Hava Durumu

Nasıl engellenecek?

Yazının Giriş Tarihi: 02.04.2026 00:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.04.2026 00:07

Birçoğumuz muhtemelen günlük stresimizin en çoğunu trafikte yaşıyoruz. Dur-kalk’lar ile yoğun trafikte boşa geçen zamanımızın yanında kurallara uymayan sürücülerin yaptığı hatalara maruz kalmak sinir katsayımızı yükseltiyor. 30 yıldır ehliyetli araç kullanan biri olarak diyebilirim ki, direksiyon başına geçtiğimizdeki tek düşüncemiz bizim haricimizdeki herkesin acemi ve kural tanımaz sürücü olduğunu düşünerek hareket etmemiz gerekliliği.

Eğer bu mantıkla trafiğe çıkarsak, yapılan hatalar karşısında daha umursamaz olur diğer sürücülerin yapacağı hatalara karşı daha çok tetikte bulunuruz. Seyir halindeyken hız sınırlarına uymayanlar, yaya geçitlerini görmemezlikten gelenler, uygun olmayan yerlerde dur kalk yapanlar, sinyal vermeden şerit değiştiren ya da sağa sola dönüş yapanlar, trafik ışıklarını hiçe sayanlar ve makas atanlar hepimizin ortak derdi.

Trafik kazaları istatistiklerine baktığımızda, 2024 yılında Türkiye genelinde 1 milyondan fazla kaza meydana gelip, 6.352 kişinin hayatını kaybettiğini, 385 binden fazla kişinin de yaralandığını görüyoruz.

Her gün ortalama 17 kişi trafik kazaları sebebiyle aramızdan ayrılıyor. Rakam oldukça ürkütücü. Üstelik bu kazaların yüzde 80'den fazlası sürücü hatalarından kaynaklanmakta. Ölümlü ve yaralanmalı kazalarda büyük şehirler başı çekerken nüfusu az olan illerde sayı azalıyor. Can kaybına sebep olan kazaların, yüzde 75-80'i yerleşim alanlarında, kalanı da şehir dışı diyebileceğimiz bölgelerde gerçekleşmekte.

Nüfusumuz 86 milyon civarı, Eylül 2025 rakamlarına göre de Türkiye'de trafiğe kayıtlı araç sayısı 33 milyonun üzerinde. Bu rakamın 1979'da 1 milyon 566 bin olduğunu baz alırsak o günden bugüne araç sayısında müthiş bir artış olduğunu daha iyi anlarız. 90'lı yıllardan hatırlıyorum, alkollü araç kullanmanın ciddi alınacak bir cezası yoktu.

O günlerde sürücüler korkusuzca alkollü şekilde direksiyona geçiyor, ‘yakalanırsak cezamızı öder yolumuza devam ederiz’ diyerek, kuralsızlıkta sınır tanımıyorlardı. En azından 30-40 yıldır Bursa'da ikamet edenler, 80'li ve 90'lı yıllarda Alacahırka ve Çekirge tarafında Uludağ yoluna çıkış istikametlerinde manzaraya karşı araçlarını çekip alkol alan, gece geç saatlerde de direksiyon başına geçip şehir merkezindeki evlerine dönen güruhu anımsarlar.

Bu durumdan rahatsız olan dönemin Bursa Valisi Orhan Taşanlar, Uludağ yolunun Bursa'ya bakan kısmına araç park edilmesini önleyecek şekilde bariyerler yaptırarak bu alana düzen getirmişti. O günleri hatırlayıp biraz nostalji yaptıktan sonra günümüze dönelim.

Son günlerde trafik cezalarının arttırılmış olması gündemin önemli konularından bir tanesi. Birkaç örnek verecek olursak, alkollü olarak araç kullanırken yakalanan sürücü ilk sefer için 25 bin, ikinci yakalanma için 50 bin, üçüncü yakalanma için de 150 bin Lira ceza ödeyecek, ehliyetine 5 yıl boyunca el konulacak.

Trafikte tehlikeli şekilde şerit değiştirme diğer bir adıyla makas atmanın cezası da 90 bin Lira'ya liraya yükseltilmiş bulunmakta. Diğer bir ihlal olan, sinyal vermeden şerit değiştirmenin cezası da 2167 Lira oldu. Cezaların fazla olduğunu savunup şikayetçi olanlar var.

Bu başka bir anlamda da, cezaları azaltın biz de trafikte kural ihlaline devam edelim demek oluyor. Hayatta her şey o konuyla ilgili olan kurallar çerçevesinde gerçekleşir. Kural olmazsa karmaşa ve devamında gelecek olumsuz sonuçlar da kaçınılmaz olur. Maalesef ki, hepimizin şahit olduğu üzere kurallara uymayan, bir şey olmaz deyip başkalarının da canını tehlikeye atan çok sayıda sürücü var. Onları disipline edecek tek çare de, ödemekte zorlanacakları yüksek cezalar. Sizce kural tanımazlara engellemenin başka bir yolu var mı?

SAĞLICAKLA KALIN

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.