Hava Durumu

Bursa’da dönüşüm için ilk adım…

Yazının Giriş Tarihi: 22.08.2026 00:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 22.08.2026 00:07

Bursa’nın taşına, toprağına, tarihine baktığınızda aslında şehrin bize anlattığı bir gerçek var: Bursa, deprem gerçeğini hiç unutmaması gereken bir şehir.

Çünkü bu topraklar depremi defalarca gördü.

Bursa’nın deprem geçmişi yüzyıllar öncesine uzanıyor. Tarihi kayıtlara göre kent ve çevresinde Bizans döneminden Osmanlı’ya kadar çok sayıda deprem yaşandı. Ancak Bursa’nın hafızasına en ağır şekilde kazınan depremlerden biri, 1855 yılında yaşanan ve şehirde büyük yıkıma yol açan iki büyük sarsıntı oldu.

1855 depremlerinin izleri sadece arşivlerde kalmadı.

Şehrin tarihi yapılarında, hanlarında, camilerinde ve eski yapı dokusunda o günlerin izlerini bugün bile görmek mümkün. Bursa Büyükşehir Belediyesi kaynaklarında 1855 depremlerinin kentte çok ağır hasara neden olduğu, dönemin yapılarının önemli bölümünün zarar gördüğü aktarılıyor.

Aradan 171 yıl geçmiş.

Peki biz ne kadar ders çıkardık?

İşte bugün Altıparmak ve Çarşamba’da konuşulan kentsel dönüşüm meselesine biraz da bu pencereden bakmak gerekiyor.

Çünkü mesele yalnızca eski binaların yıkılıp yerine yenilerinin yapılması değil.

Mesele, Bursa’nın geleceğini yeniden kurmak.

Önceki gün, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba ve Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın Osmangazi’de kentsel dönüşüm süreci değerlendirme toplantısında bir araya geldi.

Toplantıda Altıparmak ve Çarşamba bölgelerindeki kentsel dönüşüm süreci masaya yatırıldı ve önemli kararlar alındı.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın açıkladığı rakamlara göre, Altıparmak-Çarşamba bölgesinde 82 hektarlık alanda bulunan 2 bin 215 yapının yüzde 85’inin yüksek risk grubunda olduğu görülüyor.

Bu rakam, “Artık bekleyecek zamanımız yok” demektir.

Bugün Bursa’nın merkezinde, her gün binlerce insanın yürüdüğü, alışveriş yaptığı, çalıştığı ve yaşadığı bir bölgeden söz ediyoruz.

Bir tarafta tarihi kent merkezi…

Bir tarafta Hanlar Bölgesi…

Diğer tarafta Kültürpark ve Merinos…

Ve bütün bunların arasında 82 hektarlık Altıparmak-Çarşamba.

Dolayısıyla burada yapılacak dönüşümün yalnızca bölgedeki vatandaşları değil, Bursa’nın tamamını ilgilendirdiğini düşünüyorum.

***

Kentsel dönüşüm denildiğinde aklımıza genellikle yıkılan binalar, yükselen yeni yapılar ve değişen sokaklar geliyor.

Oysa gerçek dönüşüm bundan çok daha büyük.

İnsanların güvenli evlerde yaşaması elbette birinci öncelik. Fakat bunun yanında çocukların oynayabileceği alanlar, yeşil alanlar, sosyal donatılar, yaya yolları, meydanlar, ulaşım ve ticari hayat da düşünülmeli.

Basına ve kamuoyuna servis edilen bilgilere baktığımızda…

Altıparmak-Çarşamba projesinde anlatılan “kültür aksı” fikrini de bu açıdan önemli…

Altıparmak ve Darmstadt caddeleri arasında oluşturulması planlanan yayalaştırılmış kültür aksı, Merinos’tan Hanlar Bölgesi’ne ve Emir Sultan’a uzanan tarihi yaya omurgasının önemli bir parçası olacaktır.

Bu, doğru uygulanırsa sadece bir şehircilik projesi değil, Bursa’nın sosyal hayatını yeniden şekillendirecek bir adım olabilir.

***

Başkan Vekili Biba, bölgedeki deprem riskinin yüksekliği nedeniyle dönüşüme ivme kazandırılması gerektiğine vurgu yaparak, “Dönüşüm süreci; Osmangazi Belediyesi, Bursa Kent Konseyi, Şehir Plancıları Odası, Mimarlar Odası, İnşaat Mühendisleri Odası, Harita Mühendisleri Odası, Jeoloji Mühendisleri Odası ve Peyzaj Mimarları Odası katkılarıyla hazırlanan taslak planın ana ilkeleri esas alınarak şekillendirildi. Proje; meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve bölge sakinlerinin görüşlerine açık, şeffaf ve tam katılımcı bir yaklaşımla yürütülecek” dedi.

Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın da, “Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba ve çalışma arkadaşlarımızla birlikte, Altıparmak ve Çarşamba’nın kentsel dönüşüm sürecini değerlendirmek üzere gerçekleştirdiğimiz toplantımızı tamamladık. Mevcut durumu, vatandaşlarımızın beklentilerini ve dönüşüm sürecinde atılması gereken adımları kapsamlı şekilde ele aldık. Osmangazi’mizde güvenli ve sağlıklı yaşam alanları oluşturmak için süreci takip ediyoruz” sözleriyle sürecin öneminden bahsetti.

Şimdi…

Şahin Biba’nın açıklamalarında sürece ‘tam katılımcı yaklaşım’ı ifade etti. Bu çok kapsayıcı bir yaklaşım. Bursa’nın tümdengelim bir çalışmaya ihtiyacı var.

Çünkü kentsel dönüşümde en önemli unsur sadece beton değil, insandır.

Bir mahallede yıllardır yaşayan insanı, onun beklentisini, kaygısını ve geleceğe ilişkin planını hesaba katmadan yapılacak dönüşümün eksik kalacağını düşünüyorum.

Bu nedenle meslek odalarının, sivil toplum kuruluşlarının ve bölge sakinlerinin sürece dahil edilmesi önemli.

Vatandaşın önüne hazır bir proje koyup ‘Böyle olacak’ demek yerine, vatandaşın fikrini baştan dinlemek çok daha doğru bir yöntem.

Hele ki söz konusu eviyse, mahallesiyse, geçmişiyse ve geleceğiyse…

İnsanların yaşadığı yerin geleceği hakkında söz sahibi olması kadar doğal bir şey olamaz.

Bursa, AFAD’ın kaynaklarında, önemli fay sistemlerinin etkisinde bulunduğu ve mevcut yapı stokunun güvenliği konusunda önlem alınması gerektiği vurgulanıyor.

Zira, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi de Bursa açısından önemli bir uyarıydı. Marmara Denizi içinden geçen Kuzey Anadolu Fay sistemi, Bursa’nın deprem riskini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Aradan yıllar geçti.

Çok konuşuluyor, çok tartışılıyor. Ancak henüz tam anlamıyla bir dönüşümünden söz edemeyiz.

Bugün…

Altıparmak ve Çarşamba’da atılacak adımlar, Bursa’nın başka bölgelerindeki dönüşüm için de örnek oluşturabilir.

Ama burada çok önemli bir ayrıntı var:

Dönüşüm aceleye getirilmemeli, fakat geciktirilmemeli de.

Bu ikisi birbirinden farklı…

Yani…

Bilimden uzaklaşmadan, vatandaşın hakkını gözeterek, ekonomik gerçekleri dikkate alarak ve şehrin tarihsel kimliğini koruyarak hareket etmek gerekiyor.

***

Altıparmak-Çarşamba’da konuşulan 82 hektarlık alanı yalnızca “riskli binaların bulunduğu bölge” olarak görürsek büyük bir fırsatı tepmiş oluruz.

Burası aynı zamanda Bursa’nın merkezinde yeni bir yaşam alanı oluşturma fırsatıdır.

O halde artık tercihimizi yapmak zorundayız.

Geçmişin acılarını seyretmek mi?

Yoksa geçmişten ders çıkarıp geleceğin Bursa’sını kurmak mı?

Ben ikinci seçenekten yanayım.

Çünkü…

Bursa’nın güvenli, nefes alan, yaşayan ve geleceğe umutla bakan mahallelere ihtiyacı var.

SAĞLIKLA KALIN!

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.