Malumunuz Bursa’da her geçen gün yeni binalar yükseliyor, yollar uzuyor, mahalleler genişliyor, nüfus artıyor. Sanayisi büyüyor, üretimi devam ediyor, yatırımlar konuşuluyor. Dışarıdan bakıldığında sürekli gelişen, büyüyen bir şehir görüntüsü veriyoruz.
Peki, gerçekten gelişiyor muyuz?
Bugün Bursa'ya baktığımızda büyümenin izlerini hemen her yerde görmek mümkün. Yeni konut projeleri, kentsel dönüşüm çalışmaları, ulaşım yatırımları, sanayi bölgeleri ve genişleyen yerleşim alanları…
Ancak bütün bu hareketliliğin ortasında sormamız gereken önemli bir soru var…
Bursa büyürken yaşanabilir bir şehir olma özelliğini ne kadar koruyabiliyor?
Bu soru her Bursalının dilinde dolaşan sorun ancak bir türlü de önüne geçilemeyen dağ gibi bir mesele…
Çokça konuşur, çokça tartışırız ama gel gör ki çok yavaş ilerleyen bir konu.
Burada şöyle bir sonuca ulaşmak zorundayız.
Şehir dediğimiz şey yalnızca betonarme yapılardan, asfalt yollardan ve yüksek binalardan ibaret midir?
Yoksa…
İçinde yaşayan insanların nefes alabildiği, güvenle ulaşım sağlayabildiği, çocuklarını gönül rahatlığıyla büyütebildiği, yeşiline ve tarihine sahip çıkabildiği bir yaşam alanıdır.
İkincisi hepimizin arzu ettiği şehir…
Fakat…
Bugün Bursa'nın en önemli sorunlarından biri trafik. Sabah işe gitmek, akşam eve dönmek birçok vatandaş için günün en yorucu mesailerinden birine dönüşmüş durumda.
Her geçen gün artan araç sayısı, ulaşım yoğunluğu ve plansız büyüme, şehir hayatını zorlaştırıyor. Yeni yollar açmak elbette önemli ancak ulaşım meselesini yalnızca asfalt üzerinden değerlendirmek yeterli mi?
Toplu taşımanın güçlendirilmesi, alternatif ulaşım modellerinin geliştirilmesi ve şehir planlamasının uzun vadeli düşünülmesi gerekmiyor mu?
Bir diğer önemli mesele ise yeşil alanlar…
Yeşil Bursa olarak anılan bir kentte, yeşili korumak ve artırmak yalnızca geçmişten kalan bir unvanı yaşatmak değil, geleceğe karşı sorumluluk taşımayı da gerektirir. Betonlaşmanın arttığı, yapılaşma baskısının hissedildiği bir şehirde parkların, ağaçların ve doğal alanların değeri çok daha iyi anlaşılmalı ve ona göre plan ve projeler hayata geçirilmeli
Mesela…
Kentsel dönüşüm Bursa'nın geleceğini doğrudan ilgilendiren konuların başında geliyor.
Bunu hepimiz çok iyi biliyoruz ki…
Deprem gerçeğini unutmadan, vatandaşların güvenli konutlarda yaşamasını sağlamak artık ertelenebilecek bir mesele değil. Buradaki en önemli husus da dönüşümün yalnızca eski binaların yıkılıp yerine yenilerinin yapılması olarak görülmemeli. Yeni yaşam alanları oluşturulurken sosyal donatılar, ulaşım, yeşil alanlar ve altyapı da birlikte düşünülmeli.
Bir de şehrin ruhu var…
Bursa'nın tarihi, kültürü, mahalleleri, gelenekleri ve insan ilişkileri… Bu saydıklarım sanki son yıllarda biraz göz ardı ediliyor. Bunları korumak boynumuzun borcu aslında.
Büyüme uğruna bu kültürel hazinemizi kaybetmemeliyiz. Bir şehrin kimliği, yalnızca yeni yapılan projelerle değil, geçmişine ne kadar sahip çıktığıyla da ölçülür.
Elbette Bursa'da yapılan yatırımları, hayata geçirilen projeleri ve şehrin gelişimi adına atılan adımları görmezden gelemeyiz. Ancak mesele yapılanları saymakla bitmiyor. Asıl mesele, bu çalışmaların vatandaşın günlük hayatında nasıl bir karşılık bulduğudur.
Çünkü vatandaş daha rahat ulaşım istiyor, daha fazla yeşil alan istiyor, güvenli konutlarda yaşamak istiyor. Çocuğunun oynayabileceği park, ailesiyle vakit geçirebileceği sosyal alan ve geleceğe güvenle bakabileceği bir şehir hayal ediyor.
Şimdi eğri oturup doğru konuşmak gerekirse…
Bursa'nın büyümesi elbette önemli!
Sanayisiyle, tarımıyla, turizmiyle, tarihiyle ve kültürel zenginliğiyle çok daha ileri noktalara ulaşabilecek bir potansiyele sahip. Ancak bu potansiyeli gerçek bir gelişime dönüştürmek için yalnızca bugünü değil, önümüzdeki 20-30 yılı da düşünmek zorundayız.
Belki de artık kendimize şu soruyu daha sık sormalıyız:
Daha fazla bina mı inşa ediyoruz, yoksa daha güzel bir yaşam mı kuruyoruz?
Evet!
Bursa büyüyor…
Burada asıl mesele, bu büyümenin içinde Bursalıların da daha iyi bir hayata doğru ilerleyebilmesi ve şehre değer katan projelerle şehrimizi geleceğe hazırlamaktır.
İşte bunu uygulamak ve bu şehre hizmet hepimizin sorumluğundadır.
SAĞLIKLA KALIN!