Hava Durumu

#Youtube

Yeni Dönem Gazetesi - Youtube haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Youtube haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Niloya, 23 Nisan’da Bayram Coşkusunu ekranlara taşıyor Haber

Niloya, 23 Nisan’da Bayram Coşkusunu ekranlara taşıyor

Türkiye’nin en uzun soluklu yerli çizgi film kahramanı Niloya, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı minik dostlarıyla birlikte kutlamaya hazırlanıyor. Şehir şehir dolaşan müzikalleri, mobil uygulaması ve lisanslı oyuncaklarıyla çocukların her anında yanında olan çizgi kahraman, yeni bölümleriyle bayram coşkusunu evlere taşıyor. 23 Nisan’dan itibaren yeni hikâyeleriyle ekranlara gelecek olan Niloya ve arkadaşları toplamda 13 bölümden oluşan yeni sezonu ile hem TRT Çocuk ekranlarında hem de 6 milyondan fazla aboneye sahip Niloya YouTube Kanalı üzerinden minik izleyicileriyle buluşacak. Her bölümünde farklı bir macerayı paylaşan Niloya’nın renkli dünyası; hikâyelere eşlik eden hafızalara kazınan şarkılar, danslar ve eğlenceli oyunlarla çocuklara keyifli ve bir o kadar da öğretici bir zaman dilimi vadediyor. Psikolog, pedagog ve içerik danışmanlarının ortak çalışmalarıyla hazırlanan Niloya’nın yeni bölümleri doğa sevgisinden çevre bilincine, kişisel bakım alışkanlıklarından paylaşma ve yardımlaşma kültürüne kadar birçok konuyu ekranlara taşıyor. Çocukların günlük yaşamlarında karşılaşabilecekleri durumları hikâyeler aracılığıyla ele alan çizgi kahraman, minik izleyicilere hem keyifli vakit geçirecekleri hem de hayatın içinden değerleri keşfedebilecekleri bir çizgi film deneyimi sunuyor. Dünyanın Dört Bir Yanındaki Çocuklarla Buluşuyor Anadolu’nun samimiyetini ve aile değerlerini evrensel bir dille dünyaya taşıyarak sınırları aşmaya devam eden çizgi kahraman, yepyeni serüvenleriyle sadece Türkiye’de değil; Almanya'dan Azerbaycan'a, Hollanda'dan Fransa'ya kadar geniş bir coğrafyada minik kalplere dokunmaya hazırlanıyor. Çocukların sağlıklı iletişim kurabilmesi ve öğrenme yetilerinin güçlenmesi amacıyla İngilizce, Portekizce, Arapça, İspanyolca ve İtalyanca seçeneklerinin yanı sıra işitme engelli çocuklar için özel olarak hazırlanan "İşaret Dili" kanalı dahil olmak üzere toplam 13 farklı YouTube kanalında maceralarını paylaşacak. Bu kapsayıcı yaklaşım sayesinde dünyanın dört bir yanındaki çocuklar; tüm farklılıkları bir kenara bırakıp aynı hikâyenin parçası olarak şarkılar söyleyerek ve oyunlar oynayarak mutluluk dolu bir dünyanın kapılarını birlikte aralıyor.

Koza Buluşmaları’nın konuğu Hakan Bıçakçı Haber

Koza Buluşmaları’nın konuğu Hakan Bıçakçı

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Koza Buluşmaları, edebiyat dünyasının özgün isimlerini Bursalı okurlarla buluşturmaya devam ediyor. Koza Kütüphane’de gerçekleşen söyleşinin bu ayki konuğu, çağdaş Türk edebiyatının usta kalemlerinden Hakan Bıçakçı oldu. “Yamuk Zeminler, İnce Sızıntılar ve Geçici Manzaralar” başlığıyla düzenlenen etkinlikte Bıçakçı; 12. kitabı olan Geçici Manzara’dan yola çıkarak yazarlık serüvenini, dile yaklaşımını ve şehirle kurduğu ilişkiyi anlattı. Söyleşiyi çok sayıda edebiyatsever büyük bir ilgiyle takip etti. “EDEBİYATIN GÜCÜ KARŞI TARAFA NE HİSSETTİRDİĞİNİZDE SAKLIDIR” Konuşmasına yazım sürecindeki motivasyonlarına değinerek başlayan Hakan Bıçakçı, edebiyatın sadece bir öfke kusma alanı olmadığını belirtti. Yazarken didaktik olmaktan kaçındığını ifade eden Bıçakçı, şu sözleri kaydetti: “Bir şeylerden rahatsız olmak sanat için güçlü bir çıkış noktası ama aynı zamanda tehlikeli. Nefretini kusup rahatlamak edebiyatın alanı değil. Senin ne hissettiğin değil, karşı tarafa ne hissettirdiğin önemli aslında. Edebiyatın gücü oradan geliyor. Bu yüzden öfkemi hep dizginlerim; o bastırılan şeyin okurla yazarın ortak bir noktasında buluşmasını tercih ederim.” Son kitabı Geçici Manzara’nın diğerlerinden farklı olarak, öykülerin bir amaca hizmet etmeden, kendiliğinden birikerek oluştuğunu belirten yazar, dildeki yabancılaşma hissinin önemine dikkat çekti. AFORİZMA ÇAĞINDA SADELİĞİ KORUMAK Günümüzün “aforizma çağı” olduğunu söyleyen Hakan Bıçakçı, süslü ve fiyakalı cümlelerle okuru yakalama çabasından uzak durduğunu vurguladı. Sade yazmanın en zor şeylerden biri olduğunu ifade eden Bıçakçı, “Okuru anlatıcıyla değil, doğrudan karakterin durumuyla baş başa bırakmak istiyorum. Aradan çekilip okuru bir görgü tanığı kılmaya çalışıyorum. Şeffaf ve sade bir dilin peşindeyim. Fakat artık YouTube çağı, TikTok çağını yaşıyoruz. Gittikçe her şeyin görselleştiği bir çağda dil de görselleşiyor. Hâlâ kitaplar yazılıyor ama okurgillerin nesli gittikçe aslında tükeniyor. Her şey izlemeye dönüyor. Hikayeler hep var ve hep olacak, bu bir ihtiyaç ama hikaye ihtiyacımızı artık daha çok platformlar, diziler, filmler karşılıyor. Her şey görüntüye transfer edilmeye başlandı. Betimlemeler kayboluyor” değerlendirmesinde bulundu. Şehirle kurduğu ilişkiyi “aşk-nefret” olarak tanımlayan Bıçakçı, metinlerinde geleneksel doğa betimlemeleri yerine şehrin pürüzlerini kullandığını söyledi. Bozuk kaldırımlar, titreyen floresan ışıkları ve damlayan suların kendisi için birer ilham kaynağı olduğunu belirten yazar, şehrin adeta karakterleri yutan bir canavar gibi kurgularında yer aldığını ifade etti. Söyleşinin sonunda katılımcıların sorularını da yanıtlayan Hakan Bıçakçı, okurları için son kitabı “Geçici Manzara”yı imzaladı. Etkinlik sonunda yazara günün anısına bir hediye takdim edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.