Her şey 1999 yılında değiştirilen Sosyal Sigortalar Kanunu ile başladı. Sosyal Sigortalar Kurumu, erken yaşta emekli olanlar sebebiyle ciddi anlamda zarar ediyor bu zarar devlet bütçesinden karşılanıyor idi. Geçmişteki hükümetlerin seçim kazanma uğruna emeklilik yaşını ve prim gününü düşük tutmuş olmaları bütçe büyük bir yük getirir hale gelmiş, buna ilaveten sigortalı çalışan ile emekli maaşı alanların sayısı birbirini dengeleyemez hale gelmişti.
Daha fazla geç kalmadan buna dur demek, Sosyal Sigortalar Kurumunu kendi yağı ile kavrulur hale getirmek gerekiyordu. Çıkarılan kanun ile 8 Eylül 1999'dan önce sigortalı olanların emekliliği hak etme koşulları değiştirildi. Bu tarihten itibaren emekli olabilmek için daha fazla sigortalılık süresi ve prim gününün yanında yaş şartı da yükseltilerek emekli olmak zorlaştırıldı.
Yasa öncesinde emekli olabilmek için kadınlarda 20, erkeklerde 25 yıl sigortalık süresi ve 5.000 prim günü şartını yerine getirmek yeterli olup herhangi bir yaş sınırı yoktu. Yapılan değişiklikten sonra işçilerde SSK prim günü 7.200'e, esnaf ve çiftçilerde yani Bağ-Kur'da ise 9.000'e çıkartılırken getirilen yaş şartı ile kadınlar 58 erkekler de 60 yaşından önce emekli olamayacak dendi.
Bunun sonrasında ülkenin dört bir yanında yapılan eylemler "Verilen hak geri alınamaz" söylemleri ile birlikte baş göstermeye başladı. Verilen hak geri alınamaz söylemi söyleyenler bakımından oldukça doğru. Çalışanlar bu değişikliği emeklilik yönünden kendilerine vurulan bir darbe olarak değerlendirdi.
Asıl mesele prim günü ve yıl şartından öte 58-60 yaş kuralıydı. Yıllarca 35'li 40'lı yaşlarda emekli olarak maaş almaya alışmış nesiller elbette ki bu durumu kabullenmek istemediler. Emeklilikte yaşa takılanlar ya da kısa adı EYT olan kavramı sokakta haberlerde dost sohbetlerinde her gün duyar hale geldik. Geçmişte olduğu gibi seçim kaybetme kaygısı EYT'lilerin yaptığı protesto eylemlerine ses verdi. Beklenen EYT kanunu 3 Mart 2023 tarihinde 32121 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi.
Buna göre 8 Eylül 1999 tarihi ve öncesinde sigorta girişi olanlar kadınlarda 20 erkeklerde 25 yıl sigortalık süresini doldurdukları takdirde yaş sınırı aranmaksızın 5.000 ile 5975 gün arası prim ödeyerek emekli olmaya hak kazanmış oldular. Kimileri büyük bir haksızlık giderilip adalet yerini buldu derken, diğerleri de SGK bu yükü kaldıramaz devlet bütçesine bir kambur daha bindi yorumunu yaptılar.
EYT yasası çıkar çıkmaz 1 milyon 600.000 vatandaş emeklilik dilekçesini beklemeden verdi. O günlerde bu haktan yararlanacak toplam vatandaş sayısının 2 milyon 250.000 civarı olduğu söylenmekteydi. Gelelim bugünlere. Ekonominin başında bulunan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek bir taraftan enflasyonu düşürme mücadelesi verirken diğer yandan da devlet bütçesini denkleme çabasında.
Şimşek, yaptığı bir konuşmada, "EYT hayata geçirilmiş, 3 milyon civarı vatandaşımız 37-38-40'lı yaşlarda emekli olmuşlar oldular daha da olacaklar EYT kanunu bu" cümlesi ile bu kanundan memnun olmadığını açıkça ifade etti. Maliye Bakanının ince hesap yapması, görevinin gereği. Kendi adıma yapacağım en bariz yorum da EYT kanunu çıkartılırken yaş sınırı korunmasının da gerekli olduğudur.
38-40-43-45 yaşında kişilerin emekli edilerek maaş bağlanması dünyanın hiçbir yerinde kabul edilebilir bir durum değil. Kanun çıkartılırken minimum 50 yaş sınırının konulması en mantıklısıydı. Hepimizin kabul edeceği üzere hangi sektörde olursa olsun, 38-50 yaş grubu çalışanlar hem ustalığının zirvesinde hem de bedensel güç olarak işinin başında olabilecek kişilerdir. EYT'nin maliyetine gelince, karşımıza çok farklı rakamlar çıkıyor.
Yine Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in 1 Temmuz 2024 yılında katıldığı bir televizyon programında verdiği rakama göre sadece o yıl için EYT’nin devlete maliyeti 724 milyar Lira. Yaşadığımız enflasyon sebebiyle emekli maaşlarına az da olsa yapılan zamları hesaba katarsak bu rakam 2026 yılında yıllık bir trilyon lirayı rahatlıkla bulacak. Küçük bir mukayese de bulunalım Bursa Büyükşehir Belediyesinin 2026 bütçesinin 37 milyar Lira olduğunu hatırlayalım. Bursa Büyükşehir Belediyesi 1 yıl içinde kullanacağı bu para ile personel maaşlarını verip rutin hizmetlerini yaparken borç geri ödemelerini de gerçekleştirip kent halkının faydalanacağı yeni yatırımları da hayata geçiriyor.
2026 yılında ise EYT'nin devlete getirdiği yük yaklaşık 30 tane Bursa Büyükşehir Belediyesi bütçesine denk. EYT çıkartılıp 2023 yılından beri verilen bu büyük miktar paralar bunun yerine, Türkiye genelinde TOKİ gibi vatandaşı ev sahibi yapacak depreme dayanıklı konutlar için harcansaydı sizce nasıl olurdu? Duyar gibiyim, bazıları çok daha iyi olurdu derken, bazıları bak işine kardeşim 40 yaşında emekli olup keyfimiz yerinde diyorlar.
SAĞLICAKLA KALIN