Hava Durumu

Bozbey: ‘Bursa artık su şehri değil’

Yazının Giriş Tarihi: 22.11.2025 00:06
Yazının Güncellenme Tarihi: 22.11.2025 00:06

Yeşil Bursa adıyla şarkılar yazılmış suyunun bolluğu için methiyeler düzülmüş Bursa, bu vasıflarını mazide bıraktı.

Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in her ay düzenlediği toplantılar, şeffaflık ve olan bitenden Bursalıların haberi olması yönünden oldukça faydalı. Bu faydayı yaşarken, şehrimizle ilgili acı gerçeklerle de yüzleşme imkanı buluyoruz.

Kasım ayı değerlendirme toplantısında Bozbey'in yaptığı bazı açıklamalar, Bursa'nın geçmişten bugüne birikerek gelen bazı sorunlarını da gün yüzüne çıkarttı. Duyduğumuz bazı cümleler de adeta itiraf niteliği taşıyor. Görev başında bir buçuk yılı geride bırakan Mustafa Bozbey, Bursa'nın geçmişini bilenlerin tertemiz akan suyu ve içinde yüzen balıklarıyla hatırladıkları Nilüfer Çayı'nın bugünkü içler acısı halini anlattı. Nilüfer Çayı deyince ilk aklıma gelen 80'li yılların başında aile büyüklerimle birlikte keyifle balık tuttuğum tertemiz, berrak suyu olan bir çocukluk hatırasıdır.

Gel gör ki, Nilüfer Çayı'nın artık eski haliyle hiçbir alakası kalmadı. Kirlenen topraklar, akarsular, denizler ve hava için baş kirletici olarak sanayi tesislerini hedef göstermek hepimizde alışkanlık haline gelmiş. Fakat Bozbey, kasım ayı değerlendirme toplantısında yaptığı açıklamalarla durumun pek de böyle olmadığını ortaya koydu.

Nilüfer Çayı'nı kirletenlerin başında BUSKİ' nin geldiğini dile getiren Bozbey, " Nilüfer Çayı'nı kirletenlerin başında ne yazık ki biz geliyoruz. Sanayiciyi suçluyoruz, vatandaşı suçluyoruz ama önce kurum olarak bizim kirletmememiz gerekiyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin dereleri ve çevreyi koruma sorumluluğu var, hala vahşi depolama sahasının sızıntı suları Nilüfer'e akıyor bu doğru değil. Kamulaştırma sorunu varmış deniliyor, gerekiyorsa kamulaştırırsınız çevreyi kirletmenin maliyeti kamulaştırma maliyetinden çok daha büyüktür. Bizim tercihimiz çevreyi korumaktan yana bu nedenle yedekli adımları atıyoruz hem suya yatırım yapmak hem de geleceğe yönelik temiz suya erişim sağlamak zorundayız. Aynı zamanda ileri biyolojik arıtma tesisleri gibi çevre yatırımlarını da hayata geçirmek zorundayız." sözleriyle bilmediğimiz gerçekleri kamuoyuna açıklamış oldu.

İmam cemaat diyaloğu ile ilgili meşhur bir fıkra var, okuyucularımız eminim bunu iyi bilirler, İmam öyle yaparsa cemaat de böyle yapar özetiyle ayrıntıya çok girmiyorum. Yaşanan durum adeta bu fıkranın gerçek hayata yansımış şekli. Bir belediye yıllar boyu gerekli tedbirleri almayıp kendi şehrini göz göre göre kirletiyorsa o belediyenin diğer kirletenlere söz söylemeye hakkı var mıdır.?

Bu elbetteki son birkaç yılın sorunu değil. Uzun yıllar öncesinden tedbirlerin alınıp bu meselenin çözülmüş olması gerekirdi. Bu gerçeği öğrendikten sonra elindeki çöpü, içtiği sigaranın izmaritini yere atmayıp, "Aman çevre kirlenmesin" diyerek cadde boyunca çöp kutusu arayan duyarlı vatandaşlarımızın elini öpesim geldi.

Şaşkınlık yaratan diğer bir konu da, Bursa'da arıtılan su miktarının aslında söylenenden daha düşük olduğu açıklamasıydı. Geçmişte Bursa'nın atık sularının%94'ünün arıtıldığı ve bu sayede çevre kirliliğinin önlendiği duyurulmuşken, Bozbey, durumun böyle olmadığını arıtılan miktarın daha az olduğunu dile getirerek yaşanan bir ihmaller zincirini daha ifşa etmiş oldu.

Gerekli yeni arıtma tesislerinin kurulup mevcutlarının kapasitesinin arttırılması da 250 milyon Euro parayı gerektiriyormuş.

Rakam oldukça büyük.

Sadece bu alana yapılacak 250 milyon Euro'luk yatırım Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin boyunu aşar. Aşmaması için de bu yatırımın geçmiş 20-30 yıl öncesinden başlatılıp, aşama aşama bitirilmiş olması gerekliliğiydi. Neden yapılmadı, ihmal edildi, ertelendi, göz ardı edildi. Bunu da sorgulamamız gerekir. Her yıl daha çok kendini hissettiren kuraklığın yarattığı su problemi de kasım ayı değerlendirme toplantısının ana gündemlerinden bir tanesiydi.

"Bursa artık su şehri değil" cümlesini kuran Başkan Bozbey, günlük 300.000 metreküp kapasiteli Çınarcık Barajı arıtma tesisinin 2026 nisan ayı sonunda devreye alınacağını söyleyerek, "Bursa artık su şehri değil, Bursa suya ihtiyaç duyan bir şehir haline gelmiştir. Arıtma tesisi devreye alınınca biraz rahatlayacağız, Bursalıların susuz kalmaması için, gelecek için hazırlık yapmak zorundayız. Alternatif kaynaklar üretmeliyiz. Tüm bunları düşünerek hareket ediyoruz" dedi ve önümüzdeki sene nisan ayını işaret etti. Şehirler büyüdükçe sorunlar artıyor ve bu sorunlara zamanında çözüm bulunmazsa ilerleyen yıllarda içinden çıkılması çok daha zor hale geliyor, Mustafa Bozbey'in anlattıklarını kısaca bu şekilde özetleyebildik. Yapılacak çalışmalarla daha yaşanılabilir Bursa'yı gelecek nesillere bırakabilmemiz temennisiyle.

SAĞLICAKLA KALIN

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.