Hava Durumu

#İran

Yeni Dönem Gazetesi - İran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İran haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Trump: İran anlaşma yapmak için can atıyor Haber

Trump: İran anlaşma yapmak için can atıyor

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da emeklilik planlarına erişimi kolaylaştıran bir başkanlık kararnamesinin imza töreninde basın mensuplarının sorularına cevap verdi. ABD ekonomisinin İran savaşına rağmen çok iyi durumda olduğunu söyleyen Trump, "Ülke, askeri bir operasyona rağmen gerçekten çok iyi durumda. Ben buna savaş demiyorum, askeri operasyon diyorum" dedi. ABD Başkanı Trump, "İran bir anlaşma yapmak için can atıyor. Size sadece bunu söyleyebilirim. Detaylara girmek istemiyorum. Ama nükleer silah sahibi olmalarına izin verilemez" dedi. "Bazılarının 'savaş' olarak adlandıracağı bir durumun içindeyiz" Trump, İran’a yönelik saldırılara ilişkin, "İnsansız hava aracı (İHA) üretim tesislerinin yaklaşık yüzde 82’si, füze üretim tesislerinin ise yaklaşık yüzde 90’ı imha edildi. Ve birçok füzeleri de etkisiz hale getirildi. Bazılarını kullandılar ama biz, kullandıklarından daha fazlasını imha ettik. Olanlar, gerçekten dikkat çekici. Anlaşma yapmak istiyorlar" dedi. Trump, "Bazılarının 'savaş' olarak adlandıracağı bir durumun içindeyiz" ifadelerini kullandı. ABD’de borsanın rekor kırdığı bir dönemde olduklarını savunan Trump, "Bir yangını söndürmemiz gerekiyor. Bu yangın İran’da yaşanıyor. Nükleer silah istiyorlar. Nükleer kapasitelerini tamamen yok ettik. Böylece nükleer bomba elde edemediler" dedi. Mevcut durumda İran’ın çok kötü bir halde olduğunu söyleyen Trump, "Hiçbir şeyleri kalmadı. Liderleri de dahil. Liderleri ortadan kaldırıldı. Birinci kademe liderleri de gitti, ikinci kademe de. Şimdi, üçüncü kademe ile meşgulüz ama ne olacağını göreceğiz" dedi. "Ekonomileri çöküyor" İran’a uygulanan ablukanın çok güçlü olduğunu savunan Trump, "Ekonomileri çöküyor. Petrol gelirleri yok. Umarım yakında çözülür" dedi. İran ile görüşmelerde tıkanma söz konusu olup olmadığı sorusuna Trump, "Anlaşma yapmak istiyorlar ama liderlerinin kim olduğu bile net değil. Bu da bir sorun. Liderlik, büyük ölçüde ortadan kaldırıldı" dedi. ABD’de yakıtın galon fiyatının ortalama 4,30 dolar seviyesine yükselmesine ilişkin bir soruyu yarıda keserek cevaplayan Trump, "Ama İran’ın nükleer silahı olmayacak. Savaş bittiğinde fiyatlar hızla düşecek" dedi. Trump, "Eğer İran nükleer silah elde etseydi ve bunu kullansaydı, dünyanın tamamı farklı bir yer haline gelirdi" şeklinde konuştu. İspanya ve İtalya’dan asker çekmeyi düşünebileceğini söyledi Almanya konusunda olduğu gibi İspanya ve İtalya’dan da asker çekmeyi düşünüp düşünmediğine ilişkin bir soru alan Trump, "Evet, muhtemelen. Neden düşünmeyeyim. İtalya bize hiçbir şekilde yardımcı olmadı. İspanya ise korkunçtu. Kesinlikle korkunç. NATO’yu biliyorsunuz. Mesele sadece kötü olmaları değil. Güzel bir şekilde "Tamam, yardım edeceğiz ama biraz yavaş ilerliyoruz" deseler başka bir şey" dedi. ABD’nin Avrupa’ya Ukrayna konusunda büyük destek sağladığını vurgulayan Trump, "Ukrayna’yı berbat ettiler. Ukrayna’nın bizimle hiçbir ilgisi yok ama biz onlara Ukrayna konusunda yardım ettik. Bildiğiniz gibi arada okyanus var, bu onların meselesi. Onlar için bu adeta kapılarının önü" dedi. Diğer yandan Avrupa’nın ABD’nin İran konusundaki yardım talebine bu duruma "karışmak istemedikleri" cevabını verdiklerini söyleyen Trump, "İşin ilginç tarafı, Hürmüz Boğazı’nı onlar kullanıyor. Biz kullanmıyoruz ve ihtiyacımız da yok. Çok petrolümüz var. Bu nedenle onların, 'Size yardım etmek isteriz' demesini beklerdik ama demediler. Almanya korkunç bir iş çıkarıyor. Göç sorunları var, enerji sorunları var, her türlü sorunları var. Ukrayna konusunda da büyük bir sorunları var çünkü karmaşa içindeler" dedi. Merz’in eleştirilerine değindi Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in kendisine yönelik eleştirilerine değinen Trump, "İran konusunda yaptığım şey yüzünden beni eleştirdi. Ama ben ona 'İran’ın elinde nükleer silah olmasını ister misin?' dedim. O da bana, 'Hayır, istemem' dedi. Ben de, 'O zaman sanırım haklıyım' dedim. Buna verecek bir cevabı yoktu. Sonuç olarak, bu dünya için, ülkemiz için, özellikle İsrail, Orta Doğu ve Avrupa için İran’ın nükleer silah sahibi olmasına izin veremezsiniz" dedi. ABD basınını eleştirdi ABD basınının savaşı sanki İran kazanıyormuş gibi gösterdiğinden şikayet eden Trump, "Bu korkunç bir şey. Biz müzakere ediyoruz, onlar bizim basınımızdan ne kadar iyi durumda olduklarını okuyorlar. Oysa bir mağarada oturuyorlar ve tüm liderleri ölü. Etraftaki herkes ölü. Füzeler her yerde. Donanmaları yok, hava kuvvetleri yok, hiçbir şeyleri yok. Tahran’ın ortasında vurulmadan uçuyoruz çünkü hava savunmaları yok. Ama savaşı kazandıklarını okuyorlar" dedi. Trump, "İran’ı darmadağın ediyoruz. Bugün bize yakın olan bir ülkeden telefon aldım. Bir Orta Doğu ülkesi. Dedi ki, "Efendim, artık lütfen onları vurmayın. Zaten darmadağın oldular. "Lütfen" dedi. Gerçekten "lüften" dedi" şeklinde konuştu. ABD Başkanı Trump İran'ın zenginleştirilmiş uranyumuna ilişkin, Nükleer tozu almak istiyoruz. Çok derinlerde. Onu çıkarmak için ekskavatörler ve başka şeyler gerekiyor ama almak istiyoruz. Bir şekilde alacağız. Ya bize nükleer 'tozu' verecekler ya da biz alacağız" dedi.

Bessent: İran'da enflasyon iki katına çıktı Haber

Bessent: İran'da enflasyon iki katına çıktı

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran'a yönelik düzenlenen Ekonomik Öfke Operasyonu'na dair açıklamada bulundu. Bessent, "Hazine Bakanlığı, Ekonomik Öfke Operasyonu kapsamında İran'ın uluslararası gölge bankacılık altyapısını, kripto para erişimini, gölge filosunu, silah tedarik ağlarını, bölgedeki vekillerine sağlanan finansmanı ve İran'ın petrol ticaretini destekleyen bağımsız Çin merkezli çaydanlık olarak adlandırılan petrol rafinerilerini hedef almıştır. Bu eylemler, terörizmi finanse etmek için kullanılacak on milyarlarca dolarlık geliri kesintiye uğratmıştır" dedi. "Hark Adası, yakında depolama kapasitesinin sınırına ulaşacak" ABD Başkanı Donald Trump'ın maksimum baskı kampanyası kapsamında İran'da enflasyonun iki katına çıktığını ve para biriminin hızla değer kaybettiğini aktaran Bessent, "İran'ın başlıca petrol ihracat terminali olan Hark Adası, yakında depolama kapasitesinin sınırına ulaşacak" ifadelerini kullanarak, "Bu durum rejimi petrol üretimini azaltmaya zorlayacak, günlük yaklaşık 170 milyon dolarlık ek gelir kaybına yol açacak ve İran'ın petrol altyapısına kalıcı zarar verecektir" dedi. ABD Hazine Bakanlığı'nın İran'a yönelik azami baskı uygulamaya devam edeceğini belirten Bessent, "Tahran'a yasadışı para akışını kolaylaştıran herhangi bir kişi, gemi veya kuruluş, ABD yaptırımlarına maruz kalma riskiyle karşı karşıya kalacak" dedi.

Birleşik Arap Emirlikleri, OPEC ve OPEC+'tan ayrılıyor Haber

Birleşik Arap Emirlikleri, OPEC ve OPEC+'tan ayrılıyor

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütünde (OPEC) Suudi Arabistan ve Irak'ın ardından 3'üncü en büyük üretici olan Birleşik Arap Emirlikleri, 1 Mayıs'tan itibaren geçerli olmak üzere OPEC ve OPEC+ üyeliklerinden ayrılma kararı aldı. BAE Enerji Bakanlığından yapılan açıklamada, kararın ülkenin üretim politikası ve kapasitesine yönelik kapsamlı bir değerlendirme sonrasında ulusal çıkarlar göz önünde bulundurularak alındığı ifade edildi. Ülkenin piyasa istikrarına bağlı kalmaya devam edeceği ve bu doğrultuda diğer üretici ve tüketicilerle iş birliğini sürdüreceği aktarıldı. Ayrıca, OPEC'ten ayrılmanın BAE'nin piyasa dinamiklerine daha esnek bir şekilde yanıt verebilmesinin önünü açacağı vurgulandı. "Politika kararıdır" Enerji Bakanı Süheyl Muhammed el-Mezrui, karar konusunda Suudi Arabistan ile istişare edilip edilmediği sorusuna, konunun başka bir ülkeyle gündeme getirilmediği cevabını verdi. El-Mezrui, "Bu bir politika kararıdır. Üretim düzeyine ilişkin mevcut ve gelecekteki politikaların dikkatli bir şekilde değerlendirilmesinin ardından alınmış bir karardır" dedi. El-Mezrui, kararın Hürmüz Boğazı'ndaki mevcut durum nedeniyle piyasa üzerinde fazla bir etkisi olmayacağını öngördüklerini söyledi. El-Mezrui, BAE'nin uzun zamandır OPEC ve OPEC+ üyesi olduğunu, ancak dünyanın daha fazla enerjiye ihtiyaç duyacağını belirterek ülkesinin kararının bu ihtiyaçları karşılamaya yardımcı olacağını dile getirdi. Zamanlaması dikkat çekti Karar, OPEC üyesi İran'ın Orta Doğu'daki savaş sırasında haftalar süren füze ve insansız hava aracı saldırılarının hedefi olması ve aynı zamanda ülkenin savaş sırasında İran'a verilen yanıt ile Körfez ülkeleri arasındaki dayanışma eksikliği nedeniyle Arap Birliği ve Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi'nin eleştirildiği dönemde geldi. BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan'ın Danışmanı Enver Gargaş, pazartesi günü katıldığı bir forumda yaptığı konuşmada, İran saldırılarına Arap ve Körfez ülkelerinin verdiği tepkiyi eleştirmişti. Gargaş, "Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri lojistik olarak birbirlerini desteklediler, ancak siyasi ve askeri açıdan tarihsel olarak en zayıf konumda olduklarını düşünüyorum. Arap Birliği'nden bu zayıf tavrı bekliyordum ve buna şaşırmadım, ancak Körfez İşbirliği Konseyi'nden bunu beklemiyordum ve buna şaşırdım" ifadelerini kullanmıştı. 1967'de katılmıştı Uzun süredir OPEC üyesi olan BAE'nin 1 Mayıs'ta gruptan ayrılacak olması, dünyanın en büyük petrol üreticileri arasında yer alan ülkelerin üretimini koordine eden yapı ve bunun fiili lideri "Suudi Arabistan için büyük bir darbe" anlamına gelecek. İran'ın saldırıları ve Hürmüz Boğazı'ndaki transiti engellemesi ile ekonomisi büyük darbe alan BAE, 59 yıl boyunca OPEC kararlarında önemli rol oynamıştı. Körfez ülkesi, OPEC'e kuruluşundan 7 yıl sonra 1967'de katılmıştı. BAE'nin ayrılmasıyla OPEC üye sayısı 11'e düşecek. OPEC, 1960 yılında İran, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Venezuela olmak üzere 5 ülke tarafından "üyeleri için istikrarlı gelir sağlamak üzere üretimi koordine etmek" amacıyla kurulmuştu.

Arakçi, Putin ile görüştü Haber

Arakçi, Putin ile görüştü

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi resmi ziyaret düzenlediği Rusya’da temaslarını devam ediyor. Pakistan temaslarını tamamlayarak Rusya’ya geçen Arakçi, St. Petersburg’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü. Arakçi görüşmede, İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın selamlarını Rus lidere Putin’e ileterek "Hamaney ve Cumhurbaşkanı Pezeşkian, en iyi dileklerini size iletmemi istedi" dedi. Moskova ve Tahran arasındaki ilişkilerin stratejik ortaklığı temsil ettiğini ve güçlenmeye devam edeceğini söyleyen Arakçi, "İran, halkının birliği ve cesareti sayesinde daha önce İsrail-Amerikan saldırganlığına karşı koymuştur ve hiçbir koşulda teslim olmayacaktır. İran halkı Amerikan saldırganlığına karşı başarıyla mücadele ettiği tüm dünyaya kanıtlanmıştır. İran her şeye karşı koymuştur ve koymaya devam edecektir" dedi. Arakçi, Putin’e ve Rus hükümetine İran’a olan destekleri nedeniyle teşekkür ederek, "İran’a verdiğiniz güçlü ve kararlı destekten dolayı minnettarız" dedi. Ayrıca Putin'e, ABD-İsrail saldırılarında ölen Ali Hamaney için ilettiği taziye dilekleri için de teşekkür eden Arakçi, Mücteba Hamaney’in seçilmesinin ardından Putin’in tebrikleri için özel şükranlarını ifade etti. Putin’den İran’a destek Putin ise "Hamaney’in mesajı için en içten teşekkürlerimi iletmenizi ve Rusya'nın da İran gibi stratejik ilişkilerimizi sürdürme niyetinde olduğunu teyit etmenizi rica ediyorum" dedi. Putin, "İran halkı bağımsızlıkları ve egemenlikleri için cesurca ve kahramanca mücadele ediyor" dedi. Putin, İran halkının "zor bir dönem" olarak nitelendirdiği bu süreci atlatmasını ve barışın hakim olmasını umduğunu söyleyerek "Elbette, İran halkının cesaretine ve bağımsızlık arzusuna dayanarak, yeni bir liderin önderliğinde, bu zorlu dönemden barışın geleceğini çok umuyoruz. Rusya, Orta Doğu'da barışın en kısa sürede sağlanması için her şeyi yapacak. Biz de sizin çıkarlarınıza, bölgedeki tüm halkların çıkarlarına hizmet edecek ve bu barışın mümkün olan en kısa sürede sağlanmasını temin edecek her şeyi yapacağız. Bizim pozisyonumuzu iyi biliyorsunuz" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rutte’yi kabul etti Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rutte’yi kabul etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti. Yaklaşık 1 saat süren kabulde Ankara’da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi hazırlıkları, İttifak’ın gündemindeki başlıklar, bölgesel ve küresel konular ele alındı. İletişim Başkanlığı tarafından görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada ise şu ifadelere yer verildi: "Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgemizdeki istikrarsız ortamın NATO müttefikleri arasındaki yardımlaşma ve dayanışmanın önemini bir kez daha gösterdiğini, Ankara Zirvesi’nde müttefikler arasındaki dayanışmayı pekiştirecek ve İttifak'ın krizlere karşı her daim hazırlıklılığını destekleyecek kararlar alınmasını beklediklerini ifade etti. Cumhurbaşkanımız, Türkiye’nin hava savunma sistemleri başta olmak üzere savunma sanayii alanında kapasitesini her geçen gün artırdığını, müttefik ülkelerle bu alanda iş birliğini daha da geliştirmeyi hedeflediğini belirtti. Cumhurbaşkanımız, Trans-Atlantik bağın muhafazasının vazgeçilmez önemde olduğunu, Türkiye olarak İttifak’ın Avrupa ayağının daha fazla sorumluluk üstlenmesini beklediğimizi, bu noktada Avrupa Birliği üyesi olmayan Avrupalı müttefiklerin Birliğin savunma girişimlerinden dışlanmasının amaca hizmet etmeyeceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin İran’a yönelik saldırılarla başlayan süreçte kendini barışın ve diplomasinin tarafında konumlandırdığını belirtti. Cumhurbaşkanımız görüşmede Türkiye olarak Ukrayna-Rusya Savaşı’nın da barışla neticelenmesi için devrede olduğumuzu, müzakerelerin yeniden canlandırılması ve liderler düzeyinde görüşmelere başlanabilmesi için gayret gösterdiğimizi ifade etti. Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Genel Sekreter Rutte, NATO Ankara Zirvesi’nin hazırlıklarını kapsamlı bir şekilde değerlendirdiler."

İran: ABD ile bir sonraki müzakere için planımız yok Haber

İran: ABD ile bir sonraki müzakere için planımız yok

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi bugün Pakistan'da yapılması ön görülen ABD ile ateşkes müzakerelerinin ikinci turuna ilişkin açıklama yaptı. Bekayi, "Şu anda bir sonraki müzakere turu için bir planımız yok" ifadelerini kullanarak, Tahran yönetiminin bugün Washington ile masaya oturmayacağını bildirdi. ABD Başkanı Donald Trump ve yönetimini İran limanlarının ablukaya alınması ve Çarşamba günü sona erecek olan ateşkesin ihlal edilmesi de dahil olmak üzere "çelişkili davranışlar" sergilemekle suçlayan İsmail Bekayi, "Sözler ile eylemler arasındaki bu açık çelişki, İran halkının Amerika'nın niyetlerine yönelik şüphelerini artırıyor" şeklinde konuştu. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Tahran'ın müzakerelerin seyrine "ulusal çıkarları ve faydaları önceliklendirerek" karar vereceğini vurguladı. Bekayi ayrıca İran'ın yaptırımların hafifletilmesine ilişkin herhangi bir "ciddi" teklif almadığını ve ABD ile yapılabilecek muhtemel bir anlaşmanın "garanti" içermesi gerektiğini söyledi. "Eylemler arasındaki açık çelişki, İran halkının ABD'nin niyetlerine olan güvensizliğini artırıyor" ABD'nin diplomasiyi sürdürme konusunda ciddiyet göstermediğini söyleyen Bekayi, "Amerika Birleşik Devletleri, çelişkili davranışlar sergileyerek ve ateşkesi sürekli ihlal ederek, diplomasiyi sürdürme konusunda ciddi olmadığını göstermiştir. Bu sözler ile eylemler arasındaki açık çelişki, İran halkının ABD'nin niyetlerine olan güvensizliğini artırıyor" ifadelerini kullandı. İsmail Bekayi, İran'a ait ticari bir gemiye saldırı da dahil olmak üzere ABD'nin son eylemlerini, Birleşmiş Milletler kararları kapsamında "açık bir saldırı eylemi" olarak nitelendirdi.

Pezeşkiyan: ABD galip gelmeyecek Haber

Pezeşkiyan: ABD galip gelmeyecek

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, resmi temaslarda bulunmak üzere Tahran’a gelen Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir ile bir araya geldi. Görüşmede, bölgesel gelişmeler, ateşkes süreci ve iki ülke arasındaki ilişkiler ele alındı. Pakistan’ın ateşkesin sağlanmasına yönelik rolüne değinen Pezeşkiyan, arabuluculuk sürecindeki katkıları dolayısıyla Pakistan’a teşekkür ederek, İran’ın bölgede kalıcı barış, istikrar ve kardeşlik ilişkilerinden yana olduğunu, İran halkının haklarının ise uluslararası hukuk çerçevesinde korunması gerektiğini ifade etti. Bölgesel barış ve İslam dünyasında birlik vurgusu İslam dünyasında birliğin önemine dikkat çeken Pezeşkiyan, "İran, tüm İslam ülkelerini kardeş olarak görmektedir. Bölgede yaşanan savaş ve istikrarsızlıkların temelinde Siyonist rejimin İslam ülkeleri arasında ayrışma oluşturma girişimleri bulunmaktadır. Bu nedenle İslam ümmeti birlik ve iş birliği içinde hareket etmeli, Müslüman topraklarının Müslümanlara karşı kullanılmasına izin vermemelidir" dedi. Pezeşkiyan, İslam ülkeleri arasında birlik sağlanması halinde bölgenin savaşa sürüklenmesinin önüne geçileceğini belirterek, "İslam ümmetinin birliği, bölgedeki krizlerin çözümünde belirleyici olacaktır. Bu kapsamda Pakistan’ın sorumlu ve kararlı çabaları memnuniyet vericidir. Diğer İslam ülkeleri de benzer bir yaklaşım benimsemelidir" ifadelerini kullandı. "İran istikrarsızlık peşinde değil" ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına da değinen Pezeşkiyan, "Bu saldırılar sonucunda yüce liderimizin şehit edilmesi, okulların ve hastanelerin yıkılması, masum çocukların ve halkımızın katledilmesi hangi gerekçeyle ve hangi hukukla açıklanabilir? Daha göreve geldiğimiz ilk günden itibaren ABD ve Siyonist rejim tarafından düşmanca ve kışkırtıcı adımlar atılmıştır. Buna rağmen İran, bölgede istikrarsızlık peşinde değildir ve komşu ülkelerle kardeşçe ilişkilerin geliştirilmesini istemektedir" ifadelerini kullandı. "Bölge ülkeleri güvenliğini birlikte sağlayabilir" İran’ın uluslararası hukuk çerçevesine bağlı olduğunu vurgulayan Pezeşkiyan, savaşın sona ermesinin ardından bölge ülkelerinin iş birliğini artırarak kalıcı barış ve güvenliği tesis etmesi gerektiğini belirtti. Pezeşkiyan, "Neden bölge ülkeleri kendi güvenliklerini bağımsız şekilde sağlayamasın? Avrupa, NATO gibi mekanizmalarla güvenliğini sağlarken, İslam ülkeleri de ortak değerler temelinde kolektif iş birliğiyle sorunlarını çözebilir" dedi. ABD’ye yönelik güvensizliğe de değinen Pezeşkiyan, "İran halkı, defalarca taahhütlerin ihlal edilmesi, müzakereler sürerken saldırılar düzenlenmesi ve yetkililere yönelik suikastlar gerçekleştirilmesi nedeniyle ABD’ye güvenmemektedir. Ancak buna rağmen İran, başta Pakistan olmak üzere dost ülkeler aracılığıyla temaslarını sürdürmekte ve milli çıkarlarını kararlılıkla savunmaktadır. Bu savaş hiçbir tarafın yararına olmayacaktır. ABD bu çatışmada galip gelmeyecek, aksine bölge ülkeleri ve dünya ağır bedeller ödeyecektir. Bu süreçten çıkar sağlamaya çalışan tek taraf ise Siyonist rejimdir" şeklinde konuştu. "Bölge eski haline dönmeyecek" Munir ise Pezeşkiyan ile bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, İran’ın ve İran halkının misafirperverliğinden dolayı teşekkür etti. Görüşmede bölgedeki gelişmelere değinen Munir, "Her ne kadar bu savaş sona erecek olsa da bölge eski haline dönmeyecektir. Bu nedenle tüm ülkelerin bölgenin yeniden inşası, istikrarı ve huzuru için ortak hareket etmesi gerekmektedir" dedi. Munir, Çin, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye’nin bu kriz sürecinde diplomatik girişimlere verdiği desteğe işaret ederek, "Bu iş birliklerinin sürdürülmesi büyük önem taşımaktadır. Ülkeler arasındaki ilişkilerin önemi, kriz ve savaş dönemlerinde barış zamanlarına kıyasla daha belirgin hale gelmektedir" ifadelerini kullandı. Ayrıca müzakerelerin seyrine ilişkin bilgi veren Munir, yakın bir zamanda anlaşmaya varılması ve savaşın sona ermesi yönündeki beklentisini dile getirerek, "Kısa sürede bir anlaşmaya varabileceğimize inanıyoruz. Bu savaşın yıkım ve kayıptan başka bir sonucu olmayacaktır" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.