Hava Durumu

#Iletişim

Yeni Dönem Gazetesi - Iletişim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iletişim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Avukatın dikkati sayesinde kurtuldu Haber

Avukatın dikkati sayesinde kurtuldu

Edinilen bilgiye göre, dolandırıcılar WhatsApp üzerinden yapay zekâ üzerinden hazırladıkları sahte mahkeme dosyasıyla vatandaşı dolandırmaya çalıştı. Dolandırıcılar, vatandaşa vergi usul kanununa aykırı işlem yaptığını söyleyerek, 30 bin TL'lik ödemeyi gerçekleştirmesi halinde davayı kapatabileceklerin aksi halde ise hapis cezasıyla karşılaşabileceği bilgisini iletti. Durumdan şüphelenen vatandaş, ilgili sahte mahkeme evrakını avukatına gönderdi. Müvekkili tarafından kendisine gönderilen belgeyi inceleyen Avukat Ali Haydar Dereli sahte evrak üzerinde yaptığı incelemede müvekkilinin dolandırıcıların ağına düştüğünü fark etti. Yapay zekâyla hazırlanan evrak üzerinde teknik açıdan birçok hata bulunduğunu tespit eden Ali Haydar Dereli mesleki hayatında ilk defa böyle bir dolandırıcılık yöntemiyle karşılaştığını ifade ederek vatandaşlara uyarılarda bulundu. Hiçbir mahkemenin sosyal ağlar veya SMS yoluyla karar tebliğ etmediğini vurgulayan Dereli, vatandaşlara bu tür durumlarla karşılaşmaları halinde mutlaka hukukçulara başvurmaları gerektiğini söyledi. Dereli ayrıca vatandaşın kendisi hakkında hangi davaların olduğunu, Vatandaş UYAP üzerinden sorgulaması gerektiğini dile getirdi. "Belgenin yapay zekâyla hazırlandığı oldukça belliydi" Belge üzerindeki hataların sadece bir hukukçu gözüyle fark edilebileceğini ve vatandaşların bu tuzağa kolayca düşebileceğini ifade eden Ali Haydar Dereli, "Müvekkilimiz Bayburt'tan bizi aradı. Kendisine WhatsApp'tan bir mahkeme kararının iletildiğini ve kararda bugün ödeme yapmazsa ceza ödeyeceğini, hatta hapis cezası çıkacağını belirten ifadeler olduğunu söyledi. Tabii biz, hemen bugün ödeme yapılmasını gerektiren bir durumdan bahsedilince bunun bir dolandırıcılık olayı olabileceğini düşündük. Yine de emin olmak için kararın bize gönderilmesini istedik. Müvekkilimiz kararı WhatsApp'tan gönderdiğinde açıkçası ilk başta gülümsedik. Çünkü kararın başında Adalet Bakanlığı'nın logosu yer alıyordu. Oysa hiçbir mahkeme kararında Adalet Bakanlığı logosu bulunmaz. Zira mahkemeler bağımsızdır. Karara baktığımızda üstte hâkim, altta ise icra müdürünün imzasını gördük. Bu da tamamen hukuka aykırıdır. Çünkü bir mahkeme kararında yalnızca hâkimin imzası bulunur. Kararın içeriğini incelediğimizde üst tarafta ceza hükümleri, alt tarafta ise hukuk hükümleri olduğunu gördük. Ayrıca dava açılış tarihi ile karar tarihinin aynı gün olduğu, esas ve karar numaralarının birbiriyle uyuşmadığı gibi birçok hukuka aykırılık tespit ettik. Bunun üzerine müvekkilimize sakin olmasını ve bunun sahte, dolandırıcılık amaçlı bir belge olduğunu ifade ettik. Müvekkilimiz de rahatladı. Daha sonra başka vatandaşların mağdur olmaması adına bu kararı sosyal medyada paylaştık. Belgenin yapay zekâ ile hazırlandığı oldukça belliydi. Çünkü yapay zekâ kaynaklı birçok hata ve eksiklik bu belgede de mevcuttu. Nitekim esas ve karar numaralarının, tarihlerle uyuşmaması; hukuk ve ceza hükümlerinin karışık şekilde yer alması; hukuk mahkemesi kararı gibi görünmesine rağmen hapis cezası içermesi gibi çok sayıda hata bulunuyordu" dedi. "Evrakta sadece hakim ve icra müdürüne ait bilgiler doğruydu" İlerleyen süreçte dolandırıcıların bu yöntemi daha profesyonel hale getirebileceği uyarısında bulunan Ali Haydar Dereli, "Ancak dikkat çekici olan bir husus vardı, kararda yer alan hâkim ve icra müdürüne ait isim ve sicil numaraları doğruydu. Muhtemelen vatandaşın araştırıp gerçek zannetmesi için bu bilgileri doğru yazmışlardı. Bunun dışındaki tüm içerik ise yanlıştı. Vatandaşın panik anında bu detayları fark etmesi ise oldukça zordur. Vatandaşlarımıza tavsiyemiz şudur. Öncelikle hiçbir mahkeme SMS ya da WhatsApp yoluyla karar göndermez. Mahkemelerin belirli bir tebligat usulü vardır. Yine hiçbir mahkeme ‘bugün son gün, hemen ödeme yap' şeklinde bir bildirimde bulunmaz. Çünkü mahkeme kararlarının itiraz süreleri vardır ve kesinleşmiş kararların dahi tebliğ edilmesi gerekir. Ayrıca hiçbir mahkeme, hesap numarası göndererek doğrudan ödeme talep etmez. Vatandaşlarımız böyle bir durumla karşılaştığında, karşı tarafa kesinlikle cevap vermeden bir hukukçuya danışmalıdır. Çünkü karşı tarafla iletişim kurulduğu anda dolandırıcılık süreci başlayabilir. Bu işi profesyonel şekilde yapan kişiler, kurdukları iletişim üzerinden insanları kolaylıkla mağdur edebilmektedir. Ne yazık ki dolandırıcılık olayları Türkiye'de ciddi şekilde artmıştır. Artık sahte mahkeme kararları bile kullanılmaktadır. Bugün karşılaşılan bu yöntem, ilerleyen süreçte daha profesyonel hâle gelebilir. Vatandaşlarımızın dikkatli olması, mutlaka uzman görüşü alması ve SMS, telefon ya da WhatsApp üzerinden gelen bu tür mesajlara kesinlikle cevap vermemesi gerekmektedir. Yapay zekâ da bu tür dolandırıcılık girişimlerinde kullanılmaktadır. Bu durumu ilk kez bu şekilde gördük. Şu anki örnek acemice hazırlanmış olabilir; ancak ilerleyen süreçte daha gerçekçi örneklerle karşılaşılması mümkündür. Ayrıca yapay zekâ ile dava dilekçesi hazırlayanlar da bulunmaktadır. Bunu da tavsiye etmiyoruz. Çünkü yapay zekâ hatalar yapabilir. Nitekim bu belgede de çok bariz hatalar mevcuttur. Mesleki tecrübemiz sayesinde bir dilekçenin yapay zekâ ile mi yoksa gerçek bir hukukçu tarafından mı hazırlandığını anlayabiliyoruz. Vatandaşlarımız yapay zekâ tarafından oluşturulan her bilgiye sorgulamadan inanmamalıdır. Çünkü yapay zekâ bir programdır ve hata yapma ihtimali her zaman vardır" diye konuştu.

Erdoğan butona bastı: Türkiye 5G teknolojisine geçti Haber

Erdoğan butona bastı: Türkiye 5G teknolojisine geçti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen "5G ile İletişimde Güçlü Türkiye Programı"na katıldı. Törende Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tablet ekranından butona basmasıyla Türkiye'de 5G teknolojisine geçildi. Törende konuşan Erdoğan, "Ülkemizin önünde iletişimin yanı sıra ulaştırmadan sağlığa, tarımdan üretime, ekonomiden eğitime geniş bir alanda yepyeni bir sayfa açacak 5G teknolojisinin bir kez daha hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "Yakın çevremizde meydana gelen savaş ve çatışmalar, siber güvenliğin önemini hepimize bir kez daha göstermiştir" Siber dünyanın öneminin artık dünyada da daha iyi anlaşıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Günümüz dünyasında egemenlik coğrafya temelli fiziki ve sadece belirli bir toprak parçası ile sınırlı olmaktan çıkmıştır. Küresel güç rekabetinin sertleştiği bu dönemde, teknoloji ve dijitalleşme alanında meydana gelen baş döndürücü gelişmeler klasik anlamdaki egemenlik mefhumunu aşındırmıştır. Artık güçlü olmak, caydırıcı olmak, dünyada söz, etki ve itibar sahibi olmak istiyorsanız, bir defa siber uzay çalışmalarınızı hızlandırmak, siber güvenlik tedbirlerinizi almak, siber teknolojinizi geliştirmek zorundasınız. Verilerin toplanması, işlenmesi, analiz edilmesi, katma değere dönüştürülmesi ve en önemlisi veri güvenliğinin temin edilmesi bu süreçte kritik bir rol oynamaktadır. Özellikle son dönemde Lübnan, Gazze ve İran başta olmak üzere yakın çevremizde meydana gelen savaş ve çatışmalar, siber güvenliğin önemini hepimize bir kez daha göstermiştir" ifadelerine yer verdi. "Siber vatanınızı ve bunun ayrılmaz parçası olan verilerinizi koruyamıyorsanız, egemenliğinizde çok ciddi zafiyet var demektir" 5G'nin milli mesele olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Şurası tartışılmayacak kadar ortadadır: İçinde bulunduğumuz veri çağında siyasi istikrar, ekonomik bağımsızlık, askeri caydırıcılık ve dijital egemenlik birbirinden ayrı değildir, tam tersine bunlar birbirinin tamamlayıcı, eskilerin ifadesiyle mütemmim cüzüdür. Sınırlarınızı kontrol ettiğiniz ölçüde hava sahanızı kontrol edemiyorsanız, hava sahanızı koruduğunuz ölçüde siber vatanınızı ve bunun ayrılmaz parçası olan verilerinizi koruyamıyorsanız, egemenliğinizde çok ciddi zafiyet var demektir. Dijital çağda jeopolitik üstünlüğün belirleyici aktörü sadece toprağı kontrol edenle değil, bununla birlikte veriyi yönetenler de olacaktır. Bu bakımdan 5G'nin veri merkezleri, bulut altyapıları, yapay zeka ve siber güvenlik kapasitesiyle birlikte düşünüldüğünde dijital egemenlik ve milli güvenlik meselesi olduğu son derece açıktır" diye konuştu. "Güçlü bir siber güvenlik mimarisi oluşturmak için ne gerekiyorsa yaptık" Son 23 yılda dijital alanda da gelişmeye devam ettiklerini belirten ve bu alanda yapılan bazı hizmetleri sıralayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dijital dönüşümde attığımız stratejik adımlarla ülkemizi bu alanda parmakla gösterilen seviyelere çıkardık. Bu süreçte bir yandan dijital hız ve kapasitemizi artırırken, diğer yandan güçlü bir siber güvenlik mimarisi oluşturmak için ne gerekiyorsa yaptık. 2002'de 81 bin kilometre olan fiber hat uzunluğumuzu 2025 yılının 3. çeyreği itibariyle 657 bin kilometreye ulaştırdık. Aynı dönemde geniş bant internet abone sayımızı 3 binden 98 milyona, mobil telefon abone sayımızı ise 23 milyondan alıp neredeyse 100 milyona çıkardık. 55 milyona aşkın vatandaşımız bugün güvenli internet hizmetlerini kullanıyor. Hali hazırda Türkiye'de mobil ve sabit hatlardan 82 milyar dakika konuşma trafiği gerçekleşiyor. Aylık ortalama 494 dakika mobil kullanım süresiyle Avrupa'da birinci sıradayız. Geçtiğimiz sene kurduğumuz Siber Güvenlik Başkanlığımız, haberleşme sistemlerimizin güvenliğini sağlamak, kritik altyapılarımızı korumak ve siber tehditlere karşı etkin bir savunma mekanizması oluşturmak üzere çalışmalarını sürdürüyor. Aynı şekilde emniyet birimlerimiz, istihbarat teşkilatımız ve ilgili tüm kurumlarımız da her senaryoya hazırlıklı bir şekilde kendi önlem, aksiyon ve karşı koyma planlarını başarıyla planlayıp hayata geçiriyor" açıklamasında bulundu. "Önümüze konulan bentleri yıkarak her alanda gümbür gümbür geliyor, destanlaşıyor, yeni ve güçlü Türkiye'yi adım adım inşa ediyoruz" Siber güvenliğe sadece tehditler karşısında gösterilen bir tepki değil, ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası olarak baktıklarını söyleyen Erdoğan şöyle devam etti: "Yabancı menşeli anlık mesajlaşma ve arama uygulamalarının özellikle Gazze soykırımından beri çeşitli tartışmalara konu olduğu görülüyor, biz de bu tartışmaları çok yakından takip ediyoruz. Devlet kurumlarına ait veriler güvenliğini özellikle güçlendirme noktasında ilave tedbirleri önümüzdeki dönemde peyderpey devreye alacağız. Kıymetli dostlar; bakınız geçmişte teknolojik gelişmeleri yalnızca takip eden, çağa ayak uydurma kaygısından öteye geçemeyen bir Türkiye vardı. Yeni teknolojileri tribünden izleyen, başkalarına imrenen, öz kaynaklarını değerlendiremeyen bir Türkiye vardı. Başörtüsü, saç, sakal, kılık kıyafet gibi meselelerle uğraşmaktan dünyada olup bitenleri takip edemeyen bir Türkiye vardı. Yıllarca Türkiye'nin özellikle belli alanlarda geri kalmışlığını, bu milletin inanç değerlerine, kültür kodlarına, insanımızın giydiği kıyafete bağladılar. Yaklaşık 6 asır boyunca cihana nizam vermiş bir ecdadın torunları olarak, bu kötü gidişe, bu atalete, bu ideolojik bağnazlığa biz itiraz ettik. Biz yapamayız, biz beceremeyiz diyen özgüven yoksunlarına kulak asmadan, bu milletin evlatlarına, bu ülkenin parlak beyinlerine inanarak teknolojide tam bir seferberlik ilan ettik, çalışmalarımızın meyvelerini de hamdolsun kısa sürede toplamayı bildik. Bugün geldiğimiz noktada hem kendi teknolojimizi üretiyoruz, hem yeniliklere öncülük ediyor, hem de sahip olduğumuz teknolojiyi dünyanın birçok ülkesine ihraç ediyoruz. İlk yerli ve milli haberleşme uydumuz Türksat-6A'yı ayı 2024'te uzaya fırlattık, 2025'te resmen hizmete aldık ve böylece dünyada kendi uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olmayı başardık. Savunma sanayi başta olmak üzere teknolojik imkan ve kabiliyetlerin belirleyici olduğu tüm sektörlerde çağa ufuk çiziyor, yön tayin ediyoruz. Ar-ge'den seri üretime, kendi ürün ve yazılımlarımızla, kendi tesis ve mühendislerimizle yeni dünyanın semalarında kutup yıldızı gibi parlıyoruz. Avrupa ve Amerika dahil pek çok yerde gençler daha kendi ülkelerinin haritadaki yerini gösteremezken, ayak sesleri yalnızca Türkiye'yi değil, kıtaları inleten TEKNOFEST gençliği yeni projelerle, yeni tekliflerle dünyaya rol model oluyor. Velhasıl önümüze konulan bentleri yıkarak her alanda gümbür gümbür geliyor, destanlaşıyor, yeni ve güçlü Türkiye'yi adım adım inşa ediyoruz." "İşletmecilerimiz yıllara göre artacak şekilde ilk etapta yüzde 60 oranın Yerli Malı Belgeli ürün, yüzde 30 oranında milli haberleşme ürününü kullanacak" Başlangıçta 81 il merkezinde devreye alınacak olan 5G'yi 2 sene içinde Türkiye'nin her karışında hizmete sunacaklarını belirten Erdoğan, "Şebeke altyapımızda mümkün olan en yüksek seviyede yerli ve milli ürün kullanımını hedefliyoruz. İşletmecilerimiz yıllara göre artacak şekilde ilk etapta yüzde 60 oranın Yerli Malı Belgeli ürün, yüzde 30 oranında milli haberleşme ürününü kullanacak. Devamında bu rakamlar peyderpey arttırılabilecek" dedi. 5G'ye geçilmesinin ardından gerçekleşecek kazanımlardan bazılarını sıralayan Erdoğan şu ifadeleri kullandı: "Beşinci nesil mobil haberleşme altyapısı, yüksek hız, düşük gecikme süresi ve geniş bağlantı kapasitesi olmak üzere 3 ana özelliğiyle öne çıkıyor. 5G sanayide 2 gigabit veri aktarımıyla bir önceki nesle oranla 10 kata kadar daha yüksek veri hızına ulaşıyor, yani iletişim hızımız tam 10 kat artıyor. 4,5 veya 4-5G'de ortalama 30-40 milisaniye olan gecikme süresi 5G ile 1 milisaniyeye kadar düşüyor. Son olarak daha önce binlerle ifade edilen eşzamanlı bağlantı kapasitesi 5G ile milyonlarca cihaza erişiyor. Nesnelerin internetini çok daha verimli ve süratli hale getirecek bu sistemle kilometrekare başına milyonlarca cihaz aynı anda kesintisiz ve güvenli biçimde birbiriyle irtibat kurabilecek. 5G'yi diğerlerinden ayıran bir diğer önemli ayrıntı da, bulut tabanlı ve yazılım odaklı çekirdek mimarisidir. Bu özellikle şebekeyi daha esnek, daha akıllı ve ihtiyaca göre şekillenebilen bir yapıya kavuşturuyor. 5G ile birlikte iletişimin sadece hızlanmakla kalmadığı, aynı zamanda bütünüyle şekil değiştirdiği bir dönemin kapılarını aralıyoruz. Vatandaşlarımız internet kullanımında saniyede 1 megabit ve üzeri hızlarla tanışacak. Sabit internetin ulaşamadığı yerlerde sabit kablosuz erişim sayesinde fiber hızına yakın bir deneyim sunulacak. Aynı fiziksel altyapı üzerinde farklı sektörlere ait sanal ağlar kurulabilecek. Böylelikle sağlık, üretim, lojistik ve güvenlik gibi birbirinden farklı alanlarda ihtiyaca özel hizmetler verilebilecek. Kurumlar, kendi yerleşkeleri veya tesisleri içinde kendilerine özel, güvenli ve düşük gecikmeli şebekeler kullanabilecek. Verinin merkeze gitmeden kaynağa en yakın noktada işlenmesi mümkün olacağı için karar alma ve tepki verme süreleri ciddi şekilde kısalacak. Diğer taraftan, mobil iletişimde ve dijital hizmetlerde bekleme süreleri azalırken, gigabit hızları artacak, evde, işte veya hareket halindeyken daha güçlü ve kesintisiz bir bağlantı standardı oluşacak. Gerçek zamanlı bağlantı gerektiren uygulamalar daha stabil çalışacak." "Hastaların durumu mesafe engeline takılmadan anlık şekilde ve uzaktan izlenebilecek" Uzaktan hizmetin de 5G ile çok daha verimli olacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sağlıkta uzaktan müdahale imkânları gelişecek, gerçek zamanlı görüntü aktarımı ve kritik sistemlerin eşzamanlı çalışması yaygınlaşacak. Ultra düşük gecikme kapasitesi sayesinde örneğin bir doktor hastasını yüzlerce kilometre öteden ameliyat edebilecek, hastaların durumu mesafe engeline takılmadan anlık şekilde ve uzaktan izlenebilecek. Ulaşımda araçlar, altyapı ve trafik sistemleri anlık veri paylaşabilecek. Böylece yollar daha güvenli olacak. Can kayıpları inşallah azalacak. Eğitimde artırılmış gerçeklik, sanal laboratuvar, simülasyon ve gerçek zamanlı etkileşim daha fazla kullanılacak. Tarımda akıllı tarım uygulamalarıyla daha sürdürülebilir ve yüksek verimli bir üretim sağlanacak. Daha fazla veriyi daha düşük enerji üretimiyle taşıyabilen 5G ile kamu hizmetlerinde ve akıllı şehirlerde milyonlarca sensörle donatılmış altyapılar sayesinde enerji, su, ulaşım sistemleri anlık yönetilebilecek. Bu da hem hizmet kalitesini artıracak, hem de kaynak kullanımında önemli bir tasarrufu beraberinde getirecek. Kıymetli misafirler; 5G ile güvenlik alanında da yeni kazanım ve avantajlar elde edeceğiz. Yeni nesil altyapımızın şebeke dilimleme özelliğiyle farklı kullanım alanlarına mahsus güvenlik politikalarını uygulama imkânı bulacağız. Uç bilişim yaklaşımı marifetiyle verinin kaynağa yakın işlenmesi sayesinde siber riskleri daha da azaltacağız. Kolluk kuvvetlerimizin sahada kullandığı sistemler 5G altyapısıyla çok daha etkin, hızlı ve öngörülebilir bir yapı arz edecek. Kent güvenlik yönetim sisteminden plaka tanıma sistemine, hudut kapısı sisteminden narkotik uyuma sistemine, suç analiz uygulamasından KADES'e, polis teşkilatlarımızın suç ve suçluyla mücadelesinde kullanılan sistemlerin işlevselliği daha da artmış olacak" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının ardından Bitlis, Çanakkale, İstanbul, Hatay, Rize, Mardin Valileri ile canlı bağlantı gerçekleştirdi. Daha sonra ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tablet üzerinden bastığı butonla Türkiye'de 5G teknolojisine geçildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.