Kuruluşu, 4 Nisan 1949'a dayanan kısa adı ile NATO, uzun adı ile Kuzey Atlantik Antlaşma Örgütü'nün üyesi olan 32 ülkenin liderleri Ankara'daki zirvede buluştu. Öncelikle, örgütün Amerikan menşeli olduğunu bilmemizde fayda var.
Zamanında, ne kadar Sovyetler Birliği'ne karşı kurulmuş olduğu söylense de, ilk NATO Genel Sekreteri Lord Ismay örgütün amacını anlatırken, "Rusları dışarıda, Amerikalıları içeride, Almanları aşağıda tutmak" cümlesini kullanmıştı.
Temel amaç Amerikalıların her zaman içeride olması denilirken, dışarıda tutulması düşünülen Almanlar da şimdi NATO'nun tam merkezinde. Ülkemizin NATO'ya girişi çok da kolay olmadı. Yaptığımız birkaç girişim geri çevrildikten sonra, 1952 yılında NATO'ya kabul edildik.
O yıl bizimle birlikte Yunanistan da NATO'ya dahil olurken, Batı Almanya 1955, İspanya 1982 yılında NATO'ya katılmış, 1990'da da Batı ve Doğu Almanya'nın birleşmesiyle birlikte eski Doğu Almanya toprakları da NATO sınırlarına ilave olmuştu.
Amerika Birleşik Devletleri'nden sonra örgütün en kuvvetli ikinci ordusuna sahip olan Türkiye'de NATO Kara Komutanlığı (LANDCOM) Merkezi İzmir'de bulunurken, Adana İncirlik Hava Üssü de, mülkiyeti Türkiye Cumhuriyeti'ne ait olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından komuta edilen doğrudan bir NATO üssü olmamakla birlikte örgütün faaliyetlerine açık bir alandır.
NATO denilince Varşova Paktı'nı da es geçmemek gerekir. 1949'da kurulan NATO'nun ardından Sovyetler Birliği, Batı Almanya'nın NATO'ya katılmasına tepki olarak, 1955 yılında doğu bloku ülkeleri ile birlikte NATO karşıtı askeri ve siyasi bir denge aracı olarak Varşova Paktı'nı kurmuştu.
Sonrasında, Sovyetler Birliği'nin dağılarak 1 Temmuz 1991'de resmen feshedilmesinin ardından, Varşova Paktı'da ortadan kalkmış, eski üyelerinin önemli bir kısmı da NATO'ya katılmıştı.
NATO'nun en önemli kuruluş amaçlarından biri olan Sovyetler Birliği tehlikesi de, günümüzde yerini, Rus tehdidine bırakmış durumda. Her yıl NATO üyesi ülkelerin liderlerini bir araya getiren zirveler düzenlenirken, bir önceki 2025 yılı NATO zirvesi Lahey'de toplanmış, Türkiye, 22 yıllık aranın ardından 2004'ün sonrasında, 2026 yılında zirveye ev sahipliği yapma imkanını buldu.
TÜRKİYE İÇİN GURUR KAYNAĞI OLDU
Türkiye'nin liderliğinde yapılan zirve için söylememiz gereken ilk cümle, toplantının Ankara'da Cumhurbaşkanı Erdoğan önderliğinde yapılmış olması, uluslararası camiada Türkiye'nin dünya üzerindeki önemini bir kez daha öne çıkartarak tescillemiş olması.
Son toplantının en önemli odak noktalarından bir tanesi de, NATO "Ankara Zirve Bildirisi"nde yer alan, NATO 3.0 olarak adlandırılan, ittifakın modernize edilmesi ve savunma sanayinin öne çıkartıldığı yapılanma.
7-8 Temmuz 2026 tarihleri arasında Ankara'da düzenlenen 36. NATO Zirvesi'nden aklımızda kalanlar neler?
CAATSA YAPTIRIMLARI
Trump'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşme esnasında, CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasının zamanının artık geldiğini söylemesi elbette ki ülkemiz için olumlu bir durum. Bu yaptırımlar ki, ABD tarafından, İran, Kuzey Kore, Rusya gibi ülkelere uygulanan ve Amerika'nın düşmanlarına karşı yaptırımlar yoluyla karşı koyma yasası anlamına gelen bir uygulama.
ABD ile "Müttefiklik Antlaşması" bulunan ve NATO üyesi Türkiye'nin bu yaptırımlara maruz kalması zaten kabul edilebilir bir durum değil. Sebebi de malum, Rusya'dan aldığımız S-400 hava savunma sistemi.
Fakat konunun derinliğine inersek, Türkiye bu sistemi uzun süre ABD'den talep etmiş fakat alamamış, Rusya'dan almaya mecbur kalmıştı. Yani burada Türkiye'nin haklılığı tartışma götürmez bir durum. Yaşanan bu hadise, batının ülkemize karşı iki yüzlü tutumunun da apayrı bir ispatı.
Trump'ın Ankara'ya müjdelerle gelmesini beklerken bu yaptırımların kaldırılma niyetinin haricinde ne F-35'lerle ilgili ne de Kaan savaş uçağımızın motoru ile ilgili net bir cevap alamamak da bizi hayal kırıklığına uğrattı.
Beklenti, ABD Başkanı'nın parasını verdiğiniz F-35'lerin hepsini size göndermeye başlıyoruz, ayrıca istediğiniz kadar Kaan uçak motorunu da size vereceğiz demesiydi, ama olmadı, olamadı. Yunanistan Başbakanı Miçhotakis'in Cumhurbaşkanlığı külliyesine gelişinde Mehteran Bölüğü'nün çaldığı Eski Ordu Marşı ile karşılanması, Trump'ın İran'a saldırı emrini NATO zirvesi esnasında Ankara'da iken vermesi, yine Yunan Başbakanı'nın sahte kabadayı edasıyla yürüyüşü, İzlanda Başbakanı'nın Beştepe'deki sarayı görünce şaşkınlıkla bakması, İtalya Başbakanı Meloni'nin Trump'tan köşe bucak uzak durmaya çalışması zirvenin bizde bıraktığı önemli hatıralar oldu.
Şahsen benim aklımda en çok kalan konu ise itiraf etmeliyim ki, "Yanık Denizli Yoğurdu" olarak yer aldı. Liderlere sunulan muhteşem menü içerisinde yer alan bu yoğurdun adını, zirve sebebiyle ilk defa duydum. Yapımı 2 gün süren, tadını odun ateşinden alan, yanık kokulu koyun yoğurdu olarak adlandırılan bu yoğurdun tadına bakmak dilerim bize de kısmet olur.
SAĞLICAKLA KALIN