Hava Durumu

#Diyarbakır

Yeni Dönem Gazetesi - Diyarbakır haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diyarbakır haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Erdoğan: Müslümanlar olarak zorlu bir dönemden geçiyoruz Haber

Erdoğan: Müslümanlar olarak zorlu bir dönemden geçiyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Türkiye 11. Uluslararası Hafızlık ve Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması ödül törenine katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam dünyasının sıkıntılı ve sancılı bir süreçten geçtiğini, bu süreçten geçerken de İslam aleminin bir duvarın tuğlaları gibi sıkıca kenetlenmesi gerektiğini söyledi. Yarışmayı 11. kez düzenleyen Diyanet İşleri Başkanlığına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "20 Nisan'da başlayan ve 39 ülkeden 41 Kur'an sevdalısının iştirak ettiği yarışmanın finali geçtiğimiz pazar günü peygamberler ve sahabeler şehri Diyarbakır'ımızda yapıldı. Birbirinden değerli hafız ve karilerimiz finalde sözlerin en güzeli Kur'an-ı Kerim'i çok müessir, çok latif bir surette huşu içinde teganni ettiler. Öncelikle yarışmaya katılan ve dereceye giren her bir kardeşimi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Birazdan ödüllerini tevcih edeceğimiz Kur'an bülbüllerini canı gönülden kutluyorum. Ödül sahiplerini belirleyen kıymetli jüri üyelerimize de teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. "Nesillere yeni ufuklar çizmiş tüm büyüklerimizi bugün bir kez daha rahmetle anıyorum" Kur’an-i Kerim’e gönül verenlerin fevkalade kıymetli bir yolda olduklarını ve bu yolun Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin, İmam-ı Rabbani'nin, Abdülkadir Geylani'nin, Akşemseddin-i Aziz Mahmud Hüdayi gibi uluların yolu olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu yollar ki sonunda ana yolda birleşir ve tek bir yol olurlar. O yol ki imamların, sahabelerin, peygamberlerin ve son peygamberin yoludur. O yol ki Kur'an yoludur, hakikat yoludur, hakikat uygarlığı olan İslam'ın yoludur. O yol ki Allah yoludur. Evet, asırlar boyunca kendilerini bu yola vakfetmiş, eserleriyle, fikirleriyle, şahsiyetleriyle ve yetiştirdikleri talebeleriyle nesillere yeni ufuklar çizmiş tüm büyüklerimizi bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Cenab-ı Allah cümlesinin ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin. Onların izinden gitmeye, sıratı müstakim üzere olmaya hepimizi inşallah mezun, memur ve müesser eylesin" ifadelerini kullandı. "Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz" Kur’an-ı Kerim’i okumanın önemini verdiği hadis-i şeriflerle belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz. Filistin'den Lübnan'a, Körfez'den Sudan'a, Somali'den Yemen'e başımızı nereye çevirsek maalesef gözyaşlarıyla karşılaşıyoruz. Medeni denilen dünyanın üç maymunu oynadığı bu imtihan günlerinde kundaktaki bebekler, savunmasız siviller vahşice katlediliyor. Yıllardır ellerine geçirdikleri her fırsatta kibirli bir tavırla adaletten, eşitlikten, insan hak ve hürriyetlerinden dem vuranların gerçek yüzlerini bugün hep birlikte görüyoruz. Şunu açık açık ifade etmek isterim ki; bu imtihanı verebilmek için Kur'an'a ve sünnete, Allah'ın ipine sımsıkı sarılmaktan başka yolumuz yoktur. Bu imtihanı verebilmek için birbirimize inanmaktan, güvenmekten, destek olmaktan başka bir seçeneğimiz yoktur. Müslümanlar olarak tefrikayı, nifak ve husumeti, yersiz ve zamansız tartışmaları bir kenara bırakmak, yekvücut olmak mecburiyetindeyiz. ‘Birbirinize düşmeyin, sonra gevşersiniz ve gücünüz elden gider.’ Bu ayeti kerimedeki hayatımızın her safhasına tatbik etmek mecburiyetindeyiz. ‘Birbirinizle ilgi ve alakayı kesmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, birbirinize kin beslemeyin, birbirinize haset etmeyin. Ey Allah'ın kulları, kardeş olun.’ Kılavuzumuz, önderimiz, Hatem-ül Enbiya efendimizin işte bu nasihatini en güçlü şekilde kendimize rehber edinmek mecburiyetindeyiz. Diğer türlü bu sıkıntıların üstesinden gelmemiz, önümüze çıkan engelleri bertaraf etmemiz, bu acılara bir son vermemiz Allah muhafaza mümkün olmayacaktır. Sabredeceğiz, ümidimizi kaybetmeyeceğiz. Bir duvarın tuğlalarının misali birbirimize sıkıca kenetleneceğiz. Zulmün ve zalimin olmadığı huzurlu bir geleceği inşallah hep birlikte inşa edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması’nda Filipinler’den yarışmayı birinci olarak bitiren Sadhan Zacarıa’ye, Bangladeş’ten ikinci olarak bitiren MD Osman Gani’ye ve Malezya’dan üçüncü olan Muhammed Khairi Bin Maidin’e ödüllerini takdim etti. Hafızlık kategorisinde ise Libya’dan birinci olan Sirajaldeen Maamar Miftah Kindi, Kamerun’dan ikinci olan Dini Nourou, Yemen’den üçüncü olan Shehab Mohammed Abdullah Al- Dbaeah, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ödüllerini aldı.

Atlas Çağlayan'ın ailesini tehdit eden şahıs hakim karşısında Haber

Atlas Çağlayan'ın ailesini tehdit eden şahıs hakim karşısında

İstanbul Güngören'de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ailesini tehdit ettiği iddiasıyla Diyarbakır'da gözaltına alınan ve tutuklanan sanığın yargılanmasına başlandı. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Muhammed Yusuf Kazıcı (18) Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Tarafların avukatları duruşma salonunda hazır bulunurken, hayatını kaybeden Atlas Çağlayan'ın müşteki ailesi ise duruşmaya katılmadı. "Bir cahillik edip, rahatsızlık vermek istedim" Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Kazıcı, "İddianamede yazılı mesajları ve paylaşımları ben yaptım. Bir cahillik yaptım. Atlas Çağlayan ve müştekileri tanımıyorum. 40 bin lira alacak verecek meselesi yoktur. O mesajları sosyal medyaya kendimi kaptırdığım için gönderdim. Gülhan Ünlü'yü sosyal medyada görmüştüm. Ben de orada dolaşırken cahillikle mesaj attım. Çok pişmanım, keşke yazmasaydım. Gülhan Ünlü'nün numarasını, Telegram panel sorgulamasından temin ettim. Müştekiye siparişleri kapıda ödemeli olarak göndermiştim. Aynı gün içerisinde 3 kere sipariş gönderdim. 112'ye asılsız ihbarları da ben yaptım. Bir cahillik edip, rahatsızlık vermek istedim. Yanlış bir düşünceydi. Kendimi karşı tarafa Muhammet Hüseyin Yıldırım olarak tanıttım, rastgele isim soy isim yazdım. Cezaevindeki diğer mahkumlardan ve ailemden tepki aldım, çok pişmanım. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum. Bu eylemleri birinden talimat alarak değil, kendiliğimden yaptım. Benim Daltonlar ya da başka suç örgütleri ile bir bağlantım yoktur" ifadelerini kullandı. 19 yıla kadar hapis cezası talebi Esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanık Muhammed Yusuf Kazıcı'yı, ‘gece vakti yağmaya teşebbüs' ve 'kişilerin huzur ve sükununu bozma' suçlarından, ayrıca müştekiler Gülhan Ünlü, Cüneyt Çağlayan ile mağdurlar Atlas Çağlayan, Doruk Çağlayan, Ayaz Çağlayan ve Arden Çağlayan'a yönelik ise 'zincirleme şekilde kişisel verileri ele geçirme' suçundan toplamda 5 yıl 3 aydan 19 yıl 3 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Gelecek celse müşteki aile dinlenecek Ara kararını açıklayan mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamında, tarafların açıklanan mütalaaya karşı beyanda bulunmaları için süre verilmesine ve gelecek celse müştekiler Gülhan Ünlü ile Cüneyt Çağlayan'ın dinlenmesine hükmederek, duruşmayı erteledi. Öte yandan, gelecek celse, mahkemenin kararını açıklaması bekleniyor. İddianameden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, 29 Ocak günü bir numaraya kayıtlı WhatsApp üzerinden bir şahsın kendini Muhammed Hüseyin Yıldırım olarak tanıttığı ve müşteki Gülhan Ünlü'ye yönelik tehdit içerikli mesajlar attığı aktarıldı. İddianamede, şüphelinin, müşteki Ünlü'nün adresine birden fazla yemek siparişi verdiği, 112 hattına asılsız ihbarlarda bulunduğu ve bunun tespit edilmesi üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi. iddianamede yer alan siber araştırma raporunda da bir sosyal medya hesabında Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin paylaşımlar yapıldığı belirtildi. 19 yıl 3 aya kadar hapis cezası talebi Hazırlanan ve Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen iddianamede, şüpheli Muhammed Yusuf Kazıcı hakkında, Gülhan Ünlü'ye yönelik ‘nitelikli yağma' ve 'kişilerin huzur ve sükununu bozma' suçlarından, ayrıca müştekiler Gülhan Ünlü, Cüneyt Çağlayan ile mağdurlar Atlas Çağlayan, Doruk Çağlayan, Ayaz Çağlayan ve Arden Çağlayan'a yönelik ise 'zincirleme şekilde kişisel verileri ele geçirme' suçundan toplamda 5 yıl 3 aydan 19 yıl 3 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Nevzat Bahtiyar yeniden yargılanıyor: Duruşma ertelendi Haber

Nevzat Bahtiyar yeniden yargılanıyor: Duruşma ertelendi

Merkez Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustosta 2024'te kaybolan ve 8 Eylül 2024'te Eğertutmaz Deresi'nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin yargılanan tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a 'iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar'a ise 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin sanıklara verdiği hükmü hukuka uygun bulmuştu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet ile Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının onanması istenmişti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onamış, Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını ise 'eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım' kapsamında değerlendirilmesi adına bozmuştu. Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı. Duruşmada avukatların talepleri mahkeme başkanı tarafından reddedildi. Yapılan savunmaların ardından duruşmaya 2 saat ara verildi. Duruşmanın başlamasının ardından iddia makamı mütalaasında Nevzat Bahtiyar'ın, ‘iştirak halinde kasten öldürme suçundan' ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını istedi. Savcının esas hakkında verilen mütalaasına ilişkin savunma yapan Nevzat Bahtiyar, ''Hakkımı helal etmiyorum. Delilleri ben yok etmedim. Delileri yok etseydim burada olmazdım. Benim suçum nedir? Sessiz kalmasaydım beni de oğlumu da öldüreceklerdi. Sessiz kalmamın nedeni bundan ibaret'' dedi. Konuşmaların ardından Nevzat Bahtiyar'ın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 16 Nisana erteledi.

Şifa için girdiği deniz sonu oldu Haber

Şifa için girdiği deniz sonu oldu

Ekipleri alarma geçiren olay, saat 17.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Konyaaltı Sahili'nde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Diyarbakır'dan Antalya'ya geldiği öğrenilen Mazlum Kaymak ve Şiyar Kaymak kardeşler ile kuzenleri Ali Ülkaç (26) rüzgarlı havada denize girdi. Dalgalı havada boğulma tehlikesi yaşayan Mazlum Kaymak, kendi imkanlarıyla yüzerek kıyıya çıkarken ağabeyi ile kuzeni dalgalardan dolayı gelemedi. Durumun 112 Acil Çağrı Merkezine bildirilmesinin ardından olay yerine polis, deniz polisi, sahil güvenlik ve sağlık ekipleri sevk edildi. Can pazarı yaşandı Kıyıya zaman zaman yüzerek zaman zaman dinlenmek için sırt üstü uzanan Şiyar Kaymak için çevredeki vatandaşlar insan zinciri oluşturdu. Zincirin en başına geçen küçük kardeş, ağabeyini vatandaşlarla birlikte uzattıkları demir çubuk yardımıyla dev dalgaların arasından kıyıya aldı. Şiyar Kaymak, sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürülürken, kıyıdan yaklaşık 25 metre uzaklıkta suda hareketsiz duran Ali Ülkaç ise, deniz polisi ekiplerince bota alınıp Kaleiçi Yat Limanı'na götürüldü. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Ülkaç'ın hayatını kaybettiği belirlendi. Ali Ülkaç'ın cenazesi, olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırıldı. Olayın görgü tanıklarından Mustafa Kaya, üç kişinin denize girdikten sonra boğulma tehlikesi yaşadığını ve bir kişiyi vatandaşların birlikte kurtardığını söyledi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Egzama nedeniyle denize girmiş Diyarbakır'dan gezmek için geldikleri Antalya'da egzamaya iyi geleceği düşüncesi ile girdiği denizde boğularak hayatını kaybeden gencin cenazesi, Antalya Adli Tıp Kurumu'ndaki işlemlerin ardından kuzeni Mazlum Kaymak ve yakınları tarafından teslim alındı. Gözyaşları içinde teslim alınan gencin cenazesi, toprağa verilmek üzere memleketi Diyarbakır'a götürüldü.

Bakan Gürlek: Sosyal medyaya kimlikle girilecek Haber

Bakan Gürlek: Sosyal medyaya kimlikle girilecek

Adalet Bakanı Akın Gürlek Diyarbakır’da TÜGVA İhtisas Akademisi 26 Lansmanı programına katıldı. Burada öğrencilerin sorularını yanıtlayan Bakan Gürlek, ’’Ben 2005 mezunuyum. Biz de sizin gibi öğrencilik yıllarından geçtik. Öğrenciliği dolu dolu yaşadık. Benim size tavsiyem siz de öğrencilik dolu dolu yaşayın. TÜGVA gerçekten çok güzel projelere imza atıyor, ben takip ediyorum. Bizim zamanımızda bu kadar ayrıcalıklar yoktu. Yani devlet yurtları olsun, şu an özellikle TÜGVA’nın sağlamış olduğu imkanlar, yurtlar, burslar, krediler yani bu onda şu an çok fazla imkanlar var. Devletimiz gerçekten özellikle AK Parti hükümeti iktidara geldiğinden beri öğrenciye çok fazla yatırım yapıyor. Ben dediğim gibi şu an öğrenciler şanslı. Sadece ders çalışmak değil hayatı yaşamaları gerekiyor. Geleceklerine katkı sunmaları gerekiyor. Kendilerine bir aktivite bulmaları gerekiyor. Kültür faaliyetlerine katılmaları gerekiyor. Diyarbakır bu konuda yaşayan bir şehir, tarihi bir şehir, kalbi bir şehir, her türlü imkana rahatlıkla erişebilirler’’ diye konuştu. Bir öğrencinin, "Kamuoyu baskısıyla hukuksal karar vermek çok ince bir çizgi. O çizgide neler düşünüyorsunuz? Özellikle öğrencilere bu yolda yürüyecek öğrencilere bu kararı verirken nelere dikkat etmeli? O ince çizgide ne yapmak lazım" sorusuna Bakan Gürlek, "Şimdi hukukçuluk gerçekten çok zor bir meslek. Hukuk fakültesine girdiğiniz zaman gerçekten hukukun çok kıymetli olduğunu görüyorsunuz. Hukuk yaşamın her alanında var. Yani gündelik hayatınızda da var. Daha sonra mesleğe başlayınca da var. Hukuk konusunda ben arkadaşlara tavsiyem şu, yani mutlaka kanunlar, kitaplar bunlar zaten ulaşabiliyorsunuz. Önemli olan bu hukuk mantığını bulmanız ve vicdanını dinlemeniz. Birinci önceliğimiz bu olması lazım. Hakim zaten karar verirken sadece hukuka göre karar vermiyor, dosyadaki delillere göre karar vermiyor. Vicdani kanaatine de yeterli kanaat gelmesi gerekiyor" şeklinde cevap verdi. "Gençlerimizin influencerlara, youtuberlere özenmemesini istiyorum" Başka bir öğrencinin, sosyal medyaya ilişkin sorusuna Bakan Gürlek, "Sosyal medyada öyle bir dünya anlatılıyor ki şimdi de biz İstanbul’da eskiden başsavcılık görevini yapıyorduk. Oradaki arkadaşlar hayatların hepsi yalan hayatlardır. İşte orada yayınlanan diziler, influencerlar, işte youtuberlar orada şaşaalı hayatlar, böyle bir hayat yok. Ben gençlere özellikle biz çok davalara bakmak nasip oldu. Uyuşturucu operasyonları yapmak nasip oldu. Bunlar Allah’ın bir takdiriydi. Biz bu şekilde görevimizi yaptık. Bunlara gençlerin özenmemesini istiyorum. Yani sosyal medyada anlatılanlar gerçek dünyada böyle bir şey yok. Burada dediğim gibi bizim emek gücümüz her anlamda gelişmiş. Eğitim anlamında da çok gelişmiş. Artık biliyorsunuz Türkiye bir oyun kurucu modeline döndü. Yerli savunmamızı yapıyoruz. Yerli silahı hep üretiyoruz. Mühendislerimiz çok gelişti. Bilim adamlarımız gelişti. Ben sosyal medyadaki yalana kapılmamalarını özellikle gençlerimize tavsiye ederim. Orada bir yalan var. Orada bir gerçeklik yok. Orada bir özenti var ama gerçek anlamda böyle bir hayat yok. Ya burada da Diyarbakır canlı şehir. İstanbul bizim gözbebeğimiz. Buralara gidin, gezin ama mutlaka dediğim gibi ülkemizin gerçeklerinden, ülkemizin geleneklerinden kopmayalım. Burada batıyı gördük. Biz batı her zaman iki yüzlü. Yani yanı başında savaş var. Ukrayna, Rusya savaşı var. Müdahale etmiyorlar. Sadece işte bize bir şey olmasın diye kendi güvendiklerini düşünüyorlar. Biz memleket olarak, millet olarak, tarih olarak her zaman mazlumun yanında durduk. Bakın, Cumhurbaşkanımız her zaman her ortamda Gazze’nin yanında durduğunu dile getirdi. Yani dünya liderlerinden bunu dile getirdi. Ben bunun özellikle altını çizmek istiyorum" diyerek cevapladı. "Bir kişi bir hesap açıyorsa bunun sorumluluğu katlanacak" Sosyal medyada sahte hesapların açıldığına değinen Bakan Gürlek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "İtibar suikastlığı yapılıyor. Burada muhtemelen milletvekillerimiz var, valimiz var, rektörümüz var. Bu herkese yapılıyor. Sosyal medyada bir kişi eğer bir hesap açıyorsa, bir suç işliyorsa bunun mutlaka bir karşılığı olması lazım. Biz bunu istiyoruz. Sosyal medyanın da bir hukuku, bir kuralı olmasını istiyoruz. Yani bir kişi bir hesap açıyorsa bunun sorumluluğu katlanacak. Şimdi sahte hesap açıyorlar. Olayları farklı anlatıyorlar. Bizim burada birçok meslektaşımız var. Hakim savcı, arkadaşlarımız var. Yani sosyal medyada yargılamalar yapılıyor, kararlar veriliyor, hükümler veriliyor. Gerçekten öyle değil. Sosyal medyada bir kişi bir hakaret ediyorsa ya da bir itibar suikastı yapıyorsa bunun sonuçlarına katlanması lazım. Biz inşallah bu 12. yargı paketinde bunu etik kimliğe büründüreceğiz. Yani bir kişi sosyal medyaya giriyorsa kimliği belli olacak. Yani orada yazdıklarından da, ettiği hakaretten de, itibar suikastından de sorumlu olacak. Burada kimseye suikast yapılmayacak. Kimse itibarsızlaştırılmayacak. Burada yani çok kıymetli burada hakimlerimiz var. Yani gecesini gündüzünü fedakarca ailesinden gerekirse ödün veriyor, dosyalara bakıyor. Ama sosyal medyada öyle bir şey yapıyor ki dosyalardan haberi yok. Adam hüküm vermiş, yargılama yapmış. İşte niye bu servis bırakıldı? Bu neden tutuklanmadı? Böyle bir sosyal medyada şey başlatılıyor. İnşallah bunu sosyal medya sitesine çok önem veriyorum ben. Ben bunu zaten zaman zaman da taahhüt olarak kamuoyunda da açıkladım. Yani sosyal medyada artık gerçek bir girer de kişisel kimlikle girilecek. Bu konuda zaten sosyal medya sunucularıyla da anlaştık. Onlar da bunu kabul ettiler. TC kimlik de olacak. Tabii geçiş süreci olacak. Yani bu sahte hesapların kapatılması için bir geçiş süreci olacak. Yani burada sosyal medya hesabını gerçek kimliğiyle kullanmayan sahte hesaplar ya da bot hesaplar dediğimiz hesapların da kapatılması için bir geçiş süreci olacak. Onlar da bu kurallara uymuyorsa uyumadıkları takdirde sosyal medya platformlarında bunları kapatacaklar. Biz hazırlıyoruz paketi meclise sunuyoruz. İnşallah mecliste milletvekillerimiz de bu konuya çok önem veriyor. Bunun kısa sürede yasalaşması gerekiyor. Yasalaştıktan sonra da bir geçiş süreci var. Çünkü bunun altyapısının sağlanması gerekiyor. 3 aylık sürede herkes sosyal medya gerçek kimliği ile girmiş olacak."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.