Hava Durumu

İsrail haddini aşıyor

Yazının Giriş Tarihi: 22.08.2026 00:06
Yazının Güncellenme Tarihi: 22.08.2026 00:06

Her an, her türlü çatışmaya uygun zemin olan Orta Doğu ve bu coğrafyayı karıştırmayı, başka devletlere saldırmayı kendine hak sayan terörist İsrail son hareketi ile açıkça Türkiye'yi hedef aldığını gösterdi.

Gazze'de yaptığı katliam devam ederken, ABD'yi arkasına alarak, İran'la yaptığı füze savaşı tazeliğini korurken, Suriye'nin askeri gücü olmayışını fırsat sayarak savaş uçakları ile Türkiye sınırdan 70 kilometre yakınına kadar gelme cüretini gösterdi.

Ebu Zuhur Hava Üssü, Suriye'nin İdlip kentine bağlı, Esad rejimi döneminde daha çok aktif olarak kullanılan askeri bir alan. İdlip şehrinin 5 kilometre doğusunda yer alan hava üssü, 2012 yılında Suriye iç savaşı ile birlikte de gündemde yerini almıştı.

O yıl Ebu Zuhur Hava Üssü'nün çevresini ele geçiren isyancı gruplar, burayı 3 yıl süreyle kuşattıktan sonra yaptıkları bir baskınla Esad Rejimi'ne bağlı 56 Suriye askerini öldürmüşlerdi. Ardından yine iç savaş günlerinde El Nusra Cephesi, 2015 yılında hava üssünün kontrolünü ele geçirmiş, 10 Ocak 2018 tarihinde de Suriye Ordusu ve müttefikleri yine bir saldırıyla burayı geri almışlardı.

Tarihler 30 Kasım 2024'ü gösterdiğinde, Hayat Tahrir El-Şam liderliğindeki isyancı gruplar bir karşı atakla hava üssünü Suriye ordusundan geri almışlardı. Görüldüğü üzere, yıllar İçinde Muhalifler ve Suriye Ordusu arasında sık sık el değiştiren, Suriye'nin kuzeyindeki askeri hava üssü, aktif kullanılmadığı ve birçok çatışmaya sahne olduğu için bakımsız ve atıl durumda idi.

Esad'ın Suriye'den kaçışıyla meydana gelen yönetim değişikliği sonrasında, Türkiye'den önemli destek alan Suriye'nin yeni yönetimi, askeri anlamda güçlenmek için burayı aktif hale getirme amacıyla çalışmalar başlattı.

2026 Ağustos ayı başlarında, revize edilip bakımdan geçirilen Rus yapımı MİG-21 savaş uçakları ile Suriye'nin burada tatbikat düzenleyip hava kuvvetlerini tekrar canlandırma çalışması, Suriye topraklarında gözü olan terörist İsrail'in doğal olarak dikkatini çekti.

Etrafında, ordusu kuvvetli bir ülke istemeyen ve yalan propagandalar ile bu tür ülkelerin kendi güvenliğini tehdit ettiğini ileri süren İsrail, 18 Ağustos 2026 saat sabah üç civarı, savaş uçakları ile Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne üst üste 8 saldırı düzenleyerek haddini ciddi derecede aştı. İsrail'in bu saldırganlığının altında yatan birkaç temel konu var. Bunlardan ilki Türkiye'nin Suriye üzerindeki etkisinden rahatsız olması.

Ekonomik, askeri ve yeniden yapılanma alanlarında Türkiye'nin çıkarsız bir şekilde Suriye'ye destek verdiği tüm dünya tarafından bilinmekte. Suriye'nin her yönden güçlenmesi hem ülkemizdeki mültecilerin geri dönüşü için hem de güney komşumuzdaki istikrarın kuvvetlenmesi adına bizler için önemli.

Karşımızda da, bunun tam tersini amaçlayan terörist İsrail var. İsrail, Suriye toparlanamasın, gruplar arasındaki çatışmalar devam etsin, istikrarsızlık sürsün, kendisini savunacak bir ordusu olmasın, ekonomik olarak zayıf kalsın ve hatta parçalanarak özerk yönetimleri ayrılsın ve kolay yutulur bir lokma olsun derdinde.

Bizim için Ankara ne ise, Şam da Suriye için aynı önemi taşıyor. Diğer bir yandan da hava savunma sistemi, hava kuvvetleri olmayan Suriye'nin başkenti Şam, İsrail tarafından canı istedikçe saldırıya uğramakta hatta İsrail ordusu Şam'ın dibine kadar gelmiş bulunmakta.

Yani, Suriye'nin iç savaştan yeni çıkmış güçsüz halini kullanan siyonist İsrail, Suriye hava sahasını istediği gibi kullanıp aklından geçen yerleri pervasızca bombalayabiliyor.

Türkiye'nin desteği ile güçlenen kendisini savunacak hale gelecek olan bir Suriye ordusu İsrail'in en büyük korkulu rüyalarından bir tanesi. Türkiye, İsrail'in niyetlerinin ne olduğunu çok iyi biliyor ve her adımını yakından takip ediyor.

10 milyon nüfusu olan Orta Doğu'daki çıban başı, Müslüman düşmanı saldırgan İsrail bizim için hiçbir zaman ciddi bir tehdit olamaz. Maksadı, Türkiye'nin Suriye'deki etkinliğini kırarak içe kapanmasına sağlamak ve istediği gibi at koşturmak.

Büyük bir olgunlukla, soğukkanlılığını koruyarak davranan Türkiye, elbette ki Suriye'ye yaptığı desteğe devam edecek, terörist İsrail'e ön vermeyecektir. Suriye'nin de mevcut yönetimi ile Türkiye'nin yanında olduğunu, İsrail'i ise bir numaralı düşman olarak gördüğünü de unutmayalım.

SAĞLICAKLA KALIN

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.