Hava Durumu

#İstikrar

Yeni Dönem Gazetesi - İstikrar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstikrar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Pezeşkiyan: ABD galip gelmeyecek Haber

Pezeşkiyan: ABD galip gelmeyecek

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, resmi temaslarda bulunmak üzere Tahran’a gelen Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir ile bir araya geldi. Görüşmede, bölgesel gelişmeler, ateşkes süreci ve iki ülke arasındaki ilişkiler ele alındı. Pakistan’ın ateşkesin sağlanmasına yönelik rolüne değinen Pezeşkiyan, arabuluculuk sürecindeki katkıları dolayısıyla Pakistan’a teşekkür ederek, İran’ın bölgede kalıcı barış, istikrar ve kardeşlik ilişkilerinden yana olduğunu, İran halkının haklarının ise uluslararası hukuk çerçevesinde korunması gerektiğini ifade etti. Bölgesel barış ve İslam dünyasında birlik vurgusu İslam dünyasında birliğin önemine dikkat çeken Pezeşkiyan, "İran, tüm İslam ülkelerini kardeş olarak görmektedir. Bölgede yaşanan savaş ve istikrarsızlıkların temelinde Siyonist rejimin İslam ülkeleri arasında ayrışma oluşturma girişimleri bulunmaktadır. Bu nedenle İslam ümmeti birlik ve iş birliği içinde hareket etmeli, Müslüman topraklarının Müslümanlara karşı kullanılmasına izin vermemelidir" dedi. Pezeşkiyan, İslam ülkeleri arasında birlik sağlanması halinde bölgenin savaşa sürüklenmesinin önüne geçileceğini belirterek, "İslam ümmetinin birliği, bölgedeki krizlerin çözümünde belirleyici olacaktır. Bu kapsamda Pakistan’ın sorumlu ve kararlı çabaları memnuniyet vericidir. Diğer İslam ülkeleri de benzer bir yaklaşım benimsemelidir" ifadelerini kullandı. "İran istikrarsızlık peşinde değil" ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına da değinen Pezeşkiyan, "Bu saldırılar sonucunda yüce liderimizin şehit edilmesi, okulların ve hastanelerin yıkılması, masum çocukların ve halkımızın katledilmesi hangi gerekçeyle ve hangi hukukla açıklanabilir? Daha göreve geldiğimiz ilk günden itibaren ABD ve Siyonist rejim tarafından düşmanca ve kışkırtıcı adımlar atılmıştır. Buna rağmen İran, bölgede istikrarsızlık peşinde değildir ve komşu ülkelerle kardeşçe ilişkilerin geliştirilmesini istemektedir" ifadelerini kullandı. "Bölge ülkeleri güvenliğini birlikte sağlayabilir" İran’ın uluslararası hukuk çerçevesine bağlı olduğunu vurgulayan Pezeşkiyan, savaşın sona ermesinin ardından bölge ülkelerinin iş birliğini artırarak kalıcı barış ve güvenliği tesis etmesi gerektiğini belirtti. Pezeşkiyan, "Neden bölge ülkeleri kendi güvenliklerini bağımsız şekilde sağlayamasın? Avrupa, NATO gibi mekanizmalarla güvenliğini sağlarken, İslam ülkeleri de ortak değerler temelinde kolektif iş birliğiyle sorunlarını çözebilir" dedi. ABD’ye yönelik güvensizliğe de değinen Pezeşkiyan, "İran halkı, defalarca taahhütlerin ihlal edilmesi, müzakereler sürerken saldırılar düzenlenmesi ve yetkililere yönelik suikastlar gerçekleştirilmesi nedeniyle ABD’ye güvenmemektedir. Ancak buna rağmen İran, başta Pakistan olmak üzere dost ülkeler aracılığıyla temaslarını sürdürmekte ve milli çıkarlarını kararlılıkla savunmaktadır. Bu savaş hiçbir tarafın yararına olmayacaktır. ABD bu çatışmada galip gelmeyecek, aksine bölge ülkeleri ve dünya ağır bedeller ödeyecektir. Bu süreçten çıkar sağlamaya çalışan tek taraf ise Siyonist rejimdir" şeklinde konuştu. "Bölge eski haline dönmeyecek" Munir ise Pezeşkiyan ile bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, İran’ın ve İran halkının misafirperverliğinden dolayı teşekkür etti. Görüşmede bölgedeki gelişmelere değinen Munir, "Her ne kadar bu savaş sona erecek olsa da bölge eski haline dönmeyecektir. Bu nedenle tüm ülkelerin bölgenin yeniden inşası, istikrarı ve huzuru için ortak hareket etmesi gerekmektedir" dedi. Munir, Çin, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye’nin bu kriz sürecinde diplomatik girişimlere verdiği desteğe işaret ederek, "Bu iş birliklerinin sürdürülmesi büyük önem taşımaktadır. Ülkeler arasındaki ilişkilerin önemi, kriz ve savaş dönemlerinde barış zamanlarına kıyasla daha belirgin hale gelmektedir" ifadelerini kullandı. Ayrıca müzakerelerin seyrine ilişkin bilgi veren Munir, yakın bir zamanda anlaşmaya varılması ve savaşın sona ermesi yönündeki beklentisini dile getirerek, "Kısa sürede bir anlaşmaya varabileceğimize inanıyoruz. Bu savaşın yıkım ve kayıptan başka bir sonucu olmayacaktır" ifadelerini kullandı.

Büyükşehir Belediye Başkan vekili belli oldu Haber

Büyükşehir Belediye Başkan vekili belli oldu

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi, İçişleri Bakanlığı’nın Mustafa Bozbey’i görevden uzaklaştırmasının ardından Vali Erol Ayyıldız’ın çağrısıyla toplandı. Meclis Başkanvekili ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın başkanlığında toplanan mecliste Cumhur İttifakı, Nilüfer Meclis Üyesi Şahin Biba’yı Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekilliğine aday gösterdi. İlk iki turun ardından üçüncü turda toplam 61 oy alan Şahin Biba, Büyükşehir Belediyesi Başkanvekilliğine seçildi. “KARAR, MİLLETİMİN İRADESİNİN TECELLİSİDİR” Seçimlerin ardından teşekkür konuşması yapan Başkanvekili Şahin Biba, süreçte kendisine gösterilen güven, destek ve teveccüh için tüm meclis üyelerine teşekkür etti. Demokrasinin milletin temsil vasıtası olduğunu belirten Başkanvekili Biba, “Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeleri de bu temsilin şehirler özelindeki en önemli temsil makamıdır. Büyükşehir Belediye Meclis Üyeleri, Bursalıların temsilcisidir. Bugün Meclisimizin aldığı bu karar da, milletimin iradesinin tecellisidir. Millet iradesine saygı, sandıkla oluşan meclis çoğunluğuna da saygı duymayı gerektirir. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nde üye dağılımı bellidir. Çoğunluk Cumhur İttifakı’ndadır. Bursa’nın iradesi sadece bir söylem değil, meclisteki temsil dağılımında da okunur” diye konuştu. “TÜM ENERJİ VE GAYRETİMİZİ BURSA’YA HİZMETE AYIRACAĞIZ” Herkesi, hukuk içinde işleyen demokratik sürece ve milletin meclise yansıyan tercihine saygı duymaya davet eden Başkanvekili Biba, Bursa’nın sıradan bir şehir olmadığının altını çizdi. Bursa’nın tarih, medeniyet ve emanet demek olduğunu vurgulayan Başkanvekili Biba, “Bursa, ecdadın bize bıraktığı kutlu miras, gelecek nesillere taşımakla yükümlü olduğumuz büyük bir değerdir. Bu sebeple bugün burada kurulacak her cümle, alınacak her karar ve atılacak her adım yalnızca bugünü değil, yarını da inşa edecektir. Hepimiz biliyoruz ki makamlar gelip geçicidir. Asıl olan bulunduğumuz görevlerde şehrimize ne kattığımız, insanımıza nasıl dokunduğumuz ve ardımızda nasıl bir hizmet izi bıraktığımızdır. Bizim anlayışımızda görev, unvan değil sorumluluktur. Yetki, ayrıcalık değil millete hizmet vesilesidir. Bu bilinçle hiçbir bahaneye sığınmadan, hiçbir mazeretin arkasına saklanmadan tüm enerji ve gayretimizi Bursa’ya hizmete ayıracağız” dedi. “NEREDE BİR GÖNÜL VARSA ONA DOKUNMANIN GAYRETİNDE OLACAĞIZ” Siyaset anlayışlarının merkezinde mazeret değil hizmet, polemik değil eser üretmek olduğunu söyleyen Başkanvekili Biba, tek gündemlerinin Bursa olacağını belirtti. Tek önceliklerinin Bursalıların huzuru, refahı ve memnuniyeti olacağını dile getiren Başkanvekili Biba, “Gerçek belediyecilik anlayışıyla 17 ilçemizin tamamında hiçbir ayrım yapmadan, hiçbir kesimi dışarıda bırakmadan hizmetlerimizin kesintisiz şekilde sürmesi için hep birlikte çalışacağız. Nerede bir ihtiyaç varsa orada olacağız. Nerede çözüm bekleyen mesele varsa, ona eğileceğiz. Nerede bir gönül varsa ona dokunmanın gayreti içinde olacağız” diye konuştu. “DESTEK VEREN VE DUA EDEN HEMŞEHRİLERİMİZE ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM” Her bir Bursalının ve her bir meclis üyesinin fikrini önemsediklerini ifade eden Başkanvekili Şahin Biba, “Bu aşamadan sonra tüm belediye başkanları ve meclis üyeleriyle birlikte hep birlikte ortak akılla belediyemizi daha iyi yerlere getirmeye, daha iyi hizmetler sunmaya çalışacağız. Şahsıma duyulan güven için başta Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum. Bizlere destek veren ve dua eden hemşehrilerimize şükranlarımı sunuyorum. Rabbim bizleri mahcup etmesin. Bu güzel şehre, bu kadim emanete hakkıyla hizmet etmeyi hepimize nasip etsin” dedi. “BURSA HALKI İÇİN HİZMET ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ” AK Parti Grup Sözcüsü Sinan Kahraman, adaletli bir seçimle görevine seçilen Başkanvekili Şahin Biba’ya hayırlı olsun dileyerek başarılar diledi. ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ sözünü hatırlatan Kahraman, “Millet iradesine saygıdan söz edenler, önce Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki demokratik tabloya saygı duymalıdır. Meclis çoğunluğu ortadayken halk iradesini yok saymaya çalışmak, siyasi mağduriyet üretme çabasından başka bir şey değildir. Bursa’da meclis aritmetiği de milleti temsil eden irade de nettir. Bugüne kadar nasıl Bursa için mücadele ettiysek, bundan sonra da Bursa halkına hizmet edeceğiz. Kişiler ve makamlar gelip geçicidir. Bizleri seçen milletimiz, Bursa’ya hizmet için seçmiştir. Siyasi polemiklere bakmadan, siyasi müdahalelere karışmadan bizler Başkanımızın arkasında dimdik durarak Bursa halkı için hizmet etmeye devam edeceğiz. Tekrar hayırlı olsun” diye konuştu. “BURSA’NIN GELECEĞİNE SAHİP ÇIKMAK HEPİMİZİN ASLİ GÖREVİDİR” Milliyetçi Hareket Partisi Grup Sözcüsü İsmail Şenol, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba’ya bundan sonra süreç için başarılar diledi. Şehrin içinden geçtiği hassas süreci yakından takip ettiklerini belirten Şenol, “Adaletin terazisine herkesin güvenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Biz de adaletin terazisine tam olarak güveniyoruz. Bu süreci ‘Belediye çöküyor’ gibi asılsız ve siyasi rant odaklı söylemlerle manipüle etmeye çalışanların karşısında durmak da belediye meclis üyeleri olarak hepimizin sorumluluğudur. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi, halkın iradesinin tecelli ettiği en yüce karar merkezidir. Meclis aritmetiğinde Cumhur İttifakı’nın sahip olduğu nitelikli çoğunluk, bizzat Bursa halkının sandıkta ortaya koyduğu demokratik iradenin yansımasıdır. Bu çatı altında yapılacak her seçim ve alınacak her karar hukuka uygun olduğu kadar demokratiktir ve tam anlamıyla meşrudur. Şehrin enerjisini kaos beklentisine hapsetmeye kimsenin hakkı yoktur. Bursa, siyasi belirsizliklerin gölgesinde zaman kaybedecek bir şehir de değildir. Bursa, sanayi ve emek kentidir. Bizler, hizmette devamlılık ilkesini siyasi bir söylemden öte bir namus borcu olarak görürüz. Hukuki süreçler kendi mecrasında ilerlerken, belediye hizmetlerinin bir an bile sekteye uğramasına izin vermeyeceğiz. Vatandaşımızın mağdur olmaması için üzerimize düşen görevi kararlılıkla yerine getireceğiz. Bu şehirde yaşayan her bir ferdin hakkını korumak ve Bursa’nın geleceğine sahip çıkmak hepimizin asli görevidir. Bursa halkı bizden kaos değil, istikrar ve çözüm beklemektedir. Burada bir seçim yapılmıştır. Bu istikrarı sağlayacak başkanvekilimiz makamına oturmuştur. Hayırlı olsun. Allah utandırmasın” dedi. Büyük Birlik Partisi Grup Sözcüsü Haldun Filizli ise, milletin emanetine sahip çıkarak toplantıya ve seçime katılan tüm meclis üyelerine teşekkür etti. Bundan sonraki sürecin Bursa’ya hayırlı olmasını dileyen Filizli, Başkanvekili Şahin Biba’ya başarılar diledi. Türkiye İttifakı Partisi Grup Sözcüsü Behlül Erkin ve Bağımsız Meclis üyesi Gizem Arda da Başkanvekili Şahin Biba’ya hayırlı olsun temennilerinde bulunarak görevinde başarılar diledi.

Selçuk İnan'dan milli takım yorumu Haber

Selçuk İnan'dan milli takım yorumu

A Milli Futbol Takımı'nın, dün akşam deplasmanda Kosova'yı 1-0 yenerek 24 yıl aradan sonra Dünya Kupası'na katılmaya hak kazanmasıyla ilgili olarak Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, İHA'ya değerlendirmelerde bulundu. Milli takımla sayısız zafer yaşayan ve İzlanda ağlarına attığı golle ay-yıldızlıları 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası'na (EURO 2016) taşıyan eski milli futbolcu, "Emek veren bütün oyuncuları, hocayı, teknik ekibi, malzemecisi, kim varsa emeği geçen herkese yürekten teşekkür etmek istiyorum. O duyguları bizzat yaşamış biri olarak bizi gururlandırdılar, bizi mutlu ettiler. Sağ olsunlar, var olsunlar. Onlara sadece canıgönülden teşekkür edebiliriz. Bunu hak ediyorlardı. Çok iyi bir jenerasyon, çok iyi oyunculardan kurulu bir takım. Çok iyi hocamız var. Her şeyiyle Dünya Kupası'nı fazlasıyla hak etmiştik. O yüzden çok mutluyum ve gururluyum. Aynı zamanda o duyguları birebir yaşamış biri olarak ne kadar mutlu ve heyecanlı olduklarını biliyorum. Orada da başarılı olacaklarına inanıyorum" cümlelerine yer verdi. "Maçı dışarda izlemek hakikaten kolay değil" Karşılaşmayı ekranın başında izlemenin verdiği hissi paylaşan Selçuk İnan, "Keşke ben olsaydım demiyorum artık. O iş geçti, bırakalı uzun zaman oldu. Dışarıda maçı yaşamak çok farklıymış. Onu tecrübe ettik. Çok heyecanlanıyor insan. Elinden de bir şey gelmiyor. Dün oyuncularıma da söyledim. Sadece dua ediyoruz. Onlara enerjimizi göndermeye çalışıyoruz. Ama dışarıdan maç izlemek hakikaten kolay değil. Ama futbol bu. Hepimiz geliyoruz; biz kendi sıramızda elimizden geleni yapmaya çalıştık. Şimdi sıra onlarda. Bizi gururlandırmaya devam etsinler, tek istediğimiz o. İnşallah da devam edecekler" diye konuştu. "Gruptan çıkabileceklerine inanıyorum" Milli takımın gruptaki şansını değerlendiren genç teknik adam, "O turnuvalara gitmek çok önemli. Gittiğimiz turnuvalarda bir derece yakalamaktan ziyade o turnuvalarda olmayı isterim, hep bunu dedim. İstikrar her şeyden önemli. Siz turnuvalarda oldukça mutlaka başarı hikayesi yazılacaktır. Ama 24 sene sonra bir Dünya Kupası'na gidiyoruz. Bunu tekrar yaşamamamız gerekiyor. Hep orada olmamız gerekiyor. Bu yüzden Montella'nın hem Avrupa şampiyonasında hem de Dünya Kupası'nda orada olması takdir edilesi, çok büyük bir başarı. Göz ardı edilmemesi lazım. Bu tür büyük turnuvalarda, dünyanın en büyük organizasyonlarında olmak başlı başına başarı. Ki ben bu takımın tecrübeli olduğuna da inanıyorum. Çünkü bir Avrupa şampiyonası oynadılar her beraber. Aradan 4 yıl geçti ve şimdi Dünya Kupası'ndalar. Çok büyük takımlarda forma giyiyorlar. Büyük arenalarda mücadele ediyorlar; Şampiyonlar Ligi'nde, UEFA kupalarında. Dolayısıyla da grupta favoriyiz diyemem ama favorilerden biriyiz diyebilirim. En az diğer takımlar kadar hatta daha fazla şansımız var. Ben gruptan çıkabileceklerine inanıyorum" ifadelerini kullandı. "Montella istikrarı başarıyı getirdi" Selçuk İnan, A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella ile sağlanan istikrarın başarıda önemli etken olduğunun altını çizerek, "Tabii ki bu istikrarın başarıyı getirdiğini diyebiliriz. Çünkü bu, gerçekten azımsanacak bir şey değil. Takım, Avrupa şampiyonasına gitmeyi başardı, orada boy gösterdi. Gruplardan çıkabildi. Uluslar Ligi'nde A Ligi'ne yükseldi. Devamında bugün Dünya Kupası'ndayız. Bu üçleme çok kolay başarılabilecek bir üçleme değil. O yüzden hem teknik ekibi hem de oyuncuları tekrar tekrar tebrik edelim" şeklinde konuştu. "Sosyal medya günümüzde profesyonelliğin parçası" Milli takımdaki oyunculara yönelik eleştirilerle ilgili olarak Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, "Bu, oyunun bir parçası. Hepimiz yaşadık; en başarılı olduğumuz dönemde de eleştirildik, tepkiler gördük. Bizim yaptığımız işin en önemli parçası bence bu. Bizim zamanımızda bu kadar sosyal medya yoktu. Her şeyin içinde değildi. Son zamanlarımızda bunu daha fazla yaşadık. Ama artık oyuncular çok zekiler. Özellikle Z kuşağı dediğimiz kuşak her şeyin farkında. Mental olarak kendilerini hazırlamaları gerekiyor. Günümüzde profesyonelliğin parçası oldu. Dolayısıyla da onlar bunun üstesinden çok rahat gelebilirler ki geldiklerini de gördük. Onunla ilgili sıkıntı yaşayacaklarını düşünmüyorum ama ülkemizde bu tür eleştiriler hep oluyor. Olmaya devam edecektir. Biz de yaşadık. Bundan sonrakiler de yaşayacak" açıklamasını yaptı. "Ne mutlu bana ülkeme o gün bu sevinci yaşattım" 41 yaşındaki teknik adam, İzlanda'ya attığı golle milli takımı EURO 2016'ya taşıdığı gün yaşadığı duyguları yeniden hatırlayarak, şu an milli takımdaki futbolcuların ne hissettiğini çok iyi anladığını da belirtti. İnan, "O an insan öyle bir duygu patlaması yaşıyor ki.. Bu golü defalarca anlattım. Her anlattığımda da sanki o an yeniden yaşanıyormuş gibi oluyor. Ki o zaman ülkemiz çok zor zamanlardan geçiyordu, sıkıntılı dönemlerdeydik. Böyle bir zamanda, böyle bir golle Avrupa şampiyonasına gitmek ülkemiz için çok önemliydi. İnsanların mutlu olması, rahatlaması gerekiyordu. Futbolu çok seven bir ülke olarak Avrupa şampiyonasında olmak, Dünya Kupası'nda bulunmak ve ona vesile olmak ayrıca gurur verici olaydı. Frikik olduğunda inanmıştım. ‘Bu benim son şansım ve o fırsat geldi' diye topun başına gitmiştim. Sonrasında da kiminle konuşsam ‘Sen topun başına geçtiğinde biz gol olacağını biliyorduk' demişti. Çok güzel bir andı. Hayatımın en önemli anlarından biriydi, ne mutlu ki bana ay-yıldızlı forma altında, milli takım formasıyla ülkeme bu sevinci yaşattım. Dün de Kerem Aktürkoğlu aynısını yaşattı. İnsan çok gururlanıyor. Ben onlar adına çok mutluyum. En nihayetinde bu bir takım oyunu. O gün gol atmak bize nasip olmuştu ama çok insan emek vermiş, çok insan mücadele etmişti. Şimdi de olduğu gibi. Güzel bir andı. Şimdi de onları tebrik edelim ve başarılar dileyelim" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'ye diz çöktüremeyecekler Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'ye diz çöktüremeyecekler

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'na katıldı. Burada konuşan Erdoğan, Ramazan ayında Türkiye’nin 81 vilayetinin dört bir yanında rahmet ve bereket mevsiminin manevi atmosferini Türk milletiyle beraber yaşadıklarını belirterek, Ramazan ayı boyunca bakanlar başta olmak üzere genel başkan yardımcıları, MKYK üyeleri, milletvekilleri ve tüm teşkilatlarla beraber tam kadro sahada olduklarını ifade etti. "Partimizin çınarları ve yaşayan hafızaları olarak gördüğümüz herkesin başımızın üstünde yeri vardır" AK Parti’nin, Akif İnan'ın ‘Bütün giysileri yırtsak yeridir, yeter bize vefa elbiseleri’ sözünün vücut bulmuş hali olduğunu söyleyen Erdoğan, "Kökü mazide gözü atide olan bu hareket evvel emirde bir vefa hareketidir. Çeyrek asırlık yolculuğumuzda biz daima bunu yaptık. Gençlerimizin heyecanı ve dinamizmiyle ak saçlılarımızın tecrübesi ve ferasetini harmanladık. Ağırbaşlılık, vakar ve olgunluk ile özgüveni, coşkuyu ve kabına sığmamayı aynı potada erittik. Kadrolarımızı sürekli yenilerken emektarlarımızla irtibatımızı her zaman güçlü bir şekilde muhafaza ettik. Bizi biz yapan, bizi güçlü ve özgün kılan en önemli vasıflarımızdan biri işte budur. Bu davaya omuz vermiş bu harekete katkı sunmuş partimizin çınarları ve yaşayan hafızaları olarak gördüğümüz her bir yol arkadaşımızın başımızın üstünde yeri vardır" dedi. Şehit aileleri, gaziler, yaşlı ve engelli vatandaşlar ile Sosyal Politikalar Başkanlığı aracılığıyla iftar ve sahurlarda bir araya geldiklerini aktaran Başkan Erdoğan, Kadın ve Gençlik Kolları aracılığıyla üniversitelerde gerçekleştirilen iftarlarla yaklaşık 500 bin genç ile Ramazan sevincini yaşadıklarını kaydetti. "Belediyelerimiz 10 milyon insanımızın kalbine dokundu" ‘İftara Beş Kala’ geleneğiyle 1 milyon 170 bin kumanyayı iftara yetişemeyenlere ulaştırdıklarını belirten Erdoğan, "Sivil toplum kuruluşlarımızla bir araya gelerek istişare ettik. 86 milyonun birlik ve beraberliğini güçlendirirken, AK Parti olarak imar ve ihya sürecindeki komşumuz Suriye'yi de elbette unutmadık. Belediyelerimizin ve teşkilatlarımızın kurduğu iftar sofralarında 250 bin Suriyeli kardeşimizin oruçlarını açmasına vesile olduk. Belediyelerimiz; yardım kolileri, alışveriş kartları, iftar programları, maddi destekler ve diğer çalışmalarıyla 10 milyon insanımızın kalbine dokundu. Sadece ‘Gönül Sofraları’ programıyla bir milyonu aşkın haneye gittik. Ramazan-ı Şerif'te Avrupa başta olmak üzere gurbeti sılaya çevirmiş vatandaşlarımızı da ihmal etmedik. Düzenlediğimiz çeşitli programlarla onların da bu mübarek ayın manevi ikliminden istifade etmesini sağladık" diye konuştu. "Bölgemiz son asrın en sancılı, en meşakkatli günlerini yaşıyor" İsrail’in kışkırtmaları sonucu 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlatılan savaşın bölgeyi kan ve barut kokusuna boğmaya devam ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hiçbir günahı olmayan, hiçbir şeyden haberi olmayan çocuklar okullarında ders dinlerken füzelerin ve bombaların hedefi oluyor. Bölgemiz son asrın en sancılı, en meşakkatli günlerini yaşıyor. Gözünü nefret ve kin bürümüş soykırım şebekesi güya dini argümanların arkasına sığınarak coğrafyamızı büyük bir felakete doğru sürüklüyor. Nerede olursa olsun acımasızca öldürülenler bizim kardeşlerimizdir. Son nefeslerini okul sıralarında veren çocuklar bizim yavrularımızdır. Evlat acısıyla yürekleri Kerbela’ya dönen kadınlar bizim annelerimizdir" açıklamasında bulundu. "Biz ne kardeşlerimiz ve komşularımız arasında ayrım yaparız ne de kardeşlerimizin acılarına seyirci kalırız" "Bombaların enkaza çevirdiği şehirler aynı şekilde bizim şehirlerimizdir. Tahrip edilen, yıkılan, talan ve tarumar edilen yerler bizim bölgemizdir" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "İsfahan’da, Tebriz'de, Tahran'da dökülen gözyaşlarının Erbil'de, Amman'da, Bağdat'ta, Beyrut'ta, Sana'da, Doha'da, Riyad'da ve bölgemizin diğer kardeş şehirlerinde dökülenlerden Allah aşkına ne farkı var? Katliam şebekesinin gözünde adımızın Ali, Ömer, Ayşe, Zeynep, Hasan, Hüseyin olmasının ne farkı var? İster İran'da ister körfezde olsun atılan her füzeyle zarar gören, vurulan, kanayan biz değil miyiz? Bu anlamsız savaş sebebi ile kan kaybeden bölgemizin ekonomisi değil mi? Füzeler, bombalar ve dronlar tarafından tahrip edilen milyarlarca dolarlık altyapı tesisleri bölgedeki kardeşlerimizin kaynakları değil mi? 27 gündür hiçbir ilke değer, norm gözetmeyen saldırganların nazarında Şii veya Sünni olmamızın Türk, Kürt, Arap ya da Farisi olmamızın Allah aşkına bir farkı var mı? Mezheplerimiz, kökenlerimiz farklı olsa da coğrafyamızın dört bir yanında akan kanlar bizim değil mi? Biz ne kardeşlerimiz ve komşularımız arasında ayrım yaparız ne de kardeşlerimizin acılarına seyirci kalırız." "Bölgemizde kan gövdeyi götürürken bin yıl önceki tartışmaları yeniden açmayı doğru bulmuyoruz" Türkiye’nin ve Türk milletinin iyi günde dost ve kardeş bildiği halkları kötü günde yalnız bırakmayacağına dikkati çeken Erdoğan, "Hele hele bölgemizde kan gövdeyi götürürken bin yıl önceki tartışmaları tekrar gündeme taşımayı, eski defterleri yeniden açmayı, vahdete değil fitneye hizmet edecek gündemlerin peşine takılmayı asla ve asla doğru bulmadığımızı tekraren vurgulamak mecburiyetindeyiz. Sosyal medya platformları üzerinden yürütülen psikolojik harekatlara karşı son derece dikkatliyiz. Kardeş halklar arasında kırgınlıkları derinleştirecek, husumeti büyütecek, Siyonizm’in bölgemizi hedef alan böl, parçala, yönet planlarına lojistik destek verecek her türlü eylemi ve tartışmayı reddediyoruz. Dünyanın en stratejik bölgesinde Türkler, Araplar, Kürtler, Farslar olarak asırlardır bir arada yaşıyoruz. Aynı coğrafyayı paylaşıyoruz. Ortak coğrafyamızda yüzlerce yıldır acımız, derdimiz, hüznümüz bir oldu. Sevincimiz, heyecanımız, coşkumuz bir oldu. Mazimiz gibi inşallah istikbalimiz de bir olacak, beraber olacak. İçinde bulunduğumuz toz bulutu dağıldıktan sonra komşular ve kardeşler olarak biz yine birbirimizin yüzüne bakacağız. Bomba ve füzelerin ölüm saçan uğultusu inşallah kesildikten sonra biz bu coğrafyada yine birlikte yaşayacağız. Bu gerçeği kimsenin unutmaması gerektiğine inanıyorum" ifadelerine yer verdi. "Müslümanların Mescid-i Aksa'da ibadet etme hakkı gasp edilemez, engellenemez, yasaklanamaz" Başkan Erdoğan, savaş’ın İsrail’in savaşı olmasına rağmen ortaya çıkan ağır faturanın bedelini önce Müslümanların ardından tüm insanlığın ödediğini belirterek, "Netenyahu hükümeti sadece komşumuz İran'ı hedef almıyor. Lübnan'ı işgal planlarını da adım adım hayata geçiriyor. İşgal güçlerinin saldırılarında iki Mart'tan bu yana 1100 Lübnanlı hayatını kaybetmiş, 1 milyon 165 bin kardeşimiz yerinden, yurdundan edinmiştir. İsrail, Suriye'yi de rahat bırakmıyor. Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini ihlal eden mütecaviz eylemlerine ısrarla devam ediyor. Siyonist katliam şebekesi ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'yı 27 gündür kapalı tutuyor. İsrail'in kapısına kilit vurduğu Mescid-i Aksa'da 1967’den bu yana ilk kez bayram namazı eda edilmedi. Bu kural tanımazlık, bu haydutluk her şeyden önce iki milyar Müslüman'ın inancına yapılmış küstah bir saldırıdır. Hangi bahaneyle olursa olsun Müslümanların Mescid-i Aksa'da ibadet etme hakkı gasp edilemez, engellenemez, yasaklanamaz" şeklinde konuştu. "Kudüs'ü Şerif-i ve Mescid-i Aksa'yı savunmak insanlığı savunmaktır" Mescid-i Aksa’ysa sahip çıkmanın insanlığın gereği olduğunu aktaran Erdoğan, "Bu gerçeği Kudüs şairi rahmetli Nuri Pakdil; ‘Vicdan aklını koruyabilen her insanın sadece Filistin'de değil bütün İslam coğrafyasında işlenen cürümlere karşı hiçbir şey yapamıyorsa en azından bir tavır alması, bunları içinden yargılayarak mahkum etmesi çağdaş insan olmanın gereğidir’ diye anlatıyor. Şimdi tutsak El-Aksa bütün Müslümanların inançlarını yıkmayı amaçlayan bir inanç cinayetinin suçsuz kurbanı olarak Müslümanların kalplerinde sayfaları yırtılmış kitap gibi duruyor. Tutsak Kudüs'e borcumuz Kudüs'ü savunmaktır, özgürlüğüne kavuşturmaktır. Kudüs'ü savunmak, gerçek bağımsızlığı savunmaktır. Ben de bugün diyorum ki Kudüs'ü Şerif-i ve Mescid-i Aksa'yı savunmak insanlığı savunmaktır. Güncel gelişmelerden bağımsız olarak İslam dünyasının Mescid-i Aksa'yı hedef alan devlet terörüne itiraz etmesi sesini yükseltmesi olabilecek en güçlü tepkiyi vermesi asli vazifemizdir. Türkiye bu noktada üzerine düşenleri yapmayı sürdürecektir. Kudüs’e sahip çıkmaya inşallah devam edeceğiz" diye konuştu. "Barışçıl dış politikamızdan geri adım atmayacağız" Türkiye’nin bölgenin her karışında barışın, adaletin ve istikrarın tesisinden yana olduğunu dile getiren Erdoğan, "Evrensel insani değerlerin, farklı kültürlerin, farklı kökenlerin, farklı inanç mensuplarının bir arada yaşama iradesinin en güçlü savunucusuyuz. Fakat her hukuksuzluğun, her türlü haydutluğun ve zorbalığın da kimden gelirse gelsin sonuna kadar karşısındayız. Şunu herkes bilsin ki devlet olarak etrafımızı saran nefret söylemlerine savaş çığırtkanlıklarına ve çatışma iklimine asla teslim olmayacağız. Tarihin ve vicdanın doğru tarafında durmanın haklı özgüveniyle hareket edecek aklıselimimizi ve soğukkanlılığımızı asla kaybetmeyeceğiz. Herkes için barış, herkes için istikrar, herkes için huzur eksenine oturttuğumuz barışçıl dış politikamızdan geri adım atmayacağız" dedi. "Ana muhalefet partisinin karikatür Genel Başkanı dışında milletimiz Türkiye’nin ne yapmaya çalıştığının gayet farkındadır" "Ana muhalefet partisinin karikatür Genel Başkanı dışında aziz milletimiz ve bölgedeki tüm kardeşlerimiz Türkiye'nin ne yapmaya çalıştığının, neyin mücadelesini verdiğinin gayet farkındadır" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye doğru yoldadır, doğru yerdedir. Doğru bir politika izlemektedir. Hem kardeş İran halkı hem kardeş körfez ülkeleri hem de tüm dünya bunun bilincindedir. Her zeminde de Türkiye'nin tavrından övgüyle bahsediyorlar. Partimize ve ittifakımıza oy versin veya vermesin; milletimiz de bu fırtınalı dönemde Türkiye'nin kaptan köşkünde bizim olmamızdan dolayı Allah'a hamd ediyor, ‘iyi ki Türkiye'yi AK Parti yönetiyor’ diyorlar. Milletimizin bu güvenini inşallah boşa çıkarmayacağız. Türkiye Partisi olmayı bir türlü beceremeyen CHP'nin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeyeceğiz. CHP aktörlerce körüklenen savaş çığırtkanlıklarına kulak asmayacağız. Gelinen noktada ana muhalefetin başındaki zatın aklı ile dili arasındaki bağ kopmuş, söylemlerinde tutarlılık kalmamış siyasi itibarı tamamen sıfırlanmıştır. Vesayet altında olduğu kamuoyunca bilinen bir şahsın Türkiye'nin dik ve dirayetli duruşuna dil uzatması ise kara mizah örneğidir. Ufku ve vizyonu dar olanların bizi anlamasını zaten beklemiyoruz. Dikkat ederseniz CHP Genel Başkanı'nı artık kendi seçmeni bile kale almıyor. Türk dış politikasına getirdiği eleştirilere en başta CHP'li vatandaşlarımız gülüp geçiyor. Ona buna sataşarak siyasette itibar devşirmeye çalışan bu zavallıyı biz bir kez daha kendi hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz." "Önceliğimiz savaşın olumsuz ekonomik etkilerinden halkımızı korumaktır" Önceliklerinin savaşın olumsuz ekonomik etkilerinden Türk halkını korumak olduğunu bildiren Erdoğan, "Belirsizliğin ve tedirginliğin küresel düzeyde tırmandığı mevcut şartlarda piyasalarda dalgalanmaların yaşanmasını doğal karşılıyoruz. Dönemsel sıkıntılarımız olabilir. Geçici olarak bazı zorluklarla karşılaşabiliriz. Dönemsel ya da küresel şoklar sebebiyle ortaya çıkan durumlar Allah'ın izniyle bizi hedeflerimizden alıkoymayacaktır. Hedeflerimize bağlıyız. İnşallah eninde sonunda menzile vasıl olacağız. Türkiye ekonomisi hamdolsun bu güce, bu kapasiteye ve dayanıklılığa fazlasıyla sahiptir. 23 yıl boyunca karşılaştığı onca engele, bölgesinde yıllardır eksik olmayan krizlere ve çatışmalara, içeride FETÖ'den belediyeleri haraca ve rüşvete bağlayan suç örgütlerine kadar nice kifayetsiz muhteristen yediği darbelere rağmen yıkılmayan, sendelemeyen tam tersine kaya gibi sağlam duran bir Türkiye gerçeği var. Kimse bu Türkiye'ye diz çöktüremeyecek. Göreceksiniz, inşallah kazanan Türkiye olacak. Kazanan 86 milyon mensubuyla Türk milleti olacak. Kazanan kardeşlik, barış, adalet, barışı savunanlar olacak. Kazanan AK Parti ve Cumhur İttifakı gibi zor zamanda yine tarihin doğru tarafında akıl, izan ve vicdanın safında yer alanlar olacak. Hem ülkemiz içinde hem de bölgemizde dengeli, mutedil ve makul siyaset çizgisinden ayrılmayacağız" açıklamasında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.