Sivil toplum kuruluşlarının demokratik yönetimlerdeki etkisi önemli. Kısaca, STK olarak adlandırdığımız bu kuruluşlar genel olarak gönüllülük esasına dayalı olarak, devletten bağımsız olarak faaliyetlerini yürütürler.
Devletin uyarılması gereken konularda devreye giren, çeşitli hakların savunuculuğunu yapan, sosyal dayanışmaya büyük katkıda bulunan, sorunlar için çözümler üreten sivil toplum kuruluşlarının ayakta kalabilmek için de en önemli kaynağı üyelerin ödediği aidatlardır.
Derneklerde, STK’ların en önemli öğelerinden biri. Kısa adı ESDER olan Esnaf ve Sanatkarlar Derneği de Türkiye genelinde örgütlenmiş esnafın sorunlarına çözüm arayan ve sesini duyuran ülkenin en önemli derneklerinden bir tanesi.
2026 yılı ocak ayı rakamlarına göre ülkemiz genelinde 184 meslek dalında faaliyet gösteren, 2 milyon 256.978 esnaf ve sanatkar, 2 milyon 542.099 iş yeri ile ekonomiye büyük katkı sağlamakta.
İllere göre ayırdığımızda, esnaf sayısı bakımından İstanbul, Ankara, İzmir Antalya ve ardından Bursa gelmekte. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK)'in açıkladığı rakamlara göre bugün itibarıyla Bursa'da, 88.718 esnaf, 105.542 iş yerinde faaliyetine devam etmekte.
2025 yılı mart ayında ise bu oran 87.524 esnaf ve 98.866 iş yeri olarak kayıtlara geçmişti. Rakamların bize gösterdiği odur ki, Bursa ve Türkiye genelinde esnaf sayısı her yıl artış gösteriyor. Devletin temel ve en büyük gelir kaynağının vergiler olduğunu baz alırsak, esnaf sayısının çok olması ile hareketli bir ticari ortam kalkınma için en önemli ihtiyacı oluşturmakta.
Esnafın ödediği vergi kalemlerini de şöyle bir sıralayalım:
Yıllık Gelir Vergisi, Katma Değer Vergisi (KDV), Geçici Vergi, Muhtasar Beyanname, Damga Vergisi.
1997’DEN BERİ ESNAFIN YANINDA
Kuruluşu 1997 yılına dayanan Esnaf ve Sanatkarlar Derneği, Türkiye genelinde 40'ın üzerinde yurt dışında da 11 temsilcilik ile esnafın ve sanatkarların sesi olmaya devam ediyor. Ahilik kültürünü esas alan dernek, helal kazancı ön planda tutmasıyla dikkat çekerken, kaybolmaya yüz tutmuş el sanatlarının da yaşaması için mücadele veriyor.
KOSGEB, İŞKUR, üniversiteler ve diğer kurumlarla da sürekli işbirliği içerisinde olan ESDER, kamu ve sivil toplum kuruluşları ziyaretleri ile de adını duyurmaya devam ediyor.
Derneğin Bursa şube başkanlığını yerel siyasetin önemli isimlerinden olan İbrahim Özacar üstlenmiş bulunmakta. İnönü Caddesi Sönmez İş Sarayı'ndaki merkezinde faaliyetine devam eden ESDER'in Bursa Şube Başkanı Özacar, geçtiğimiz gün Radyo Bu 95.4'teki programıma konuk oldu.
Başkan Özacar samimi kişiliği, siyasi tecrübesi ve esnaf yönü ile Bursa'da sevilen, sayılan bir isim. Bir saatlik süreyi aşan radyo programımız esnasında Özacar, eleştiri ve önerilerini dile getirdi. Esnaf ve sanatkarların tarih boyunca inanç ve kültür medeniyetimizin taşıyıcısı ve bayraktarı olduğunu söyleyen Özacar, Bursa ile ilgili önerileri arasında "Uluslararası Külliye Projesi" ile Zeyniler Haziresi ve Emir Sultan arasındaki yapılaşmanın yeniden ele alınarak uygun yapıların kaldırılması ve bölgeye uluslararası nitelikte bir külliye kazandırılması, Yeşil bölgesinin tarihi ve kültürel dokusunun korunarak yeniden canlandırılması, Bursa'nın tarihi, ticareti ve zanaat kültüründe önemli yeri olan Irgandı Köprüsü ve çevresinin hak ettiği değere kavuşturulması, Tahtakale ve çevresinin çarşı kültürü korunarak yaşatılması konularını özellikle ön plana çıkarttı.
MAHALLE ÇARŞILARI
Özacar'ın önerileri arasında dikkat çekenlerden noktalarda biri de, nüfusu 60-70 bine ulaşan büyük mahallelerde, Tarihi Hanlar Bölgesi'nin örnek alınarak meydan çarşıları oluşturulmasıydı.
Esnafın temsilcisi olan ESDER Bursa Şube Başkanı Özacar, esnafın sorunlarını dile getirirken sıcak para ve vergi yükünü de gündeme getirerek, "Esnafımızın rekabet gücünü arttıracak, adaleti esas alan ve işletmelerin sürdürülebilirliğini destekleyen bir vergi sistemi oluşturulmalı, vadeli ya da borçla alınarak satılan ancak henüz tahsilatının gerçekleştirilmediği ürünlerin vergisinin peşin ödenmemesi gerektiğini, bu durumun işletmeler üzerinde ciddi bir nakit akışı baskısını oluşturduğunu, zararına yapılan satışlarda karşılaşılan vergilendirme sorunlarının giderilmesi gerektiğini, esnafın ekonomik açıdan nefes alabilmesi ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi, istihdamını koruyabilmesi için kapsamlı ve uygulanabilir bir borç yapılandırmasının mutlaka hayata geçirilmelidir"
sözleri ile yaşanan sorunları gündeme getirdi. Özacar anlatımlarında en büyük eleştiriyi ise AVM'ler aldı. AVM sayılarının artışından ve bunların şehir merkezinde oluşundan şikayetçi olan Özacar, 3 harfli zincir marketleri de konuya dahil ederek, bu yapıların sayısının çoğalmasının mahalle esnafına darbe vurduğunu, tekelleşme yaratarak ticaretin belli güçlerin eline geçmesine sebep olduğunu, bunlara birçok yönden mutlaka ve mutlaka sınırlama getirilmesinin şart olduğunu önemle vurguladı.
İbrahim Özacar'ın anlatımlarından yapabileceğimiz en önemli çıkarım, derneğin esnaf ve sanatkarların çıkarlarını gözeterek mücadele verdiği buna müteakip onlardan da katılım ve destek beklediği şeklinde.
SAĞLICAKLA KALIN