütlerine kadar nice kifayetsiz muhteristen yediği darbelere rağmen yıkılmayan, sendelemeyen tam tersine kaya gibi sağlam duran bir Türkiye gerçeği var. Kimse bu Türkiye'ye diz çöktüremeyecek. Göreceksiniz, inşallah kazanan Türkiye olacak. Kazanan 86 milyon mensubuyla Türk milleti olacak. Kazanan kardeşlik, barış, adalet, barışı savunanlar olacak. Kazanan AK Parti ve Cumhur İttifakı gibi zor zamanda yine tarihin doğru tarafında akıl, izan ve vicdanın safında yer alanlar olacak. Hem ülkemiz içinde hem de bölgemizde dengeli, mutedil ve makul siyaset çizgisinden ayrılmayacağız" açıklamasında bulundu.

Milli Dayanışma Komisyonu İmralı'ya gitme kararı aldı Haber

Milli Dayanışma Komisyonu İmralı'ya gitme kararı aldı

"Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında 'İmralı ziyareti' gündemiyle toplandı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, "5 Ağustos tarihinden bu yana yaptığımız çalışmalarımızda bu konuyla ilgili bütün çevreleri, kanaat sahiplerini dinleme imkanımız oldu. Sizlerden ve değerli komisyon üyelerimizden gelen teklifler doğrultusunda oluşmuştur. Şimdi bu toplantıda, bundan sonraki sürece ilişkin herhalde çok fazla toplanacağımız bir durum kalmadı. Özellikle bundan sonraki süreçte, 17'nci toplantıda ele alınan ve her biri fevkalade hayati öneme haiz olan gerek bakanlarımızın, gerekse de MİT Başkanımızın bize yaptığı bilgilendirmeler çerçevesinde o konuların ele alınması, daha sonraki sürece ilişkin bazı konuların açık bir şekilde burada net bir şekilde konuşulabilmesi, atılacak adımların konuşulabilmesi bakımından bundan sonra toplantının kapalı bir oturum şekilnde yapılmasını oylamaya sunacağım ve toplantıya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Komisyon heyetine üye vermeyi doğru bulmuyoruz" Kurtulmuş'un ardından söz alan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, "Komisyonda başkan bile olmadan sadece 5 milletvekilinin Ada'ya gitmesi yerine teknolojik imkanlardan yararlanarak daha kolay, daha katılımcı, daha tartışmasız bir sürecin yönetilmesi önemlidir. Toplum, kayyumların kaldırılması, Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanması, demokratik siyasetin önünün açılması gibi olmazsa olmaz ve kolay olan ilk adımlar bile atılmadı. Bu süreçte bu ısrar, çözüm iradesine hangi katkıyı yapacak? AK Parti başta olmak üzere diğer partilerin kararıyla İmralı Adası'na gidecek komisyon heyetine partimizden üye vermeyi doğru bulmuyoruz" dedi. Meclis Başkanı Kurtulmuş, toplantının kapalı oturum şeklinde yapılıp yapılmamasını milletvekillerinin oylarına sundu. AK Parti, MHP ve DEM Partili milletvekillerinin "Evet" oyları sonucu toplantının kapalı olarak devam etmesine karar verildi. Yaklaşık 2,5 saat süren toplantıda, İmralı’ya gidilip gidilmemesi konusunda oylama yapıldı. AK Parti, MHP, DEM Parti, TİP, EMEP ‘Evet’ oyu verirken, DSP, HÜDA-PAR, DP ‘Hayır’ oyu verdi. Yeni Yol Grubu ise çekimser kaldı. Ardından komisyon toplantısı sona erdi. "Ziyaretin tarihi net değil, hazırlıklar yapılıyor" Toplantının ardından değerlendirmelerde bulunan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Hayırlı uğurlu olsun. Ada’ya gidişi oyladık ve ‘Evet’ oyu verildi, kabul edildi. Ülkemize, barışımıza katkısı olması dileğiyle. CHP’nin aldığı kararı sonra eş genel başkanlarımız değerlendirecek. Grubu bulunan siyasi partiler ziyarette olacak. Ziyaretin tarihi net değil, hazırlıklar yapılıyor. Yarına kadar bütün siyasi partiler Meclis Başkanlığına isimleri belirtecekler. Ondan sonra gidiş planlaması yapılacak" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.