Hava Durumu

Elleri cebimizde

Yazının Giriş Tarihi: 13.06.2026 00:06
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.06.2026 00:06

Bir türlü istenilen seviyeye çekilemeyen, hedefleri sürekli revize edilen enflasyon; özellikle dar ve sabit gelirli vatandaşın belini bükmeye, sofrasından her geçen gün bir şeyler eksiltmeye devam ediyor. Enflasyon hedefleri yukarı yönlü güncellenirken maaşlara yapılan zamlar, yükselen fiyatlar karşısında kısa sürede eriyip gidiyor.

Bugün alışveriş yaparken ya da dışarıda bir çay, kahve içtikten sonra ödediğimiz rakamlar karşısında şaşkınlık yaşamıyoruz desek yalan olur. Dahası, yüksek enflasyon nedeniyle fiyat algımızı da kaybetmeye başladık. Fiyat algısının kaybolması, ürün ve hizmetlerin gerçek değerini ölçme yeteneğimizin zayıflaması anlamına geliyor.

Öyle ki bir fincan kahveye 300 lira ödediğimizde, “Ülkede enflasyon var, normaldir” diyebiliyoruz. Oysa yarım kilo Türk kahvesinin toptan fiyatının bile bu rakamın altında olduğunu biliyoruz. Enflasyon sadece cüzdanları değil, önce algıları, ardından da toplumsal ahlakı bozan önemli etkenlerden biri haline geliyor.

***

Son 10 yılın enflasyon rakamlarına baktığımızda tablo oldukça dikkat çekici. 2016 yılında yaklaşık yüzde 9, 2017’de yüzde 12, 2018’de yüzde 20, 2019’da yüzde 12 ve 2020’de yüzde 15 seviyelerinde seyreden enflasyon oranları, bugün adeta mumla aradığımız rakamlar haline geldi. 2021’de yüzde 36’ya yükselen enflasyon, 2022’de yüzde 64’e, 2023’te yaklaşık yüzde 65’e ulaştı. 2024’te yüzde 44’ün üzerinde gerçekleşen oran, 2025’te yüzde 31 seviyelerine gerilese de hâlâ vatandaşın omzundaki yük olmaya devam ediyor.

Bu yılı da dahil ettiğimizde son altı yıldır hem hükümet kanadında hem millet olarak yüksek enflasyon mücadelesi veriyoruz. Yine verilere göre 2026 Mayıs ayı verilerine göre enflasyonda Arjantin’in ardından dünya ikincisi konumunda olmamız. Aradaki fark yüzde 1’in bile altında. Bir başka ifadeyle, enflasyon dünya şampiyonluğunu burun farkıyla kaçırmış durumdayız.

***

Hükümet uyguladığı politikalarla enflasyonu düşürmeye çalışırken, diğer tarafta bunu baltalayan fırsatçılık örnekleriyle karşılaşıyoruz. En yakın örneklerinden birini geçtiğimiz Ramazan ayında yaşadık. Ramazan’a günler kala marketlerde ve pazarlarda temel gıda ürünlerinin fiyatları hızla yükseldi. Bayram sonrasında ise aynı ürünlerin fiyatlarının nasıl gerilediğine hep birlikte şahit olduk.

Bu sadece gıda ile sınırlı değil. Yaz gelir ikinci el araç fiyatları yükselir, bayram gelir araç kiralama ücretleri ikiye katlanır. Hatta tuttuğunuz takım şampiyon olduğunda, seyyar satıcılardan mağazalara kadar takım ürünlerinin fiyatları bir anda birkaç kat artar. Kısacası fırsatçılıkta üzerimize yok.

Geçmişte bazı zincir market yöneticilerinin kendi aralarında anlaşarak belirli ürünlerde ortak fiyat uyguladığı iddiaları gündeme gelmiş, kurdukları mesajlaşma grupları üzerinden fiyat belirledikleri öne sürülmüştü. Sonuçta olan yine emeğiyle geçinmeye çalışan vatandaşa olmuştu.

***

Dün ise benzer bir operasyon haberi bu kez beyaz et sektöründen geldi. Kırmızı ete ulaşamayan, bütçesini zorlayarak sofrasına tavuk eti koymaya çalışan vatandaşın da hedef alındığı ortaya çıktı. İstanbul merkezli operasyonlarda, beyaz et sektöründe tüketici aleyhine hareket ettikleri iddiasıyla 28 şüpheli gözaltına alınırken, 13 şirkete yönelik denetim kayyımı tedbiri uygulandı.

İddialara göre bazı şirket yetkilileri arz, satış ve fiyatlandırma politikalarında birlikte hareket ederek serbest piyasa düzenini ve adil rekabet ortamını bozdu. Başka bir deyişle, tüketicinin daha yüksek fiyat ödemesine neden olan bir yapı oluşturulduğu değerlendiriliyor.

Onlar için mesele milyonlarına milyon katmak olabilir. Ancak vatandaş için mesele, akşam eve götürdüğü ekmek, çocuklarının önüne koyduğu yemek ve sofrasına koyabildiği bir parça tavuk etidir.

İşte bu yüzden enflasyonla mücadele yalnızca ekonomik politikalarla değil, fırsatçılıkla ve haksız kazançla da kararlı şekilde mücadele edilerek kazanılabilir.

SAĞLICAKLA KALIN!

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.