İşi gücü bıraktık İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılacak olan seçimleri takip etmeye başladık. Öyle ki, bu iki seçim sadece Türkiye için değil önümüzdeki yıllarda dünya gündemini şekillendirmesi açısından da önemliydi. 27 Ekim 2026'da İsrail erken genel seçime gitti. Ortak isteğimiz, katil Netanyahu'nun kaybetmesiydi.
Diğer yandan da biliyoruz ki, onun yerine başka biri de gelse İsrail'in yayılmacı ve katliamcı politikalarında önemli bir değişiklik olmayacak. Ve İsrail seçim sonuçları kesinlikle kazandığında gördük ki, Netanyahu'nun liderliğini yaptığı Likud Partisi 27 sandalye kazanarak ne kadar birinci parti olarak görünse de, aşırı sağcı ve koyu Yahudi müttefikleri ile kurduğu sağ blok olarak 53 sandalyede kaldı.
Hükümet kurması için gereken 61 sandalyeye ulaşamadı. İsrail seçimlerinde dikkat çekici olan önemli bir nokta da, Arap partilerinin artan oy oranı idi.
İsrail'de yaşayan Arapların 19 sandalye kazanarak ülkede hükümet kurulması için kilit bir rol üstlenmesi bizim açımızdan bir artı olarak değerlendirilebilir.
Netanyahu'nun Arap partilerinin aldığı oylara itiraz etmesi, hile yaptılar demesinin Merkez Seçim Komitesi tarafından reddedildiğini de unutmayalım yani bu anlamda Netanyahu'nun zoruna giden bir durum meydana çıktı.
Sonuç itibarıyla, İsrail şuan hükümet bakımından bir belirsizliğe düşmüş durumda. Başbakanın kim olacağı önümüzdeki günlerde yapılacak olan koalisyon görüşmelerinin ardından belli olacak. Bizi sevindiren nokta da, Müslüman kanı içen Netanyahu'nun direkt olarak hükümeti kuracak oyu alamamış olması. Yeni kurulacak hükümetle birlikte İsrail'in Gazze'de yaptığı zulüm sona erecek mi, Filistinlilere hakları verilecek mi, kendini savunacak gücü olmayan Suriye'ye yapılan saldırılar duracak mı, Türkiye'ye yönelik düşmanca söylemler bitecek mi şuan için bilemiyoruz ama bunun için önemli bir altyapının temeli de ABD seçimleri ile atılmış oldu diyebiliriz.
TRUMP'A SEÇMEN TOKADI
İsrail ve ABD'nin adının birlikte geçtiği her yazımda onlar için kullandığım "Şeytan" tabirini tekrar edeceğim. Küçük şeytan olarak adlandırdığım İsrail, abisi olan büyük şeytan ABD olmadan hiçbir anlam ifade etme imkanına sahip değil. Bu şeytan ikilisinin en önemli ortak noktası da İslam düşmanı olmaları ve Ortadoğu'da egemenlik kurma amaçları.
Trump'ın İsrail seçimleri öncesi küçük şeytan Netanyahu'ya verdiği koşulsuz desteği de unutmadık. Bu destek beklenilen etkiyi sandıkta göstermez iken bir seçmen tokadını da ABD'de yapılan ara seçim vasıtasıyla Trump yemiş oldu.
Bugün başka yarın başka hatta hatta yarına bırakmadan birkaç saat arayla tutarsız, alakasız açıklamalar yapan yaptığı garip hareketlerle oturduğu koltukla uyumlu olmayan Trump artık ABD'nin topal ördeği.
Öyle ki ABD'nin dengesiz başkanı, beklediğinden de büyük bir oy kaybı yaşayarak durumu kabullenmek zorunda kaldı. Başkanlık seçimleri propaganda faaliyetlerinde önce Amerika diyen, dünyadaki savaşları bitireceğini iddia eden Trump ne önceliği Amerika'ya verebildi, ne de savaşları bitirebilmek bir yana yeni savaşlar çıkartarak bu sözünü tutabildi.
İsrail'in kuklası haline gelerek İran'a yaptığı saldırılar Trump'ın sorunu getiren en büyük etken oldu. Buna bir de ABD'deki Latin kökenli ve siyahi seçmenlerin kendisine sırt çevirmesi eklenince Trump Senato ve Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluğu kaybediverdi.
Seçimin hemen ardından Başkan Yardımcısı JD Vance sosyal medyadan yaptığı açıklamada, "Kaybetmemizin nedeni savaş" derken Trump'ın da buna "Büyük ölçüde doğru" diyerek cevap vermesi İsrail amaçlarına hizmet ederek İran'a saldırmasının ne kadar büyük bir hata olduğunu tüm dünyaya da ispat etmiş oldu.
İran savaşının faturasını, Türkiye'ye dahil tüm dünya artan akaryakıt fiyatları ile ödemeye devam ediyor. Zaten başımızın belada olduğu enflasyon yükselen akaryakıt fiyatları sebebiyle dizginlenemezken alım gücümüzün düşmesi ile alakamızın olmadığı bir savaşın cefasını çekiyoruz.
Büyük ve küçük şeytanın kendi ülkelerinde kaybettikleri oylar onlara ders olur mu bunu zaman gösterecek fakat biliyoruz ki onlar gidip yerlerine başkaları da gelse, ABD ve İsrail politikalarında olumlu anlamda köklü bir değişiklik beklemek cahillik olur.
SAĞLICAKLA KALIN…