Hava Durumu

Emekten markaya, Yeşilova’nın hikâyesi

Yazının Giriş Tarihi: 13.11.2025 00:11
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.11.2025 00:11

Bazı markalar vardır; sadece ürün üretmez, aynı zamanda bir hikâye, bir değer, bir hafıza üretir.

Biliyoruz ki…

Bursa’mızda birçok markanın kendi yönetim anlayışlarına göre hikâyeleri vardır.

Bunlardan biri de Yeşilova Holding’dir

Pazartesi sabah erken saatlerinde Yeşilova Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali İhsan Yeşilova’nın konuğu olduk.

Toplantı holdingin bünyesinde bulunan Holiday Inn Bursa Centre Otel’de gerçekleşti. Basın toplantısında çok sayıda gazeteciyle birlikte gazetemizin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Serap Öztürk’le biz de katılım sağladık.

Öncellikle şunu belirtmekte fayda vardır. Yeşilova Holding, atölye ile başlayan yolculuğunda, bünyesine Can Alüminyum, Canel Otomotiv, Cansan Alüminyum, Can Metal, Canray, Cansan GmbH, Yeşilova Dış Ticaret AŞ ve Holiday Inn Bursa City Centre Otel’i katmış.

Toplantıda Yönetim Kurulu Başkanı Ali İhsan Yeşilova, yanına İcra Kurulu Başkanı Yalçın Yeşilova, Yönetim Kurulu Üyeleri Yasemin Yeşilova ve Nezihe Yeşilova’yı alarak grubun tarihçesi, üretim operasyonları, toplumsal katkıları ve gelecek stratejilerini paylaştı.

Yeşilova’nın ilk sözü ise babasının “Gel benimle” cümlesi oldu ve bunu kendilerine motto kabul ederek tüm ailenin çalışmalarını bu kararlılıkla sürdürmeye çalıştıklarının altını çizdi.

Öyle ya…

1975’te Bursa Gazcılar Caddesi’nde açılan küçücük bir alüminyum dükkânı, bugün Türkiye’nin sanayi devlerinden biri olan Yeşilova Holding’in temelini oluşturmuş.
O dükkânın tabelasında yazan isimden çok, o dükkânın içinde çalışan gencin yüreğiymiş asıl sermaye. O genç, henüz 19 yaşındayken “Gel benimle” diyen babasının çağrısına kulak vermiş ve öylece yoluna devam etmiş Ali İhsan Yeşilova.

Yarım asır önce başlayan o yolculuk, bugün 9 şirket, 2.000 çalışan, beş kıtaya uzanan ihracat ağı ve Türkiye’nin hızlı tren projesinin iç tasarımını üstlenen bir mühendislik gücü haline gelmiş.
Ama bana sorarsanız bu hikâyeyi büyüten asıl şey, alüminyumdan önce emeğe yatırım yapılması.

BİR TEZGÂHTAN KÜRESEL PAZARLARA

Ali İhsan Yeşilova’nın anlattığı gibi, yolculuk, tezgâhtarlık, çay servisi, satış gibi işlerle başlamış.
Bugün ise Yeşilova, ekstrüzyon, otomotiv yan sanayi, raylı sistemler ve döküm teknolojilerinde Avrupa’da sayılı firmalardan biri olmuş.
İcra Kurulu Başkanı Yalçın Yeşilova, “Alüminyum geleceğin yaşam biçimini şekillendiren stratejik bir malzeme” dedi.
Bu cümlesinde sadece teknik bir tespit değil, ailede bir vizyonun izlerini görüyoruz.

Holdingin genel verilerine baktığımızda…

Son beş yılda üretim kapasitelerini iki, hatta üç kat artırmışlar. Enerji verimliliğinde yüzde 31, emisyon yoğunluğunda yüzde 29, su kullanımında yüzde 45 tasarruf sağlamışlar.
Yani Yeşilova sadece üretmiyor, dünyayı daha yaşanabilir kılmak için üretiyor. Bu farkı görmek, bugünün sanayi anlayışında nadir bir meziyet.

***

KADIN ELİ, GENÇ ZİHİN, YEŞİL DURUŞ

Toplantıda en çok dikkatimi çeken bölümlerden biri de, Yasemin Yeşilova’nın anlattıklarıydı.
“Çevrecilik, Eşitlik, Şeffaflık ve Yenilikçilik sadece değerlerimiz değil, hayat felsefemiz” derken, Yeşilova’nın duvarlarında asılı bir vizyon değil, yaşayan bir kültürden bahsediyordu.
“İş’te Denge” projesiyle kadın istihdamını yüzde 34 artırmışlar, yönetici kadın oranı ise son beş yılda yüzde 127 yükselmiş.
Bu ülkede hâlâ kadınların üretim alanında görünürlük mücadelesi verdiği düşünülürse, Yeşilova’nın bu hamlesi sadece kurumsal değil, toplumsal bir sorumluluk örneği.

Ve o kadar samimi ki; “İhtiyaç izni” gibi insani uygulamalardan, “Alüminyum Çöp Değildir” kampanyasına kadar her adımda bir vicdan izi var.
LÖSEV, Mor Salkım, BUİKAD gibi kurumlarla yapılan iş birlikleri de bu anlayışı destekliyor.

***

O toplantıda gördük ki Yeşilova’da sanayi değil, bir aile kültürü hakim.

Fabrikanın bazı bölümlerini gezerken de her biri alana ailenin fertlerinden birinin ismi verilmiş. Bu kısım da çok ilgi çekti.

Bugün Yeşilova ailesinin masasında oturan dört kişi; Ali İhsan, Yalçın, Yasemin ve Nezihe Yeşilova…
Onların arasında sadece kan bağı değil, değer bağı hakim olduğu çok net belli oluyor.
Belki de bu yüzden 50 yıl sonra bile Yeşilova ismi bir “holding”den çok bir “aile” gibi anılıyor.

Toplantıdan çıkarken düşündüm:
Bir şirketin ömrü yarım asrı devirmişse, o sadece üretimden değil, insandan, inançtan ve vefadan beslenmiştir.
Ali İhsan Yeşilova’nın 19 yaşında başladığı bu yolculuk, Türkiye sanayisinin en güçlü hikâyelerinden biri haline gelmiş.
Ve o hikâyenin satır aralarında bir öğüt gizli: “Bir işi büyütmek için önce o işe gönül vermek gerekir.”

Yeşilova bunu yaptı.
Bugün yarım asır sonra bile hâlâ “Gel benimle” diyebiliyorsa, demek ki bu yolculuk bitmedi.
Sadece yönü değişti: artık geleceğe doğru.

SAĞLIKLA KALIN!

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.