Hava Durumu

#Dijitalleşme

Yeni Dönem Gazetesi - Dijitalleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijitalleşme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa Kız Lisesinde yetişti, Berlin'de rektör oldu Haber

Bursa Kız Lisesinde yetişti, Berlin'de rektör oldu

Almanya'nın başkenti Berlin'in en önemli eğitim kurumlarından biri olan Berlin Teknik Üniversitesinin (TU Berlin) yeni rektörü Prof. Fatma Deniz için üniversitenin en büyük amfisi Audimax Salonu'nda tören düzenlendi. Törene öğretim üyeleri, öğrenciler, bazı siyasetçiler, Prof. Deniz'in ailesi ile birlikte 900'a yakın davetli katıldı. Berlin Teknik Üniversitesi'nin 80. kuruluş yıl dönümü kapsamında düzenlenen törende Berlin Eyaleti Bilim ve Araştırma Bakanlığı Müsteşarı Henry Marx, göreve başlamasından dolayı Prof. Dr. Deniz'e sembolik olarak metalden bir silindir takdim etti. Rektör olarak göreve başlayan Prof. Deniz konuşmasına Almanca, İngilizce ve Türkçe olarak kısa bir selamla başladı. Deniz'in "Berlin Teknik Üniversitesine hoş geldiniz" diye seslenmesi üzerine salondan büyük alkış aldı. Almanya'da doğduğunu, Bursa'da öğrenim gördüğünü bunun yanı sıra Almanya ve ABD‘de akademik kariyer yaptığını hatırlatan Prof. Deniz yaptığı konuşmada, Berlin Teknik Üniversitenin rektörü olmaktan büyük onur duyduğunu, aynı zamanda bunun kendisi için büyük bir sorumluluk olduğunu belirtti. Deniz, "Berlin Teknik Üniversitesi, Almanya'nın yenilenen demokrasisinin temeli olarak bilimi güçlendirmek ve onu güvence altına almak için 1946'da karanlık bir fırtınanın içinden, tarihin içinden, çok net bir görevle yeniden doğdu. Bugün, 80 yıl sonra, yine jeopolitik değişimlerin ortasında duruyoruz ve teknolojik bir dönüşümün başlangıcındayız. Yapay zeka, yeni teknolojiler, her zamankinden daha fazla veri ve bilgi. Bir düğmeye basarak çeviri yapabiliyor, bazen saniyeler içinde karmaşık analizler gerçekleştirebiliyor, fikirleri algoritmik olarak üretebiliyoruz. Eskiden yıllar süren şeyler, bugün anlık olarak gerçekleşiyor. Bu, bence yalnızca kısa bir macera değil, aynı zamanda gerçekten muazzam bir fırsat" dedi. Deniz, görev süresince araştırma ve inovasyonda mükemmellik, ulusal ve uluslararası konumlandırma, geleceğe yönelik eğitim ve mükemmelliği mümkün kılacak yapıların oluşturulmasına odaklanacağını ifade etti. Deniz, "Üniversitemizden beklentilerimden biri de sadece çeşitliliğe izin veren değil, aynı zamanda bunu özellikle kullanan bir yer olmasıdır" diye konuştu. Deniz, Berlin Teknik Üniversitesinin akademik çalışmalar kapsamında uluslararası işbirliğini artıran çabalar içinde olacağını da kaydetti. Almanya'da iş dünyası ile yakın işbirliği yapacaklarını, üniversitesi yerleşkesini modernize edeceklerini de belirten Prof. Deniz birlikte görev yapacağı rektör yardımcılarını davetlilere tanıttı. Konuşmasını ailesine teşekkür ederek tamamlayan Prof. Deniz dakikalarca ayakta alkışlandı. Bursa Kız Lisesinde yetişti Berlin'de rekor oyla rektör seçildi Prof. Dr. Fatma Deniz, TU Berlin Rektörlüğüne 3 Aralık 2025'te seçilmişti. Almanya'nın Münih kentinde doğan ve 42 yaşında olan Fatma Deniz, Bursa Kız Lisesinden mezun olduktan sonra Münih Teknik Üniversitesinde ve ABD'de bilişim alanında eğitim aldı. TU Berlin'de 2023'ten sonra "Biyolojik ve yapay sistemlerde dil ve iletişim" bölümünün başkanlığını yapan Deniz, Nisan 2024'ten Mart 2026'ya kadar da dijitalleşme ve sürdürülebilirlikten sorumlu rektör yardımcılığı görevinde bulundu.

Bakan Göktaş'tan kadın girişimcilere destek mesajı Haber

Bakan Göktaş'tan kadın girişimcilere destek mesajı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, resmi temaslarda bulunmak üzere Azerbaycan'ın başkenti Bakü'ye geldi. Bakan Göktaş, temasları kapsamında Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (CICA) kapsamında gerçekleştirilen, KOBİ’lerde Kadın Girişimciler -Yapay Zeka ve Dijitalleşmeden Yararlanma temalı panelde konuştu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Bugün, küresel ekonominin dijitalleşme ve yapay zeka ekseninde yeniden şekillendiği kritik bir eşikteyiz. Bu dönüşüm üretimden ticarete, finansmana erişimden istihdama kadar tüm alanları yeniden tanımlayan stratejik bir nitelik taşımaktadır. Bu yeni dönemde KOBİ’ler ve özellikle kadın girişimciler dönüşümün merkezinde yer alıyor. Günümüzde kadın girişimciler istihdam oluşturan, kalkınmayı hızlandıran, aileleri ve toplulukları güçlendiren aktörlerdir. Kadınlar KOBİ’lere liderlik ettiğinde, ortaya çıkan etki ekonomik alanı aşarak toplumsal yapıyı da dönüştürmektedir. Bu nedenle kadınların ekonomik hayata katılımı, sürdürülebilir kalkınma amaçlarının uygulanmasında tali değil, doğrudan belirleyici bir unsurdur. Kapsayıcı büyümenin güçlendirilmesi de kadınların üretimde, girişimcilikte ve karar alma mekanizmalarında daha güçlü yer almasına bağlıdır" dedi. "Yol haritamız, 2024-2028 dönemini kapsayan Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planıdır" Yapay zekanın, artık yalnızca büyük ölçekli firmalar için değil, KOBİ’ler için de somut fırsatlar sunduğunu belirten Göktaş, "Talep tahmini, müşteri analitiği ve verimlilik gibi alanlarda kapasiteyi önemli ölçüde artırmaktadır. Kadın girişimcilerin bu araçlara erişebilmesi ekonomik dayanıklılığı ve yenilik kapasitesini doğrudan artırıyor. Ancak dijital dönüşüm, eşit erişim sağlanmadığında mevcut eşitsizlikleri derinleştirme riski de taşımaktadır. Finansmana sınırlı erişim, teknolojiye ulaşımda yaşanan güçlükler, yetersiz dijital beceriler ve zayıf iş ağları, özellikle kadın girişimciler açısından dijital uçurumu büyütebilmektedir. Tam da bu nedenle, kadınların dijital ekonomide güçlenmesini bir kalkınma ve rekabetçilik meselesi olarak görüyoruz. Türkiye olarak bu alanda politikalarımızı bütüncül bir yaklaşımla yürütüyoruz. Yol haritamız, 2024-2028 dönemini kapsayan Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planıdır. Eğitim, sağlık, ekonomi, karar alma mekanizmaları ve iklim değişikliğinin yanı sıra dijitalleşme de tüm bu alanlara entegre edilmiştir. Geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan genelge ile bu planın etkin şekilde uygulanmasını sağladık. Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu’nu topladık ve alt komiteler oluşturduk. Bu komitelerden biri belirli alanlara odaklanmaktadır. Amacımız, kadınların yalnızca dijital araçları kullanan değil, veri üreten, analiz eden, teknoloji geliştiren ve dönüşüme yön veren aktörler haline gelmesini sağlamaktır. Bu anlayış doğrultusunda kadınların dijital kapasitelerini güçlendiren programlar uyguluyoruz. ‘Hobin İşin Olsun Projesi’ ile kadınların e-ticaret üzerinden girişimciliğe uzanan ilk adımlarını destekliyoruz" diye konuştu. İhtiyaç sahibi kadınlara yönelik yapay zeka ve veri bilimi geliştirme programlarını uygulamaya aldıklarını belirten Göktaş, "Büyük e-ticaret platformları ile geliştirdiğimiz iş birlikleri sayesinde kadın girişimcilere e-ticaret kanalları üzerinden satış imkanları sağladık. Ayrıca genç nesillerin bu dönüşümde aktif rol almasını önemsiyoruz. Türkiye'nin Mühendis Kızları Projesi ile kız çocuklarının STEM alanlarında farkındalık ve kapasitesini artırıyoruz. Bu deneyimi uluslararası alana taşıyan Küresel Mühendis Kızlar Programı da bu açıdan önemli bir değer taşımaktadır. Kadınların ekonomik hayata katılımını finansal okuryazarlık, kadınların güçlenmesi ve ekonomik güçlenme seminerleri ile Genç Kadınlar Geleceğini İnşa Ediyor programları aracılığıyla destekliyoruz. Yazılımda Kadınlar Programı ile kadınların girişimcilik ekosisteminde daha aktif rol almasını hedefliyoruz. Sanayi, enerji ve temiz teknoloji gibi kadın temsilinin görece sınırlı olduğu sektörlerde hedefe yönelik girişimler yürütüyoruz. Hayata geçirdiğimiz Kadınlar İçin Enerji Okulu ile enerji sektöründe kadın istihdamını artırmayı amaçlıyoruz" diye konuştu. "Eşit fırsatları ve iş ağlarını teşvik ediyor kadın girişimcilerin başarılarını daha görünür kılıyoruz" Kadın girişimciliğinin güçlenmesinin yalnızca beceri kazandırmakla değil, güçlü bir kurumsal çerçeveyle mümkün olduğunu belirten Göktaş, "Bu kapsamda kurduğumuz dijital platformlar ve yapay zeka destekli araçlar, kadın girişimcilerin uluslararası pazarlara erişimini ve ihracat kapasitelerini artırmaktadır. Geliştirdiğimiz eğitim programları ve modüler yapılarla dış ticaret alanında kurumsal kapasiteyi de destekliyoruz. Ulusal stratejiler ve girişimler aracılığıyla eşit fırsatları ve iş ağlarını teşvik ediyor kadın girişimcilerin başarılarını daha görünür kılıyoruz. Tüm bu adımlar yalnızca genç kadınlara ilham vermekle kalmıyor, aynı zamanda doğru fırsatlar sunulduğunda adil bir ekonomik büyümenin mümkün olduğunu da göstermektedir. Kadın girişimcilerin teknolojik ve dijital dönüşümünü desteklemek, bölgesel ve küresel öncelikler açısından stratejik bir yatırımdır. Bilgi paylaşımını artıran, ortak inovasyonu teşvik eden ve sınır ötesi ağları güçlendiren bölgesel ekosistemler büyük önem taşımaktadır. Bu tür yapılar, kadın liderliğindeki işletmelerin teknolojiye, finansmana ve küresel pazarlara erişimini kolaylaştırmaktadır. Bu kapsamda Türkiye, deneyim paylaşımına, ortak kapasite geliştirme çabalarına ve bölgesel işbirliğine açıktır. 2020 ve 2024 yıllarında İstanbul’da düzenlediğimiz TDT Sosyal Politikalardan Sorumlu Bakanlar Toplantılarının temel amaçlarından biri, kadınların güçlenmesine yönelik iş birliği mekanizmaları kurmaktı. Bu doğrultuda, TDT çatısı altında bir Kadın İş Birliği Konseyi kurulması yönünde yakın zamanda girişim başlattık. Bu konseyin, kadın girişimciliği ve istihdam gibi alanlar da dahil olmak üzere ortak bir vizyon ve kolektif irade oluşturulmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyorum. TDT Kadınların Gelişimi İş Birliği Konseyi, ortak geleceğimiz için kardeş coğrafyamızdan kadınları bir araya getiren güçlü bir bölgesel platform olacaktır. Bu anlayışla kadınların haklardan, fırsatlardan ve kaynaklardan özgürce ve eşit şekilde yararlandığı bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.

Erdoğan butona bastı: Türkiye 5G teknolojisine geçti Haber

Erdoğan butona bastı: Türkiye 5G teknolojisine geçti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen "5G ile İletişimde Güçlü Türkiye Programı"na katıldı. Törende Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tablet ekranından butona basmasıyla Türkiye'de 5G teknolojisine geçildi. Törende konuşan Erdoğan, "Ülkemizin önünde iletişimin yanı sıra ulaştırmadan sağlığa, tarımdan üretime, ekonomiden eğitime geniş bir alanda yepyeni bir sayfa açacak 5G teknolojisinin bir kez daha hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "Yakın çevremizde meydana gelen savaş ve çatışmalar, siber güvenliğin önemini hepimize bir kez daha göstermiştir" Siber dünyanın öneminin artık dünyada da daha iyi anlaşıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Günümüz dünyasında egemenlik coğrafya temelli fiziki ve sadece belirli bir toprak parçası ile sınırlı olmaktan çıkmıştır. Küresel güç rekabetinin sertleştiği bu dönemde, teknoloji ve dijitalleşme alanında meydana gelen baş döndürücü gelişmeler klasik anlamdaki egemenlik mefhumunu aşındırmıştır. Artık güçlü olmak, caydırıcı olmak, dünyada söz, etki ve itibar sahibi olmak istiyorsanız, bir defa siber uzay çalışmalarınızı hızlandırmak, siber güvenlik tedbirlerinizi almak, siber teknolojinizi geliştirmek zorundasınız. Verilerin toplanması, işlenmesi, analiz edilmesi, katma değere dönüştürülmesi ve en önemlisi veri güvenliğinin temin edilmesi bu süreçte kritik bir rol oynamaktadır. Özellikle son dönemde Lübnan, Gazze ve İran başta olmak üzere yakın çevremizde meydana gelen savaş ve çatışmalar, siber güvenliğin önemini hepimize bir kez daha göstermiştir" ifadelerine yer verdi. "Siber vatanınızı ve bunun ayrılmaz parçası olan verilerinizi koruyamıyorsanız, egemenliğinizde çok ciddi zafiyet var demektir" 5G'nin milli mesele olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Şurası tartışılmayacak kadar ortadadır: İçinde bulunduğumuz veri çağında siyasi istikrar, ekonomik bağımsızlık, askeri caydırıcılık ve dijital egemenlik birbirinden ayrı değildir, tam tersine bunlar birbirinin tamamlayıcı, eskilerin ifadesiyle mütemmim cüzüdür. Sınırlarınızı kontrol ettiğiniz ölçüde hava sahanızı kontrol edemiyorsanız, hava sahanızı koruduğunuz ölçüde siber vatanınızı ve bunun ayrılmaz parçası olan verilerinizi koruyamıyorsanız, egemenliğinizde çok ciddi zafiyet var demektir. Dijital çağda jeopolitik üstünlüğün belirleyici aktörü sadece toprağı kontrol edenle değil, bununla birlikte veriyi yönetenler de olacaktır. Bu bakımdan 5G'nin veri merkezleri, bulut altyapıları, yapay zeka ve siber güvenlik kapasitesiyle birlikte düşünüldüğünde dijital egemenlik ve milli güvenlik meselesi olduğu son derece açıktır" diye konuştu. "Güçlü bir siber güvenlik mimarisi oluşturmak için ne gerekiyorsa yaptık" Son 23 yılda dijital alanda da gelişmeye devam ettiklerini belirten ve bu alanda yapılan bazı hizmetleri sıralayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dijital dönüşümde attığımız stratejik adımlarla ülkemizi bu alanda parmakla gösterilen seviyelere çıkardık. Bu süreçte bir yandan dijital hız ve kapasitemizi artırırken, diğer yandan güçlü bir siber güvenlik mimarisi oluşturmak için ne gerekiyorsa yaptık. 2002'de 81 bin kilometre olan fiber hat uzunluğumuzu 2025 yılının 3. çeyreği itibariyle 657 bin kilometreye ulaştırdık. Aynı dönemde geniş bant internet abone sayımızı 3 binden 98 milyona, mobil telefon abone sayımızı ise 23 milyondan alıp neredeyse 100 milyona çıkardık. 55 milyona aşkın vatandaşımız bugün güvenli internet hizmetlerini kullanıyor. Hali hazırda Türkiye'de mobil ve sabit hatlardan 82 milyar dakika konuşma trafiği gerçekleşiyor. Aylık ortalama 494 dakika mobil kullanım süresiyle Avrupa'da birinci sıradayız. Geçtiğimiz sene kurduğumuz Siber Güvenlik Başkanlığımız, haberleşme sistemlerimizin güvenliğini sağlamak, kritik altyapılarımızı korumak ve siber tehditlere karşı etkin bir savunma mekanizması oluşturmak üzere çalışmalarını sürdürüyor. Aynı şekilde emniyet birimlerimiz, istihbarat teşkilatımız ve ilgili tüm kurumlarımız da her senaryoya hazırlıklı bir şekilde kendi önlem, aksiyon ve karşı koyma planlarını başarıyla planlayıp hayata geçiriyor" açıklamasında bulundu. "Önümüze konulan bentleri yıkarak her alanda gümbür gümbür geliyor, destanlaşıyor, yeni ve güçlü Türkiye'yi adım adım inşa ediyoruz" Siber güvenliğe sadece tehditler karşısında gösterilen bir tepki değil, ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası olarak baktıklarını söyleyen Erdoğan şöyle devam etti: "Yabancı menşeli anlık mesajlaşma ve arama uygulamalarının özellikle Gazze soykırımından beri çeşitli tartışmalara konu olduğu görülüyor, biz de bu tartışmaları çok yakından takip ediyoruz. Devlet kurumlarına ait veriler güvenliğini özellikle güçlendirme noktasında ilave tedbirleri önümüzdeki dönemde peyderpey devreye alacağız. Kıymetli dostlar; bakınız geçmişte teknolojik gelişmeleri yalnızca takip eden, çağa ayak uydurma kaygısından öteye geçemeyen bir Türkiye vardı. Yeni teknolojileri tribünden izleyen, başkalarına imrenen, öz kaynaklarını değerlendiremeyen bir Türkiye vardı. Başörtüsü, saç, sakal, kılık kıyafet gibi meselelerle uğraşmaktan dünyada olup bitenleri takip edemeyen bir Türkiye vardı. Yıllarca Türkiye'nin özellikle belli alanlarda geri kalmışlığını, bu milletin inanç değerlerine, kültür kodlarına, insanımızın giydiği kıyafete bağladılar. Yaklaşık 6 asır boyunca cihana nizam vermiş bir ecdadın torunları olarak, bu kötü gidişe, bu atalete, bu ideolojik bağnazlığa biz itiraz ettik. Biz yapamayız, biz beceremeyiz diyen özgüven yoksunlarına kulak asmadan, bu milletin evlatlarına, bu ülkenin parlak beyinlerine inanarak teknolojide tam bir seferberlik ilan ettik, çalışmalarımızın meyvelerini de hamdolsun kısa sürede toplamayı bildik. Bugün geldiğimiz noktada hem kendi teknolojimizi üretiyoruz, hem yeniliklere öncülük ediyor, hem de sahip olduğumuz teknolojiyi dünyanın birçok ülkesine ihraç ediyoruz. İlk yerli ve milli haberleşme uydumuz Türksat-6A'yı ayı 2024'te uzaya fırlattık, 2025'te resmen hizmete aldık ve böylece dünyada kendi uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olmayı başardık. Savunma sanayi başta olmak üzere teknolojik imkan ve kabiliyetlerin belirleyici olduğu tüm sektörlerde çağa ufuk çiziyor, yön tayin ediyoruz. Ar-ge'den seri üretime, kendi ürün ve yazılımlarımızla, kendi tesis ve mühendislerimizle yeni dünyanın semalarında kutup yıldızı gibi parlıyoruz. Avrupa ve Amerika dahil pek çok yerde gençler daha kendi ülkelerinin haritadaki yerini gösteremezken, ayak sesleri yalnızca Türkiye'yi değil, kıtaları inleten TEKNOFEST gençliği yeni projelerle, yeni tekliflerle dünyaya rol model oluyor. Velhasıl önümüze konulan bentleri yıkarak her alanda gümbür gümbür geliyor, destanlaşıyor, yeni ve güçlü Türkiye'yi adım adım inşa ediyoruz." "İşletmecilerimiz yıllara göre artacak şekilde ilk etapta yüzde 60 oranın Yerli Malı Belgeli ürün, yüzde 30 oranında milli haberleşme ürününü kullanacak" Başlangıçta 81 il merkezinde devreye alınacak olan 5G'yi 2 sene içinde Türkiye'nin her karışında hizmete sunacaklarını belirten Erdoğan, "Şebeke altyapımızda mümkün olan en yüksek seviyede yerli ve milli ürün kullanımını hedefliyoruz. İşletmecilerimiz yıllara göre artacak şekilde ilk etapta yüzde 60 oranın Yerli Malı Belgeli ürün, yüzde 30 oranında milli haberleşme ürününü kullanacak. Devamında bu rakamlar peyderpey arttırılabilecek" dedi. 5G'ye geçilmesinin ardından gerçekleşecek kazanımlardan bazılarını sıralayan Erdoğan şu ifadeleri kullandı: "Beşinci nesil mobil haberleşme altyapısı, yüksek hız, düşük gecikme süresi ve geniş bağlantı kapasitesi olmak üzere 3 ana özelliğiyle öne çıkıyor. 5G sanayide 2 gigabit veri aktarımıyla bir önceki nesle oranla 10 kata kadar daha yüksek veri hızına ulaşıyor, yani iletişim hızımız tam 10 kat artıyor. 4,5 veya 4-5G'de ortalama 30-40 milisaniye olan gecikme süresi 5G ile 1 milisaniyeye kadar düşüyor. Son olarak daha önce binlerle ifade edilen eşzamanlı bağlantı kapasitesi 5G ile milyonlarca cihaza erişiyor. Nesnelerin internetini çok daha verimli ve süratli hale getirecek bu sistemle kilometrekare başına milyonlarca cihaz aynı anda kesintisiz ve güvenli biçimde birbiriyle irtibat kurabilecek. 5G'yi diğerlerinden ayıran bir diğer önemli ayrıntı da, bulut tabanlı ve yazılım odaklı çekirdek mimarisidir. Bu özellikle şebekeyi daha esnek, daha akıllı ve ihtiyaca göre şekillenebilen bir yapıya kavuşturuyor. 5G ile birlikte iletişimin sadece hızlanmakla kalmadığı, aynı zamanda bütünüyle şekil değiştirdiği bir dönemin kapılarını aralıyoruz. Vatandaşlarımız internet kullanımında saniyede 1 megabit ve üzeri hızlarla tanışacak. Sabit internetin ulaşamadığı yerlerde sabit kablosuz erişim sayesinde fiber hızına yakın bir deneyim sunulacak. Aynı fiziksel altyapı üzerinde farklı sektörlere ait sanal ağlar kurulabilecek. Böylelikle sağlık, üretim, lojistik ve güvenlik gibi birbirinden farklı alanlarda ihtiyaca özel hizmetler verilebilecek. Kurumlar, kendi yerleşkeleri veya tesisleri içinde kendilerine özel, güvenli ve düşük gecikmeli şebekeler kullanabilecek. Verinin merkeze gitmeden kaynağa en yakın noktada işlenmesi mümkün olacağı için karar alma ve tepki verme süreleri ciddi şekilde kısalacak. Diğer taraftan, mobil iletişimde ve dijital hizmetlerde bekleme süreleri azalırken, gigabit hızları artacak, evde, işte veya hareket halindeyken daha güçlü ve kesintisiz bir bağlantı standardı oluşacak. Gerçek zamanlı bağlantı gerektiren uygulamalar daha stabil çalışacak." "Hastaların durumu mesafe engeline takılmadan anlık şekilde ve uzaktan izlenebilecek" Uzaktan hizmetin de 5G ile çok daha verimli olacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sağlıkta uzaktan müdahale imkânları gelişecek, gerçek zamanlı görüntü aktarımı ve kritik sistemlerin eşzamanlı çalışması yaygınlaşacak. Ultra düşük gecikme kapasitesi sayesinde örneğin bir doktor hastasını yüzlerce kilometre öteden ameliyat edebilecek, hastaların durumu mesafe engeline takılmadan anlık şekilde ve uzaktan izlenebilecek. Ulaşımda araçlar, altyapı ve trafik sistemleri anlık veri paylaşabilecek. Böylece yollar daha güvenli olacak. Can kayıpları inşallah azalacak. Eğitimde artırılmış gerçeklik, sanal laboratuvar, simülasyon ve gerçek zamanlı etkileşim daha fazla kullanılacak. Tarımda akıllı tarım uygulamalarıyla daha sürdürülebilir ve yüksek verimli bir üretim sağlanacak. Daha fazla veriyi daha düşük enerji üretimiyle taşıyabilen 5G ile kamu hizmetlerinde ve akıllı şehirlerde milyonlarca sensörle donatılmış altyapılar sayesinde enerji, su, ulaşım sistemleri anlık yönetilebilecek. Bu da hem hizmet kalitesini artıracak, hem de kaynak kullanımında önemli bir tasarrufu beraberinde getirecek. Kıymetli misafirler; 5G ile güvenlik alanında da yeni kazanım ve avantajlar elde edeceğiz. Yeni nesil altyapımızın şebeke dilimleme özelliğiyle farklı kullanım alanlarına mahsus güvenlik politikalarını uygulama imkânı bulacağız. Uç bilişim yaklaşımı marifetiyle verinin kaynağa yakın işlenmesi sayesinde siber riskleri daha da azaltacağız. Kolluk kuvvetlerimizin sahada kullandığı sistemler 5G altyapısıyla çok daha etkin, hızlı ve öngörülebilir bir yapı arz edecek. Kent güvenlik yönetim sisteminden plaka tanıma sistemine, hudut kapısı sisteminden narkotik uyuma sistemine, suç analiz uygulamasından KADES'e, polis teşkilatlarımızın suç ve suçluyla mücadelesinde kullanılan sistemlerin işlevselliği daha da artmış olacak" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının ardından Bitlis, Çanakkale, İstanbul, Hatay, Rize, Mardin Valileri ile canlı bağlantı gerçekleştirdi. Daha sonra ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tablet üzerinden bastığı butonla Türkiye'de 5G teknolojisine geçildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.