Hava Durumu

#Tbmm

Yeni Dönem Gazetesi - Tbmm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tbmm haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Özgür Özel ve ekibi Parti Meclisi'nden istifa ediyor Haber

Özgür Özel ve ekibi Parti Meclisi'nden istifa ediyor

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin “mutlak butlan” kararı sonrası “yönetim” konusunda tartışmaların yaşandığı CHP'de gözler bu kez, Parti Meclisi (PM) toplantısına çevrildi. Parti Meclisi, CHP'de kurultaydan sonraki en büyük karar organı; genel başkan ve kurultayca seçilen 60 üyeden oluşuyor. Para politikaları ve stratejilerin belirlendiği bu masadan, gerekli şartların sağlanması durumunda olağanüstü kurultay kararı da çıkabiliyor. CHP tüzüğüne göre olağanüstü kurultay; genel başkanın çağrısı, PM'deki salt çoğunluk kararı veya delegelerin beşte birinin imzasıyla toplanabiliyor. Seçimli kurultay yapılabilmesi içinse delegelerin salt çoğunluğunun desteği gerekiyor. Bununla birlikte PM'deki dengeler de henüz netleşmiş değil. Mevcut durumda Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve Grup Başkanı Özgür Özel destekçilerinin sayısının başa baş olduğu görülüyordu. Ancak Merkez Yönetim Kurulu (MYK), yani Kılıçdaroğlu'nun A Takımı'nın son kararının dengeleri değiştirebileceği ifade ediliyor. İhraç talebiyle disipline sevk edilen dokuz kişi arasında PM üyeleri Veli Ağbaba, Umut Akdoğan, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Turan Taşkın Özer de bulunuyordu. Özgür Özel'e yakınlığıyla bilinen bu isimler, toplantıda "olağanüstü kurultay" isteyecekti. Ancak şimdi masaya oturamayabilecekleri konuşuluyordu. Özel ve ekibi, Parti Meclisi'nden istifa kararı aldı. "KURULTAY" MESAJI GELDİ AMA NASIL OLACAK? Bu tartışmaya ek olarak iki gün önce bir de “kürsü” krizi yaşandı. 9 Haziran 2026, saat 11.30'a kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki grup toplantısına hangi ismin başkanlık edeceği belirsiz kaldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Grup Başkanı Özgür Özel de son iki saate kadar geri adım atmadı. Gidişat, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın “sağduyu” çağrısı sonrası değişti. Kılıçdaroğlu, Yavaş'ın "Partimizin kurumsal kimliğinin korunması, örgütlerimizin ve seçmenlerimizin daha fazla üzülmemesi, Meclis çatısı altında ve kamuoyu önünde istenmeyen görüntülerin oluşmaması hepimizin ortak sorumluluğudur." dediği mesajı alıntılayarak TBMM yerine Genel Merkez'e gideceğini açıkladı. Konuşmasında “arınma” ve “hesaplaşma” vurgularını yineleyen Kılıçdaroğlu, PM toplantısını işaret ederek kurultay sürecinin başlayacağını duyurdu: “Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Bu dava bizim ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir. Hesabını soracağım. Kim bu işe bulaştıysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz.” “Benim koltuk derdim yok. Ben kurultayı toplayacağım. Ahlaklı, erdemli bir kurultayı elbette yapacağız. Elbette genel başkanımızı erdemli oylarınızla seçeceksiniz. Hiç kimse kapalı kapılar ardında özel pazarlıklar yapmayacak, dolarlar havada savrulmayacak.” Bu sözler, akıllara “Bu kurultay nasıl olacak?", "Olağanüstü kurultay çağrısı mı yapacak?” sorusunu getirdi. ÖZEL TARAFI "OLAĞANÜSTÜ KURULTAY" İSTEYECEK Özgür Özel kanadı, Genel Başkan'ın “Parti Meclisi toplantısıyla süreci başlatıyoruz.” ifadesini yorumlarken kurultayın şeklinin nasıl olacağına dikkati çekiyor. Grup Başkanı, son olarak Meclis'teki grup toplantısında şunları dile getirdi: "(…) Efendim 'tedbir var kurultay yapılmaz.' Türkiye'nin tüm hukukçuları aynı metinde birleşiyorlar. Kamu, seçim hukukçuları 'Kurultayın yapılması değil yapılmaması sorun.' diyor. Başka bir görev yoktur, görev budur. Kurultay yapacağım.' deyip bir - bir buçuk yıla yayar, seçime girerim hesabı yaparsanız tek umudu CHP olan herkesin hayallerini yerle bir etmekle kalmaz, onları ebediyen sandıktan koparır, geri dönülmez şekilde kaybedersiniz.” Geçtiğimiz hafta olağanüstü kurultay talebiyle ilgili delegelerden de imza toplanmış, sayının 900'ü geçtiği belirtilmişti. KILIÇDAROĞLU'NUN ÇEVRESİ NE DİYOR? Ancak Kılıçdaroğlu cephesi mutlak butlan kararı alan mahkemenin “tedbir” de koyduğunu belirterek olağanüstü kurultay yapılamayacağını savunuyor. Bu nedenle Parti Meclisi'nden olağanüstü kurultay kararı çıksa bile uygulamaya konulmayabileceği ifade ediliyor. Kılıçdaroğlu'na yakın isimler, bunun yerine mahallelerden başlaması beklenen bir “olağan kurultay” takviminin öngörüldüğünü söylüyor. Bu senaryonun hayata geçmesi durumunda süreç, mahallelerden başlayacağı için aylara yayılacak. CHP Sözcüsü Müslim Sarı, son olarak şunları dile getirmişti: “Biz kurultayın toplanmasına karşı değiliz. Biz kurultaysız yol yürüme niyetinde değiliz. Partinin içine düştüğü bu durumdan ancak bir siyasi müdahaleyle çıkabileceğini söyledik. Bu da hiç kuşkusuz kurultay. Hala aynı yerdeyiz, PM’de yine kurultay tartışacağız. Ancak varmış olduğumuz noktada partide bir çeşit iki başlılığın oluştuğunu da görüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan CHP'ye sert tepki Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan CHP'ye sert tepki

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yolsuzluk soruşturmaları üzerinden Cumhuriyet Halk Partisi'ni (CHP) eleştirip Özgür Özel'e tepki gösterdi. Partisinin TBMM'deki haftalık grup toplantısında konuşan Erdoğan, gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e kendisine yönelik açıklamaları nedeniyle tepki gösteren Erdoğan, "Yine bir sürü ithamda bulundu. Seviyesiz ifadelerle partimizi hedef aldı. İçinde zerre kadar vizyonun, projenin, nezaketin olmadığı Türkiye'nin ana muhalefet partisine asla yakışmayan bir üsluba dinleyenler muhatap oldu." dedi. Cumhurbaşkanı, CHP'li belediyelere yönelik yolsuzluk soruşturmaları için ise "Bunca kepazelikten sonra hiçbir şey olmamış gibi davranmanız üstünlüğünüzden değil yüzsüzlüğünüzden kaynaklanıyor. İnsan bir özeleştiri yapar." diye konuştu. TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Terörsüz Türkiye sürecine de değindi. Sürecin, gerektiği gibi ilerlediğini kaydeden Erdoğan, Türkiye'nin terör belasından kurtulmasıyla Türkiye Yüzyılı yürüyüşünün de hızlanacağını kaydetti. Erdoğan, "Bölgemizin içinden geçtiği bu sancılı dönemde sürece katkı veren herkes tarihe adını kaydettirecektir." dedi. "ESERLERİMİZE YENİLERİNİ EKLEYECEĞİZ" Konuşmasında Yüzyılın Konut Projesi'nde kura sürecinin tamamlandığını anımsatan Erdoğan, hedefin 2027'nin mart ayından itibaren anahtar teslimine başlamak olduğunu da söyledi. Erdoğan, "Biz İstanbul'da 980 bin, ülke genelinde 2 milyon 262 bin bağımsız bölümü dönüştürmeyi başarmış bir hükümetiz. Bunları nasıl yaptıysak eserlerimize yenilerini ekleyeceğiz." dedi. Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle: "Bugün tarihimizin iftihar vesilelerinden biri olan Kut'ül-Amare zaferinin 110'uncu yıl dönümünü idrak ediyoruz. Bu zafer, Çanakkale ile birlikte muhteşem bir zaferdir. Zaferin bir başka yönü belli kesimler tarafından şimdilerde tekrar köpürtülen 'Birinci Dünya Savaşı'nda Araplar bizi sırtımızdan hançerledi' yalanını deşifre eden en bariz örneklerden biri olmasıdır. Kut halkı Osmanlı ordusunun bir parçası gibi hareket ederek, kuşatmaya destek olup pek çok şehit vermişti. Bu zafer, Türk-Kürt-Arap ittifakının ne kadar stratejik önemde olduğunu bizlere yeniden hatırlatmaktadır. “KARDEŞLİĞİ YÜCELTMEK MECBURİYETİNDEYİZ” Coğrafyamızı kana boğmaya çalışanların karşısında en sağlam direnç hattımız birbirimize kenetlenmemizdir. Kökenlerimiz farklı olabilir, hayat tarzlarımız, düşünce dünyamız, siyasi görüşlerimiz farklı olabilir... Bunların hepsi bizi bölen değil, beşeri ve fikri zenginliklerimizi yansıtan değerlerdir. Şu sancılı dönemde köken ve mezhep farklılıklarımızı bir yana bırakıp hep beraber kardeşliği yüceltmek mecburiyetindeyiz. Sınırlarımızın ötesinde de kardeşliğin, özellikle diliyle konuşmak, barış mesajlarımızı güçlü biçimde vermek durumundayız. Tüm kadrolarımızla bunun mücadelesini yürütüyoruz. “OYUNA GELMEK İHANET OLACAKTIR” Bölgemizde yeni ameliyatlar yapmak isteyenlerin oyunlarına gelmek hem tarihimize hem istikbalimize yapılmış bir ihanet olacaktır. Hangi bahane ile olursa olsun, hiç kimse böyle bir vebali taşıyamaz. Artık şunu herkes bilsin ve anlasın; nasıl etle tırnak birbirinden ayrılmazsa, bin yıldır aynı topraklarda beraber yaşadığımız kardeşlerimizle aramıza kimse giremez. YÜZYILIN KONUT PROJESİNDE İLK TESLİMAT 2027 MART AYINDA Eser ve hizmet siyasetiyle vatandaşlarımızın gönlüne girmek için çalışıyoruz. Geçen hafta cumartesi günü çok önemli bir adım attık. 24 Ekim'de 81 ilimizde 500 bin sosyal konut kazandıracak Yüzyılın Konut Projesi'ni paylaşmıştık. Halkımız yoğun bir ilgi gösterdi, 8 milyon vatandaşımız başvuru yaptı. Hemen kolları sıvadık. 29 Aralık itibariyla kura süreçlerimizi başlattık. Dört ay gibi rekor bir sürede 81 ilimizde noter huzurunda tamamen şeffaf bir şekilde 500 bin hak sahibimizi belirledik. Ankara'dan İzmir'e, Gaziantep'ten Trabzon'a, Çorum'dan Hatay'a kadar on binlerce ailemizi ev sahibi yapacak sürecin ilk aşaması tamamlandı. Hedefimiz evlerimizi hızla inşa etmek. 2027 Mart ayından itibaren evlerimizin anahtarlarını teslim edeceğiz. “ESERLERİMİZE YENİLERİNİ EKLEYECEĞİZ” İstanbul'da kiralık konut uygulamasını da hayata geçiriyoruz. 15 bin kiralık konut inşa ediyoruz. Dar gelirli vatandaşlarımız çok uygun koşullarla TOKİ'den ev kiralayacak. Bu yaz kiralık konutların da anahtarlarını teslim etmeye başlıyoruz. Kurada ismi çıkan vatandaşlarımızın gözleri aydın olsun, güle güle otursunlar. Kurada ismi çıkmayan vatandaşlarımız da üzülmesinler. Biz 455 bin konut ve iş yeri yaparak 6 Şubat asrın felaketinin izlerini üç yıl gibi kısa sürede büyük oranda silmiş bir kadroyuz. Biz İstanbul'da 980 bin, ülke genelinde 2 milyon 262 bin bağımsız bölümü dönüştürmeyi başarmış bir hükümetiz. Bunları nasıl yaptıysak eserlerimize yenilerini ekleyeceğiz. "GERİLİM SİYASETİYLE İŞİMİZ OLMAZ" Hizmet eden izzet bulur prensibi bizim siyasetteki pusulamızdır. Bizim gerilim siyasetiyle işimiz olmaz. Bizim ülkeyi kutuplaştıran polemiklerle işimiz olmaz. Bizim millete faydası olmayan sahte ve sanal tartışmalarla işimiz olmaz. Biz bunların hiç birinde yokuz. Bizi arayan açılışta bulur, şantiyede bulur, devasa yatırımların temelini atarken bulur. Bizi arayan milletimizin gönül sarayının baş köşesinde bulur. "SESSİZ DEVRİMLER GERÇEKLEŞTİRDİK" 23 yıldır büyük küçük demeden milletimizin her sorununa çözüm yolları bulmaya çalıştık. Hak ve hürriyetlerin genişletilmesinden oligarşik yapılarla mücadeleye, siyaset odaklarının geriletilmesinden milli iradenin güçlendirilmesine kadar her alanda Cumhuriyet tarihinin en büyük reformlarına imza attık, sessiz devrimler gerçekleştirdik. Ana muhalefet gibi lafa gelince basın özgürlüğünden dem vurup sırf yolsuzluklarını faş ediyorlar diye kürsüden basına parmak sallayanlardan olmadık. Eleştirilere tahammül gösterdik, yapıcı önerilere kulak verdik. CHP'YE ELEŞTİRİLER: BU MU DEMOKRASİ ANLAYIŞINIZ? CHP Genel Başkanı yine bir sürü ithamda bulundu. Seviyesiz ifadelerle partimizi hedef aldı. İçinde zerre kadar vizyonun, projenin, nezaketin olmadığı Türkiye'nin ana muhalefet partisine asla yakışmayan bir üsluba dinleyenler muhatap oldu. Şu derin çelişkiyi herkes görüyor; yolsuzlukla yargılanan belediye başkanları karşısında kuzu kesilenler, basın mensuplarına karşı aslan postuna bürünüyor. Basın özgürlüğünden bahsettiler ama daha ortada hiçbir şey yokken onu bunu tehdit etmeye başladılar. Bu mu sizin basın hürriyetinden anladığımız? Bu mu demokrasi anlayışınız? Kendini dev aynasında görenlere sadece şunu söylemek isterim; beyler, cürmünüz kadar yer yakarsınız. “İNSAN BİR ÖZELEŞTİRİ YAPAR” Türkiye uzun yıllar hasretini çektiği çok sesliliğe kavuşmuştur ve bundan geriye dönüş olmayacaktır. Her gün yeni bir skandal patlak veriyor. CHP yönetiminin aklına iddiaların üzerine gitmek değil hemen basını susturmak geliyor. 'Yolsuzluklardan arınalım' gibi ne bir düşünceleri ne de böyle bir niyetleri var. Sonra da utanmadan çıkıp ahlaki üstünlükten dem vuruyorlar. Ortada ahlak mı bıraktınız ki bir de üstünlük olsun. Bunca kepazelikten sonra hiçbir şey olmamış gibi davranmanız üstünlüğünüzden değil yüzsüzlüğünüzden kaynaklanıyor. İnsan bir özeleştiri yapar. Yolsuzluk virüsü bünyeyi sarmadan insan bir müdahale eder... Hem bunları yapmayacaksın bir de üstüne basını tehdit edeceksin. Ne diyelim; Allah bu ülkeyi CHP zihniyetinin eline düşürmesin. TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ Ülkemize maliyeti 2 trilyon doları aşan terör sorununu çözdüğümüzde Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüz daha da hızlanacak. Maruz kaldığımız tüm sabotajlara rağmen süreçte 18'inci ayı geride bıraktık. Birçok kritik eşiği aşmaya başladık. Komisyon raporunun onaylanmasıyla çok daha hassas yönetilmesi gereken bir kavşağa varılmış oldu. Siyasi partilerimizin desteğiyle bu kavşağı da kazasız belasız geçelim arzusundayız. Süreçle ilgili son günlerde köpürtülmek istenen kuru gürültüye kulak asmadığımızı bugün bir kere daha vurguluyorum. Süreç olması gerektiği gibi ilerlemektedir. Bölgemizin içinden geçtiği bu sancılı dönemde sürece katkı veren herkes tarihe adını kaydettirecektir. Süreci zorlaştıran, yokuşa süren her türlü girişim de tarih karşısında sorumlu olacaktır. Herkesten bu sorumlulukla hareket etmesini bekliyoruz. Siyaseti engel çıkarmak olarak gören ana muhalefetin Meclis'i tıkamasına müsade edemeyiz. Biz bu yüce çatı altında seçim çevremizle birlikte hangi partiye gönül vermiş olursa olsun 86 milyonun tamamına hizmet etmek için varız. Sizlerin çalışması demek meclisin çalışması demektir."

CHP Lideri Özel: Türkiye İttifakı'yla kazanacağız Haber

CHP Lideri Özel: Türkiye İttifakı'yla kazanacağız

CHP Genel Başkanı Özel, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, konuşmasına hafta sonu yapılan Belediye Başkanları toplantısını ve PM ve MYK toplantılarını hatırlatarak başladı. Özel, madenlerde son 23 yılda 35 bin işçinin hayatını kaybettiğini belirterek, meden işçilerinin eylemine değindi. Özel, "Doruk Madencilik işçileri 9 gündür Ankara'da açlık grevindeler. Ücret ve tazminatlarını istiyorlar. Ne yapmışlar da polis her zaman tam karşılarında? Adımını atana gözaltı yapıyorlar. Bu gün sabah gazeteleri açtık ve Salih Yurdakul kardeşimizin cebinden çıkan alışveriş listesini gördük. Onun bunları alamadım, eve gidemedim dediği fotoğrafıyla uyandık. Bu mücadele hepimizin onur mücadelesidir. Bu madencilerin ölüsünün değeri var da dirisinin neden yok kardeşim? Bir an önce bu sorunu çözün. Bu iktidar 24 yıldır tam büyük 23 işçi grevini sudan sebeplerle yasakladı. Anayasa cumhurbaşkanına verdiği yetkide "milli güvenliği tehdit eden durumlarda" diyor. Mesela savaştayız MKE'de grev çıkmış, o zaman olmaz diyebilir. AK Parti 386 bin maden ruhsatı dağıtmış, kendinden önceki 80 yıllık cumhuriyet döneminde verilen ruhsat sayısı bin 186. Tercihini her zaman emeği sömürenden yana kullandılar. İşçilere hakkını vermeyen Yıldızlar SSS Holding, 2 bin 364 maden ruhsatı almış AK Parti döneminde. Çantasında duruyor bu ruhsatlar, kimini işletiyor, kimini burada işletiyor, kimine ortak alıyor ama bu emekçilerin hakkını ödemiyor" ifadelerini kullandı. Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasıyla ilgili, "Her gün bir dürüst insan bir iftiracıyı mahcup ediyor, her gün bir doğru bir yalanı çürütüyor. Şimdi yandaş kanallar nerede? Yapsana haberini. Ekrem İmamoğlu'na yöneltilen suçlar şöyle ispatlandı desene... Tek bir ispat yok, 'Duydum, görmüştüm, ifademi geri çekiyorum'. Aziz İhsan Aktaş davasında iki gizli tanık dinlendi. Adı yaprak. Soruya şunu söylüyor 'Anlattıklarım duyduklarımdan ibaret, bir şey görmedim, savcılık yazıya döktü, başka bilgim yok'. Gizli tanık XYZ49QP... Şunu söylüyor: 'Bizzat gördüğüm usulsüzlük yok, duyduklarımı anlatmıştım'. Bunlar davanın temel taşıyıcı kolonları, dün itibarıyla 14 itirafçı ifadesini geri çekti. Biri 'Siyasette yalan olur' diyor, öbürü 'Beni de kandırdılar' diyor. Artık bu meseleler bambaşka bir boyuta, büyük bir kararlılıkla 1 yıldır anlattığımız şekilde arkadaşlarımızın haklılığının kanıtına dönüşmüştür. Ateşle oynayan elini, yargıyla oynayan memleketin geleceğini yakar. Bu yargı çetesi ve talimat aldıkları siyasetçiler unutmasın, bize yapılan iyiliği de kötülüğü de unutmayacağız. Şerefli yargı ve emniyet mensupları da bu milletin hafızasına güvenmelidir. Bazen haksız görevden alma, tayin etme olabilir ama bu devletin hafızası bu devlete ihanet etmeyenlere vefasını gösterecektir" şeklinde konuştu. İçişleri Bakanı Çiftçi ve Ankara Valisi Şahin'e teşekkür eden Özel, "O hadsizliği kaldıran, dünkünü bir kez daha kaldıran Ankara Valisi, Ankara Valisi gibi davranmıştır. Bu saatten sonra İçişleri Bakanı ve Ankara Valisi'ne söyleyeceğim söz yoktur, görevlerini yapmışlardır, kendilerini kutluyorum" diye konuştu. CHP'nin 4 Mayıs'ta sahaya ineceğini belirten Özel, "Biz bu milletin ferasetine ve adaletine güveniyoruz. Onlar iktidarı değiştirecekler. Bir kez daha, yürüyeceğiz, dört mevsim yedi bölgeye. Yürüyeceğiz günden geceye. Biz Türkiye İttifakı'yla, Türkiye'nin tüm demokratlarıyla birlikte kazanacağız. 4 Mayıs'ta Cumhuriyet Halk Partisi 81 ildedir, 973 ilçededir. Yolunuz açık olsun, yolumuz açık olsun. Yolun sonu iktidardır, yolun sonu selamettir" dedi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Alyammahi ile görüştü Haber

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Alyammahi ile görüştü

PAB’ın 152’nci Genel Kurulu’nun yapılacağı Hilton İstanbul Bomonti Otel’de gerçekleşen görüşmede, TBMM ile Arap Parlamentosu arasında iş birliğinin tüm yönleriyle geliştirilmesi, İsrail’in Gazze’nin yanı sıra Filistin topraklarında sürdürdüğü insanlık dışı saldırıları ve Körfez’deki durum başta olmak üzere bölgede yaşanan gelişmeler ele alındı. Kurtulmuş, görüşmede, gerilimler, çatışmalar ve büyük türbülanslara karşı bölge ülkelerinin uyanık ve hazırlıklı olması gerektiğinin altını çizerek, Türkiye’nin, bölgedeki gerilimlerin azaltılması ve savaşların sona erdirilmesi için olağanüstü bir gayret ortaya koyduğunu ifade etti. Bölgedeki kardeş halkların acısının Türk milletinin acısı olduğunu belirten Kurtulmuş, bu çerçevede Arap dünyasıyla ilişkileri güçlendirmek için önemli bir gayret sarf ettiklerini vurguladı. Arap Parlamentosu ile TBMM’nin ilişkilerinin yeniden güçlendirilmesi ve çok daha iyi noktaya gelmesi için ortak hareket edilmesi gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, TBMM olarak Arap Parlamentosuyla olan müşterek toplantıları en kısa süre içerisinde başlatma arzusunda olduklarını kaydetti. Bölgede yaşananların odağının Filistin olduğunu ve bunun unutulmaması gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, İsrail’in yayılmacı ve maksimalist taleplerinin bölgenin en önemli sorunu olduğunu ifade etti. Arap Parlamentosu Başkanı Alyammahi ise Türkiye’de TBMM Başkanı Kurtulmuş ile bir araya gelmekten duyduğu memnuiyeti ifade ederek, Kurtulmuş’u, Arap Parlamentosu Genel Kurulu’nda üye devletlerin temsilcilerine hitap etmek üzere davet etti. Görüşmede, CHP İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, MHP Ankara Milletvekili Mevlüt Karakaya ile TBMM Genel Sekreteri Hüseyin Kürşat Kırbıyık da yer aldı.

Özel'in erken seçim çağrısına Ala'dan yanıt Haber

Özel'in erken seçim çağrısına Ala'dan yanıt

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ara seçim çağrısı nedeniyle muhalefet turuna başladı. CHP Liderinin ilk durağı DEM Parti oldu. Özel Saat 12.00'de Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile bir araya geldi. Özel, görüşmenin ardından kameraların karşısına geçerek açıklamalarda bulundu. Özel'in konuşmasından önce çıkanlar şu şekilde: "İçinde bulunduğumuz birtakım çalışmalar başta olmak üzere hemen her şeyi değerlendirme imkânı bulduk. Bir diğer konu "Terörsüz ve Demokratik Türkiye". Bu konuda bir rapor hazırlandı, imzalandı. Hep birlikte bekliyoruz. Raporun 6. ve 7. maddeleri var. Bu maddeler hem terörün bir an önce sonlanması hem de demokratik adımların atılmasını gerektiriyor. Kayyım uygulamasını sonlandırmak gerekiyor ama bu konuda hiçbir adım atılmıyor. Bu konuda başta Sayın Meclis Başkanı olmak üzere siyasi partilere görevler düştüğünü konuştuk. Bu konuda tavrımız, tutumumuz nettir. Bu konuyu bir kez daha hatırlatıyoruz." ÖZEL: ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE NUMAN KURTULMUŞ'TAN BİR RANDEVU TALEBİM OLACAK "Ben önümüzdeki günlerde siyasi parti ziyaretlerini bitirdikten sonra Sayın Numan Kurtulmuş'tan bir randevu talebim olacak. Uygun görmeleri durumunda kendileriyle bir görüşme yapacağız. Bu görüşmede hem raporun 6. ve 7. maddeleriyle ilgili, atması gereken adımları müzakere etme imkânı bulacağım. Ara seçim tartışmaları yapılıyor. Anayasaya göre ara seçim ilk 30 ay ve son 1 yılda yapılamaz. Onun dışında TBMM'de boşalma olması halinde ara seçime gidilir diyor. Boşalan üye sayısı toplam sayının 5'te 1'i olursa 30 ay da beklenmez diyor. Şu an 8 milletvekili boşta. Bir an önce TBMM'nin boşalan sandalyeler için ara seçim kararı alması ve TBMM Başkanının üzerine düşeni yapması zorunludur. 22 milletvekili istifa ettirip ara seçim yapma işi ilk 30 ay içindir. Şu an ara seçim zaten yapılmalı. 22 vekil istifa etmezse olmaz demesin kimse. O ara seçim olacak anayasa öyle diyor. O ara seçimin yapılmasıyla ilgili irade ortaya çıkmalıdır. Biz istifa eden vekil sayısını 30'a tamamlamayı konuştuk ama o ilk 30 ay için geçerli. Sadece 8 boş sandalye için yapılsın." AK PARTİ'DEN JET YANIT Özgür Özel yaptığı görüşmenin ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a çağrıda bulunarak, 'ara seçim' yapılmasının bir anayasal zorunluluk olduğunu belirtmişti. Özel'in 'ara seçim' çağrısına yanıt veren AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala "Ara seçim falan yok. CHP, belediyeleri yönetemiyor ama seçim istiyor" sözleriyle karşılık verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Millet, CHP ile farkımızı görüyor Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Millet, CHP ile farkımızı görüyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin TBMM'deki grup toplantısında gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Kürsüye boynundaki Türkiye atkısıyla çıkan Erdoğan, dün gece Kosova'yı geçerek 2026 Dünya Kupası'na katılma hakkı kazanan A Milli Futbol Takımı'nı tebrik etti. Erdoğan, "Bizim Çocuklar'ın ay-yıldızlı formayı zaferden zafere koşturacağına yürekten inanıyorum. Tüm sporcularımızın alınlarından öpüyorum." dedi. "MİLLET CHP İLE FARKIMIZI GÖRÜYOR" Ortadoğu'da devam eden savaş ve Rusya-Ukrayna savaşına dikkat çeken Erdoğan, bu süreçte AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak üsluplarına özen gösterdiklerini anlattı. "Kırıcı olmamaya özellikle gayret ediyoruz. Serin kanlılığı, sükuneti elden bırakmıyoruz." diyen Erdoğan, CHP'yi eleştirdi. Son açıklamaları üzerinden CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i eleştiren Erdoğan, "Milletimiz AK Parti ve Cumhur İttifakı ile ana muhalefet partisi CHP arasındaki seviye, üslup, kalite, duruş ve vizyon farkını çok net görmekte, bunun değerlendirmesini yapmaktadır." şeklinde konuştu. "Bu ülkede darbeciliğin kitabını CHP yazmıştır." diyen Cumhurbaşkanı, "Darbecilik, CHP'nin karakteridir, ruhudur, kimliğidir. Darbeye ve darbecilere destek vermek, CHP'nin milli sporudur." ifadelerini kullandı. "SAVAŞ TEHLİKE DÜZEYİNİ ARTIRARAK DEVAM EDİYOR" Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Ortadoğu'da süren savaşa da değindi. Erdoğan, birinci ayını dolduran savaşın tehlike ve tehdit düzeyini artırarak devam ettiğini söyledi. "Hukuksuz savaşın birinci derecede sorumlusu çatışma, kaos ve kriz bağımlısı İsrail hükümetidir." diyen Erdoğan, bir an önce barışa giden yolun açılmasını temenni ettiklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle: "Dünya Kupası'na katılmaya hak kazanan milli takımımızı gönülden tebrik ediyorum. Ay-yıldızlı bayrağımızı 24 yılın ardından futbolun en büyük sahnesinde dalgalandıracak olan milli takımımıza grup maçlarında, finale kadar gideceğimizi ümit ettiğimiz mücadelelerde şimdiden başarılar diliyorum. - ‘Bizim Çocuklar’ın ay-yıldızlı formayı zaferden zafere koşturacağına yürekten inanıyorum. Tüm sporcularımızın alınlarından öpüyorum. "SANCILI ATMOSFERDE ÜSLUBUMUZA ÖZEN GÖSTERİYORUZ" - Samimi bir durum tespitinde bulunmak istiyorum. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak biz bölgemizin içinden geçtiği sancılı atmosferde üslubumuza çok özen gösteriyoruz. Kırıcı olmamaya özellikle gayret ediyoruz. Serin kanlılığı, sükuneti elden bırakmıyoruz. - 86 milyonun hükümeti olduğumuzu, 86 milyonun her bir ferdinin kutsal emanetini taşıdığımızı, vatandaşlarımızın tamamının gözünün üzerinde olduğunu aklımızdan çıkarmıyoruz. - Ramazan boyunca ana muhalefetin şahsımızı, partimizi hedef alan saldırganlığı karşısında itidalimizi koruduk, kimi zaman duymazdan geldik. Kimi zaman genel başkanın acemiliğine verdik. Kimi zaman belki hatalarını anlayıp doğru yolu bulurlar umuduyla hareket ettik. - Konsantrasyonumuzu bozacak, bizi meşgul edecek her türlü siyasi tartışmadan uzak durduk. Sükutumuz, atılan iftiraları, yapılan edepsizlikleri sineye çektiğimizden değil; tam aksine edebimizdendi. Muhalefetin köpürttüğü sanal gündemlerin kuyruğuna takılmadan emin adımlarla ilerliyoruz. “TÜRK MİLLETİ BASİRET SAHİBİ BİR MİLLETTİR” - Muhalefetin iyice zıvanadan çıkan tavırları nedeniyle bu değerlendirmemi sizlere hatırlatmakta fayda görüyorum. Şunu farkında olmalıyız. Türk milleti basiret sahibi bir millettir. Bu milletin gözünü boyayamaz, kandıramazsınız. Bu millete siyasi hokkabazlığı, cambazlığı siyaset diye yutturamazsınız. Bu aziz millet yalancıyı dürüstten ayırmasını, bunların tefrikini yapmasını çok iyi bilir. “MİLLETİMİZ SEVİYE, ÜSLUP FARKINI ÇOK NET GÖRMEKTE” - Milletimiz AK Parti ve Cumhur İttifakı ile ana muhalefet partisi CHP arasındaki seviye, üslup, kalite, duruş ve vizyon farkını çok net görmekte, bunun değerlendirmesini yapmaktadır. Ana muhalefet partisinin ramazanda bile ara vermediği, son günlerde iyice çirkinleştirerek sürdürdüğü saldırgan söylemlerini benim vatandaşım takip etmekte. Bundan zerre kadar şüphe duymadım ve duymuyorum. “BİZ BU OYUNA ALET OLMAYACAĞIZ” - Ellerine geçirdikleri her fırsatı şahsımıza ve partimize yönelik bir hakaret senfonisine dönüştürerek unutmasınlar ki; bizi ve partimizi değil sadece kendilerini küçük düşürürler. Biz bu oyuna hiçbir zaman alet olmadık, olmayacağız. İçinden geçtiğimiz hassas dönemde öfkenin, çatışma ve kavga dilinin siyaseti zehirlemesine göz yummayacağız fakat gerektiğinde hadsize had bildirmenin 40 yetime kaftan giydirmekten daha üstün olduğunu da çok iyi bileceğiz. "DARBECİLİĞİN KİTABINI CHP YAZMIŞTIR" - Bu ülkenin cumhurbaşkanına, iktidar partisine hakaret etmek ana muhalefetin başındaki zat dahil kimsenin haddi değildir. Bu ülkede darbeciliğin kitabını CHP yazmıştır. Türkiye'nin siyasi terimler sözlüğünde darbeci ve cuntacı sıfatının karşısında CHP yazar. Darbecilik, CHP'nin karakteridir, ruhudur, kimliğidir. Darbeye ve darbecilere destek vermek, CHP'nin milli sporudur. - Maalesef ana muhalefet partisinin genel başkanlık koltuğunda ağzı bozuk, ruh hali bozuk, önüne gelene hakaretler savuran, hakaretlerinden yüzü dahi kızarmayan bir karakter bulunmaktadır. CHP'li vatandaşlarımızın da giderek pervasızlaşan bu söylemlerden rahatsızlık duyduğunu çok iyi biliyoruz. Bu seviyesizliği hiç kimseye değil aziz milletime şikayet ediyorum. - Yolsuzluğu ihbar edenlerle, rüşvet verdim diyenlerle uğraştığınız kadar, rüşveti alanlarla, yolsuzluk yapanlarla, esnafı haraca bağlayanlarla, belediyeyi arpalığa çeviren karakter fukaralarıyla uğraşmadınız. “BİZ BU SÜRECİN TARAFI DEĞİLİZ” - Türkiye Cumhuriyeti'nde kimsenin suç işleme, yolsuzluk yapma, milletin emanetine ihanet etme ayrıcalığı yoktur. Çalanın, çırpanın yanına kar kaldığı günler artık geride kalmıştır. Tekrar ifade ediyorum; biz bu sürecin tarafı değiliz. Sadece milletimiz adına hakkın yerini bulmasının takipçisiyiz. Bunun da hukukun temel ilkeleri çerçevesinde yapılmasını arzu ediyoruz. Adil ve tarafsız bir yargıyla gerçeklerin ortaya çıkarılmasını, Türkiye'nin safralarından kurtulmasını istiyoruz. “SAVAŞ TEHDİT VE TEHLİKE DÜZEYİNİ ARTIRARAK DEVAM EDİYOR” - Birinci ayını dolduran savaş tehlikeli tehdit ve tehlike düzeyini artırarak devam ediyor. Önceliğimiz ülkemizin fırtınalı dönemi kazasız atlatmasıdır. Türkiye'yi bu yangının uzağında tutmakta kararlıyız. Hükümet olarak muhalefetin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden, dengeli ve rasyonel bir zeminde bu süreci yönetiyoruz. - Türkiye'nin tavrı çok berraktır. Barışın hakim olması için ne yapılması gerekiyorsa bunları tereddütsüz yapmayı görev biliyoruz. Akan kanın durması, gözyaşının dinmesi, silahların susması, sorunların diplomasi ile çözülebilmesi için şayet iğne ucu kadar dahi umut varsa bunu değerlendirmek boynumuzun borcudur. - Savaşın başından beri Türkiye'nin ilkeli duruşu dünyaya ve bölgeye verdiği mesajlar insanlığın ve vicdanın sesi olmuştur. Kardeş ve dost ülkelerin yaşadığı acıların bir an önce son bulmasını samimiyetle arzu ediyoruz. Ancak bölgemizin bekleyen tehlikelerin başında savaşın uzamasının yanı sıra bölgesel bir iç çatışmaya dönüşme riski vardır. Altyapıya yönelik misillemeler maalesef bu ihtimali artırmaktadır. - Bölgemizi yangın yerine çevirmekle kalmayıp tüm insanlığın omuzlarına ekonomik yük bindiren bu hukuksuz savaşın birinci derecede sorumlusu çatışma, kaos ve kriz bağımlısı İsrail hükümetidir. Savaşın devam etmesine sebebiyet verecek her gelişme İsrail'in stratejisine hizmet edecektir. İran'la savaşın küresel barış vizyonuna hizmet etmediği, zora soktuğu gayet açıktır. Temennimiz barışa giden yolun açılmasıdır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.