Hava Durumu

#Soruşturma

Yeni Dönem Gazetesi - Soruşturma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Soruşturma haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rojin Kabaiş davasında 415 kişinin DNA'sına bakıldı Haber

Rojin Kabaiş davasında 415 kişinin DNA'sına bakıldı

Van'da 27 Eylül 2024'te kaybolan ve 15 Ekim'de göl kıyısında cansız bedeni bulunan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında DNA profili alınan kişi sayısı 425'e ulaştı. Rojin'in babası Nizamettin Kabaiş, tarihi konuşmalar olduğunu, Adalet Bakanı'nın üç seferdir açıklamalar yaptığını ve Diyarbakır Valiliği aracılığıyla ailesiyle görüşüldüğünü ifade etti. Kabaiş, İstanbul'dayken ailesinin taleplerinin dinlendiğini aktararak, "DNA'lar alınsın. Rektörün akrabaları, üniversitedeki erkeklerin DNA'ları, Mollakasım ve Bardakçı köyündeki erkeklerin DNA'larının alınmasını istedik. Telefonun açılmasını istedik. Konuşmalar umutlu geçmiş. Rojin'in ablaları ve annesiyle görüşüldü. Yeni Adalet Bakanı'nın umutları olmasaydı Van Adliyesi önünde ailemle birlikte oturma eylemi yapacaktık. Büyük umutlar verdi, o yüzden oturma eylemi yapmayacağız" dedi. Gülistan Doku'nun dosyasıyla nasıl her şey açığa çıktıysa umut edip Rojin'in de dosyasının açığa çıkacağını kaydeden Kabaiş, "Dosyalar benzerliktedir. Bizimkinin Van Valisi'yle ilgisi yoktur, rektörle ilgilidir. Rektör o esnada hem delilleri karartı hem çok şüpheli hareketleri vardır. Oradaki halk, rektörün iki tane yeğenini işaret ediyor. Geçen sene de rektörü yakından tanıyan bir kişi gitti ifade vermek istedi. Adam diyor ki Rojin'in dosyası hakkında rektörle ilgili ifade vermek istiyorum. Onu gözaltına aldılar. Bir gün gözaltında kaldı. O adam dosyaya ışık tutuyor, yol gösteriyor. Neden onu gözaltına alıyorlar. Defalarca bunu savcılıkta dile getirdik. Bir insan gitse ifade verse dosya için bir umuttur. Belki bir şeyler biliyordur. Tunceli'de aynı şekilde bir adam mektup götürüp bıraktı" diye konuştu. "Belli, bu bir cinayettir" Her şeyin sil baştan takip edileceğini belirten Kabaiş, "Hem telefonun açılmasını istiyoruz hem de o iki erkek DNA'sı kime aitse açığa çıkmayana kadar rahat değilim. Bellidir bu bir cinayettir. Kim o genç kıza zarar vermiş. 2 bin 500 taneye değil, 5 bine kadar da çıkartılmasını istiyorum. Bize, 2 bin 500 kişinin DNA'sına bakılacak. Bunu çoktandır talep ediyoruz. Ama şu anda yapılıyor. Bir haftadır DNA'lara bakılıyor. Şu ana kadar toplam 425 kişinin DNA'sına bakılmış. Bunlar Bardakçı köyünden, Mollakasım'dan. Mollakasım, Rojin'in cansız bedeninin bulunduğu köy. Bardakçı köyü de üniversiteye yapışıktır. Rektör ve akrabalarının DNA'sını istemiştik. Telefon açılsa büyük bir umuttur" şeklinde konuştu. "Şu ana kadar neden rektöre soru sorulmuyor" diyen Kabaiş, "Tunceli'de devletin valisiydi ona 78 tane soru soruldu. Gereken oydu. Adalet Bakanı buradan bizi dinler, ona da sorarlar. Bu adam gökten inmemiş o da bir insandır. Neden onun tarafı tutuluyor. Rektörsen, hatan neyse o da cezasını çekecek. Senin telin kopuk, ışık yoktur, kameran eksiktir. Var da var. Bu tür şeyler, soru sorulmamış. Daha önce bize diyordu ki, orası özel mülktür kamera takamam. Ama Rojin'den sonra ne yaptı. Aynı yeri aynı nokta Rojin'in telefonu bulunduğu yerde direkt takıp 5 kamera takılmış. Onun dediği özel mülke takmış. Silinen kameralar var, onların da tespitinin yapılmasını istiyorum. Hem Mollakasım'da, hem üniversitenin son kamerası. Ona dediler bozuk, bir tanesini de siyah beyaza çevirmişler" dedi. Van'da 27 Eylül 2024'ten itibaren kendisinden haber alınamayan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 15 Ekim 2024'te Tuşba ilçesine bağlı Mollakasım Mahallesi'nde Van Gölü kıyısında ölü bulunmuştu. Kabaiş'in cenazesi, 16 Ekim'de Diyarbakır'da toprağa verilmişti.

Bursa'da 7 yıl önce kaybettiği oğluna nihayet kavuştu Haber

Bursa'da 7 yıl önce kaybettiği oğluna nihayet kavuştu

Olay, 2019 yılında Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde meydana geldi. Eşinin ailesinin yanına gelen Rebecca S. iddiaya göre bir süre sonra Almanya'ya dönmesi yönünde baskı gördü. Bu süreçten sonra 1 yaşındaki N.S.'nin kaybolduğu ihbarı yapıldı. Ancak uzun süre yürütülen arama çalışmalarına rağmen herhangi bir sonuca ulaşılamadı. Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında geçtiğimiz şubat ayında Bursa İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde Gasp, Cinayet ve Kayıp Şahıslar Bürosu'nca özel bir ekip kuruldu. Yapılan titiz çalışmalar sonucunda ekip, 10 Mart'ta küçük çocuğu R.M. isimli şahsa ait evde buldu. Sağlık kontrollerinin ardından çocuk devlet korumasına alındı. Soruşturma kapsamında çocuğun babaannesi H.S. ile çocuğun bulunduğu evin sahibi R.M., çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Çocuğun babası Umut K.'nin ise yaklaşık 2 yıl önce geçirdiği bir rahatsızlık nedeniyle hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Almanya'dan Türkiye'ye gelen yabancı uyruklu Rebecca S. ile devlet koruması altına alınan N.S.'den alınan örnekler, Bursa Adli Tıp Kurumu'nda karşılaştırıldı. Hazırlanan raporda, Rebecca S.'nin çocuğun biyolojik annesi olma ihtimalinin yüzde 99,99 olduğu belirtildi. Mustafakemalpaşa Aile Mahkemesi'ndeki duruşmaya davacı Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığını temsilen cumhuriyet savcısı ve davalı avukatı katıldı. Cumhuriyet savcısı, çocuk N.S.'nin mutat meskeni olan Almanya Federal Cumhuriyeti'ne iadesine ilişkin taleplerinin kabulünü isterken, avukatların taleplerini dinleyen hakim, Almanya doğumlu N.S.'nin, mutat meskenin bulunduğu Almanya Federal Cumhuriyeti'ne iadesine ve annesi Rebecca S.'ye teslimine karar verdi.

Atlas Çağlayan'ın ailesini tehdit eden şahıs hakim karşısında Haber

Atlas Çağlayan'ın ailesini tehdit eden şahıs hakim karşısında

İstanbul Güngören'de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ailesini tehdit ettiği iddiasıyla Diyarbakır'da gözaltına alınan ve tutuklanan sanığın yargılanmasına başlandı. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Muhammed Yusuf Kazıcı (18) Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Tarafların avukatları duruşma salonunda hazır bulunurken, hayatını kaybeden Atlas Çağlayan'ın müşteki ailesi ise duruşmaya katılmadı. "Bir cahillik edip, rahatsızlık vermek istedim" Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Kazıcı, "İddianamede yazılı mesajları ve paylaşımları ben yaptım. Bir cahillik yaptım. Atlas Çağlayan ve müştekileri tanımıyorum. 40 bin lira alacak verecek meselesi yoktur. O mesajları sosyal medyaya kendimi kaptırdığım için gönderdim. Gülhan Ünlü'yü sosyal medyada görmüştüm. Ben de orada dolaşırken cahillikle mesaj attım. Çok pişmanım, keşke yazmasaydım. Gülhan Ünlü'nün numarasını, Telegram panel sorgulamasından temin ettim. Müştekiye siparişleri kapıda ödemeli olarak göndermiştim. Aynı gün içerisinde 3 kere sipariş gönderdim. 112'ye asılsız ihbarları da ben yaptım. Bir cahillik edip, rahatsızlık vermek istedim. Yanlış bir düşünceydi. Kendimi karşı tarafa Muhammet Hüseyin Yıldırım olarak tanıttım, rastgele isim soy isim yazdım. Cezaevindeki diğer mahkumlardan ve ailemden tepki aldım, çok pişmanım. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum. Bu eylemleri birinden talimat alarak değil, kendiliğimden yaptım. Benim Daltonlar ya da başka suç örgütleri ile bir bağlantım yoktur" ifadelerini kullandı. 19 yıla kadar hapis cezası talebi Esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanık Muhammed Yusuf Kazıcı'yı, ‘gece vakti yağmaya teşebbüs' ve 'kişilerin huzur ve sükununu bozma' suçlarından, ayrıca müştekiler Gülhan Ünlü, Cüneyt Çağlayan ile mağdurlar Atlas Çağlayan, Doruk Çağlayan, Ayaz Çağlayan ve Arden Çağlayan'a yönelik ise 'zincirleme şekilde kişisel verileri ele geçirme' suçundan toplamda 5 yıl 3 aydan 19 yıl 3 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Gelecek celse müşteki aile dinlenecek Ara kararını açıklayan mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamında, tarafların açıklanan mütalaaya karşı beyanda bulunmaları için süre verilmesine ve gelecek celse müştekiler Gülhan Ünlü ile Cüneyt Çağlayan'ın dinlenmesine hükmederek, duruşmayı erteledi. Öte yandan, gelecek celse, mahkemenin kararını açıklaması bekleniyor. İddianameden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, 29 Ocak günü bir numaraya kayıtlı WhatsApp üzerinden bir şahsın kendini Muhammed Hüseyin Yıldırım olarak tanıttığı ve müşteki Gülhan Ünlü'ye yönelik tehdit içerikli mesajlar attığı aktarıldı. İddianamede, şüphelinin, müşteki Ünlü'nün adresine birden fazla yemek siparişi verdiği, 112 hattına asılsız ihbarlarda bulunduğu ve bunun tespit edilmesi üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi. iddianamede yer alan siber araştırma raporunda da bir sosyal medya hesabında Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin paylaşımlar yapıldığı belirtildi. 19 yıl 3 aya kadar hapis cezası talebi Hazırlanan ve Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen iddianamede, şüpheli Muhammed Yusuf Kazıcı hakkında, Gülhan Ünlü'ye yönelik ‘nitelikli yağma' ve 'kişilerin huzur ve sükununu bozma' suçlarından, ayrıca müştekiler Gülhan Ünlü, Cüneyt Çağlayan ile mağdurlar Atlas Çağlayan, Doruk Çağlayan, Ayaz Çağlayan ve Arden Çağlayan'a yönelik ise 'zincirleme şekilde kişisel verileri ele geçirme' suçundan toplamda 5 yıl 3 aydan 19 yıl 3 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel tutuklandı Haber

Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel tutuklandı

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Belediye Başkan Yardımcıları Birkan Birol Yıldız, Orhan Aydoğdu ve Oğuz Kaya ile ilgili birim amirleri ve personelinin ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet aldıkları yönündeki ihbarlar üzerine "rüşvet", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından soruşturma başlatmıştı. Soruşturma kapsamında şüphelilere ait MASAK raporları ve HTS kayıtları temin edildi. İskan ve yapı ruhsatı işlemlerinde rüşvet karşılığı işlem yapıldığı bulgusuna ulaşıldığı açıklanmıştı. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar neticesinde suçun unsurları ve organizasyon yapısı detaylı şekilde tespit edildi. İncelemelerde, Ataşehir Belediyesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren firmalardan yapı ruhsatı ve iskan işlemleri karşılığında milyon dolarları bulan rüşvetler alındığı, bu süreçte ruhsat işlemlerinin rüşvet karşılığı gerçekleştirildiği belirlendi. Sabah saatlerinde aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu şüpheliler adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin savcılık işlemlerine tamamlandı. Soruşturma kapsamında sonradan yakalaması yapılan 2 şüpheli ile birlikte toplam 20 şüpheliden aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu 19 şüpheli, Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüpheli Nimet Karademir ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.