Hava Durumu

Bir bayrak, bin cevap...

Yazının Giriş Tarihi: 21.01.2026 17:45
Yazının Güncellenme Tarihi: 21.01.2026 21:25

Önceki gün Mardin’in Nusaybin ilçesinde, sınırın hemen ötesinden Türk bayrağına yönelik gerçekleştirilen o hadsiz saldırı, sadece bir provokasyon değil, bir milletin sabrını ve birliğini ölçme girişimiydi. Sınır hattında yükselen o kirli eller, aslında asırlardır bu topraklarda dalgalanan hürriyetimize kastetmek isteğinden başka bir şey değildir.

Ancak bu tür saldırıları düzenleyenlerin unuttuğu bir şey var…

Bayrak, bu millet için sadece bir sembol değil; namustur, tarihtir ve geleceğe dair verilmiş en büyük sözdür.

Nusaybin’deki o çirkin görüntülerin yarattığı infial sonrası Türkiye’nin dört bir yanından tepkiler çığ gibi yükseldi. Başta yetkili kurumlar ve siyasiler olmak üzere sosyal medya mecralarında halk adeta kenetledi. Fakat bu tepkiler içinde en somut, en estetik ve en dik duruşlu cevaplardan biri, yeşil Bursa’dan geldi.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbeyin talimatıyla başlatılan "bayrak seferberliği", yerel yönetimin sadece belediyecilik hizmetlerinden ibaret olmadığını kanıtladı.

Bir şehrin belediye başkanı, sadece yolları, parkları onarmakla kalmaz; o şehrin ruhunu, hassasiyetlerini ve milli reflekslerini de temsil eder.

İşte Bursa da bu uygulamayla şunu söyledi: "Siz sınırda bir tanesine el uzatırsanız, biz burada on binlercesini göğe çekeriz."

Belediye binalarından BursaRay istasyonlarına, caddelerden otobüslere kadar kentin her noktasının ay-yıldızla donatılması, sadece bir tepki değil, aynı zamanda bir "kenetlenme" ilanıdır. Vatandaşın bu uygulamaya verdiği samimi destek ise halkın kalbindeki o dinmek bilmeyen vatan sevgisinin en canlı tezahürüdür.

Burada şu gerçeği de unutmamak lazım. Tahriklere verilen en güzel cevabın ‘asalet’ olduğunu göstermek…

Bu tür sınır tacizlerinin ve sembollere saldırıların temel amacı, içeride bir kaos ve korku iklimi yaratmaktır. Bursa’nın cevabı ise tam tersine, büyük bir vakar ve asaletle oldu. Şehrin her köşesinde dalgalanan bayraklar, bir yandan hainlere gözdağı verirken diğer yandan bu topraklarda yaşayan her bir ferde güven aşıladı diyebiliriz.

Bursa sokaklarında yürürken kafasını kaldırdığında o al sancağı gören her vatandaş, Nusaybin’deki o çirkinliğin bu asil milletin karşısında hiçbir hükmünün olmadığını bir kez daha iliklerine kadar çok net hissettirdi.

Özet olarak...

Bayrak sevgisi siyasetin, ideolojilerin ve günlük tartışmaların üzerindedir. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin bu anlamlı duruşu, yerel yönetimlerin milli meselelerde nasıl bir "kale" vazifesi görebileceğini herkese göstermiştir.

Herkes son 2 gündür milyonlarca insan fikrini çeşitli mecralarda dile getirdi. Ben de bu konuda düşücelerimi bu sütunlarda dile getirmek istiyorum.

Diyorum ki…

Sınırdaki o karanlık niyetler ve huzur iklimini hedef alan provokasyonlar, tarihin tozlu sayfalarında birer utanç vesikası olarak kaybolmaya mahkumdur. Buna karşın Bursa’nın ve tüm ülkede sergilenen bu asil duruş; sadece bir tepki değil, bu toprakların her bir ferdini, her rengini ve her sesini aynı gölge altında buluşturan sarsılmaz bir iradedir.

Bizleri biz yapan; kökenimiz, inancımız veya fikrimiz ne olursa olsun, acıda kederlenip gururda tek yürek olmamızı sağlayan o al sancağın birleştirici gücüdür. Bu bayrak, sadece bir sınırın değil, bin yıllık kardeşliğimizin ve bir arada yaşama azmimizin teminatıdır.

Zira bayrak, ancak biz birbirimizden koptuğumuzda, ortak değerlerimize olan inancımızı yitirdiğimizde tehlikeye düşer. Türkiye Cumhuriyeti Devleti; doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine bu ortak mirasa sahip çıktığı sürece, o ay-yıldız sadece göklerde değil, her birimizin vicdanında ve yarınlarında en yüksekte parlamaya devam edecektir.

SAĞLIKLA KALIN!

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.