Hava Durumu

#Petrol

Yeni Dönem Gazetesi - Petrol haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Petrol haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Birleşik Arap Emirlikleri, OPEC ve OPEC+'tan ayrılıyor Haber

Birleşik Arap Emirlikleri, OPEC ve OPEC+'tan ayrılıyor

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütünde (OPEC) Suudi Arabistan ve Irak'ın ardından 3'üncü en büyük üretici olan Birleşik Arap Emirlikleri, 1 Mayıs'tan itibaren geçerli olmak üzere OPEC ve OPEC+ üyeliklerinden ayrılma kararı aldı. BAE Enerji Bakanlığından yapılan açıklamada, kararın ülkenin üretim politikası ve kapasitesine yönelik kapsamlı bir değerlendirme sonrasında ulusal çıkarlar göz önünde bulundurularak alındığı ifade edildi. Ülkenin piyasa istikrarına bağlı kalmaya devam edeceği ve bu doğrultuda diğer üretici ve tüketicilerle iş birliğini sürdüreceği aktarıldı. Ayrıca, OPEC'ten ayrılmanın BAE'nin piyasa dinamiklerine daha esnek bir şekilde yanıt verebilmesinin önünü açacağı vurgulandı. "Politika kararıdır" Enerji Bakanı Süheyl Muhammed el-Mezrui, karar konusunda Suudi Arabistan ile istişare edilip edilmediği sorusuna, konunun başka bir ülkeyle gündeme getirilmediği cevabını verdi. El-Mezrui, "Bu bir politika kararıdır. Üretim düzeyine ilişkin mevcut ve gelecekteki politikaların dikkatli bir şekilde değerlendirilmesinin ardından alınmış bir karardır" dedi. El-Mezrui, kararın Hürmüz Boğazı'ndaki mevcut durum nedeniyle piyasa üzerinde fazla bir etkisi olmayacağını öngördüklerini söyledi. El-Mezrui, BAE'nin uzun zamandır OPEC ve OPEC+ üyesi olduğunu, ancak dünyanın daha fazla enerjiye ihtiyaç duyacağını belirterek ülkesinin kararının bu ihtiyaçları karşılamaya yardımcı olacağını dile getirdi. Zamanlaması dikkat çekti Karar, OPEC üyesi İran'ın Orta Doğu'daki savaş sırasında haftalar süren füze ve insansız hava aracı saldırılarının hedefi olması ve aynı zamanda ülkenin savaş sırasında İran'a verilen yanıt ile Körfez ülkeleri arasındaki dayanışma eksikliği nedeniyle Arap Birliği ve Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi'nin eleştirildiği dönemde geldi. BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan'ın Danışmanı Enver Gargaş, pazartesi günü katıldığı bir forumda yaptığı konuşmada, İran saldırılarına Arap ve Körfez ülkelerinin verdiği tepkiyi eleştirmişti. Gargaş, "Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri lojistik olarak birbirlerini desteklediler, ancak siyasi ve askeri açıdan tarihsel olarak en zayıf konumda olduklarını düşünüyorum. Arap Birliği'nden bu zayıf tavrı bekliyordum ve buna şaşırmadım, ancak Körfez İşbirliği Konseyi'nden bunu beklemiyordum ve buna şaşırdım" ifadelerini kullanmıştı. 1967'de katılmıştı Uzun süredir OPEC üyesi olan BAE'nin 1 Mayıs'ta gruptan ayrılacak olması, dünyanın en büyük petrol üreticileri arasında yer alan ülkelerin üretimini koordine eden yapı ve bunun fiili lideri "Suudi Arabistan için büyük bir darbe" anlamına gelecek. İran'ın saldırıları ve Hürmüz Boğazı'ndaki transiti engellemesi ile ekonomisi büyük darbe alan BAE, 59 yıl boyunca OPEC kararlarında önemli rol oynamıştı. Körfez ülkesi, OPEC'e kuruluşundan 7 yıl sonra 1967'de katılmıştı. BAE'nin ayrılmasıyla OPEC üye sayısı 11'e düşecek. OPEC, 1960 yılında İran, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Venezuela olmak üzere 5 ülke tarafından "üyeleri için istikrarlı gelir sağlamak üzere üretimi koordine etmek" amacıyla kurulmuştu.

ESDER Bursa Orta Doğu’nun şifrelerini masaya yatırdı Haber

ESDER Bursa Orta Doğu’nun şifrelerini masaya yatırdı

Programın açılış konuşmasını yapan İbrahim Özacar, Ahilik geleneğinin önemine dikkat çekerek ticarette ahlak ve maneviyatın korunması gerektiğini vurguladı. “ORTA DOĞU’YU ANLAMAK İÇİN 4 TEMEL ANALİZ ŞART” Konuşmasında küresel ve bölgesel gelişmeleri dört ana başlık altında ele alan Gündoğan, ilk olarak “güç üretme analizi”ne değindi. Coğrafyanın stratejik önemine işaret eden Gündoğan, Hürmüz Boğazı örneği üzerinden jeopolitik konumun belirleyici rol oynadığını ifade etti. İkinci başlık olan ekonomik politika kontrolüne değinen Gündoğan, dünya petrol üretimi ile ticaret hacmi arasındaki farkın dikkat çekici olduğunu belirterek, ekonomik sistemin küresel ölçekte farklı dinamiklerle yönetildiğini söyledi. Türkiye’nin kritik bir süreçten geçtiğini vurgulayan Gündoğan, “Siyasi hesaplara kurban edilmemeliyiz, ipi bıraktığımız an kaybederiz” dedi. Üçüncü başlıkta “tekno-politik analiz”e dikkat çeken Gündoğan, teknolojinin savaşların seyrini değiştirdiğini ifade etti. İran’ın füze teknolojisinde uzun yıllara dayanan yatırımlarla önemli mesafe kat ettiğini belirten Gündoğan, Türkiye’nin ise özellikle son yıllarda savunma sanayisindeki atılımlarla güç kazandığını söyledi. “TÜRKİYE TEKNOLOJİYLE SÖZ SAHİBİ OLDU” Gündoğan, Baykar öncülüğünde geliştirilen yerli ve milli teknolojilerin Türkiye’yi uluslararası arenada daha etkin hale getirdiğini vurgulayarak, nükleer, uzay ve bilişim alanlarındaki gelişmelerin önemine dikkat çekti. Dördüncü başlık olan “teo-politik analiz” kapsamında ise inanç temelli politikaların Orta Doğu’da belirleyici rol oynadığını ifade eden Gündoğan, İran ve İsrail’in bu çerçevede hareket eden iki önemli aktör olduğunu söyledi. AHİ EVRAN VURGUSU Konuşmasında Ahi Evran’ın öğretilerine de değinen Gündoğan, “eline, beline, diline sahip ol” nasihatini günümüz şartlarına uyarlayarak yorumladı. Bu sözlerin; coğrafyaya hâkim olmayı, stratejik geçitleri kontrol etmeyi ve manevi değerlere sahip çıkmayı ifade ettiğini belirtti. Yoğun ilgi gören konferans, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.