Hava Durumu

#Hapis Cezası

Yeni Dönem Gazetesi - Hapis Cezası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hapis Cezası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

'Mehmet Akif Suç Örgütü' davası başlıyor Haber

'Mehmet Akif Suç Örgütü' davası başlıyor

'Çoklu cinsel birliktelik', 'uyuşturucu' suçları kapsamında faaliyet gösterdiği iddia edilen ve liderliğini gazeteci Mehmet Akif Ersoy’un yaptığı öne sürülen 'Mehmet Akif Suç Örgütü' davasının ilk celsesi bugün görülecek. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülecek olan duruşmada, aralarında Ersoy’un da bulunduğu 7 sanık ilk kez hakim karşısına çıkacak. Bugün başlanacak davada, sanıkların savunmalarının alınması bekleniyor. Duruşma, ilerleyen saatlerde başlayacak. İddianameden: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 11 kadın, mağdur olarak yer aldı. İddianamede Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik ise şüpheli olarak yer aldı. 11 eylemin yer aldığı 96 sayfalık iddianamede 2 Kasım 2025 tarihinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığına gelen ihbarda Mehmet Akif Ersoy, Ela Rumeysa Cebeci ve Merve Sarı’nın uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandıklarını, Mehmet Akif Ersoy’un eğlence tarzında etkinlikler düzenleyerek bu ortamda uyuşturucu ve uyarıcı madde temin ettiği, çevresinde bulunan kadınlara uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandırarak, kadınların iradesini zayıflatıp birden fazla kişiyle birlikte bu kadınlarla cinsel birliktelik yaşadıkları şeklindeki ihbara istinaden Mehmet Akif Suç Örgütü’ne yönelik soruşturma işlemlerine başlanıldığı kaydedildi. "Cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla örgüt üyelerini ve mağdurları kullandı" Eylemlerin örgüt kapsamında işlendiği belirtilen iddianamede, örgüt lideri Mehmet Akif’in arkadaş ve iş çevresinden tanıdığı örgüt üyeleri ile sıkça uyuşturucu madde partileri düzenlediği, bu partiler esnasında cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla örgüt üyelerini ve mağdurları kullandığı belirtildi. "Doğruluk mu cesaretlik mi oyununu oynayarak mağdurların çoklu cinsel ilişkiye girmelerini sağladılar" Mehmet Akif Ersoy’un normalin dışında bir cinsel yaşantısının olduğu, mağdurlarla ve örgüt üyeleri ile birlikte çoklu ilişkiye girdiği, çevresindekileri de bu ilişkilerin tarafı olarak kullandığı, örgüt üyelerinin de kişisel menfaat karşılığında kendi çevrelerindeki kadınları bu ilişkinin tarafı haline getirdikleri iddianamede kaydedildi. Şüphelilerin düzenlemiş oldukları partilerde önce uyuşturucu madde kullanımı yoluyla mağdurların karar alma süreçlerini etkiledikleri, ardından da doğruluk mu cesaretlik mi oyununu oynayarak oyun içerisinde cinsel içerikli sorularla ve isteklerle mağdurların tepkilerini ölçerek çoklu cinsel ilişkiye girmelerini sağladıkları belirtildi. "Şüpheliler iş birliği ve menfaat paylaşımı amacıyla mağdurlara kokain sağlayarak karar alma süreçlerini etkiledi" 11 eylemin yer aldığı iddianamenin değerlendirme kısmında şüpheliler Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik’in tam bir işbirliği ve menfaat paylaşımı amacıyla, Mehmet Akif Ersoy liderliğinde suç örgütü kurdukları ve bu kapsamda mağdurlara kokain maddesi sağlayarak karar alma süreçlerini etkiledikleri belirtildi İddianamede, şüpheli Ela Rumeysa Cebeci’nin cep telefonu üzerinde yapılan incelemede şüpheli Steven Sadettin Saran ve Yusuf Timur Savcı ile uyuşturucu madde teminine yönelik olarak verilerin elde edilmesi üzerine Cebeci, Savcı ve Saran hakkında ayırma kararı verilerek ayrı bir soruşturmanın yürütüldüğü belirtildi. 286 yıla kadar hapis cezası talebi İddianamede Mehmet Akif Ersoy hakkında ‘suç örgütü kurma ve yönetme’, 11 kez ‘nitelikli cinsel saldırı’, ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama’ ve ‘uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma’ suçlarından toplam 11 yıl 3 aydan 286 yıl 2 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Atlas Çağlayan'ın ailesini tehdit eden şahıs hakim karşısında Haber

Atlas Çağlayan'ın ailesini tehdit eden şahıs hakim karşısında

İstanbul Güngören'de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ailesini tehdit ettiği iddiasıyla Diyarbakır'da gözaltına alınan ve tutuklanan sanığın yargılanmasına başlandı. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Muhammed Yusuf Kazıcı (18) Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Tarafların avukatları duruşma salonunda hazır bulunurken, hayatını kaybeden Atlas Çağlayan'ın müşteki ailesi ise duruşmaya katılmadı. "Bir cahillik edip, rahatsızlık vermek istedim" Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Kazıcı, "İddianamede yazılı mesajları ve paylaşımları ben yaptım. Bir cahillik yaptım. Atlas Çağlayan ve müştekileri tanımıyorum. 40 bin lira alacak verecek meselesi yoktur. O mesajları sosyal medyaya kendimi kaptırdığım için gönderdim. Gülhan Ünlü'yü sosyal medyada görmüştüm. Ben de orada dolaşırken cahillikle mesaj attım. Çok pişmanım, keşke yazmasaydım. Gülhan Ünlü'nün numarasını, Telegram panel sorgulamasından temin ettim. Müştekiye siparişleri kapıda ödemeli olarak göndermiştim. Aynı gün içerisinde 3 kere sipariş gönderdim. 112'ye asılsız ihbarları da ben yaptım. Bir cahillik edip, rahatsızlık vermek istedim. Yanlış bir düşünceydi. Kendimi karşı tarafa Muhammet Hüseyin Yıldırım olarak tanıttım, rastgele isim soy isim yazdım. Cezaevindeki diğer mahkumlardan ve ailemden tepki aldım, çok pişmanım. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum. Bu eylemleri birinden talimat alarak değil, kendiliğimden yaptım. Benim Daltonlar ya da başka suç örgütleri ile bir bağlantım yoktur" ifadelerini kullandı. 19 yıla kadar hapis cezası talebi Esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanık Muhammed Yusuf Kazıcı'yı, ‘gece vakti yağmaya teşebbüs' ve 'kişilerin huzur ve sükununu bozma' suçlarından, ayrıca müştekiler Gülhan Ünlü, Cüneyt Çağlayan ile mağdurlar Atlas Çağlayan, Doruk Çağlayan, Ayaz Çağlayan ve Arden Çağlayan'a yönelik ise 'zincirleme şekilde kişisel verileri ele geçirme' suçundan toplamda 5 yıl 3 aydan 19 yıl 3 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Gelecek celse müşteki aile dinlenecek Ara kararını açıklayan mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamında, tarafların açıklanan mütalaaya karşı beyanda bulunmaları için süre verilmesine ve gelecek celse müştekiler Gülhan Ünlü ile Cüneyt Çağlayan'ın dinlenmesine hükmederek, duruşmayı erteledi. Öte yandan, gelecek celse, mahkemenin kararını açıklaması bekleniyor. İddianameden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, 29 Ocak günü bir numaraya kayıtlı WhatsApp üzerinden bir şahsın kendini Muhammed Hüseyin Yıldırım olarak tanıttığı ve müşteki Gülhan Ünlü'ye yönelik tehdit içerikli mesajlar attığı aktarıldı. İddianamede, şüphelinin, müşteki Ünlü'nün adresine birden fazla yemek siparişi verdiği, 112 hattına asılsız ihbarlarda bulunduğu ve bunun tespit edilmesi üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi. iddianamede yer alan siber araştırma raporunda da bir sosyal medya hesabında Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin paylaşımlar yapıldığı belirtildi. 19 yıl 3 aya kadar hapis cezası talebi Hazırlanan ve Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen iddianamede, şüpheli Muhammed Yusuf Kazıcı hakkında, Gülhan Ünlü'ye yönelik ‘nitelikli yağma' ve 'kişilerin huzur ve sükununu bozma' suçlarından, ayrıca müştekiler Gülhan Ünlü, Cüneyt Çağlayan ile mağdurlar Atlas Çağlayan, Doruk Çağlayan, Ayaz Çağlayan ve Arden Çağlayan'a yönelik ise 'zincirleme şekilde kişisel verileri ele geçirme' suçundan toplamda 5 yıl 3 aydan 19 yıl 3 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Bursa'da kan donduran cinayete rekor ceza Haber

Bursa'da kan donduran cinayete rekor ceza

Bursa'nın Orhaneli ilçesinde 11 Ekim 2024 tarihinde meydana gelen olayda, iddianamede yer alan bilgilere göre alkol ve uyuşturucu alan M.K. (17) ve arkadaşı U.U., "kısa yoldan zengin olma" hayaliyle M.K.'nin öz dedesi Mustafa Macar'ın evine av tüfekleriyle baskın yaptı. Olayda, dede Mustafa Macar ve yatalak eşi Cahide Aydın vahşice öldürülürken, arbede sırasında suç ortaklarından U.U. (17) da arkadaşı M.K.'nin av tüfeğinden çıkan fişekle hayatını kaybetti. Olayın ardından kaçan sanıkların, dikkat çekmemek için bir komşularına misafirliğe gittikleri ve ertesi gün maktullerin cesetleri bulunana kadar hiçbir yardım çağrısında bulunmadıkları da dosyaya yansıyan çarpıcı bilgiler arasında yer aldı. 3 kişiyi vahşice öldürdü, "pişman değilim" dedi Bursa Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki karar duruşması, son zamanlarda çocukların işlediği dehşet verici olayın gölgesinde geçti. Mahkeme heyeti, artan "çocuk vahşeti" sarmalını ve suçun işlenişindeki soğukkanlılığı dikkate alarak sanıklara taviz vermedi. Bursa'daki suça sürüklenen çocuk tutuklu M.K.'nin son sözünde sarf ettiği, "Pişman değilim, bir daha olsa yine yaparım" ifadesi, yargılamanın en kan donduran anı olarak kayıtlara geçti. Rekor ceza: toplam 111 yıl Kentin ilk çocuk ağır ceza mahkemesi, ne Bursa'daki sanıklara ne de benzer suç profillerine geçit vermeyeceğini net bir şekilde gösterdi. Hiçbir iyi hal indirimi (TCK 62) uygulanmayan davada: Suça sürüklenen tutuklu çocuk M.K., 3 ayrı cinayet ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından toplamda 63 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Cinayetler ve gasp olaylarıyla hiçbir ilgisinin olmadığını savunan diğer tutuklu suça sürüklenen çocuk A.E., son sözünde "Ben böyle biriyle arkadaşlık yaptığım için pişmanım" demesi de yetmedi. A.E. yaşlı çiftin vahşice öldürüldüğü sadece 2 cinayete iştirakten 48 yıl hapis cezası aldı. Yaş küçüklüğü yerine toplum vicdanı Hukukçular ve toplum bilimciler, Kahramanmaraş'taki okul saldırısı ve Bursa'daki torun dehşeti gibi olayların; kontrolsüz silaha erişim, alkol ve madde kullanımı ve dijital şiddetin bir sonucu olduğunu belirtiyor. Mahkemelerin verdiği bu ağır cezalar, suça sürüklenen çocuklara yönelik yargılamalarda artık "yaş küçük" kriterinin yerini "suçun vahameti ve toplum vicdanı" ilkesinin aldığını gösteriyor.

Avukatın dikkati sayesinde kurtuldu Haber

Avukatın dikkati sayesinde kurtuldu

Edinilen bilgiye göre, dolandırıcılar WhatsApp üzerinden yapay zekâ üzerinden hazırladıkları sahte mahkeme dosyasıyla vatandaşı dolandırmaya çalıştı. Dolandırıcılar, vatandaşa vergi usul kanununa aykırı işlem yaptığını söyleyerek, 30 bin TL'lik ödemeyi gerçekleştirmesi halinde davayı kapatabileceklerin aksi halde ise hapis cezasıyla karşılaşabileceği bilgisini iletti. Durumdan şüphelenen vatandaş, ilgili sahte mahkeme evrakını avukatına gönderdi. Müvekkili tarafından kendisine gönderilen belgeyi inceleyen Avukat Ali Haydar Dereli sahte evrak üzerinde yaptığı incelemede müvekkilinin dolandırıcıların ağına düştüğünü fark etti. Yapay zekâyla hazırlanan evrak üzerinde teknik açıdan birçok hata bulunduğunu tespit eden Ali Haydar Dereli mesleki hayatında ilk defa böyle bir dolandırıcılık yöntemiyle karşılaştığını ifade ederek vatandaşlara uyarılarda bulundu. Hiçbir mahkemenin sosyal ağlar veya SMS yoluyla karar tebliğ etmediğini vurgulayan Dereli, vatandaşlara bu tür durumlarla karşılaşmaları halinde mutlaka hukukçulara başvurmaları gerektiğini söyledi. Dereli ayrıca vatandaşın kendisi hakkında hangi davaların olduğunu, Vatandaş UYAP üzerinden sorgulaması gerektiğini dile getirdi. "Belgenin yapay zekâyla hazırlandığı oldukça belliydi" Belge üzerindeki hataların sadece bir hukukçu gözüyle fark edilebileceğini ve vatandaşların bu tuzağa kolayca düşebileceğini ifade eden Ali Haydar Dereli, "Müvekkilimiz Bayburt'tan bizi aradı. Kendisine WhatsApp'tan bir mahkeme kararının iletildiğini ve kararda bugün ödeme yapmazsa ceza ödeyeceğini, hatta hapis cezası çıkacağını belirten ifadeler olduğunu söyledi. Tabii biz, hemen bugün ödeme yapılmasını gerektiren bir durumdan bahsedilince bunun bir dolandırıcılık olayı olabileceğini düşündük. Yine de emin olmak için kararın bize gönderilmesini istedik. Müvekkilimiz kararı WhatsApp'tan gönderdiğinde açıkçası ilk başta gülümsedik. Çünkü kararın başında Adalet Bakanlığı'nın logosu yer alıyordu. Oysa hiçbir mahkeme kararında Adalet Bakanlığı logosu bulunmaz. Zira mahkemeler bağımsızdır. Karara baktığımızda üstte hâkim, altta ise icra müdürünün imzasını gördük. Bu da tamamen hukuka aykırıdır. Çünkü bir mahkeme kararında yalnızca hâkimin imzası bulunur. Kararın içeriğini incelediğimizde üst tarafta ceza hükümleri, alt tarafta ise hukuk hükümleri olduğunu gördük. Ayrıca dava açılış tarihi ile karar tarihinin aynı gün olduğu, esas ve karar numaralarının birbiriyle uyuşmadığı gibi birçok hukuka aykırılık tespit ettik. Bunun üzerine müvekkilimize sakin olmasını ve bunun sahte, dolandırıcılık amaçlı bir belge olduğunu ifade ettik. Müvekkilimiz de rahatladı. Daha sonra başka vatandaşların mağdur olmaması adına bu kararı sosyal medyada paylaştık. Belgenin yapay zekâ ile hazırlandığı oldukça belliydi. Çünkü yapay zekâ kaynaklı birçok hata ve eksiklik bu belgede de mevcuttu. Nitekim esas ve karar numaralarının, tarihlerle uyuşmaması; hukuk ve ceza hükümlerinin karışık şekilde yer alması; hukuk mahkemesi kararı gibi görünmesine rağmen hapis cezası içermesi gibi çok sayıda hata bulunuyordu" dedi. "Evrakta sadece hakim ve icra müdürüne ait bilgiler doğruydu" İlerleyen süreçte dolandırıcıların bu yöntemi daha profesyonel hale getirebileceği uyarısında bulunan Ali Haydar Dereli, "Ancak dikkat çekici olan bir husus vardı, kararda yer alan hâkim ve icra müdürüne ait isim ve sicil numaraları doğruydu. Muhtemelen vatandaşın araştırıp gerçek zannetmesi için bu bilgileri doğru yazmışlardı. Bunun dışındaki tüm içerik ise yanlıştı. Vatandaşın panik anında bu detayları fark etmesi ise oldukça zordur. Vatandaşlarımıza tavsiyemiz şudur. Öncelikle hiçbir mahkeme SMS ya da WhatsApp yoluyla karar göndermez. Mahkemelerin belirli bir tebligat usulü vardır. Yine hiçbir mahkeme ‘bugün son gün, hemen ödeme yap' şeklinde bir bildirimde bulunmaz. Çünkü mahkeme kararlarının itiraz süreleri vardır ve kesinleşmiş kararların dahi tebliğ edilmesi gerekir. Ayrıca hiçbir mahkeme, hesap numarası göndererek doğrudan ödeme talep etmez. Vatandaşlarımız böyle bir durumla karşılaştığında, karşı tarafa kesinlikle cevap vermeden bir hukukçuya danışmalıdır. Çünkü karşı tarafla iletişim kurulduğu anda dolandırıcılık süreci başlayabilir. Bu işi profesyonel şekilde yapan kişiler, kurdukları iletişim üzerinden insanları kolaylıkla mağdur edebilmektedir. Ne yazık ki dolandırıcılık olayları Türkiye'de ciddi şekilde artmıştır. Artık sahte mahkeme kararları bile kullanılmaktadır. Bugün karşılaşılan bu yöntem, ilerleyen süreçte daha profesyonel hâle gelebilir. Vatandaşlarımızın dikkatli olması, mutlaka uzman görüşü alması ve SMS, telefon ya da WhatsApp üzerinden gelen bu tür mesajlara kesinlikle cevap vermemesi gerekmektedir. Yapay zekâ da bu tür dolandırıcılık girişimlerinde kullanılmaktadır. Bu durumu ilk kez bu şekilde gördük. Şu anki örnek acemice hazırlanmış olabilir; ancak ilerleyen süreçte daha gerçekçi örneklerle karşılaşılması mümkündür. Ayrıca yapay zekâ ile dava dilekçesi hazırlayanlar da bulunmaktadır. Bunu da tavsiye etmiyoruz. Çünkü yapay zekâ hatalar yapabilir. Nitekim bu belgede de çok bariz hatalar mevcuttur. Mesleki tecrübemiz sayesinde bir dilekçenin yapay zekâ ile mi yoksa gerçek bir hukukçu tarafından mı hazırlandığını anlayabiliyoruz. Vatandaşlarımız yapay zekâ tarafından oluşturulan her bilgiye sorgulamadan inanmamalıdır. Çünkü yapay zekâ bir programdır ve hata yapma ihtimali her zaman vardır" diye konuştu.

Atlas Çağlayan cinayeti davasında duruşma tarihi belli oldu Haber

Atlas Çağlayan cinayeti davasında duruşma tarihi belli oldu

İstanbul Güngören'de 14 Ocak'ta çıkan kavgada 16 yaşındaki Atlas Çağlayan'ı bıçakla öldüren E.Ç. hakkında 3 suçtan toplam 13 yıl 6 aydan 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Mahkeme, tensip zaptı düzenledi. Buna göre mahkeme, atılı suçun vasıf ve mahiyeti, otopsi raporu, telefon inceleme ve kamera çözümleme tutanağı, HTS kayıtları ve dosyadaki tüm deliller dikkate alınarak 18 yaşından küçük katil zanlısı E.Ç.'nin tutukluluk halinin devamına karar verdi. Mahkeme, bu karara karşı 2 hafta içerisinde Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'ne itiraz yolunun açık olduğunu belirterek, E.Ç.'ye avukat tayin edilmesi için İstanbul Baro Başkanlığı'na müzekkere yazılmasını hükmetti. KATİL ZANLISI İÇİN SOSYAL İNCELEME RAPORU TALEP EDİLDİ 18 yaşından küçük şüpheliyle ilgili Sosyal İnceleme Raporu (SİR) alınması için dosyanın psikolog/sosyal hizmet uzmanına gönderilmesine kararlaştıran mahkeme, E.Ç'nin psikolog/sosyal hizmet uzmanıyla görüşme yapmak üzere belirlenecek günde hazır edilmesini karara bağladı. Katil zanlısı E.Ç.'nin 18 yaşını doldurana kadar duruşmanın kapalı yapılmasına hükmeden mahkeme, tutukluluk incelemesinin ise 4 Mayıs'ta yapılmasına karar verdi. İLK DURUŞMA 9 HAZİRAN'DA İlk duruşmanın 9 Haziran saat 10.00'da yapılmasını kararlaştıran mahkeme, dosyada yer alan müşteki, mağdur ve tanıkların duruşma gününde zorla getirilmesine hükmetti. İDDİANAMEDEN Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 14 Ocak'ta Güngören ilçesi Mehmet Nesih Özmen Mahallesi Emek Sokak'ta bulunan bir kafede iki grup arasında yaşanan tartışma sırasında suça sürüklenen çocuk E.Ç.'nin, maktul Atlas Çağlayan'ı bıçakla yaraladığı ve Çağlayan'ın kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği belirtiliyor. İddianamede, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, E.Ç.'nin "kasten öldürme", "silahla tehdit" ve "6136 sayılı yasaya muhalefet etme" suçları yönünden işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu kaydediliyor. İddianamede, Atlas Çağlayan'ın ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı kot kesisiyle birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği aktarılıyor. Çağlayan'ın telefonunda yapılan incelemede E.Ç. ile daha önceden tanıştığına ve husumetlerinin bulunduğuna dair herhangi bir delilin bulunmadığına dikkat çekilen iddianamede, E.Ç.'nin telefonunda elinde silah olan birden fazla fotoğraf, tek başına silah fotoğrafları ve çakı fotoğrafının bulunduğu anlatılıyor. Olay tarihinde 18 yaşını doldurmamış Atlas Çağlayan'ın Türk Ceza Kanunu kapsamında çocuk sayılması gerektiği değerlendirilen iddianamede, kasten öldürme suçunun çocuğa karşı işlenmesinin nitelikli hal teşkil ettiğinin altı çiziliyor. E.Ç'nin elverişli nitelikte bulunan bıçakla çocuk sayılan Çağlayan'ın hayati bölgeleri olan göğsüne ve kalbinin alt kısmına toplam 3 kez vurarak ölümüne neden olma eylemi nedeniyle "nitelikli kasten öldürme" suçu kapsamında kaldığı değerlendirilen iddianamede, E.Ç.'nin olayda kullandığı bıçağın "6136 sayılı yasaya muhalefet etme" suçu kapsamında olduğu vurgulanıyor. E.Ç.'nin tek eylemle birden fazla mağdura bıçak doğrultarak tehdit eylemini gerçekleştirdiği aktarılan iddianamede, bu kişinin silahtan sayılan bıçağı mağdurlar D.Ç, Y.O.O, T.U.A. ile R.O.'ya doğrulttuğu, "Sizi vururum, hepinizi delik deşik ederim. Sizi öldürürüm." şeklinde söz ve davranışlarının mağdurlar beyanıyla uyumlu tanık beyanları doğrultusunda "zincirleme silahla tehdit" suçu kapsamında kaldığı kaydediliyor. İddianamede, E.Ç. hakkında "çocuğa karşı kasten öldürme", "6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet etme" ve "zincirleme şekilde silahla tehdit” suçlarından toplam 13 yıl 6 aydan 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Nevzat Bahtiyar yeniden yargılanıyor: Duruşma ertelendi Haber

Nevzat Bahtiyar yeniden yargılanıyor: Duruşma ertelendi

Merkez Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustosta 2024'te kaybolan ve 8 Eylül 2024'te Eğertutmaz Deresi'nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin yargılanan tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a 'iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar'a ise 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin sanıklara verdiği hükmü hukuka uygun bulmuştu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet ile Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının onanması istenmişti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onamış, Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını ise 'eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım' kapsamında değerlendirilmesi adına bozmuştu. Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı. Duruşmada avukatların talepleri mahkeme başkanı tarafından reddedildi. Yapılan savunmaların ardından duruşmaya 2 saat ara verildi. Duruşmanın başlamasının ardından iddia makamı mütalaasında Nevzat Bahtiyar'ın, ‘iştirak halinde kasten öldürme suçundan' ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını istedi. Savcının esas hakkında verilen mütalaasına ilişkin savunma yapan Nevzat Bahtiyar, ''Hakkımı helal etmiyorum. Delilleri ben yok etmedim. Delileri yok etseydim burada olmazdım. Benim suçum nedir? Sessiz kalmasaydım beni de oğlumu da öldüreceklerdi. Sessiz kalmamın nedeni bundan ibaret'' dedi. Konuşmaların ardından Nevzat Bahtiyar'ın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 16 Nisana erteledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.