Bu mutluluğu en son 2002'de tam 24 yıl önce yaşamıştık. Söylemesi dile kolay geliyor, aradan bu kadar uzun zaman geçtiğini Kosova galibiyeti ile birlikte daha çok idrak ettik. Şu an genç dediğimiz birçok kişi henüz dünyaya gelmemiş iken, o günlerin gençleri de orta yaşı çoktan geride bıraktı. O yıl üçüncü olduğumuz Dünya Kupası'nın tarihçesine bakalım.
Uluslararası Futbol Federasyonu FIFA'ya üye olan ülkelerin erkek milli futbol takımlarının karşılaştığı dünya çapında bir futbol turnuvası. Başlangıcı, 1930 yılına dayanıyor ve 4 yılda bir düzenleniyor. 1942 ve 1946 yıllarında yaşanan İkinci Dünya Savaşı sebebiyle iki defa iptal edilmişliği var. Ülkemiz Dünya Kupası'nda kayda değer ilk başarıyı 1954 yılında yaşadı.
1954'te grup aşamasında elenen Türkiye A Milli Futbol Takımı, 2002'de tekrar bu şansı yakalayarak turnuvayı dünya üçüncüsü olarak bitirdi. 2002, Dünya Kupası yönünden bizlere ayrı bir heyecan veren yıl olarak hafızamıza kazındı. Kalede Rüştü Reçber'in yaptığı muhteşem kurtarışlar, Okan Buruk, Alpay Özalan, Bülent Korkmaz, Emre Aşık, Ümit Özat, İlhan Mansız, Emre Belözoğlu, Ümit Davala gibi efsane futbolcuların oluşturduğu kadro.
Grubumuzda son 16'ya kalan, bizimle birlikte Brezilya, Kosta Rika ve Çin milli takımları vardı. Önce 3 golle Çin'e karşı aldığımız galibiyet ardından 1-0'la Japonya'yı devirmemiz ve 3-2 kazandığımız Güney Kore maçıyla ilk defa dünya üçüncüsü olma başarısını yakalamıştık. Bu sevinci bize yaşatan teknik direktör Şenol Güneş'i de unutmak mümkün değil.
2026'ya geldiğimizde Dünya Kupası elemelerinde ülkemiz E grubunda yer aldı. Rakipler İspanya, Gürcistan ve Bulgaristan'dı. Önce Gürcistan maçı ile yüzümüz gülerken İspanya'dan yediğimiz goller büyük moralsizlik yaratmıştı. Grubunda 4 galibiyet bir beraberlik ve bir mağlubiyetle İspanya'nın ardından ikinci olan A Milli Takım 31 Mart 2026'da final maçında deplasmanda Kosova’yı 1-0 yenerek 24 yıl aradan sonra ellerimizde Türk bayrakları ile caddelerde konvoylar oluşturma güzelliğini bizlere tekrar yaşattı.
ABD, Meksika ve Kanada'nın ortaklaşa düzenleyeceği Dünya Kupası'nda bundan sonraki maçlarımız aynı grubu paylaştığımız ABD, Paraguay ve Avustralya ile olacak. Ve tarihimizde 3. kez Dünya Kupası'na katılmış olacağız. Oynayacağımız maçların ötesinde A Milli Futbol Takımı'mızın teknik direktörü Vincenzo Montella'nın "Kendimi Türk gibi hissediyorum, attığım her adımda Türk gibi düşünüyorum, pasaport benim için formalite Ben her zaman Türk gibiyim" sözleri ve bizler için ayrı bir motivasyon kaynağı oluyor.
Yukarıda saydığım rakiplerimiz yönünden de şanslı sayılabiliriz. Onlar yerine turnuvaya katılamayan İtalya ya da Almanya, Fransa, İngiltere milli takımları da rakip olarak grubumuzda olabilirdi. Önümüzdeki maçlar, 13 Haziran'da Avustralya, 19 Haziran'da Paraguay, 26 Haziran'da ABD milli takımları olarak sıralanmış bizleri bekliyor. 2002'den sonra yeni bir milli mutluluk için, Ay Yıldızlı bayraklarımız hazır şekilde bekliyoruz.
SAĞLICAKLA KALIN