İnegöl, Bursa'nın diğer ilçeleri arasında kendi kimliğiyle öne çıkarak dikkat çekiyor. Yıllardır “yakında il olacak” söylentileri kulaktan kulağa dolaşırken, artık bu konuda da İnegöl'ün finale yaklaştığını dile getirmek yanlış olmaz.
Şehir dışına çıkan İnegöllülere “Nerelisin?” diye sorulduğunda, “Bursalıyım”dan öte, “İnegöllüyüm” dediklerini, İnegöl sakinlerinin kendilerinden bizzat defalarca duydum. İlçe sakinleri bu anlamda psikolojik olarak il olmaya kendilerini çoktan hazırlamışlar.
Buradan bahsederken dile getirmemiz gereken çok konu var ama İnegölspor'u en başa yazalım. Türkiye Futbol Federasyonu 2. Lig'de mücadele eden İnegölspor, ilçede yoğun bir taraftar kitlesine sahip. İnegöl'ün adını etkili bir şekilde Türkiye genelinde duyuran önemli bir futbol kulübü.
Mobilya denilince de, sadece ülkemizde değil dünya genelinde nam yapmış, sektörün gurur kaynağı olmuş bir ilçemiz İnegöl. Uluslararası mobilya markalarının yanında, binlerce irili ufaklı mobilya üretimi yapan atölyenin bulunduğu İnegöl, istihdama ciddi bir katkı sağlarken Türkiye'nin ihracat gelirlerini daha yukarıya taşımaya devam ediyor.
Son zamanlar için üzücü bir durumdur ki, İnegöl'e Gastronomi Festivali'nin açılışı sebebiyle yaptığım ziyarette mobilya sektörünün durumunun pek de iyi olmadığı izlenimini edindim. Geçtiğimiz yıllarda üretim ve ihracatta adeta fırtınalar estiren İnegöl mobilya sektörü; üretim maliyetlerindeki artış, doların baskılanması gibi birçok sebepten dolayı kan kaybı yaşıyor. Fakat mobilyacı esnafı, her şeye rağmen gelecekten yine de umutlu.
İnegöl'ü aklımıza getiren en önemli etkenlerden biri de meşhur köftesi.
İnegöl'e gidenlerin mutlaka dikkatini çekmiştir. İlçe girişine yaklaşıldığında ziyaretçileri, sağlı sollu çok sayıda İnegöl köftecisinin tabelaları karşılar.
İnegöl Köftesi, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından da tescillenmiş, coğrafi işaretli harika bir ızgara köfte olarak 19. yüzyıldan beri lezzetiyle kendisine hayran bırakmaya devam ediyor. Kökeni ise 19. yüzyılın sonlarında Balkanlar'dan, özellikle Bulgaristan'ın Filibe şehrinden İnegöl'e göç eden Türklerin, bu lezzeti İnegöl mutfağına kazandırmasına dayanıyor.
Fakat geçtiğimiz günlerde İnegöl'de ilki yapılan Gastronomi Festivali'nde öğrendik ki, İnegöl Köftesi'nin ilçede iki yüzü aşkın kardeş lezzeti varmış.
ALPER TABAN: “AMACIMIZ BU YEMEKLERİN TANINMASI”
İnegöl halkının sevdiği ve takdir ettiği Belediye Başkanı Alper Taban, ilçesinin adını duyuracak yeni bir festivale imzasını attı.
4-5-6 Eylül tarihleri arasında İnegöl'de ilk kez düzenlenen Gastronomi Festivali büyük ilgi toplarken, diğer yandan da İnegöl'ün adını duyuracak yepyeni bir etkinlik olarak ses getirdi.
Ünlü şeflerin özel sunumlarının da yapıldığı İnegöl Gastronomi Festivali, ilk defa düzenlenmesine rağmen on binlerce ziyaretçiyi kendisine çekti.
Başkan Alper Taban, yaptığı açılış konuşmasında, “Dünya çapında bilinen baş aktörümüz İnegöl Köftesi. Ancak araştırdıkça gastronomimizin köfteden ibaret olmadığını da gördük. Araştırmalarımız sonucunda yaklaşık 200 yöresel yemeğimizin olduğunu tespit ettik. Bu lezzetleri reçetelendirdik ve gelecek nesillere aktarılabilecek bir miras haline getirdik. Ardından Gastro İnegöl Gastronomi Deneyim Merkezi'ni kurduk. Burada amacımız, vatandaşlarımızın bu yemekleri tanıması, tatması ve mutfak kültürümüzle bağ kurmasıydı.” cümleleriyle bu festivalin önemini dile getirdi.
Yaşadığımız Anadolu coğrafyası, ev sahipliği yaptığı medeniyetler itibarıyla damak tadı konusunda da derin bir tarihe sahip. Yöresel lezzetler ise bu kapsamda apayrı bir değerde.
İnegöl'ün kendine özgü lezzetlerini ortaya çıkararak tüm dünyaya sunan bu özel festivalden dolayı Başkan Alper Taban ve ekibini tebrik ediyorum.
SAĞLICAKLA KALIN