70’lerin "Karaoğlan"ı Bülent Ecevit’in 1990’lı yılların sonlarında zirveye taşıdığı ancak sonrasında sessizliğe bürünen Demokratik Sol Parti (DSP), son dönemde Bursa’da yeniden adından söz ettirmeye başladı.
Kıbrıs Fatihi olarak rahmetli Necmettin Erbakan ile birlikte anılan Bülent Ecevit’in "Karaoğlan" lakabının hikâyesini hatırlayarak başlayalım.
***
Yıl 1973...
Seçim çalışmaları kapsamında Kars’ın Susuz ilçesini ziyaret eden Ecevit, Şehzade Şahin isimli bir vatandaşın evine konuk olur. Ülkenin içinde bulunduğu zor şartlardan bunalan Şahin, Ecevit’e “Bizi bu dar günlerden kurtar Karaoğlan” diye seslenir. O günden sonra Bülent Ecevit, Türk siyasetinde "Karaoğlan" olarak anılmaya başlanır.
Ecevit’in hafızalara kazınan bir diğer simgesi ise hiç eksik etmediği kasketidir. Sonradan sol siyasetin sembollerinden biri haline gelen bu kasket, aslında Anadolu köylüsünün kullandığı bir başlıktı. Hikâyesi ise 1978 yılına dayanır. Hamburg Belediye Başkanı Hans-Ulrich Klose tarafından Ecevit’e hediye edilen kasket, zamanla onunla özdeşleşmiştir. Süleyman Demirel’in fötr şapkasına karşılık Ecevit’in kasketi, halkçı siyasetin simgesi haline gelmiştir.
Bülent Ecevit denince akla gelen ilk sözlerden biri de şüphesiz “Ayşe tatile çıksın” ifadesidir. 14 Ağustos 1974’te, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ile Kıbrıs görüşmeleri için Cenevre’de bulunan Dışişleri Bakanı Turan Güneş arasında kullanılan bu şifreli mesaj, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın ikinci aşamasının başlaması anlamına geliyordu.
Ecevit’in siyaset hayatındaki en belirgin özelliklerinden biri de mütevazı yaşam tarzıydı. Bülent Ecevit ve eşi Rahşan Ecevit, Ankara’daki Or-An Sitesi’nde sade bir hayat sürerek aramızdan ayrıldılar.
Onun bilinmesi gereken önemli özelliklerinden biri de devlet imkanlarını kullanma konusundaki hassasiyetiydi. 1997 yılında Başbakan Yardımcısı olduğunda kendisine tahsis edilen Mercedes makam aracını iade ederek şahsi aracı olan 1988 model Tofaş Kartal’ı kullanmayı tercih etti. Başbakanlığı döneminde de lüks ithal makam araçları yerine Bursa’da üretilen Renault Safrane ve bir dönem yine Tofaş üretimi Tempra’yı tercih etti.
Tüm bunları üst üste koyduğumuzda, Türk siyasetinin 70’li, 80’li ve 90’lı yıllarına damga vuran Bülent Ecevit’in "Halkçı Ecevit" unvanını ne kadar hak ettiğini daha iyi anlıyoruz.
28 Mayıs 1999 ile 18 Kasım 2002 tarihleri arasında DSP-MHP-ANAP koalisyonundan oluşan 57. Hükümet’in Başbakanı olan Ecevit, sağlık sorunlarının artması ve partisinin 2002 seçimlerinde baraj altında kalmasının ardından aktif siyaseti bıraktı. Sonrasında DSP, uzun yıllar boyunca siyaset sahnesinde etkisini kaybeden partilerden biri haline geldi.
***
BURSA’DA SAĞI SOLU BİR ARAYA GETİREN KONGRE
Ancak bugünlerde görüyoruz ki Demokratik Sol Parti, Bursa’da yeniden hareketleniyor ve tabanını genişletiyor.
Önceki dönemde DSP Osmangazi İlçe Başkanlığı görevini yürüten Bursa’nın sevilen isimlerinden Mehmet Seskır, Genel Başkan Önder Aksakal tarafından il başkanlığı görevine atanmıştı. Geçtiğimiz cumartesi günü, Aksakal’ın da katılımıyla gerçekleştirilen Bursa İl Kongresi’nde tek listeyle seçime giren Seskır, delegelerin desteğiyle yeniden il başkanı seçildi.
Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Yıldırım Beyazıt Salonu’nda gerçekleştirilen kongre, Bursa siyasetinin farklı kesimlerini bir araya getirmesi açısından da dikkat çekiciydi.
Salona sığmayan kalabalığın yanı sıra Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, İYİ Parti İl Başkanı İsmail Kaya, Saadet Partisi İl Başkanı Hamza Gürsel, MHP Osmangazi İlçe Başkanı Kerim Gürsel Çelebi, Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir ile Yeniden Refah Partisi ve CHP’den temsilcilerin aynı çatı altında buluşması önemli bir tablo ortaya koydu.
***
Çok sayıda siyasetçi ve sivil toplum kuruluşu temsilcisinin katıldığı kongre, Mehmet Seskır’ın Bursa’daki karşılığını ve farklı kesimlerle kurduğu diyaloğu gözler önüne serdi.
Kongrede konuşan Mehmet Seskır ise iddialı mesajlar verdi:
“Demokratik Sol Parti’yi Bursa’da birinci parti haline getireceğiz. Merhum Genel Başkanımız Bülent Ecevit’in izinde, demokratik solu yeniden ayağa kaldırmak ve iktidara taşımak için mücadelemizi başlattık. Kısa sürede yeni bir rüzgâr estirmeyi başardık. Türkiye’nin geleceğinde demokratik sol vardır. Bursa’nın geleceğinde de Demokratik Sol Parti olacaktır.”
Bu sözler, Seskır’ın hedeflerini ve kararlılığını açıkça ortaya koyuyor.
Gördüğüm kadarıyla DSP, Mehmet Seskır liderliğinde Bursa’da yeniden ses getirmeye başladı. Önümüzdeki süreçte bu yükselişin nasıl şekilleneceğini hep birlikte göreceğiz.
SAĞLICAKLA KALIN...