Hava Durumu

İşgal mi bitti, askerler mi çekildi?

Yazının Giriş Tarihi: 02.10.2026 00:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.10.2026 00:07

Dün ajanslardan peş peşe haberler düştü önümüze…

Bağdat’ta havai fişekler patlıyor…

İnsanlar sokaklara çıkıyor, bayraklar taşınıyor, meydanlarda kutlamalar yapılıyor.

Sebep?

ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin Irak’taki askeri misyonunun sona ermesi…

Irak yönetimi bunu “egemenlik” açısından yeni bir dönem olarak tanımlıyor. Bağdat’ta “Egemenlik Günü” kapsamında törenler düzenleniyor. Tahrir Meydanı’nda insanlar toplanıyor, havai fişekler atılıyor.

Egemenlik bu şekilde değil ki!

Ya da bize yanlış mı tarif ettiler?

Yaşanan duruma baktığımızda…

Gerçekten işgal mi bitti, yoksa sadece askerler mi çekildi?

Çünkü bir ülkenin topraklarından yabancı askerlerin ayrılması elbette önemlidir. Irak’ta 2003’te başlayan Amerikan işgalinin büyük yıkımı, yıllarca süren çatışmalar ve ardından ortaya çıkan güvenlik sorunları hâlâ hafızalarda.

Bizim bildiğimiz…

Egemenlik yalnızca yabancı askerin sınır dışına çıkmasıyla kazanılmıyor.

Bir ülkenin gerçek anlamda egemen olabilmesi için kararlarını kendi halkının iradesiyle alabilmesi, silahın devletin kontrolünde olması ve farklı dış güçlerin nüfuz alanına dönüşmemesi gerekiyor.

Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözü de bunun en net kanıtıdır.

Bugün Irak’ta Amerikan askerleri çekildi.

Peki Irak gerçekten bütün dış etkilerden kurtuldu mu?

Tam tersine, Washington’ın çekilmesiyle birlikte Bağdat’ın önündeki başka bir mesele daha görünür hale geliyor: İran’ın ve İran’a yakın silahlı grupların Irak siyasetindeki ve güvenlik alanındaki etkisi.

Nitekim ABD’nin çekilmesini bazı İran yanlısı silahlı gruplar açıkça “zafer” olarak nitelendirirken, Irak hükümeti de ülkedeki silahların devlet otoritesi altında toplanması gerektiğini söylüyor.

İşte tam da burada Orta Doğu’nun acı gerçeğiyle karşılaşıyoruz.

Bir dış gücün gitmesi, başka bir gücün etkisinin sona erdiği anlamına gelmiyor.

Irak halkı yıllardır savaşların, darbelerin, işgallerin, terörün, mezhep çatışmalarının ve dış müdahalelerin bedelini ödüyor.

Bugün Bağdat’ta havai fişeklerin patlaması elbette anlaşılabilir.

İnsanlar yıllardır üzerlerinde hissettikleri yabancı askeri varlığın sona ermesini kutlayabilir.

Fakat asıl bayram, Iraklıların kendi geleceklerini gerçekten kendilerinin belirleyebildiği gün olacaktır.

Çünkü özgürlük, bir yabancı askerin gitmesi kadar basit değildir.

Özgürlük; başka bir ülkenin askerinin olmadığı kadar, başka bir ülkenin gölgesinin de olmadığı bir düzen kurabilmektir.

ARAP COĞRAFYASININ BİTMEYEN KADERİ

Buradan daha büyük bir meseleye geliyoruz.

Orta Doğu ve Arap coğrafyası uzun yıllardır büyük güçlerin rekabet alanı haline gelmiş ve savaşların eksik olmadığı bir coğrafya…

Irak, Suriye, Lübnan, Libya ve Yemen gibi ülkelerde yaşananlar farklı tarihsel şartlara sahip olsa da ortak bir soru sürekli karşımıza çıkıyor.

Bu ülkelerin halkları kendi geleceklerini ne ölçüde kendileri belirleyebiliyor?

Sorunun cevabı her yerde aynı değil. Bu nedenle bütün Arap toplumlarını tek bir kalıba sokmak da doğru olmaz.

Ama şu gerçek görmezden gelinemez:

Dış müdahaleler, otoriter yönetimler, mezhep temelli siyaset, silahlı yapıların devlet üzerindeki etkisi ve bölgesel güçlerin rekabeti, halkların kendi siyasal iradelerini özgürce ortaya koymalarını uzun yıllardır zorlaştırıyor.

Bugün Bağdat’ta ABD askerlerinin çekilmesi kutlanıyor.

Yarın başka bir güç başka bir ülkeden çekilebilir.

Fakat mesele sadece kimin askerinin nerede bulunduğu değildir.

Asıl mesele, halkların kendi ülkelerinde söz sahibi olup olmadığıdır.

Irak’ın bugün ihtiyacı olan şey yeni bir patron değil.

Irak’ın ihtiyacı olan şey, kendi halkının iradesine dayanan güçlü bir devlet ve hukukun üstünlüğüdür.

Arap dünyasının geleceği de dışarıdan gelecek kurtarıcılarda değil, kendi toplumlarının siyasal iradesini güçlendirebilmesinde yatıyor.

Çünkü tarih bize şunu defalarca gösterdi: İşgalcinin gitmesi özgürlüğün başlangıcı olabilir ama özgürlüğün kendisi değildir.

Bağdat’ta havai fişekler bunun için değil, belki de bunun ilk işareti olduğu için önemlidir.

ABD çekildi ama…

Şimdi asıl sınav başlıyor.

Irak, bir yabancı gücün gölgesinden çıkıp gerçekten kendi ayakları üzerinde durabilecek mi?

SAĞLIKLA KALIN!

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.