Hava Durumu

15 yaşında üniversiteli olunur mu?

Yazının Giriş Tarihi: 14.03.2026 00:09
Yazının Güncellenme Tarihi: 14.03.2026 00:09

Eğitim sisteminin devamlı değiştiriliyor olması son yıllarda hem eğitimcileri hem de öğrencileri çileden çıkarıyor.

Neye, nasıl adapte olacağını anlayamayan veliler de çareyi yüksek ücretler vererek çocuklarını özel okula yollamakta buluyor. Mevcut düzeni modern hayata uygun bulmayarak güncelleme getirenleri dinleyince sanki başarıdan başarıya koşuyor gibi hissediyoruz.

Ancak tablo vahim.

Öğrenciler okumaktan uzak; sınavlarda Türkçe, tarih ve coğrafya sorularında gösterdikleri performans gittikçe düşüyor.

Sayısal alana hiç değinmiyorum bile.

Her daim savunduğum gençler için ne yazık ki bu alanlarda iyi şeyler söyleyemeyeceğim. -Suç onların değil, bu net!-

Ama şu tartışılabilir:

Bizim gibi her şeyi ezberlemek, hayat boyu işlerine yaramayacak bilgilere hamallık etmek zorundalar mı?

Bir noktaya kadar müfredattaki sadeleşmeye destek çıkıyoruz ancak bu kendi ülkenin, toplumunun cahili olmak anlamına gelmemeli.

***

Yalnızca sınav odaklı eğitim şeklini de değiştirme vaadiyle yapılanlar malumunuz.

Dönem dönem isimleri değiştiriliyor, ‘sınav kaldırıldı’ diye lanse ediliyor.

Halbuki yarışın bitme ihtimali yok; nüfus çok ve bir performans ölçme sistemi olmak zorunda.

Buraya kadar yapılan kısır tartışmalar hep bildiğiniz şeyler…

Şimdi sırada yeni güncelleme var!
***

Yazılarımı takip edenler bilirler, örgün eğitimin sonlanması ve üniversitelerde öğretim süresinin de kısaltılması gerekliliğini vurguluyorum.

Zira akademik camia için veri ve bilgi eskiyor; buna karşın akademisyenlerin çoğu aynı kitaptan aynı başlıkları anlatmaya sürdürüyor. Bunun ne gençlere ne de toplumun geleceğine katkısı yok. Evet, akademik öğrenim süresi kısaltılmalı ve teknolojinin nimetlerinden maksimum derecede faydalanılabilir bir yapıya geçilmeli.

Tam da buna yakın bir açıklama okuyorum zannederken bir de ne göreyim:

“Üniversiteye başlama yaşı 15’e çekilebilir.” Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in bir televizyon programında gündeme dair yaptığı açıklamalar sosyal medyada tartışılmaya devam ediyor.

Pek çok uzman isim ki aralarında sosyolog, psikolog ve pedagog da var 15 yaşın, üniversite çağı olmadığını vurguluyor.

Ayrıntılara bakalım…

***

Bakan Yusuf Tekin, 12 yıllık zorunlu eğitimin düşürülmesi konusundaki kamuoyundaki tartışmaları dikkatle takip ettiklerini belirtti.

Bilgiye erişimin kolaylaşmasıyla dünyada birçok ülkede yükseköğretime başlangıç yaşının düştüğüne dikkat çeken Bakan Tekin, “Biz de bakanlık olarak yükseköğretime başlangıç yaşını 15-16’ya çekebilir miyiz diye çalışmalar yapıyoruz. Her fikre önem veriyoruz. Bizim çalışmalarımız devam ediyor ama tabii ki takdir Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin olacak” dedi.

İnternette bazı siteler şu araştırmayı paylaştı: Dünya genelinde yükseköğretime başlama yaşı, eğitim sistemlerinin yapısına göre farklılık gösteriyor.

İskoçya ve Rusya gibi ülkeler 16 ile 17 yaş aralığıyla en erken başlangıç yapılan bölgeler olarak öne çıkıyor.

Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’da üstün başarılı öğrenciler ‘erken kayıt’ imkânlarıyla 17 yaşında üniversite sıralarına oturabilirken, Fransa gibi Avrupa ülkelerinde de mezuniyet yaşının düşüklüğü dikkat çekiyor. Buna karşın İskandinav ülkelerinde akademik hayatın başlangıcı 19-21 yaşlarına kadar sarkabiliyor.

***

Alışılmış düzenin bozulmasını elbette kimse istemez ancak bir değişiklik yapılırken bunun bilimsel temellerinin olması şart!
Uzmanlar 15 yaşında akademik dünyaya adım atılmasının sonuçları hakkında bazı tahminlerde bulunuyor.

Bunlardan biri; ‘gençlerin acilen özel sektöre dahil edilmesi isteniyor’ şeklinde.

Bir yanda eğitim sürecinden çıkması uzun süren; iş aramaya neredeyse 25 yaşında başlayan ve umutsuzca ev gençlerine dönüşenler var.

Bir yanda asla uygun bulunmayan ergenlik çağına denk gelen yaş dilimi.

Neden orta yol-bilimsel bir yöntem bulunamıyor, merak ediyorum…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.