Hava Durumu

Biz yakıyoruz!

Yazının Giriş Tarihi: 08.08.2026 00:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.08.2026 00:07

İnsanoğlunun, sadece kendi menfaatlerini ve rahatını ön planda tutan yaşam tarzı binlerce canlı ile ortak yaşam alanımız olan dünyaya her gün biraz daha zarar vermeye devam ediyor.

Artan nüfus, bunun getirdiği şehirleşme, sanayileşme ve aşırı tüketim havanın, toprağın, suyun kirlenmesi olarak bizlere geri dönüş yapıyor.

Fosil yakıtların meydana getirdiği hava kirliliği, doğada yüzyıllarca çözülmeyen plastik ve kimyasal atıkların denize, toprağa karışarak yarattığı zehirlenme, endüstriyel atıkların, tarım ilaçlarının evsel atıkların, meydana getirdiği akarsu, deniz ve göl gibi yaşamın bir numaralı kaynaklarındaki kirlilik tedavisi imkansız boyutlara ulaşıyor.

Bursamızda 50 yıl önce balık avlanan derelerde balıklar çoktan tükendiği gibi kimyasal atıklar sebebiyle hergün farklı bir renkte akar oldu. Aynaya bakıp kendimize soralım, insanoğlu kadar dünyaya zarar veren başka bir canlı türü var mıdır?

Saydıklarımla yetinmiyor, her yaz mevsiminde de pervasızca ormanları yakmaya devam ediyoruz. Pervasızca diyoruz, çünkü orman yangınlarının yüzde 90'a yakını insan kaynaklı.

Bir ağacın yetişmesi ortalama 30 ile 50 yıl arasında zaman alırken, orman dediğimiz ekosistemin yerine oturması ise 80 ile 100 yıl arasında zamana ihtiyaç duyuyor. Ormanların yüzde 90'ını anız yakma, piknik, çoban ateşi, sigara izmaritleri, cam kırıkları ve kısmen de elektrik hatlarındaki kısa devreler ile yakıyor, yok ediyor ardından da tekrar eski haline gelmesi için emek sarf ederek üzerine de 100 yıl bekliyoruz.

Ülkemizde yıllık orman yangını sayısı 2500-3000 civarında fakat bu rakam zaman zaman pik yapıyor, örneğin 2021'de acı bir orman yangını rekorunu yaşadık. Ağustos ayında Akdeniz, Ege, Marmara, Batı Karadeniz, ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde çıkan, 53 ilin etkilendiği 299 orman yangınında, yangınla mücadele eden 8 canımızı kaybetmemizin üzüntüsü hala içimizde.

Diğer bir yandan da, orman yangınına sebep olmanın ağır cezaları var. İhmal ve taksiyle yangına sebebiyet verenler 7 yıla kadar, ormanı kasten yakanlar 10 yıldan az olmamak üzere, örgüt ve terör faaliyeti kapsamında bu suçu işleyenler müebbet hapis, çıkardığı orman yangını ile ölüm ve yaralanmaya yol açanlar da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları ile yargılanıyor.

Dönüp baktığımızda, bu cezalara rağmen, üçüncüye ifade ediyorum ki, yüzde 90 insan kaynaklı orman yangınlarının önüne geçemiyoruz.

Yaşanan bu felaketlerin sonrasındaki duruma baktığımızda, karşımıza acımızı hafifletmese de, mutluluk yaratan bir tablo çıkıyor. Ülkemizde yanan ormanların yüzde yüzü çok vakit kaybetmeden ağaçlandırılıyor.

Orman Genel Müdürlüğü'nün verilerine göre, 2025 yılında 517 milyon 110.900 adet fidan toprakla buluştu. Orman Genel Müdürlüğü, sadece yangından zarar gören yerleri eski haline döndürmekle kalmıyor, ülkenin dört bir yanında biyolojik çeşitliliği arttırmak ve gelecek nesillere daha yeşil, daha yaşanabilir bir çevre bırakmak için dağları nakış gibi işleyerek ağaçlandırma faaliyetlerini sürdürüyor.

Bir de, her yangından sonra çıkan dedikodulara değinelim. ‘Ormanı kasıtlı yaktılar’, ‘buralar imara açılacak’, ‘birileri buradan rant kazanacak’ cümleleri illaki kulağınıza gelmiştir.

Anayasanın 169. maddesi gereği, yanan orman alanları kesinlikle başka amaçla kullanılamaz; imara, turizme açılamaz yanan tüm alanlar aynı yıl içinde temizlenerek doğal gençleştirme veya fidan dikimi ile orman haline dönüştürülür.

Bu maddeyi bilenler zaten bu tür boş dedikodulara kulak asmazlar. Bir diğer hurafe de, Türkiye'nin orman yangınlarına müdahale konusunda ekip ve ekipmanlarının yeterli olup olmadığı konusunda. Orman Genel Müdürlüğü Türkiye genelinde 770'den fazla gözetleme kulesi ile 7/24 görev yaparken, bunların bir çoğu da yapay zekalı kameralar eşliğinde işlevini sürdürmekte.

Her yaz mevsimi 25-30 civarı yangın söndürme uçağı, 100'den fazla helikopter ayrıca her gün sayısı artan insansız hava araçları orman yangınlarına anında müdahale için nöbete devam ederken, binlerce orman işçisi, 1600 arazöz, dozer greyder gibi 800 iş makinesi, 2500 ilk müdahale aracı, 800 de su ikmal aracı yeşil vatanı korumak için görevinin başında.

Orman yangınlarıyla mücadelenin yanında, mevcut ormanların sürdürülebilir şekilde geleceğe taşınması için Orman Bölge Müdürlükleri'nin de yoğun faaliyetleri var.

Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi mezunu olan ve 2025 yılının ocak ayına kadar İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü Bölge Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Erdal Şahan, 27 Ocak 2025 tarihinden beri Bursa Orman Bölge Müdürlüğü görevini başarıyla sürdürmekte.

Bursa Orman Bölge Müdürlüğü'nün son faaliyetlerinden bir tanesi de, Bursa, İnegöl, Karacabey, Mustafakemalpaşa, İznik Gemlik, Bilecik'in Bozüyük ilçelerinde bulunan kayın ormanlarında doğal gençleştirme çalışmaları oldu.

Kayın ağacı deyip geçmeyelim… Bilimsel verilere göre 100 yaşındaki bir kayın ağacı, saatte 40 kişinin çıkardığı 2,35 kilogram karbondioksiti yok etmekte.

Dipnot olarak ilave etmekte fayda var, Türkiye en çok ağaçlandırma yapan ülkeler sıralamasında Avrupa'da birinci, dünyada 4. sırada. Orman yangınları bakımından yılın en tehlikeli günlerini yaşamaya devam ederken, insan olmanın bize verdiği sorumluluğun farkında olalım ihmal ile tedbirsizlikle yeşil vatanı yok etmeyelim.

SAĞLICAKLA KALIN…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.