İletişim Başkanı Duran: Saldırıları esefle karşılıyoruz
İletişim Başkanı Duran: Saldırıları esefle karşılıyoruz
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "İran'ın egemenliğini ihlal eden saldırıları esefle karşıladığımız gibi körfezdeki kardeş ülkelere yönelik saldırıları da kabul edilemez buluyoruz" dedi.
Haber Giriş Tarihi: 02.03.2026 15:43
Haber Güncellenme Tarihi: 02.03.2026 15:44
Kaynak:
İHA
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Hafıza ve Hakikat: 28 Şubat ve Dezenformasyonlar Paneli’ programında konuştu.
"İran'ın egemenliğini ihlal eden saldırıları esefle karşılıyoruz"
Duran, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin, "İran'ın egemenliğini ihlal eden saldırıları esefle karşıladığımız gibi körfezdeki kardeş ülkelere yönelik saldırıları da kabul edilemez buluyoruz. Türkiye sivillerin hayatını tehdit eden ve uluslararası hukuka aykırı her türlü eyleme karşıdır. Sağduyunun ve aklıselimin hakim olması, ateşkesin derhal sağlanması ve diplomasiye alan açılması elzemdir" ifadelerini kullandı.
"Bölgenin geleceği ve bölgenin küresel düzene vereceği katkı ancak diplomasi yoluyla olacaktır"
Türkiye olarak tüm aktörlerle temaslarını sürdürdüklerini belirten Duran, "Eğer ilgili ülkeler ve aktörler, liderler süreci bu yönde evirmez de çatışmanın devamına müsaade edilirse, hem bölgemiz açısından hem de küresel düzen açısından ciddi risklerin oluştuğu ortadadır. Bölgemizin bir ateş çemberine sürüklenmemesi gerekiyor. Bunun için de diplomasinin, müzakerenin öne çıkarılması gerekir. Türkiye olarak İslam dünyası başta olmak üzere tüm aktörlerle temaslarımızı sürdürüyoruz ve bir an önce müzakereye, masaya dönülmesi yönünde teşvik ediyoruz. Bu meyanda ara buluculuk dahil her türlü yapıcı katkıyı sunmaya hazır olduğumuzu da her fırsatta dile getiriyoruz. İnanıyoruz ki bölgenin geleceği ve bölgenin küresel düzene vereceği katkı ancak diplomasi yoluyla olacaktır. Türkiye bu anlayışla hareket etmeye devam edecektir" şeklinde konuştu.
28 Şubat’ın siyasi gündemin ötesinde toplumların hafızasında derin izler bıraktığını anlatan Duran, o günün postmodern darbe olarak adlandırıldığını fakat klasik darbe formlarının dışında tartışılması gerektiğini ifade etti.
"Türkiye öz değerleriyle barışık bir siyasi ve toplumsal iklime kavuşturulmuştur"
Duran, sözlerine şöyle devam etti:
"Tarih boyunca kendi halkına savaş açıp başarılı olmuş hiçbir hareket vaki değildir. 28 Şubat da onlardan birisidir. Bin yıl sürecek denen o süreç yalnızca birkaç yıl sürebilmiştir. Aziz milletimiz feraseti ve dirayetiyle çok kısa bir süre zarfında vesayet düzenini yerle yeksan etmiştir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde başlayan siyasi ve toplumsal hareket 2002 yılında milletin yoğun teveccühüne mazhar olmuş ve Türkiye demokrasi tarihindeki en büyük sessiz devrimler gerçekleşmiştir. İlerleyen yıllarda başörtüsü yasağı kat sayı gibi birçok yasakçı düzenleme ortadan kaldırılmış, art arda açıklanan demokratikleşme paketleriyle bireysel özgürlükler genişletilmiş, Türkiye öz değerleriyle barışık bir siyasi ve toplumsal iklime kavuşturulmuştur."
"Yeni anayasa Türkiye için lüks değil, çok geç kalmış bir ihtiyaçtır"
Türk milletinin artık vesayetçi, yasakçı, elitist ve kendisini halkın üzerinde gören anlayışı tümüyle geride bıraktığını dile getiren Duran, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’na adım attık. Türkiye Yüzyılı sivil, kapsayıcı, temel hak ve hürriyetlerin teminat altına alındığı milli iradeye dayalı yeni bir toplumsal sözleşmenin yüzyılıdır. Bu kazanımların sivil, özgürlükçü ve kuşatıcı yeni bir anayasayla taçlandırılması Türkiye Yüzyılının en önemli meselelerinden birisidir. Cumhurbaşkanımızın bizzat ifade ettikleri gibi yeni anayasa Türkiye için lüks değil, çok geç kalmış bir ihtiyaçtır. Türkiye Yüzyılı vizyonu kimsenin inancından, kökeninden veya yaşam tarzından dolayı ötekileştirilmediği milletimizin her bir ferdinin birinci sınıf vatandaş olduğu farklılıkları zenginlik olarak gören güçlü bir milli birlik ve beraberlik perspektifidir" açıklamasında bulundu.
"Yalanlara ve dezenformasyonlara karşı koymak için var gücümüzle çalışıyoruz"
Duran, dezenformasyonla mücadelelerini kararlılıkla sürdüreceklerini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
"Bugün ülke olarak sahip olduğumuz özgürlük iklimini bölgesel ve küresel düzlemde güçlü bir aktör oluşumuzu ne büyük bedellerle ne çetin mücadelelerle kazandığımızı asla unutmamamız gerekiyor. İletişim Başkanlığı olarak bizler de medyanın ve dijital platformların geçmişin manşetle hükümet deviren yalan haber ve dezenformasyonlarla toplum mühendisliğine kalkışan karanlık dehlizlerine bir daha asla dönmemesi için mücadelemizi kararlıkla sürdüreceğiz. Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde İletişim Başkanlığı olarak bütün birimlerimizle gece gündüz hakikat cephesini güçlendirmek için yalanlara ve dezenformasyonlara karşı koymak için var gücümüzle çalışıyoruz."
Duran’ın açılış konuşmasının ardından program, "28 Şubat: Algılar ve Gerçekler’ isimli panel oturumuyla devam etti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İletişim Başkanı Duran: Saldırıları esefle karşılıyoruz
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "İran'ın egemenliğini ihlal eden saldırıları esefle karşıladığımız gibi körfezdeki kardeş ülkelere yönelik saldırıları da kabul edilemez buluyoruz" dedi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Hafıza ve Hakikat: 28 Şubat ve Dezenformasyonlar Paneli’ programında konuştu.
"İran'ın egemenliğini ihlal eden saldırıları esefle karşılıyoruz"
Duran, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin, "İran'ın egemenliğini ihlal eden saldırıları esefle karşıladığımız gibi körfezdeki kardeş ülkelere yönelik saldırıları da kabul edilemez buluyoruz. Türkiye sivillerin hayatını tehdit eden ve uluslararası hukuka aykırı her türlü eyleme karşıdır. Sağduyunun ve aklıselimin hakim olması, ateşkesin derhal sağlanması ve diplomasiye alan açılması elzemdir" ifadelerini kullandı.
"Bölgenin geleceği ve bölgenin küresel düzene vereceği katkı ancak diplomasi yoluyla olacaktır"
Türkiye olarak tüm aktörlerle temaslarını sürdürdüklerini belirten Duran, "Eğer ilgili ülkeler ve aktörler, liderler süreci bu yönde evirmez de çatışmanın devamına müsaade edilirse, hem bölgemiz açısından hem de küresel düzen açısından ciddi risklerin oluştuğu ortadadır. Bölgemizin bir ateş çemberine sürüklenmemesi gerekiyor. Bunun için de diplomasinin, müzakerenin öne çıkarılması gerekir. Türkiye olarak İslam dünyası başta olmak üzere tüm aktörlerle temaslarımızı sürdürüyoruz ve bir an önce müzakereye, masaya dönülmesi yönünde teşvik ediyoruz. Bu meyanda ara buluculuk dahil her türlü yapıcı katkıyı sunmaya hazır olduğumuzu da her fırsatta dile getiriyoruz. İnanıyoruz ki bölgenin geleceği ve bölgenin küresel düzene vereceği katkı ancak diplomasi yoluyla olacaktır. Türkiye bu anlayışla hareket etmeye devam edecektir" şeklinde konuştu.
28 Şubat’ın siyasi gündemin ötesinde toplumların hafızasında derin izler bıraktığını anlatan Duran, o günün postmodern darbe olarak adlandırıldığını fakat klasik darbe formlarının dışında tartışılması gerektiğini ifade etti.
"Türkiye öz değerleriyle barışık bir siyasi ve toplumsal iklime kavuşturulmuştur"
Duran, sözlerine şöyle devam etti:
"Tarih boyunca kendi halkına savaş açıp başarılı olmuş hiçbir hareket vaki değildir. 28 Şubat da onlardan birisidir. Bin yıl sürecek denen o süreç yalnızca birkaç yıl sürebilmiştir. Aziz milletimiz feraseti ve dirayetiyle çok kısa bir süre zarfında vesayet düzenini yerle yeksan etmiştir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde başlayan siyasi ve toplumsal hareket 2002 yılında milletin yoğun teveccühüne mazhar olmuş ve Türkiye demokrasi tarihindeki en büyük sessiz devrimler gerçekleşmiştir. İlerleyen yıllarda başörtüsü yasağı kat sayı gibi birçok yasakçı düzenleme ortadan kaldırılmış, art arda açıklanan demokratikleşme paketleriyle bireysel özgürlükler genişletilmiş, Türkiye öz değerleriyle barışık bir siyasi ve toplumsal iklime kavuşturulmuştur."
"Yeni anayasa Türkiye için lüks değil, çok geç kalmış bir ihtiyaçtır"
Türk milletinin artık vesayetçi, yasakçı, elitist ve kendisini halkın üzerinde gören anlayışı tümüyle geride bıraktığını dile getiren Duran, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’na adım attık. Türkiye Yüzyılı sivil, kapsayıcı, temel hak ve hürriyetlerin teminat altına alındığı milli iradeye dayalı yeni bir toplumsal sözleşmenin yüzyılıdır. Bu kazanımların sivil, özgürlükçü ve kuşatıcı yeni bir anayasayla taçlandırılması Türkiye Yüzyılının en önemli meselelerinden birisidir. Cumhurbaşkanımızın bizzat ifade ettikleri gibi yeni anayasa Türkiye için lüks değil, çok geç kalmış bir ihtiyaçtır. Türkiye Yüzyılı vizyonu kimsenin inancından, kökeninden veya yaşam tarzından dolayı ötekileştirilmediği milletimizin her bir ferdinin birinci sınıf vatandaş olduğu farklılıkları zenginlik olarak gören güçlü bir milli birlik ve beraberlik perspektifidir" açıklamasında bulundu.
"Yalanlara ve dezenformasyonlara karşı koymak için var gücümüzle çalışıyoruz"
Duran, dezenformasyonla mücadelelerini kararlılıkla sürdüreceklerini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
"Bugün ülke olarak sahip olduğumuz özgürlük iklimini bölgesel ve küresel düzlemde güçlü bir aktör oluşumuzu ne büyük bedellerle ne çetin mücadelelerle kazandığımızı asla unutmamamız gerekiyor. İletişim Başkanlığı olarak bizler de medyanın ve dijital platformların geçmişin manşetle hükümet deviren yalan haber ve dezenformasyonlarla toplum mühendisliğine kalkışan karanlık dehlizlerine bir daha asla dönmemesi için mücadelemizi kararlıkla sürdüreceğiz. Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde İletişim Başkanlığı olarak bütün birimlerimizle gece gündüz hakikat cephesini güçlendirmek için yalanlara ve dezenformasyonlara karşı koymak için var gücümüzle çalışıyoruz."
Duran’ın açılış konuşmasının ardından program, "28 Şubat: Algılar ve Gerçekler’ isimli panel oturumuyla devam etti.
Kaynak: İHA
En Çok Okunan Haberler
Rutte: "NATO İran’a yönelik saldırılara katılmayı planlamıyor"
Fransa nükleer başlık sayısını artıracak
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan barış vurgusu: “Kan dursun”
Starmer: "İngiltere, ABD ve İsrail'in saldırılarına katılmayacak"
10 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 13 tutuklama
Trump: "Bu, saldırı için son ve en iyi şansımızdı"
Bursa'da 7 yaşındaki Gökçe son yolculuğuna uğurlandı
Hayatını kaybeden eski futbolcunun son anları ortaya çıktı
Galatasaray'da Alanyaspor maçının kamp kadrosu açıklandı