CHP'de fırtınalar bitmiyor derken, parti bu kez bir kasırga ile karşı karşıya geldi. 103 yıllık geçmişe sahip, 9 Eylül 1923'te Mustafa Kemal Atatürk'ün "Halk Fırkası" adıyla kurduğu 1924'te "Cumhuriyet Halk Fırkası" adını alan, 1935 yılına gelindiğinde de "Cumhuriyet Halk Partisi" ismini kullanmaya başlayan Türkiye'nin en köklü siyasi hareketi bilinmeze doğru sürükleniyor. İki alternatif var, ya Kılıçdaroğlu ve Özel bir araya gelip partinin geleceğini kurtarmak için uzlaşacak ya da Özel ve ekibi yeni bir siyasi parti kurup CHP ile yolları ayıracak.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin ileri gelenlerinin başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere yargılandığı birçok dava devam etmekte. Mustafa Bozbey de bu halkaya en son eklenenlerden oldu. Bu konuda tek tek isim saymaya girmeyelim esas konumuza ağırlık verelim. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi kararını verdi. CHP'nin 4-5 Kasım 2023'teki kurultayı geçersiz sayıldı. Özgür Özel ve yönetimi düştü ve kurultay öncesi yönetimde olan Kemal Kılıçdaroğlu ve kurmayları tekrar partinin başına geçti.
Olur mu olmaz mı denen, "Mutlak butlan" daha anlaşılır haliyle kesin geçersizlik ya da bir uygulama için alınan geçersizlik kararı mahkemeden çıktı. Geçersiz sayılan kurultay ile göreve gelen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Merkez Yönetim Kurulu, Parti Meclisi, Yüksek Disiplin Kurulu Üyeleri tedbiren görevden uzaklaştırıldı.
Elbette ki bu uzaklaştırma için temyiz yolu açık, fakat genel başkanlık koltuğuna oturan Kılıçdaroğlu temyize gider mi gitmez mi diye düşününce meseleye Kılıçdaroğlu açısından bakarsak temyize gitme ihtimali oldukça zayıf.
Kemal Kılıçdaroğlu, iptal edilen 38. Kurultay'da haksızlığa uğradığını, kurultaya hile karıştırıldığını ve bunun da mahkeme kararıyla tescil edildiğini, dolayısıyla gasp edilen hakkının kendisine iade edildiği varsayımıyla bu mahkeme kararına itiraz etmez.
Kılıçdaroğlu muhtemelen böyle bir karar alınacağını tahmin ediyordu ki karardan kısa bir süre önce CHP'ye "Arınma" mesajı vererek, "Bu Ulu Çınar’ın gölgesi haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla ve asla olamaz. Gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini yapmasını da. Susmamı veya başka bir şeyler söylememi bekleyenler var. Bay Kemal'den kimse başka bir şey söylemesini beklemesin" cümlesi ile önemli bir sinyali vermişti.
Bu açıklamayı okuduğumda dikkatimi çeken en önemli nokta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisine taktığı lakap olan ‘Bay Kemal’i, Kılıçdaroğlu'nun benimseyerek slogan haline getirmiş olmasıydı. Hâlbuki ‘Bay Kemal, “Sen bu ülkenin sorunlarına uzaksın, bu işlerden anlamayan başka bir dünyanın insanısın” anlamına gelen onu küçülten bir yakıştırmaydı.
Mahkemenin aldığı bu kararı hukuksuzluk olarak niteleyen bir kitle de mevcut, fakat onlar açısından da artık yapılacak herhangi bir şey yok, ortada bir mahkeme kararı var. Karar siyasi midir, hukuki midir ‘Mutlak butlan’ kararı, sağlam temellere dayanmakta mıdır, sorularına verilen farklı cevaplar gündemde.
Özgür Özel taraftarları yüksek tonda bu karara itiraz ederken, Kılıçdaroğlu güruhu keyifle kahvesini yudumluyor. Yapılması gereken eski bir deyim olan "Hatice'ye değil neticeye bak" sözünü uygulamak olmalı.
Netice itibarıyla 13 defa seçim kaybetmiş Kılıçdaroğlu tekrar CHP'nin başında. Karara göre, hileli seçimde kaybettiği genel başkanlık koltuğunu mahkeme kararıyla geri aldı. Yapması gereken tez vakitte yeni bir kurultay kararı alıp partisini genel başkanlık seçimine götürmesidir.
Aksi takdirde ağırdan alıp bunu yapmadığı takdirde, CHP kan kaybedecek, büyük ihtimal Özgür Özel ve destekçileri yeni bir parti kurarak CHP'nin oylarını bölecek, ilk genel seçimde biri yüzde 10, diğeri yüzde 15 oy civarı oy alarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yerini alarak kemikleşmiş yüzde 25'lik oyu paylaşacaklar.
CHP'nin bir arınmaya, dip temizliğe ihtiyacı var mıdır? Evet vardır bunu parti içinden gelen açıklamalardan itirafçı söylemlerden anlayabiliyoruz. Bu temizlenmenin ilk adımı acil bir kurultay olmalıdır. Hizipleşme, inatlaşma en başta CHP'ye gönül vermiş seçmeni yok saymak olur.
SAĞLICAKLA KALIN