Hava Durumu

#Sağlık

Yeni Dönem Gazetesi - Sağlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa'da “Onkoloji Hasta Okulu” açıldı Haber

Bursa'da “Onkoloji Hasta Okulu” açıldı

Hastaların tedavi sürecini doğru ve güvenilir bilgilerle öğrenmesi hedeflenen “Onkoloji Hasta Okulu” için hastane konferans salonunda açılış töreni gerçekleştirildi. Törene Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Dr. Melike Savaş, Sağlık Müdürlüğü yöneticileri, Başhekim Uzm. Dr. Mehmet Akın, Bursa Kanserle Savaş Derneği Başkanı Ümit Ecemiş, hastane personelleri ve kanser tanısı almış hastaları ile yakınları katıldı. Törende konuşan Başhekim Uzm. Dr. Mehmet Akın, Onkoloji Hasta Okulu’nda tıbbi onkolog, hematolog, diyetisyen, psikolog gibi alanında uzman birçok sağlık profesyonelinin hasta ve hasta yakınlarına eğitim vereceğini belirtti. Kanserin tedavi edilmesi gereken bir hastalık olmasının yanında sosyal ve psikolojik yönleri de olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Akın, “Kanser, aileyi ve çevreyi de ilgilendiriyor. O duygusal süreçleri iyi yönetmek gerekiyor. Biz burada size sadece ders anlatmayacağız. Bu tedavi süresi boyunca da yoldaşlık edeceğiz, size destek olmaya çalışacağız. Çünkü özellikle kemoterapi tedavisi başlanan hastalarımızın; ‘Başıma neler gelecek? Günlük hayatım nasıl etkilenecek? Ne gibi yan etkilerle karşılaşacağım?' gibi birçok soru kafalarını meşgul ediyor. Bizim amacımız da bu derslerde doğru ve güvenilir bilgileri sunarak, onlara bu süreçte karşılaşacakları ufak tefek problemlerle, yan etkilerle nasıl daha doğru bir şekilde başa çıkabileceklerini anlatmak, göstermek. Gerçekten çok ufak müdahalelerle bu yan etkiler atlatılabiliyor ve gereksiz yere tedavilerimiz yarım kalmamış oluyor” dedi. “Dayanışma Sergileyeceğiz” Kanser tedavisini eksiksiz tamamlamanın çok önemli olduğunun altını çizen Akın, “Bazen üzülerek görüyoruz ki bazı hastalarımız bu süreçte işin psikolojik boyutunda pes ederek kemoterapiyi yarıda bırakabiliyorlar. Bunu yapmamamız gerekiyor. Bunlarla ilgili hem eğitim hem dayanışma sergileyeceğiz. Bu eğitimler süresince ve burada Kanserle Savaş Derneği'nin de destekleriyle haftada bir gün, 8 saat boyunca ders anlatmayı planlıyoruz. Bu derslerde hem konular anlatılacak hem de hastalarımızın yaşadığı farklı deneyimler konuşulacak ve bunlarla ilgili çözüm önerileri üzerine konuşacağız” şeklinde konuştu. Akademik Çalışmalarla Desteklenecek Bursa Kanserle Savaş Derneği’nin katkıları ile Onkoloji Hasta Okulu’nu hayata geçirmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin ise, “Bu okuldan çıktıktan sonra hastalarımızın sağlık okuryazarlığı artacak, sağlık okuryazarlığı artan bir kanser hastasının da tedaviyle uyumu çok iyi hale gelecektir. Biz bu noktada İl Sağlık Müdürlüğü olarak Bakanlığımızdan aldığımız ilhamla sahada bu tür uygulamalarımızı, iyi uygulama örneklerimizi artıracağız ve bunu akademik çalışmalarla destekleyeceğiz. Bu akademik çalışmalar ışığında yeni verilerin ortaya çıkacağına ve sonraki çalışmalarımızı daha üst seviyelere çıkaracağından eminiz. Bu okulumuzun, bize sunduğu bu imkanların vatanımıza, milletimize, Bursa'mıza ve bölgemize hayırlı olmasını temenni ediyorum." İfadelerini kullandı. Çetin son olarak, kanser tedavisi sürecinin zorlu ancak rehberlik eşliğinde yürünürse çok kolay atlatılacak bir süreç olduğuna dikkat çekerek; yeni teşhis almış bütün kanser hastaları, bu okuldan hizmet almaya davet etti.

Kanserle mücadelede Bursa’dan güçlü mesaj Haber

Kanserle mücadelede Bursa’dan güçlü mesaj

Onkoday Yönetim Kurulu Başkanı Füsun Önen, yaptığı açıklamada kanserle mücadelenin yalnızca hastaları değil, tüm toplumu ilgilendiren çok boyutlu bir süreç olduğuna işaret etti. Önen, her yıl dünya genelinde yaklaşık 20 milyon, Türkiye’de ise 240 bin kişiye kanser tanısı konulduğunu belirterek, “Her 5 ölümden biri kanser nedeniyle gerçekleşiyor. Ancak erken teşhis ve gelişen tedavi yöntemleri sayesinde iyileşme oranları da artıyor” dedi. Bir Haftaya Sığan Yoğun Program Kanser Haftası kapsamında Bursa’da geniş katılımlı bir etkinlik takvimi hayata geçirildi. İl Sağlık Müdürlüğü’nün açılış programıyla başlayan süreçte, kent merkezinde bilgilendirme stantları kuruldu, vatandaşlara broşürler dağıtıldı. Hafta boyunca gerçekleştirilecek etkinlikler ise şöyle sıralandı: Hayat Hastanesi iş birliğiyle erken teşhis ve tarama yönlendirme standıNilüfer’de Misi Köyü’nde farkındalık yürüyüşüUludağ Üniversitesi Kemoterapi Servisi’ne moral ziyaretiÖğrencilere yönelik bilgilendirme seminerleriCumhuriyet Caddesi’nde geniş katılımlı yürüyüş Ayrıca Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi’nde farkındalık mesajlarının yer aldığı billboard çalışmalarıyla kampanya kent geneline yayıldı. Bilimsel Mücadele ve Uyarı: “Kanıta Dayalı Tedaviden Şaşmayın” Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Türkkan Evrensel ise kanserle mücadelede bilimsel yaklaşımın altını çizdi. Kanserlerin yüzde 30 ila 50’sinin önlenebilir olduğuna dikkat çeken Evrensel, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine vurgu yaptı. Evrensel, özellikle hastalık sürecinde yanlış yönlendirmelere karşı uyararak, “Kanıta dayalı olmayan tedavilere yönelmek hayati risk oluşturur. Tedavide başarı yalnızca bilimsel yöntemlerle mümkündür” ifadelerini kullandı. Erken Tanı Hayat Kurtarıyor Uzmanlar, kanserle mücadelede en etkili yöntemin erken tanı olduğuna dikkat çekiyor. Türkiye’de uygulanan tarama programları kapsamında meme kanseri için mamografi, serviks kanseri için HPV testleri ve kolorektal kanser için tarama yöntemleriyle erken teşhis mümkün hale geliyor. Yetkililer, düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgularken, tarama programlarının kanser kaynaklı ölümleri azaltan en etkili yöntem olduğuna işaret ediyor. İki Yeni Proje Yolda Onkoday, bu yıl iki önemli sosyal sorumluluk projesini de hayata geçirmeye hazırlanıyor. Bunlardan ilki, rahim ağzı kanserine karşı koruyucu olan HPV aşısının dezavantajlı gruplara ücretsiz ulaştırılması. Türkiye’de henüz devlet tarafından karşılanmayan aşı için dernek kaynak oluşturmayı hedefliyor. İkinci proje ise kanser hastası çocuklara yönelik geliştirilecek dijital uygulama. Eğitimden sosyal yaşama, tedavi sürecinden moral desteğe kadar pek çok alanda çocuklara rehberlik edecek uygulamanın, Coşkunöz Holding desteğiyle hayata geçirilmesi planlanıyor. “En Büyük Gücümüz Bilgi ve Dayanışma” Kanserle mücadelenin yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal bir süreç olduğuna dikkat çeken Füsun Önen, moral ve desteğin tedavinin ayrılmaz parçası olduğunu söyledi. Önen, “Bazen bir elin uzanması, bir sözün kalbe dokunması en güçlü ilaçtan daha etkili olabilir. Bu nedenle amacımız; hastalarımıza yalnız olmadıklarını hissettirmek ve toplumda bilinç oluşturmaktır” dedi. Kanser Haftası kapsamında yapılan çağrıda ise vatandaşlara sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmeleri, düzenli taramalara katılmaları ve yalnızca güvenilir bilimsel kaynaklardan bilgi almaları önerildi. Uzmanların ortak mesajı ise net: "Erken tanı hayat kurtarır, bilinçli toplum kanseri yener."

Erdoğan butona bastı: Türkiye 5G teknolojisine geçti Haber

Erdoğan butona bastı: Türkiye 5G teknolojisine geçti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen "5G ile İletişimde Güçlü Türkiye Programı"na katıldı. Törende Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tablet ekranından butona basmasıyla Türkiye'de 5G teknolojisine geçildi. Törende konuşan Erdoğan, "Ülkemizin önünde iletişimin yanı sıra ulaştırmadan sağlığa, tarımdan üretime, ekonomiden eğitime geniş bir alanda yepyeni bir sayfa açacak 5G teknolojisinin bir kez daha hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "Yakın çevremizde meydana gelen savaş ve çatışmalar, siber güvenliğin önemini hepimize bir kez daha göstermiştir" Siber dünyanın öneminin artık dünyada da daha iyi anlaşıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Günümüz dünyasında egemenlik coğrafya temelli fiziki ve sadece belirli bir toprak parçası ile sınırlı olmaktan çıkmıştır. Küresel güç rekabetinin sertleştiği bu dönemde, teknoloji ve dijitalleşme alanında meydana gelen baş döndürücü gelişmeler klasik anlamdaki egemenlik mefhumunu aşındırmıştır. Artık güçlü olmak, caydırıcı olmak, dünyada söz, etki ve itibar sahibi olmak istiyorsanız, bir defa siber uzay çalışmalarınızı hızlandırmak, siber güvenlik tedbirlerinizi almak, siber teknolojinizi geliştirmek zorundasınız. Verilerin toplanması, işlenmesi, analiz edilmesi, katma değere dönüştürülmesi ve en önemlisi veri güvenliğinin temin edilmesi bu süreçte kritik bir rol oynamaktadır. Özellikle son dönemde Lübnan, Gazze ve İran başta olmak üzere yakın çevremizde meydana gelen savaş ve çatışmalar, siber güvenliğin önemini hepimize bir kez daha göstermiştir" ifadelerine yer verdi. "Siber vatanınızı ve bunun ayrılmaz parçası olan verilerinizi koruyamıyorsanız, egemenliğinizde çok ciddi zafiyet var demektir" 5G'nin milli mesele olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Şurası tartışılmayacak kadar ortadadır: İçinde bulunduğumuz veri çağında siyasi istikrar, ekonomik bağımsızlık, askeri caydırıcılık ve dijital egemenlik birbirinden ayrı değildir, tam tersine bunlar birbirinin tamamlayıcı, eskilerin ifadesiyle mütemmim cüzüdür. Sınırlarınızı kontrol ettiğiniz ölçüde hava sahanızı kontrol edemiyorsanız, hava sahanızı koruduğunuz ölçüde siber vatanınızı ve bunun ayrılmaz parçası olan verilerinizi koruyamıyorsanız, egemenliğinizde çok ciddi zafiyet var demektir. Dijital çağda jeopolitik üstünlüğün belirleyici aktörü sadece toprağı kontrol edenle değil, bununla birlikte veriyi yönetenler de olacaktır. Bu bakımdan 5G'nin veri merkezleri, bulut altyapıları, yapay zeka ve siber güvenlik kapasitesiyle birlikte düşünüldüğünde dijital egemenlik ve milli güvenlik meselesi olduğu son derece açıktır" diye konuştu. "Güçlü bir siber güvenlik mimarisi oluşturmak için ne gerekiyorsa yaptık" Son 23 yılda dijital alanda da gelişmeye devam ettiklerini belirten ve bu alanda yapılan bazı hizmetleri sıralayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dijital dönüşümde attığımız stratejik adımlarla ülkemizi bu alanda parmakla gösterilen seviyelere çıkardık. Bu süreçte bir yandan dijital hız ve kapasitemizi artırırken, diğer yandan güçlü bir siber güvenlik mimarisi oluşturmak için ne gerekiyorsa yaptık. 2002'de 81 bin kilometre olan fiber hat uzunluğumuzu 2025 yılının 3. çeyreği itibariyle 657 bin kilometreye ulaştırdık. Aynı dönemde geniş bant internet abone sayımızı 3 binden 98 milyona, mobil telefon abone sayımızı ise 23 milyondan alıp neredeyse 100 milyona çıkardık. 55 milyona aşkın vatandaşımız bugün güvenli internet hizmetlerini kullanıyor. Hali hazırda Türkiye'de mobil ve sabit hatlardan 82 milyar dakika konuşma trafiği gerçekleşiyor. Aylık ortalama 494 dakika mobil kullanım süresiyle Avrupa'da birinci sıradayız. Geçtiğimiz sene kurduğumuz Siber Güvenlik Başkanlığımız, haberleşme sistemlerimizin güvenliğini sağlamak, kritik altyapılarımızı korumak ve siber tehditlere karşı etkin bir savunma mekanizması oluşturmak üzere çalışmalarını sürdürüyor. Aynı şekilde emniyet birimlerimiz, istihbarat teşkilatımız ve ilgili tüm kurumlarımız da her senaryoya hazırlıklı bir şekilde kendi önlem, aksiyon ve karşı koyma planlarını başarıyla planlayıp hayata geçiriyor" açıklamasında bulundu. "Önümüze konulan bentleri yıkarak her alanda gümbür gümbür geliyor, destanlaşıyor, yeni ve güçlü Türkiye'yi adım adım inşa ediyoruz" Siber güvenliğe sadece tehditler karşısında gösterilen bir tepki değil, ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası olarak baktıklarını söyleyen Erdoğan şöyle devam etti: "Yabancı menşeli anlık mesajlaşma ve arama uygulamalarının özellikle Gazze soykırımından beri çeşitli tartışmalara konu olduğu görülüyor, biz de bu tartışmaları çok yakından takip ediyoruz. Devlet kurumlarına ait veriler güvenliğini özellikle güçlendirme noktasında ilave tedbirleri önümüzdeki dönemde peyderpey devreye alacağız. Kıymetli dostlar; bakınız geçmişte teknolojik gelişmeleri yalnızca takip eden, çağa ayak uydurma kaygısından öteye geçemeyen bir Türkiye vardı. Yeni teknolojileri tribünden izleyen, başkalarına imrenen, öz kaynaklarını değerlendiremeyen bir Türkiye vardı. Başörtüsü, saç, sakal, kılık kıyafet gibi meselelerle uğraşmaktan dünyada olup bitenleri takip edemeyen bir Türkiye vardı. Yıllarca Türkiye'nin özellikle belli alanlarda geri kalmışlığını, bu milletin inanç değerlerine, kültür kodlarına, insanımızın giydiği kıyafete bağladılar. Yaklaşık 6 asır boyunca cihana nizam vermiş bir ecdadın torunları olarak, bu kötü gidişe, bu atalete, bu ideolojik bağnazlığa biz itiraz ettik. Biz yapamayız, biz beceremeyiz diyen özgüven yoksunlarına kulak asmadan, bu milletin evlatlarına, bu ülkenin parlak beyinlerine inanarak teknolojide tam bir seferberlik ilan ettik, çalışmalarımızın meyvelerini de hamdolsun kısa sürede toplamayı bildik. Bugün geldiğimiz noktada hem kendi teknolojimizi üretiyoruz, hem yeniliklere öncülük ediyor, hem de sahip olduğumuz teknolojiyi dünyanın birçok ülkesine ihraç ediyoruz. İlk yerli ve milli haberleşme uydumuz Türksat-6A'yı ayı 2024'te uzaya fırlattık, 2025'te resmen hizmete aldık ve böylece dünyada kendi uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olmayı başardık. Savunma sanayi başta olmak üzere teknolojik imkan ve kabiliyetlerin belirleyici olduğu tüm sektörlerde çağa ufuk çiziyor, yön tayin ediyoruz. Ar-ge'den seri üretime, kendi ürün ve yazılımlarımızla, kendi tesis ve mühendislerimizle yeni dünyanın semalarında kutup yıldızı gibi parlıyoruz. Avrupa ve Amerika dahil pek çok yerde gençler daha kendi ülkelerinin haritadaki yerini gösteremezken, ayak sesleri yalnızca Türkiye'yi değil, kıtaları inleten TEKNOFEST gençliği yeni projelerle, yeni tekliflerle dünyaya rol model oluyor. Velhasıl önümüze konulan bentleri yıkarak her alanda gümbür gümbür geliyor, destanlaşıyor, yeni ve güçlü Türkiye'yi adım adım inşa ediyoruz." "İşletmecilerimiz yıllara göre artacak şekilde ilk etapta yüzde 60 oranın Yerli Malı Belgeli ürün, yüzde 30 oranında milli haberleşme ürününü kullanacak" Başlangıçta 81 il merkezinde devreye alınacak olan 5G'yi 2 sene içinde Türkiye'nin her karışında hizmete sunacaklarını belirten Erdoğan, "Şebeke altyapımızda mümkün olan en yüksek seviyede yerli ve milli ürün kullanımını hedefliyoruz. İşletmecilerimiz yıllara göre artacak şekilde ilk etapta yüzde 60 oranın Yerli Malı Belgeli ürün, yüzde 30 oranında milli haberleşme ürününü kullanacak. Devamında bu rakamlar peyderpey arttırılabilecek" dedi. 5G'ye geçilmesinin ardından gerçekleşecek kazanımlardan bazılarını sıralayan Erdoğan şu ifadeleri kullandı: "Beşinci nesil mobil haberleşme altyapısı, yüksek hız, düşük gecikme süresi ve geniş bağlantı kapasitesi olmak üzere 3 ana özelliğiyle öne çıkıyor. 5G sanayide 2 gigabit veri aktarımıyla bir önceki nesle oranla 10 kata kadar daha yüksek veri hızına ulaşıyor, yani iletişim hızımız tam 10 kat artıyor. 4,5 veya 4-5G'de ortalama 30-40 milisaniye olan gecikme süresi 5G ile 1 milisaniyeye kadar düşüyor. Son olarak daha önce binlerle ifade edilen eşzamanlı bağlantı kapasitesi 5G ile milyonlarca cihaza erişiyor. Nesnelerin internetini çok daha verimli ve süratli hale getirecek bu sistemle kilometrekare başına milyonlarca cihaz aynı anda kesintisiz ve güvenli biçimde birbiriyle irtibat kurabilecek. 5G'yi diğerlerinden ayıran bir diğer önemli ayrıntı da, bulut tabanlı ve yazılım odaklı çekirdek mimarisidir. Bu özellikle şebekeyi daha esnek, daha akıllı ve ihtiyaca göre şekillenebilen bir yapıya kavuşturuyor. 5G ile birlikte iletişimin sadece hızlanmakla kalmadığı, aynı zamanda bütünüyle şekil değiştirdiği bir dönemin kapılarını aralıyoruz. Vatandaşlarımız internet kullanımında saniyede 1 megabit ve üzeri hızlarla tanışacak. Sabit internetin ulaşamadığı yerlerde sabit kablosuz erişim sayesinde fiber hızına yakın bir deneyim sunulacak. Aynı fiziksel altyapı üzerinde farklı sektörlere ait sanal ağlar kurulabilecek. Böylelikle sağlık, üretim, lojistik ve güvenlik gibi birbirinden farklı alanlarda ihtiyaca özel hizmetler verilebilecek. Kurumlar, kendi yerleşkeleri veya tesisleri içinde kendilerine özel, güvenli ve düşük gecikmeli şebekeler kullanabilecek. Verinin merkeze gitmeden kaynağa en yakın noktada işlenmesi mümkün olacağı için karar alma ve tepki verme süreleri ciddi şekilde kısalacak. Diğer taraftan, mobil iletişimde ve dijital hizmetlerde bekleme süreleri azalırken, gigabit hızları artacak, evde, işte veya hareket halindeyken daha güçlü ve kesintisiz bir bağlantı standardı oluşacak. Gerçek zamanlı bağlantı gerektiren uygulamalar daha stabil çalışacak." "Hastaların durumu mesafe engeline takılmadan anlık şekilde ve uzaktan izlenebilecek" Uzaktan hizmetin de 5G ile çok daha verimli olacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sağlıkta uzaktan müdahale imkânları gelişecek, gerçek zamanlı görüntü aktarımı ve kritik sistemlerin eşzamanlı çalışması yaygınlaşacak. Ultra düşük gecikme kapasitesi sayesinde örneğin bir doktor hastasını yüzlerce kilometre öteden ameliyat edebilecek, hastaların durumu mesafe engeline takılmadan anlık şekilde ve uzaktan izlenebilecek. Ulaşımda araçlar, altyapı ve trafik sistemleri anlık veri paylaşabilecek. Böylece yollar daha güvenli olacak. Can kayıpları inşallah azalacak. Eğitimde artırılmış gerçeklik, sanal laboratuvar, simülasyon ve gerçek zamanlı etkileşim daha fazla kullanılacak. Tarımda akıllı tarım uygulamalarıyla daha sürdürülebilir ve yüksek verimli bir üretim sağlanacak. Daha fazla veriyi daha düşük enerji üretimiyle taşıyabilen 5G ile kamu hizmetlerinde ve akıllı şehirlerde milyonlarca sensörle donatılmış altyapılar sayesinde enerji, su, ulaşım sistemleri anlık yönetilebilecek. Bu da hem hizmet kalitesini artıracak, hem de kaynak kullanımında önemli bir tasarrufu beraberinde getirecek. Kıymetli misafirler; 5G ile güvenlik alanında da yeni kazanım ve avantajlar elde edeceğiz. Yeni nesil altyapımızın şebeke dilimleme özelliğiyle farklı kullanım alanlarına mahsus güvenlik politikalarını uygulama imkânı bulacağız. Uç bilişim yaklaşımı marifetiyle verinin kaynağa yakın işlenmesi sayesinde siber riskleri daha da azaltacağız. Kolluk kuvvetlerimizin sahada kullandığı sistemler 5G altyapısıyla çok daha etkin, hızlı ve öngörülebilir bir yapı arz edecek. Kent güvenlik yönetim sisteminden plaka tanıma sistemine, hudut kapısı sisteminden narkotik uyuma sistemine, suç analiz uygulamasından KADES'e, polis teşkilatlarımızın suç ve suçluyla mücadelesinde kullanılan sistemlerin işlevselliği daha da artmış olacak" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının ardından Bitlis, Çanakkale, İstanbul, Hatay, Rize, Mardin Valileri ile canlı bağlantı gerçekleştirdi. Daha sonra ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tablet üzerinden bastığı butonla Türkiye'de 5G teknolojisine geçildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.