Hava Durumu

#Tahliye

Yeni Dönem Gazetesi - Tahliye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tahliye haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tanju Özcan’ın şantaj davasına damga vuran iddia Haber

Tanju Özcan’ın şantaj davasına damga vuran iddia

Geçtiğimiz şubat ayında, Tanju Özcan'ın Mehmet Eren Akgüney hakkında şantaj iddiasıyla bulunduğu suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturmada, 13 sayfalık iddianame Bolu 6’ncı Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 28 Şubat'ta Akgüney gözaltına alınıp tutuklanırken, Tanju Özcan da farklı bir dosya olan "icbar suretiyle irtikap" kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. İddianamede, Özcan’ın belediye personeli Öznur Ç.’ye gönderdiği mesajların kadının eski sevgilisi Mehmet Eren Akgüney’in eline geçtiği; Akgüney’in bu mesajlar karşılığında Özcan’dan 20 milyon lira, lüks otomobil ve oto yıkama tesisi talep ettiği belirtildi. Şantaja aracılık ettikleri iddiasıyla Boluspor Kulüp Başkanı Erdal Bayrak ve CHP’li Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin de dosyada yer aldı. Aynı dosyada, Öznur Ç.’ye yönelik eylemleri ve makam odasındaki sözleri nedeniyle Tanju Özcan’ın da "şantaj" suçundan 3 yıla kadar hapsi isteniyor. Tanju Özcan’ın avukatı hakimin üzerine yürüdü Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasına, başka bir suçtan dolayı tutuklu bulunan Tanju Özcan sağlık sorunları sebebiyle katılmazken, dosyada adı geçen Özgür Yıldız da mazeret bildirerek duruşmada yer almadı. Duruşmanın başında Özcan’ın avukatı Uğur Poyraz, mahkeme hakimine yönelik "Tanju Özcan'a hasım olmuş bir kişisiniz" diyerek reddi hakim talebinde bulundu. Hakimin üzerine yürüyen avukat Poyraz, CMK 203/2 maddesi gereğince salondan çıkarılmasına karar verilince direndi. Kolluk kuvvetleri ve mübaşirle yaşanan arbedenin ardından duruşmaya ara verildi. "Bu konuyu kapatmamız lazım, Tanju Özcan siyasi olarak güçlü" Tanju Özcan’ın Özel Kalemi Özgür Yıldız’ın kendisine ‘Konuyu kapatmamız lazım Tanju Özcan siyasi olarak güçlü’ dediğini söyleyen tutuklu sanık Mehmet Eren Akgüney, "Hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Öznur benim kız arkadaşımdı. Ara sıra aramızda sorunlar oluyordu ama görüşmeye devam ediyorduk. Zorla görüşmedik, aramız kötü değildi. Öznur Ç. evimdeyken telefonunun çalması ya da mesaj gelmesi sonrasında durumu fark ettim. Bana Tanju Özcan'la görüştüğünü söyledi. Belediyeye kendisiyle alakalı bir ses kaydı atılmış. Bunu da Tanju Özcan’ın öğrendiğini ve kendisini çağırdığını anlattı. Tanju Özcan, Öznur’a, 'Bu ses kaydını Eren duyarsa sıkıntı olur' demiş ve Öznur da bundan dolayı görüşmek zorunda kaldığını söyledi. Ben de bu durumdan etkilendim. Benim üzerimden mağdur ediliyor. Ses kaydının içeriğinde Öznur Ç.'nin çocuk aldırdığı söylenmiş. Ben Tanju Özcan’ı milletvekilliği döneminden beri tanırım. Tanju Özcan’ı aradım ve 'Biz insanları belediyeye birileri kız arkadaşımızla, kardeşimizle, kızımızla birlikte olsun diye mi işe aldırdık?' dedim. Tanju Özcan da bana, 'Sen benimle böyle konuşamazsın, haddini bil, bu konuşmanın hesabını sana sorarım' dedi. Öznur'un bana karşı olan suçlamalarını kabul etmiyorum. Bu beyanları baskı altında verdiğini düşünüyorum. Tanju Özcan benimle konuştuktan sonra Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin’i aramış. Benim söylemlerimle alakalı konuşup bu konuyu kapatmalarını istemiş. Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin’e durumu izah ettim, araya girmemelerini istedim. Onlar da bir şey demediler. Konu bel altı olduğu için dahil olmak istemediler. Tanju Özcan’ı daha sonra tekrar aradım. Ona, 'Sen beni tanıyorsun, yüzüme bakıyorsun ama böyle bir şeyi de yapabiliyorsun' dedim. Tanju Özcan bana sinirlenerek telefonu başkasına verdi. Telefonu Özel Kalem Müdürü Özgür Yıldız aldı. Özgür bana 'Yarın görüşelim' dedi. Ertesi gün beni aradı ve belediyenin tesisine davet etti. Gittiğimde konuyu kendisine de anlattım. Özgür bana, 'Bu konu bizi sıkıntıya sokar, bu konuyu kapatmamız lazım. Kapanmazsa sen de sıkıntı yaşarsın abi. Tanju Özcan siyasi olarak güçlü' dedi. Ben de 'Yanlışı ben yapmadım, neden sıkıntıyı ben yaşayayım?' diye karşılık verdim. Kimseden herhangi bir şey istemedim. O da bana bir şey teklif etmedi. Başka kimseyi de aramadım. Öznur’la görüşüyordum ama bu tehdit meselesiyle alakalı olarak kimseyle görüşmedim" dedi. "Ben bunun kesinlikle siyasi manevra olduğunu düşünüyorum" Mehmet Eren Akgüney’in savunmasından sonra verilen aranın ardından ilk olarak davada tutuksuz olarak yargılanan CHP’li Bolu Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin savunma yaptı. Tanju Özcan ile abi-kardeş ilişkilerinin olduğunu ve soruşturma esnasında sanık olduğunu öğrendiğinde şoke olduğunu dile getiren Hüseyin Ekrem Serin, "71 yaşındayım, 3 dönemdir belediye meclis üyeliği yapıyorum. CHP'nin grup başkanvekiliyim. 20 yıldır Tanju Özcan'la siyaset yapıyorum. Gece saat 23.00 sıralarında Tanju Bey beni aradı. Mehmet Eren'in kendisini telefonla aradığını söyledi. Ne demek istediğini anlamadım. Bu nedenle Mehmet Eren ile benim görüşmemi istedi. Mehmet Eren'in rahmetli babası benim çocukluk arkadaşımdı. Eren'i de yıllardır tanırım. Tanju Bey'le görüştükten sonra ben Eren'i telefonla aradım. Telefonda Eren'e durumu sordum. Bana söylediği şey çok netti; 'Hüseyin Amca konu çok hassas, telefonda görüşülecek bir konu değil' dedi ve telefonu kapattık. Benim daha sonra öğrendiğim bilgiye göre, Tanju Özcan Erdal Bayrak’ı aramış. Ne konuştuklarını bilmiyorum. Ben daha sonra Erdal Bayrak ile görüştüm. Eren bu konuyu Erdal Bey'e detaylı olarak anlatmış. Bu konuda Eren konuşmak istememiş ve 'Bana bu konuda herhangi bir şey söylemeyin' demiş. Tanju Bey, bizimle görüşmek istediğini Özgür Yıldız’a bildirmiş. Belediyede Özgür de bana söyledi. Destek Hizmetleri Müdürlüğü binasında ben, Erdal Bayrak, Tanju Özcan ve Özgür Yıldız görüştük. Bu görüşmede 'konuyu halledelim' şeklinde bir konuşma geçti. Görüşmemizde Erdal Bayrak, konunun hassas olduğunu belirterek bu konuya kendilerinin dahil edilmemesini istediğini söyledi. Bunun üzerine Tanju Özcan, Erdal Bayrak'a gerekirse hukuki yollardan hakkını arayacağını söyledi. Muhabbet esnasında kesinlikle en ufak bir şekilde para konusu konuşulmadı. Sonrasında benim hiçbir görüşmem olmadı. Daha sonra ise Özgür Yıldız bana birkaç defa bu konuyu çözmemizi istedi. Tanju Özcan’ın siyasi geleceği olduğunu belirtti. Özgür Bey otogarda yapılan görüşmede, 'Aracımı satıp üzerine de 3-5 kuruş ekleyip Eren'e vereyim' dedi. Biz de 'Verirsen biz karışmayız' dedik. Tanju Özcan ile abi kardeş gibiydik. Bana böyle ithamlarda bulunması beni çok şaşırttı. Ben Erdal Bayrak'ı da çocukluğundan bilirim. Erdal ile de abi kardeş gibiyiz. Biz bu konuyla alakalı Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na çağrıldığımızda ben tanık olarak çağrıldığımı düşünmüştüm. Fakat başsavcılıktan şüpheli olduğumu öğrenince çok şaşırdım. Tanju Özcan bizden şikayetçi olmuş. Ben bunun kesinlikle siyasi manevra olduğunu düşünüyorum" dedi. "Tanju Özcan araya girmem konusunda ısrarcı oldu, hassas konu olduğu için ‘beni bulaştırmayın’ dedim" Davada tutuksuz sanık olarak yargılanan Boluspor Başkanı Erdal Bayrak ise, "Gece saatlerinde Tanju Özcan beni arayarak, 'Senin şoförün bana ileri geri konuştu' dedi. Ancak Eren'in kendisine tam olarak ne dediğini söylemedi. Bunun üzerine Eren'i aradım ve 'Senin Tanju Özcan'la ne işin var?' diye sordum. Eren de bana 'Maviş' lakaplı Öznur Ç. ile olan mesajlarını yakaladığını, konuyu yarın daha detaylı anlatacağını söyledi. Ertesi sabah Eren beni almaya geldiğinde otogara gittik. Orada ne olduğunu sorduğumda Eren bana olayın detaylarını anlattı. Ardından Tanju Özcan'ı aradım, ancak kendisi 'Sonra konuşuruz' diyerek telefonu kapattı. Daha sonra Hüseyin Ekrem Serin'le yaptığımız görüşmede, o da bana Tanju Özcan'ın kendisini aradığını söyledi. Ben de beni de aradığını belirttim. Hüseyin Amca ile bu durumu konuştuk. Sonrasında Tanju Özcan'ı tekrar aradım ve Hüseyin Amca'yı da yanıma alarak yanına gideceğimizi söyledim. Bolu Belediyesi Ek Hizmet Binasına, Tanju Özcan'ın yanına gittik. İçeri girdiğimizde Özgür Yıldız da oradaydı. Tanju Özcan, Eren konusunu açtı. Ben kendisine, 'Eren konusu biraz bel altı bir mevzu, bizi bu konuya dahil etme' dedim. Ancak Tanju Özcan bu konuda biraz ısrarcı oldu. Hatta bana, 'Özgür'le senin aranda böyle bir şey olsa ben hallederdim' şeklinde bir ifade kullandı. Ben de bunun üzerine, verdiği örneğin doğru bir örnek olmadığını belirttim. Ben Boluspor Başkanı olduğum için ve Özgür ile Tanju Bey'in belediyede görev yapmaları sebebiyle, Boluspor ile ilgili konularda kendileriyle ara ara görüşüyorduk. Keza Ali Sarıyıldız'ın da belediyede olması sebebiyle zaman zaman görüşmelerimiz oluyordu. İlerleyen süreçte Hüseyin Amca'yı aramışlar. Özgür ile beraber otogara geldiler. Otogarda Boluspor ile ilgili konuşurken konu yine Eren'in 'Maviş' (Öznur Ç.) meselesine geldi. Özgür, bu konunun kendileri için çok önemli olduğunu belirtti. Bana, 'Eren'e yıkama tesisi açalım, bir arabam var, 3-5 kuruş da birikmiş param var, onu falan versek' şeklinde bir teklifte bulundu. Ben de kendisine cevaben, 'Eren ölmedi, telefonu da açık. Kendisini arayın, beni bu konuya bulaştırmayın' dedim. Daha sonra Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı‘na ifade vermeye geldiğimizde ben Tanju Özcan‘ın benden şikayetçi olmasına çok şaşırdım" diye konuştu. "Tanju Özcan’la birlikte olduğumuz esnada yanımızda şoförü de vardı ve bizi izledi" Duruşmada müşteki sıfatıyla yer alan Öznur Ç., savunması sırasında salondaki kalabalık nedeniyle rahat beyanda bulunamayacağını ifade ederek, partililerin ve gazetecilerin dışarı çıkarılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, bu talebi değerlendirerek gazetecilerin ve izleyicilerin salondan çıkartılmasına karar verdi. Salonun boşaltılmasının ardından kapalı oturumda dinlenen Öznur Ç., ifadesinde şok edici iddialarda bulundu. Öznur Ç. mahkemedeki beyanında, "Tanju Özcan belediyeye gelen ses kaydından sonra beni yanına çağırdı ve bu ses kaydını ‘Eren duyarsa ne olur?’ dedi. Benim ile arkadaşlık isteğinde bulundu. Ben bunu kabul etmememe rağmen işten çıkarılma korkusu ve zaten kendisiyle sıkıntı yaşadığım Mehmet Eren ile sıkıntılar yaşamamak için istemeyerekte olsa Tanju Özcan ile iletişim kurmak zorunda kaldım. Hatta Tanju Özcan benimle WhatsApp üzerinden arama ve mesajlar ile iletişim kurmaya çalıştığında ben bunlara cevap vermiyordum bunun üzerine şoförü Suat beni arayarak, ‘başkan sana mesaj attı, ona cevap ver’ dedi. Başkanın bu zorlama ilişkileri sırasında şoförü Suat’ta sürekli aktif bir şekilde işin içindeydi. Narven Termal Kasaba’ya beni Tanju Özcan’ın şoförü götürdü. Orada alkol alırken Tanju Özcan’la birlikte olduk. Birlikte olduğumuz esnada yanımızda şoförü de vardı ve bizi izledi" ifadelerini kullandı. "Eren tarafından mesajların siyasi rakiplere satılacağını söylediler" Başka bir suçtan dolayı cezaevinde tutuklu bulunan ve duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan tanık Ali Sarıyıldız ise ifadesinde şunları kaydetti: "Ben Eren’i tanımıyorum. Hüseyin Ekrem Serin, Erdal Bayrak ve Özgür Yıldız ile bir kere görüştüm. Bir restoranda dördümüz bir araya geldik. Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin, bize bu olayın çok uzatılmaması ve kapatılması gerektiğini söyledi. Konuşmalar esnasında para mevzusu geçti. 20 milyon TL, bir araba ve oto yıkama yeri istendiği söylendi. Bunları Ekrem Serin ve Erdal Bayrak dile getirdi. Bu talepler karşılanırsa Eren’in konuyu kapatacağını ifade ettiler. Ayrıca Hüseyin Ekrem Serin ve Erdal Bayrak, Eren’in elinde mesajlar olduğunu ve bunların Eren tarafından siyasi rakiplere satılacağını söylediler. Ben o masadan kalkarak bu konuya girmek istemediğimi belirttim. Ben akşam saat 6'da işinden evine giden birisiyim." Şantaj duruşmasında 1 sanık tahliye edildi Savunmaların ve tanık beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Mehmet Eren Akgüney'in tahliyesine hükmetti. Dosyadaki eksikliklerin giderilmesi ve diğer tanıkların dinlenmesi amacıyla duruşma 4 Mayıs tarihine ertelendi.

Lisede silahlı saldırı dehşeti: 16 yaralı Haber

Lisede silahlı saldırı dehşeti: 16 yaralı

Saldırganın 19 yaşında okulun eski bir öğrencisi olduğunu söyleyen Vali Şıldak, şuanda 12 yaralının tedavisinin Siverek Devlet Hastanesinde sürdüğünü, diğer 4 kişinin ise Şanlıurfa’da tedavi altına alındığını vurguladı. Vali Şıldak, "Sabah saatlerinde 09.30 sularında 2007 doğumlu okulun eski bir öğrencisinin pompalı av tüfeği ile okula girerek rastgele ataş açması sonucu 16 kişi yaralandı. Yaralılardan 4’ü öğretmen, 1'i polis memuru, 1'i kantin işletmecisidir. Şükürler olsun can kaybımız yok. 2 öğretmen 2 öğrencinin sağlık durumu biraz daha orta seviyede olduğu için il merkezine sevkedildi. 12 yaralımızın tedavileri Siverek Devlet Hastanesinde devam ediyor. Olayı çok yönlü araştırıyoruz. Saldırgan okulun eski bir öğrencisi, sadece 9. sınıfta bulunuyor daha sonra açık öğretim lisesine geçmiş. 2007 doğumlu. Okul içerisinde polisimizin müdahalesiyle sıkıştırıldı ve kendi canına kıydı. Okulu tahliye ettik. Büyük üzüntü duyuyoruz. Soruşturmamız devam ediyor" dedi. Okul saldırganının kimliği tespit edildi Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde lisede 16 kişinin yaralandığı olayda saldırganın 19 yaşındaki Ömer Ket olduğu öğrenildi. Hasan Çelebi Mahallesi'nde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne yapılan silahlı saldırıda 4 öğretmen 1 polis ve bir kantin işletmecisi ile 10 öğrenci yaralandı. Saldırıyı gerçekleştirenin okulun eski öğrencisi 19 yaşındaki Ömer Ket olduğu öğrenildi. Ömer Ket saldırının ardından intihar etmişti. Siverek Belediye Başkanı Bucak: "Öğretmenlerimizden 2’sinin durumu ağır, toplam 3 hayati tehlikesi olan yaralımız var" Siverek Belediye Başkanı Ali Murat Bucak, olayın, evinden çıktığı sırada oturduğu sokakta meydana geldiğini belirterek, "İki öğretmenimizin durumu ağır. Toplam 3 hayati tehlikesi olan yaralı var" dedi. Olayın yaşandığı okulun şimdiye kadar hiçbir güvenlik problemi olmadığına dikkat çeken Başkan Ali Murat Bucak, TGRT Haber’de verdiği bilgilerde, şu ifadeleri kullandı: "Olayın yaşandığı yer başarılı bir okulumuz. Daha önce hiçbir güvenlik problemi olmadı. İlçe Jandarma’nın karşısında yer alan bir okul. İlk müdahaleyi yapan kısa bir süre sonra, sivil jandarma ve polis ekipleri oldu. Öğretmenlerimizden 2’sinin durumu ağır. Toplam 3 hayati tehlikesi olan yaralımız var. Üst katta camdan atlayan çocuklarda var. Yaralıların diğerlerinin hayati tehlikesi yok. Olayda kendi hayatına son veren genç, okulun eski bir öğrencisi. Okul ile ilişiği kesilmiş bir öğrenci". Hastanede yaralıları da ziyaret eden Başkan Ali Murat Bucak, ilçede durumun sakin olduğunu sözlerine ekledi. Şanlıurfa'da 16 öğrencinin yaralandığı saldırıyı görgü tanığı anlattı Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisede silahlı düzenlenen silahlı saldırıda 16 öğrenci yaralandı. Görgü tanığı korku dolu anları anlattı. Edinilen bilgiye göre, olay, Siverek ilçesine bağlı Hasan Çelebi Mahallesi'nde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, 18-20 yaşlarında olduğu öne sürülen bir kişi, elindeki uzun namlulu silahla okul bahçesi ve içerisinde rastgele ateş açtı. Olayda 16 öğrenci yaralandı. Saldırganın daha sonra aynı silahla intihar ettiği öne sürüldü. İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve jandarma özel harekat ekipleri sevk edildi. Güvenlik güçlerince okulda bulunan öğrencilerin büyük bölümünün tahliye edildiği öğrenildi. Yaralı öğrenciler, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından hastanelere sevk edildi. Görgü tanıklarından Gökhan Başaranoğlu, "17-18 yaşlarında bir çocuktu. Dış kapıdan içeri girer, girmez elindeki uzun namlulu silahla ateş açmaya başladı. Önce sağa sola, ardından da okula ateş açtı. Daha sonra koşarak okul içerisine girdi. İçerde direkt önüne gelene sıktı. Daha sonra öğrenciler bağırdı, herkes bir yere kaçtı" dedi.

Leman Dergisi'nin karikatür davası başladı: Eser sahibine tahliye kararı Haber

Leman Dergisi'nin karikatür davası başladı: Eser sahibine tahliye kararı

Leman Dergisi'nin 26 Haziran tarihinde Hazreti Muhammed ve Hazreti Musa'nın karikatürize edilmiş görsellerinin bulunduğu karikatürü yayımlamasına ilişkin 6 sanığın yargılanmasına başlandı. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tutuksuz sanıklar Aslan Özdemir, Cebrail Okçu, Zafer Aknar ile Ali Yavuz ve sanık avukatları hazır bulundu. Duruşmaya tutuklu sanık Doğan Pehlevan ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. "Peygamber Efendimizin çizilmeyeceğini bilen biriyim, Fransız değilim" Duruşmada savunma yapan sanık Pehlevan, söz konusu karikatürle toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edici kastı olmadığını söyleyerek, "Tamamen günümüz kıyafetleriyle sokakta görebileceğimiz Musevi veya Yahudi birini temsil ediyor. Musa Peygamberi temsil eden şeyler asa, saç, sakal ve tek parça eski görünümlü kıyafet, taş tabletler. Bunu böyle çizersiniz ona herkes Musa Peygamber der. Sıradan bir adam çizip buna Musa Peygamber desem herkes bana güler. Orda çizdiğim Musa Peygamber değil. Diğer çizimde de Peygamber Efendimizin çizilmeyeceğini bilen biriyim, Fransız değilim. Oradaki diğer çizim de İstiklal Caddesi'nde görebileceğimiz Arap asıllı herhangi biridir" dedi. "Kışkırtma değil tam tersi çok ütopik ama gerçek bir barış isteyen bir karikatür bu" Savunmasına devam eden Pehlevan, isimlerin neden Musa ve Muhammed olduğu sorusuna ise, "İsimleri dışında bakarsanız hiç alakası yok. Belki yanlış yapmış olabilirim ama o an kafamdaki şey en güzel isim Muhammed olduğu için Yahudi toplumunu da temsil eden isim Musa olduğu için kullandım. Konuşmadaki balonda tahrik edici bir unsur yoktur. Yahudilerin selamı bizimkiyle aynıdır. Kışkırtma değil tam tersi çok ütopik ama gerçek bir barış isteyen bir karikatür bu. Karikatürlerde her zaman ölen insanlar kanatlarıyla göğe yükselirken çizilir, bütün dünyada böyledir bu. Ben çiziyorum editörlere yayın yönetmenine gönderiyorum, Tuncay Akgün'e, Aslan Özdemir'e gönderdim. 30 yıldır çiziyorum yaklaşık 10 yıldır bu dergideyim" şeklinde konuştu. Diğer sanıklar ise üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek mahkemeden beraatlarını talep ettiler. Eser sahibine tahliye kararı Ara kararını açıklayan mahkeme, sanık Doğan Pehlevan'ın tutuklulukta geçirdiği süreyi de dikkate alarak ‘yurt dışına çıkış yasağı' şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması şartıyla tahliyesine karar verdi. Mahkeme ayrıca, sanık Mehmet Tuncay Akgün hakkında çıkarılan yakalama kararının devamına da hükmederek duruşmayı erteledi. Öte yandan, sanık Pehlevan'ın başka bir suçtan tutuklu olması gerekçesiyle cezaevinden tahliye edilmeyeceği öğrenildi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede müessese müdürü Ali Yavuz, sorumlu yazı işleri müdürü Aslan Özdemir, grafiker Cebrail Okcu, eser sahibi Doğan Pehlevan, yazı işleri müdürü Zafer Aknar ve genel yayın yönetmeni Mehmet Tuncay Akgün 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, derginin 4. sayfasında yer alan İslam dini peygamberi Hazreti Muhammed ile Hazreti Musa'nın tasvir edilerek bir şehrin üzerine bombalar düştüğü anın betimlendiği, karikatürün kışkırtıcı tutum ve davranışlar sergilemeye yönelik ifadeler ve görseller içerdiği, ifadeler ve görsellerin bulunduğu derginin sosyal medya ve basın yayın organlarında yayınlanmasının akabinde birçok hesap ve grup tarafından yorumlar ile paylaşılarak medyada gündem oluşturduğu, böylece tahrik edilenler nazarında endişe yaratacak şekilde bir etki oluşturarak kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıktığı kaydedildi. Şüphelilerin birlikte hareket ettiklerinin aktarıldığı iddianamede, şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde eseri meydana getirerek dergide yayımladıklarının ve yayımlanan eserden iştirak halinde sorumlu oldukları ifade edildi. Ayrıca şüphelilerden Mehmet Tuncay Akgün'ün firari olduğu ve hakkında yakalama kararı bulunduğu belirtilirken, şüphelilerden Doğan Pehlevan'ın sosyal medyadan "islam türklere zorla sokulmuş bir kazıktır" şeklinde paylaşım yaptığı da aktarıldı. Eser sahibine 7 yıl 10 aya kadar hapis talebi İddianamede şüpheliler Ali Yavuz, Aslan Özdemir, Cebrail Okcu, Zafer Aknar ve Mehmet Tuncay Akgün'ün 'basın ve yayın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme' suçundan 1'er yıl 6'şar aydan 4'er yıl 6'şar aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Şüpheli Doğan Pehlevan'ın ise zincirleme şekilde 'basın ve yayın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme' suçundan 1 yıl 10 aydan 7 yıl 10 aya kadar hapis cezası istendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.