Geçtiğimiz Cuma günü Bursa yine Türkiye siyasetinin ağır gündemlerinden birine ev sahipliği yaptı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, kentimizdeydi. Bir yandan üniversite gençliğiyle buluştu, bir yandan sivil toplum temsilcileriyle konuştu, diğer yandan da Osmanlı’nın kuruluş hafızasının merkezinde, Tophane’de Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerinde dua etti.
Ziyarette, Bursa protokolü de geniş katılım sağladı. Başta Bursa Valisi Erol Ayyıldız olmak üzere, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Bursa milletvekilleri Mustafa Varank, Osman Mesten, Ahmet Kılıç, Mustafa Yavuz ve Ayhan Salman ile birlikte kentte görev yapan kaymakamlar ve kurum yöneticileri programda hazır bulundu.
TBMM Başkanı Kurtulmuş’un Bursa ziyaretinde “küresel adalet”, “çok kutuplu dünya”, “Terörsüz Türkiye” ve “Türkiye Yüzyılı” söylemleri başlıkları ön plandaydı.
Programın satır aralarına dikkat edildiğinde, hem iç politikaya hem dış politikaya hem de Türkiye’nin gelecek vizyonuna dair güçlü mesajlar verildi. Bursa’da yapılan konuşmalar aslında Ankara’nın yeni dönemde nasıl bir siyasi dil kuracağını da açık şekilde ortaya koyuyor.
***
Ziyaret programının en sembolik ayağı şüphesiz Tophane oldu. Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerinde yapılan dualar, Üftade Hazretleri’nin dergâhına gerçekleştirilen ziyaret ve alp kıyafetli jandarmaların nöbet değişimi…
Bunlar yalnızca protokol görüntüsü değildi. Türkiye’nin son yıllarda kurduğu siyasi anlatının önemli parçalarının bir versiyonu diyebiliriz.
Osmanlı’nın küçük bir obadan dünya devletine dönüşmesini örnek gösteren Kurtulmuş’un şu mesajı özellikle dikkat çekiciydi…
“Türkiye bugün yeni bir yükseliş döneminin eşiğinde.”
Bu söylem özellikle muhafazakâr seçmende ciddi karşılık buluyor. Çünkü burada sadece siyasi başarı değil, tarihsel devamlılık hissi veriliyor. “Geçmişte yaptık, yine yapabiliriz” duygusu diri tutuluyor.
Ancak konuşmaların en önemli tarafı yalnızca tarih vurgusu değildi. Asıl dikkat çeken nokta, küresel sisteme yönelik sert eleştirilerdi.
Kurtulmuş’un özellikle ekonomik adaletsizlik üzerinden verdiği mesajlar oldukça netti. Dünyanın yüzde 1’lik kesiminin servetin yarısına sahip olduğunu söylemesi, savaş ekonomisini eleştirmesi ve küresel sermayenin krizlerden nasıl kazanç elde ettiğini anlatması, klasik diplomatik cümleler olmadığını dikkatimizi çekti.
Özellikle “Dünya sistemi sürdürülebilir değil” cümlesi küresel sistemin artık geçerliliğini yitirdiğini haykırdı Bursa’dan…
Bu noktada Birleşmiş Milletler’e yönelik çıkışı da dikkat çekti. Gazze örneği üzerinden BM’nin işlevsiz kaldığını söylemesi, aslında uzun süredir Türkiye’nin dış politikada savunduğu “Dünya beşten büyüktür” yaklaşımının devamı niteliğindeydi.
***
Bu bağlamda…
Bursa Uludağ Üniversitesi’ndeki konferansta gençlere verilen mesajlar da önemliydi. Çünkü iktidar artık yeni nesle yalnızca iç politika anlatmıyor; küresel bir misyon yüklemeye çalışıyor. “Türkiye küresel adaletin öncüsü olacak” söylemi bunun en somut örneği.
Özellikle Filistin konusunda verilen mesajlar salon tarafından büyük ilgi gördü. Lamine Yamal hakkında yaptığı yorumlar da sosyal medya diliyle harmanlanmış yeni bir siyasi iletişim örneğiydi. Yamal’ın Filistin bayrağı taşımasını “insanlığın vicdanı” olarak tanımlaması, genç kuşağa doğrudan ulaşmayı hedefleyen sembolik bir çıkıştı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş’un programını gün boyunca takip edenlerden biri olarak şunu net söyleyebilirim
Bursa programının en kritik bölümü “Terörsüz Türkiye” başlığıydı. Her konuşmasında bunu dile getirdi ve terörün Türkiye’den tamamen çıkarılacağını sık sık vurguladı ve oldukça net konuştu. Devletin ve siyasetin üzerine düşeni yaptığını söyledi, “Bu sefer mutlaka sonuç alacağız” dedi ve bundan sonraki aşamada silahlı yapıların tamamen silah bırakması gerektiğini ifade etti. Bu açıklamalar Ankara’nın yeni dönemde güvenlik politikalarını farklı bir zemine taşımak istediğini net biçimde gösteriyor.
***
Aslında…
Burada bölgesel gelişmelerin de etkisiyle Türkiye’nin artık uzun süredir devam eden güvenlik yükünden kurtulup enerjisini başka alanlara yöneltmek istediği görülüyor.
Çünkü…
Ekonomik kalkınma, teknoloji yatırımı, savunma sanayi hamleleri ve küresel etkinlik için önce içeride istikrar gerekiyor. Bu yüzden “Terörsüz Türkiye” söylemi yalnızca güvenlik başlığı değil; ekonomik ve stratejik bir hedef olarak da ele alınan hayati bir mesele.
Öte yandan konuşmalarda dikkat çeken başka bir unsur daha vardı: özgüven vurgusuydu.
Türkiye’nin savunma sanayinde geldiği nokta, uluslararası krizlerde arabulucu rolü üstlenmesi ve NATO içinde “güvenilir ortak” olarak öne çıkarılması sürekli vurgulandı. Bu, son yıllarda iktidarın en çok yatırım yaptığı siyasi psikoloji alanlarından biri.
***
“Türkiye artık eski Türkiye değil” başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere her platformda dile getiriliyor. Bu cümle Cuma günü Bursa programında Numan Kurtulmuş da sıkça dile getirdi.
Ancak işin başka bir boyutu daha var. Çünkü toplumun gündemi yalnızca küresel siyaset değil. Ekonomi hâlâ vatandaşın birinci önceliği. Gençlerin gelecek kaygısı, hayat pahalılığı, kira krizi ve gelir dağılımındaki sorunlar günlük hayatın en sert gerçekleri olmaya devam ediyor.
Bursa’da verilen mesajlar gerçekten önemli. Bu nedenle Bursa’daki konuşmaların önümüzdeki süreçte nasıl karşılık bulacağını belirleyecek olan şey, büyük hedeflerin vatandaşın hayatına ne kadar dokunacağı olacak. Çünkü artık toplum sadece güçlü söylem değil, güçlü sonuç görmek istiyor.
Türkiye gerçekten yeni bir hikâye yazmak istiyor.
Biz de hayırlı olmasını diliyoruz.
SAĞLIKLA KALIN!