Hava Durumu

Bursa'yı dünya markası yapın

Yazının Giriş Tarihi: 12.09.2026 00:06
Yazının Güncellenme Tarihi: 12.09.2026 00:06

Ticaret ve sanayi odaları, faaliyet gösterdikleri bölgenin ticari anlamda hem beyni hem de kalbidir. Beyin olarak, hizmet verdikleri üyelerinin ticari kapasitelerini artırmalarına, daha geniş kitlelere hitap etmelerine olanak sağlamak için fikir üretir ve bunları uygulamaya koyarlar. Kalp olarak da üyelerinin faaliyet gösterdikleri sektörlerdeki sorunları çözmeye çalışarak ayakta kalmalarını sağlarlar. Yani bir nevi, kalbin durmasını önleyerek üyelerine bir yaşam ünitesi görevi yaparlar.

TSO harflerinin başına temsil ettikleri ilin baş harfi ilave edilerek isimlendirilirler ve hepsi TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) çatısı altında işlevlerini yerine getirir. Rutin görevlerinin dışında en önemli yükümlülükleri; ticari hayatı geliştirmek, üyelerinin katılacağı bölgesel ve uluslararası fuarları organize etmek, yatırım olanaklarını araştırmak ve üyelerine mesleki eğitim programları sunmaktır.

İllerin ticaret ve sanayi odalarının alt kategorilerinde ise ilçe ticaret ve sanayi odaları faaliyet gösterir. Bu anlamda BTSO (Bursa Ticaret ve Sanayi Odası) çatısı altında, ilçelerde de ilçe isimleriyle hizmet veren ticaret ve sanayi odaları üyelerinin yararına çalışmalarını sürdürmektedir.

İlgili kanun gereğince, o il veya ilçenin sınırları içerisinde ticari sicile kayıtlı olan her tacir, sanayici, gerçek veya tüzel kişi, bulunduğu yerdeki odaya kayıt yaptırmak mecburiyetindedir.

1889'DAN 2026'YA

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, 6 Haziran 1889 tarihinde kurulmuş ve bugün itibarıyla 60 bine yakın üyesine hizmet verme yükümlülüğünü üstlenmiş, Türkiye'nin en önemli ve büyük ticaret ve sanayi odalarından biri haline gelmiştir.

Üye sayısının bu kadar yüksek olması ve şehrimizin Türkiye'nin önemli ihracat merkezlerinden biri olması, BTSO'nun değerini daha da artırıyor. Böylesine önemli bir kuruluşa başkan olmak da kentin en önemli dinamiklerinden birinin liderliğini üstlenmek anlamına geliyor.

Odanın yeni başkanının belirleneceği 1 Ekim 2026 Perşembe gününe doğru geri sayım devam ederken, BTSO'nun iki başkan adayı da yoğun kulis faaliyetlerini sürdürüyor.

Tekrar aday olan mevcut başkan İbrahim Burkay, 2013 yılından bu yana üç dönemdir görevinin başında. Karşısındaki rakip başkan adayı ise Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı.

İsimlere ve kariyerlerine baktığımızda, iki adayın da iddialı olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Geçtiğimiz gün başkan adayı Özer Matlı'nın Kestel ve Barakfakih'te faaliyet gösteren tekstil firmalarına yönelik düzenlediği toplantıyı takip ederek vaatlerini dinleme imkânı buldum.

Matlı, "Bursa'nın gücünü birlikte geleceğe taşıyacağız" derken, BTSO'nun imkânlarını 60 bin üyenin tamamına yaklaştırma sözü veriyor.

Toplantı esnasında en çok dikkatimi çeken cümlesi ise "Bizi rahatsız edin" oldu.

Bunun kastı, başkan seçildiği takdirde tüm üyelere kapısının açık olacağı ve talepler karşısında rahatsızlık duymayacağı, tam tersine hizmet üretebilmek için rahatsız edilmeye hazır olduğu.

Matlı ve ekibinin vizyonunu anlatan kitapçığa göz attığımda da özellikle iki madde dikkatimi çekti:

"Oda üyeye ekonomik değer üretiyor mu?"

"Bağlantı satışa dönüşüyor mu?"

Bu iki konu bence ticaret ve sanayi odalarının geleneksel görevlerinin haricinde, en öne çıkan ve yoğun tempoyla çalışılması gereken gündem maddeleri.

Bursa'mız, üç buçuk milyona yaklaşan nüfusuyla Türkiye'nin dördüncü büyük kenti. Aynı zamanda sanayi ve ihracatta ülke genelinin lokomotiflerinden biri. Önemli markaları barındıran, müthiş bir üretim potansiyeline sahip bir şehir.

Sözü çok uzatmadan, bir Bursalı olarak BTSO'dan en önemli beklentimi dile getireyim.

Tekstilin şehrimizin can damarlarından biri olduğu malum. Konfeksiyon sektörü de tekstilin önemli bir kolu.

Yıllardır İspanya ve Avrupa'nın diğer giyim markalarına fason üretim yapan Bursa, ne acıdır ki bu alanda A'dan Z'ye tüm işi en iyi şekilde yaptığı halde kendine ait bir markanın sahibi olamadı.

Fason üretim yaparak kıyısından, kenarından para kazanmaya çalıştığımız dünyaca ünlü markaların ürünleri ABD ve Avrupa'da yüzlerce dolara satılırken, bizim fason atölyelerimiz işçi maaşları, sigorta, kira ve vergi ödeme derdiyle boğuşuyor.

İşte tam da burada BTSO'ya büyük bir görev düşüyor.

BTSO'nun hazır giyim sektörüne liderlik ederek Bursa menşeli markaların üretilmesi ve dünyaya tanıtılması için öncülük etmesi, tüm kent halkı olarak ayakta alkışlayacağımız bir adım olur.

Kumaşını bizim yaptığımız, modelini bizim çizdiğimiz, kesimini, dikimini, ütüsünü ve paketlemesini bizim yaptığımız, kolilere koyarak ihraç ettiğimiz ürünlerde artık Bursa'nın kendi markaları olsun.

Hazır giyim sektörümüz fasonculuktan kurtulup marka sahipliğine yükselsin.

Marka üretip dünyada söz sahibi olabilmek sadece tekstille sınırlı değil.

Şehrimizin dünya çapında ses getirecek içecek ve gıda markaları da var. Gelin, bunları da dünyaya tanıtalım.

Bursa'yı üretim gücüyle, girişimcisiyle, sanayicisiyle ve markalarıyla dünya sahnesine taşıyalım.

Bursa'yı dünya markası yapın.

İki başkan adayına da bol şans ve başarılar diliyorum.

Sağlıcakla kalın.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.