Hava Durumu

#Mhp

Yeni Dönem Gazetesi - Mhp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mhp haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

MHP Lideri Bahçeli: Biz ne Kerkük’ü unuturuz ne Musul’u Haber

MHP Lideri Bahçeli: Biz ne Kerkük’ü unuturuz ne Musul’u

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Partisinin TBMM Grup Toplantısında açıklamalarda bulundu. Bahçeli, 3 Mayıs Milliyetçiler Günü, Kerkük’te Türk vali atanması ve Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen’in Türkiye’ye ilişkin sözleri başta olmak üzere gündeme ilişkin birçok konuyu ele aldı. "Ekonomik gerilimler ve siyasal fay hatları daha da sertleşmektedir" Dünyanın sıkıntılı bir imtihandan geçtiğini belirten Bahçeli, böyle zamanlarda kenetlenmenin tarihi bir tavır olduğunu dile getirdi. Bahçeli, "Küresel sistemin sütunlarında çatlaklar belirginleşmekte, jeopolitik zemin kaymakta, ekonomik gerilimler ve siyasal fay hatları daha da sertleşmektedir. Devletler irade, milletler metanet, toplumlar ise sabır testine zorlanmaktadır. Haritalar yerinde dursa bile anlamlar yer değiştirmektedir. Sınırlar sabit görünse bile tehditlerin mahiyeti değişmektedir. İşte böylesi zamanlarda millet olmanın manası da daha da derinleşir. İşte böylesi zamanlarda birbirimize daha sıkı sarılmak tarihi bir zaruret halini alır. İşte böylesi zamanlarda ayrılığı büyüten her dil, gevşekliği çoğaltan her tavır, hafızayı aşındıran her müdahale geleceğe kurulmuş bir tuzak olarak karşımıza çıkar. Onun içindir ki bizler bugünlerde yalnız bugünü konuşamayız. Maziyi de konuşmak zorundayız. İstikbali de konuşmak zorundayız" diye konuştu. "3 Mayıs Milliyetçiler Günü, Türk milliyetçiliğinin varoluş tarihinde mümtaz bir mevkidir" Bahçeli, 3 Mayıs Milliyetçiler Günü’ne az bir vakit kaldığını söyleyen Bahçeli, "Önümüzdeki günlerde idrak edeceğimiz 3 Mayıs Milliyetçiler Günü, Türk milliyetçiliğinin varoluş tarihinde mümtaz bir mevki, mücadele hafızasında müstesna bir merhale, gönüllerde ise sönmeyen bir meşaledir. ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir’ sözü, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün millet tasavvurunu en veciz şekilde ortaya koyan tariflerden biridir. Millet, yalnızca aynı hudutlar içinde yaşayan insanların toplamı olarak anlaşılmamalıdır. Millet, aynı kaderi yüklenmiş, aynı vatanda yan yana durmayı tarih önünde iradeye dönüştürmüş, zaman içinde birbirinin acısına alışmış, sevincine iştirak etmiş, hafızasını müşterek hatıralarla beslemiş beşerî ve siyasî bir terkiptir" ifadelerine yer verdi. "3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin Türk gençliğinin omuzlarında yükseldiği gündür" Türk milliyetçiliğinin geçici heveslerin değil, ülküye adanmışların davası olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Türk milliyetçiliği, günü kurtarmaya memur dar kadroların değil; asırları inşa etmeye namzet olanların mirasıdır. Tarihine yaslanan, töresiyle yaşayan, terbiyesini köklerinde bulanların yegâne sancağıdır. İşte bu nedenle 3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin şerefli bir hatırası olmanın da üstünde bir manaya sahiptir. 3 Mayıs, Milliyetçi Hareket Partisi’ni bugüne taşıyan iradenin hangi ateşlerle sınandığının, hangi zincirlerle kuşatıldığının, hangi tertiplerle yolundan koparılmak istendiğinin başlıca timsalidir. 3 Mayıs, millet şuurunun taviz kabul etmeyen bir iradeye dönüşmesidir. 3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin yalnız bir fikir cereyanı olarak kalmayıp bir ahlak, bir şahsiyet ve bir mücadele disiplini hâlinde tecelli etmesidir. 3 Mayıs, devrin karanlığı karşısında sinmeyenlerin, tehdit karşısında eğilmeyenlerin, baskı karşısında susmayanların vakur duruşudur. 3 Mayıs, Türk milletinin kendi kimliğine, kendi tarihine, kendi istikbaline ve kendi manevi-milli varlığına sahip çıkma iradesinin billurlaşmış halidir. 3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin Türk gençliğinin omuzlarında yükseldiği gündür" açıklamasında bulundu. "Milliyetçi Hareket Partisi, Türk milliyetçiliğinin siyasetteki yegane kalesidir" Bahçeli, 3 Mayıs tarihinde mahkeme salonlarında direnenlerin sadece bir fikri savunmadığını belirterek, sözlerine şu şekilde devam etti: "Geri çekilmek mümkündü. Fakat onlar Türk milliyetçiliğini bir tercih değil, bir mecburiyet olarak gördüler. Başbuğumuz Alparslan Türkeş ise o fikri sadece müdafaa edilen bir mefkûre olmaktan çıkarıp bir teşkilat iradesine dönüştürdü. Şehitlerimizin aziz hatıraları üzerine yükselen Türk-İslam davası, Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte Türk milliyetçisinin yüreğinde kökleşmiş, istikbalinde mevzilenmiştir. Milliyetçi Hareket Partisi, Türk milliyetçiliğinin siyasetteki yegane kalesidir. Milliyetçi Hareket Partisi, devletin ve milletin varlığında kendi varlığını eritenlerin burcudur. Milliyetçi Hareket Partisi, mayası bozulmamışların, tuzu kokmamışların, çizgisi eğrilmemişlerin, hedeften sapmamışların, yoldan çıkmamışların son sığınağıdır." "Kerkük, Türkmen varlığının kadim bir parçasıdır" Milliyetçiliklerinin yalnız Anadolu coğrafyasına sıkıştırılabilecek bir itibar davası olarak görülemeyeceğinin altını çizen Bahçeli, nerede bir Türk yaşıyorsa, orasının gönül haritalarının bir parçası olduğunu kaydetti. Bahçeli, Türk milliyetçiliğinin; sınırları ötesinde bastırılmak istenen Türkmenlerin sesinin muhafızı olduğunu ifade ederek, "Türk milliyetçiliği, unutturulmak istenen tarihin, silinmek istenen hatıraların müdafaa hattıdır. Bu hattın yol bulduğu satıh da Misak-ı Milli coğrafyasıdır. Misak-ı Milli coğrafyası denildiğinde ise yüreklerimize hasret düşmektedir. Bu hasretlerin başında ise Kerkük gelmektedir. Kerkük, ecdadımızın hüzünle yoğrulmuş emaneti, onur mücadelesinin bayraktarı, Türkmen varlığının kadim bir parçasıdır" ifadelerini kullandı. "Kerkük’ün çilesi büyük olsa da Türkmen’in seciyesi daha büyüktür" Kerkük’teki yangının ateşini Ankara’dan gördüklerini ve bunu da Türk olmanın bir gereği olarak idrak ettiklerini söyleyen Bahçeli, Kerkük Türkmenlerinin uzun süredir maruz bırakıldığı zulmün, Türk milletinin vicdanına kazınmış kahredici bir imtihan olduğunu belirtti. Bahçeli, birçok Türkmen ailenin yurdundan edilmek istendiğini de söyleyerek, "Türkmeneli’nde Türkçenin sesini kısmaya, tarihi mevcudiyeti bulandırmaya, milli kimliği zayıflatmaya, kadim Türk yurdunu siyasi oyunlar ve demografik tertiplerle özünden koparmaya yeltenenler olmuştur. Ancak bilinmelidir ki Kerkük’ün çilesi büyük olsa da Türkmen’in seciyesi daha büyüktür" dedi. "Türkiye terör belasından kurtuldukça Kerkük’te kurulan yeni düzen bölgeye nefes aldıracaktır" Muhammed Seman Ağa’nın Kerkük Valisi seçilmesinin, tarihi acılara bir merhem olduğunu belirten Bahçeli, "Bu gelişme, Kerkük’te Türkmen varlığının ötelenemeyeceğini, görmezden gelinemeyeceğini ve silinemeyeceğini yeniden ilan etmiştir. Şehirde yükselen kardeşlik vurgusu; Türkmen’i yok saymayan, Arap’ı dışlamayan, Kürt’ü ötekileştirmeyen, Süryani’yi silmeyen, herkesin hukukunu tanıyan, fakat Türkmen varlığını da asli ve kurucu bir hakikat olarak teslim eden bir dengenin müjdesidir. Nasıl ki Türkiye Yüzyılının kutlu hedefi terörden arınmış, huzurun hüküm sürdüğü Terörsüz Türkiye ise; gönül coğrafyamızdaki arzumuz da aynı istikamettedir. Türkiye terör belasından kurtuldukça Kerkük’te kurulan yeni düzen bölgeye nefes aldıracaktır. Bizim muradımız; tefrikadan, tahakkümden ve terörden arınmış bir Türkiye ile huzurun ve kardeşliğin kök saldığı bir bölge iklimidir" şeklinde konuştu. "Ne Kerkük’ü unuturuz ne Musul’u zihnimizden çıkarırız" Bahçeli, Kerkük’ün bir miras, Türkmenlerin ise sahipsiz bırakılmayacak bir emanet olduğunu dile getirerek, "Kerkük bir daha pazarlık masalarına konu olmayacaktır. Soydaşlarımız canıyla, malıyla, diliyle ve duasıyla yurdundan koparılamayacaktır. Huzurumuz hiçbir karanlık denklemin, hiçbir kalleş müzakerenin malzemesi hâline getirilemeyecektir. Türkçenin sesi kısılamayacak, hiçbir Türkmen ocağının ışığı söndürülemeyecektir. Devran dönmüştür. Asır Türk asrıdır, Türkiye asrıdır. Kerkük yaşayacak, Türkmeneli doğrulacak, Allah’ın izniyle de ebediyen yaşayacaktır. Biz ne Kerkük’ü unuturuz ne Musul’u zihnimizden çıkarırız ne de soydaşlarımızı sahipsiz bırakırız. Kerkük’ten Doğu Türkistan’a; Karabağ’dan Kıbrıs’a kadar ahde vefanın adı olan bütün kardeşlerimizin yanındayız. Çizgimizden sapmayız, yolumuzdan şaşmayız, hedefi şaşırmayız" değerlendirmesinde bulundu. "Kerkük'ün eski günlerine dönmesini sağlayacak adımlar atılmalı" Irak’ın Türkiye için sıradan bir komşu olmadığını aktaran Bahçeli, "Irak'ta huzur güçlendikçe Türkiye'nin güney hattı rahatlar. Irak'ın birliği korundukça bölgesel denge sağlamlaşır. Bu nedenle Türkiye'nin Irak siyaseti yalnız kriz ve güvenlik başlıklarına sıkıştırılamaz. Terörle mücadele hayati ve öncelikli olmakla birlikte ilişkilerin ufku enerji, ulaştırma, su yönetimi, sınır ticareti, altyapı, eğitim, kültür ve karşılıklı yatırımlarla genişletilmelidir. Kerkük ise bu büyük resmin en hassas başlığıdır. Türkiye için Kerkük, etnik bir gerilim alanı olmaktan önce ortak hafızanın ve birlikte yaşama iradesinin sembolüdür. Arzumuz, Kerkük'ün Türkmeniyle, Arabıyla, Kürdüyle, Süryanisiyle Irak'ın egemenliği altında güvenli, adil ve müreffeh bir şehir olarak güçlenmesidir. Irak'la dostluğumuz iyi niyet beyanlarında kalmamalıdır. Kerkük'ün eski günlerine yeniden dönmesini sağlayacak adımlar atılmalı ve ticaret yolları, enerji hatları, güvenlik istişareleri, yatırımlar ve somut kalkınma projeleriyle kökleşmelidir" diye konuştu. "Avrupa Komisyonu Başkanı’nın ağzından dökülen bu söz, dilin kazası olarak görülemez" Bahçeli, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen’in ‘Avrupa kıtasının ‘Rus, Türk veya Çin etkisine bırakılmaması gerektiğine’ ilişkin sözlerine de tepki göstererek, "Bu söz, sıradan bir cümle gibi geçiştirilemez. Avrupa Birliği yürütme organının en üst siyasi makamından çıkan bu ifade, bir yorumcunun, bir köşe yazarının ya da tali bir aktörün beyanı sayılamaz. Avrupa Komisyonu Başkanı’nın ağzından dökülen bu söz, dilin kazası olarak görülemez; zihnin derinliğinde duran tasnifin, kibrin ve çifte standardın dışavurumudur. Nitekim bu küstah dilin ‘jeopolitik bakımdan sorunlu’, ‘gerçeklikten kopuk’ ve ‘çifte standartlı’ bulunduğu bizzat kendi çevrelerinde dile getirilmiştir" dedi. "Avrupa Türkiye’siz yapamaz" Bahçeli, Türkiye’nin bölgesinde bir kilit ülke olduğunu da kaydederek, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bizim yönümüz asırlardır Batı’yla temas eden, Batı’yı tanıyan, gerektiğinde onunla mücadele eden, gerektiğinde onunla müzakere eden büyük tarih çizgisi içinde şekillenmiştir. Ne Brüksel bize geldiğimiz yeri gösterebilir, ne Avrupa bürokrasisi Türkiye’ye yürüyeceği yolu tarif edebilir. Türkiye’nin Rusya ile, Çin ile, Türk dünyasıyla, İslam coğrafyasıyla, Avrupa ile ve dünyanın sair merkezleriyle hangi ölçüde, hangi çerçevede ve hangi derinlikte ilişki kuracağına blok taassubu karar veremez; buna ancak millî menfaatin hükmünde işleyen devlet aklı karar verir. Buradan açıkça ifade ediyorum; Avrupa Türkiye’siz yapamaz. Güvenlikte yapamaz, enerjide yapamaz, göç yönetiminde yapamaz, ulaştırmada yapamaz ve bölgesel dengeyi kurarken yapamaz. Fakat Türkiye de Avrupa’nın tasniflerine mahkûm bir ülke hüviyetinde görülemez. Türkiye, Avrupa’sız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir. Temennimiz şudur: Avrupa, zihin altına sinmiş bu hadsizliklerle yüzleşsin. Muhasebesini sloganla değil gerçeklikle yapsın. Türkiye’ye karşı kurduğu dili çıkar hesabıyla değil rasyonaliteyle yenilesin."

MHP İstanbul İl Teşkilatı feshedildi Haber

MHP İstanbul İl Teşkilatı feshedildi

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, kararı sosyal medya hesabından duyurdu. Yalçın, İstanbul İl Teşkilatı ve 39 İlçe Teşkilatı'nı, parti tüzüğünün 34., 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden komple feshedildiğini ve görevden alındıklarını duyurdu. MHP, kısa süre içerisinde feshedilen il teşkilatına yeni görevlendirmeler yapacak. MHP'Lİ YÖNTER İSTİFA ETMİŞTİ MHP İstanbul Milletvekili İzzet Ulvi Yönter, genel başkan yardımcılığı görevinden geçen hafta istifa etmişti. MHP yönetiminin İstanbul İl teşkilatını feshetme kararının, bu gelişmenin ardından gelmesi dikkat çekti. MADDELER NELER DİYOR? 52. madde, başkanlık divanının görev ve yetkilerini belirlen madde. Partinin 54. maddesi disiplin cezalarını içerirken 52. madde de disiplin suçlarını da içeriyor. Maddelerde parti kararlarına uymamak, parti aleyhine faaliyetler ve başka partilerde izinsiz destek gibi ifadeler yer alıyor. Yalçın 34. maddeye de dikkat çekti. Bu madde de parti teşkilatları ve düzenlemeler gibi tanımlar yer alıyor. 34. MADDE "Yeni teşkilat oluşturulacak veya kapatılıp yeniden kurulacak ya da feshedilen belde, ilçe ve illerde Merkez Yönetim Kurulu tarafından kurucu yönetim kurulları teşkil olunur. Atama ile görevine başlayan kurucu yönetim kurulu kendisine verilen yetkiyle bağlı olarak atandığı belde, ilçe veya ilde teşkilat kurma işlemlerini yürütür. Kurucu yönetim kurulları, kendi kademelerinin kongresinde başkan ve kurul üyeleri seçilene kadar, seçilmiş yöneticilerin hak ve yetkilerine sahip olarak görev ifa ederler. Kurucu yönetim kurulu üyelerinin görev alması için bu Tüzüğün 10. maddesinin (b) fıkrasındaki 3 aylık süre şartı aranmaz. 52. MADDE a. Genel Başkan ve Parti sözcüsü tarafından gerek görülmesi hâlinde Parti adına yapılacak önemli açıklamalara ilişkin esasların tespit edilmesinde, b. Partinin, Merkez Yönetim Kurulu kararları doğrultusunda sevk ve idaresinde, c. Partinin muhtelif teşkilât ve kademelerinin kurulması ve kaldırılması ile çalışmalarında uyum ve iş birliğinin sağlanmasında, d. (Değişik; 17/3/2024 Büyük Kongre Kararı) Partinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Grubu ve partili Kabine üyeleri ile Genel Merkez arasındaki koordinasyonun temininde, e. Partinin program, amaç ve ilkelerinin duyurulması, yayılması ve benimsetilmesi için gerekli tedbirlerin alınmasında, f. Teşkilatın çalışmalarının yönlendirilmesinde, talep ve önerilerinin değerlendirerek karara bağlanmasında, g. Partinin kanunlara uygun faaliyette bulunmasında, h. (Değişik; 17/3/2024 Büyük Kongre Kararı) Yürütme organı ve diğer partilerle ilişkilerin düzenlenmesi ve gerekli kararların alınmasında, i. Parti Tüzük ve Programı doğrultusunda Partinin politikalarının ve seçim bildirgelerinin hazırlanmasında, j. Meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve medya ile ilişkilerin düzenlenmesinde, k. Başka partilerden gelen işbirliği ve görüşme talepleri ile görüş ve önerilerin değerlendirilmesinde, l. Tüzükte öngörülen yönetmeliklerin hazırlanmasında, Partinin çalışma programının yapılmasında ve faaliyet raporu hazırlanmasında, m. Uluslararası ilişkilerin yürütülmesinde, Başkanlık Divanı, Genel Başkan’ın danışma ve Partinin yürütme organı olarak; n. Kongrelerin zamanında ve usulüne uygun yapılmasında, Partinin seçime hazır bulundurulması için gerekli düzenleme ve çalışmaların yapılmasında, o. Partinin amacına uygun olarak gelir elde edilmesi ve harcama yapılmasında ve bunlara ilişkin esasların hazırlanmasında, ö. Araştırma, geliştirme çalışmaları ile hizmet içi eğitim faaliyetlerinin düzenlenmesinde, p. Genel Başkanın gerek görmesi halinde Tüzükte Genel Başkan’a verilen diğer görevlerin yerine getirilmesinde, Genel Başkana yardımcı olur. Ayrıca, Tüzükte verilen görev ve yetkilere ilişkin kararların yanında, acil ve zaruri hâllere münhasır olmak ve yapılacak ilk Merkez Yönetim Kurulu toplantısına sunulmak kaydıyla, Merkez Yönetim Kurulu yetkisindeki bütün konularda kararlar alıp, bu kararları uygulatabilir. 54. MADDE a. Parti program ve tüzük hükümleri ile Büyük Kongre kararlarının uygulama esaslarını tespit etmek, b. Anayasa, siyasi partiler ve seçim kanunları ile Parti Tüzük, Program ve politikaları doğrultusunda Partinin bütün teşkilât birimlerinin sevk ve idaresine ilişkin kararlar almak, c. Parti Tüzük ve Programında yer alan amaç, temel ilke ve hedefler ile Parti politikalarının toplumun her kesimine yayılması, tanıtılması ve benimsenmesine yönelik çalışmaların yürütülmesi için gerekli tedbirleri almak. Bunun için her türlü basın yayın organlarından ve kitle haberleşme vasıtalarından faydalanma esaslarını belirlemek, d. Parti faaliyetlerinin yürütülmesine temel olmak üzere hazırlanan çalışma programlarını onaylamak ve bu programları yürütecek çeşitli ihtisas komisyonlarının teşkil edilmesine karar vermek. 2014 YILINDA DA BENZER ADIM ATILMIŞTI MHP, 2014 yılında da benzer bir adım atarak İstanbul İl Teşkilatı'nın yönetimine son vermişti.

MHP Lideri Bahçeli: İsrail bölgeyi cehenneme çevirdi Haber

MHP Lideri Bahçeli: İsrail bölgeyi cehenneme çevirdi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş sürüyor. Partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail'in Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan üzerinde izlediği saldırgan politikalarla bölgeyi adeta cehenneme çevirdiğini söyleyip "İsrail hem bölgenin hem dünyanın huzur ve istikrarı için ciddi bir tehlike ve tehdittir.” dedi. “Bir yanda iyilik ve merhametin hayat bulması için çabalayan, dünyayı huzurun adaletin donattığı cennet kılmaya uğraşanlar; diğer yanda mazlum ve masumlara zulmederek yer yüzünü cehenneme çevirmek isteyenler var.” diyen Bahçeli "İkinci çeyreğine girdiğimiz yüzyıl uluslararası terörizm, savaşlar, iç karışıklıklar, hukuka aykırı çifte standartlar gibi sorunlarla birlikte ilerlemektedir.” ifadesini kullandı. Devlet Bahçeli, emperyalist güçlerin uluslararası kuralları yok saymaya çalışarak kendi imtiyaz ağlarını genişletme çabasında olduklarını da söyledi. “ORTADOĞU'DA BİR REJİM DEĞİŞECEKSE O İSRAİL OLMALIDIR” Artık İsrail'in Netanyahu'ya mahkum ve mecbur olmadığının yüksek sesle haykırılmasının zamanının geldiğini belirten Bahçeli, "Ortadoğu'da bir rejim değişecekse o İsrail olmalıdır. ‘Savaşları bitireceğim.’ diye iktidara gelen Trump, tamiri zor bir yıkım meydana getirmiştir. Şimdi de savaşı bir sahte zafer ilanı ile bitirme telaşındadır. Böyle bir ABD'nin düzen, refah vadetmediği ortadadır." dedi. “İRAN SADECE KOMŞUMUZ DEĞİLDİR” Devlet Bahçeli, İran'ın sadece Türkiye'nin komşusu olmadığını söyleyerek “İran halkının yanında durmak zamanıdır. Türkiye barış arayan coğrafyaların umududur." diye konuştu. “DİPLOMATİK ÇABAYA SES VERİLMELİ” Diplomatik çabaya ses verilmesi gerektiği çağrısı yapan MHP lideri Bahçeli, uluslararası sistemin ağır yaralı halde olduğunu belirtip katliamların cezasız kaldığı bir dünyanın olmaması gerektiğini vurguladı. “ABD VE İSRAİL HER CANI İSTEDİĞİNDE İRAN'A SALDIRMA HAKKINA SAHİP DEĞİLDİR" Bahçeli şöyle devam etti: “ABD ve İsrail her canı istediğinde İran'a ya da tahakküm altına girmeyi reddeden herhangi bir başka ülkeye saldırma hakkına sahip değildir, olmamalıdır. Hürmüz Boğazı başta olmak üzere kritik deniz yollarının tehlikeye girmesi enerji arzında ciddi kırılmalara neden olurken bu durum şimdiden küresel sistemi derinden sarsmaya başlamıştır. Uluslararası toplumu sağduyuya davet ediyoruz. Bu savaşın kazananı olmayacaktır." BAHÇELİ'DEN CHP'YE SERT ELEŞTİRİLER MHP lideri Bahçeli'nin hedefinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) de vardı. Bahçeli, CHP'li belediyeleri yolsuzluk ve rüşvet operasyonları üzerinden eleştirdi. MHP lideri şunları söyledi: "Bazıları Cumhur İttifakı'nın dirayetinden rahatsız olsa da ülkemiz bu çalkantılı dönemden büyüyerek çıkacaktır. Türkiye'nin iç cephesini zayıflatmaya yönelik her söylem ve kışkırtma doğrudan dünyaya milli güvenliğimizi hedef almaktadır. İltimas ve çarpık ilişkiler derinleşmiştir. Atatürk'ün partisi CHP'nin siyasal ve toplumsal ahlak anlayışı değişmiş erozyona uğramıştır. Hiç kimse dokunulmaz değildir, hukukun üstünlüğü esastır." "HİÇ KİMSE BİZDEN KUZEY KIBRIS'I YALNIZ BIRAKMAMIZI BEKLEMEMELİDİR" "Hiç kimse bizden Güney Kesimi'nin silaha boğulduğu bir dönemde Kuzey Kıbrıs'ı yalnız bırakmamızı beklememelidir." diyen Bahçeli "Kıbrıs bizim için milli bir dava vazgeçilmez bir egemenlik meselesidir. Dünyanın siyasi ekonomik ve insani bir kırılmanın eşiğinde olduğunu iddia etmek yanlış olmayacaktır." şeklinde konuştu. TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ Devlet Bahçeli, terörsüz Türkiye süreciyle ilgili ise “Terörsüz Türkiye milli birlik ve kardeşlik projesidir. Gerekli yasal düzenlemeler için uygun iklim oluşmuştur. Kimse yanlış hesap yapmasın, tahriklere meyil etmesin, terörsüz Türkiye'yi sabote etmeye kalkmasın. Kardeşlik yeşerirken bölücü emellere heves edilmesin.” dedi.

Milli Dayanışma Komisyonu İmralı'ya gitme kararı aldı Haber

Milli Dayanışma Komisyonu İmralı'ya gitme kararı aldı

"Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında 'İmralı ziyareti' gündemiyle toplandı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, "5 Ağustos tarihinden bu yana yaptığımız çalışmalarımızda bu konuyla ilgili bütün çevreleri, kanaat sahiplerini dinleme imkanımız oldu. Sizlerden ve değerli komisyon üyelerimizden gelen teklifler doğrultusunda oluşmuştur. Şimdi bu toplantıda, bundan sonraki sürece ilişkin herhalde çok fazla toplanacağımız bir durum kalmadı. Özellikle bundan sonraki süreçte, 17'nci toplantıda ele alınan ve her biri fevkalade hayati öneme haiz olan gerek bakanlarımızın, gerekse de MİT Başkanımızın bize yaptığı bilgilendirmeler çerçevesinde o konuların ele alınması, daha sonraki sürece ilişkin bazı konuların açık bir şekilde burada net bir şekilde konuşulabilmesi, atılacak adımların konuşulabilmesi bakımından bundan sonra toplantının kapalı bir oturum şekilnde yapılmasını oylamaya sunacağım ve toplantıya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Komisyon heyetine üye vermeyi doğru bulmuyoruz" Kurtulmuş'un ardından söz alan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, "Komisyonda başkan bile olmadan sadece 5 milletvekilinin Ada'ya gitmesi yerine teknolojik imkanlardan yararlanarak daha kolay, daha katılımcı, daha tartışmasız bir sürecin yönetilmesi önemlidir. Toplum, kayyumların kaldırılması, Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanması, demokratik siyasetin önünün açılması gibi olmazsa olmaz ve kolay olan ilk adımlar bile atılmadı. Bu süreçte bu ısrar, çözüm iradesine hangi katkıyı yapacak? AK Parti başta olmak üzere diğer partilerin kararıyla İmralı Adası'na gidecek komisyon heyetine partimizden üye vermeyi doğru bulmuyoruz" dedi. Meclis Başkanı Kurtulmuş, toplantının kapalı oturum şeklinde yapılıp yapılmamasını milletvekillerinin oylarına sundu. AK Parti, MHP ve DEM Partili milletvekillerinin "Evet" oyları sonucu toplantının kapalı olarak devam etmesine karar verildi. Yaklaşık 2,5 saat süren toplantıda, İmralı’ya gidilip gidilmemesi konusunda oylama yapıldı. AK Parti, MHP, DEM Parti, TİP, EMEP ‘Evet’ oyu verirken, DSP, HÜDA-PAR, DP ‘Hayır’ oyu verdi. Yeni Yol Grubu ise çekimser kaldı. Ardından komisyon toplantısı sona erdi. "Ziyaretin tarihi net değil, hazırlıklar yapılıyor" Toplantının ardından değerlendirmelerde bulunan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Hayırlı uğurlu olsun. Ada’ya gidişi oyladık ve ‘Evet’ oyu verildi, kabul edildi. Ülkemize, barışımıza katkısı olması dileğiyle. CHP’nin aldığı kararı sonra eş genel başkanlarımız değerlendirecek. Grubu bulunan siyasi partiler ziyarette olacak. Ziyaretin tarihi net değil, hazırlıklar yapılıyor. Yarına kadar bütün siyasi partiler Meclis Başkanlığına isimleri belirtecekler. Ondan sonra gidiş planlaması yapılacak" ifadelerini kullandı.

Devlet Bahçeli'den Çanakkale Zaferi mesajı Haber

Devlet Bahçeli'den Çanakkale Zaferi mesajı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi'nin 110’uncu Yıl Dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Bahçeli, "110 yıl önce Çanakkale'yi geçemeyenler, ebediyete kadar Türkiye'yi geçemeyecekler. Kökeni, mezhebi, meşrebi ve memleketi ne olursa olsun aziz ecdadımız, Türk bayrağının altında toplanarak millet olmaktan kaynaklanan hak ve kazanımlarımızı tarihin derinliklerinde cesaret ve dirayetle nasıl muhafaza etmişse, bugün de aynısının yine tekrarlanabileceğine yürekten inanıyorum" dedi. MHP’nin sosyal medya hesabı üzerinden paylaşılan mesajda, "110 yıl önce Çanakkale'yi geçemeyenler, ebediyete kadar Türkiye'yi geçemeyecekler. Kökeni, mezhebi, meşrebi ve memleketi ne olursa olsun aziz ecdadımız, Türk bayrağının altında toplanarak millet olmaktan kaynaklanan hak ve kazanımlarımızı tarihin derinliklerinde cesaret ve dirayetle nasıl muhafaza etmişse, bugün de aynısının yine tekrarlanabileceğine yürekten inanıyorum. Türk milleti, ayrışma, bölünme ve farklılaşma tuzaklarına düşmeden, oynanan oyunların farkına vararak dünün muhteşem mücadelelerine sahip çıkacak ve elbette feyzalacaktır. 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin yıl dönümünü müftehir bir vicdanla kutluyor, bize bu zaferi emanet eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve cephe komutanları olmak üzere, kahraman şehitlerimize, gözü pek neferlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmetler diliyor, hepsini minnet ve şükran hislerimle yâd ediyorum" ifadeleri yer aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.