Deprem!
Bugün hâlâ ne yerini ne zamanını elimizdeki tüm teknolojiye rağmen bilemiyoruz.
Ama zararı en aza indirebilmek için teknik imkanlarımız var, tabii o da uygulanma aşamasında sekteye uğruyor…
Her sarsıntı sonrası uzmanlar uyarılarda bulunuyor ancak toplumun gündeminde en fazla bir gün kalıyor.
Bursa’da etki süresini ve alanını genişletebilmek için ‘Geçmiş ve Gelecek Bağlamında Bursa’da Deprem-700. Yılında Bursa Deprem ve Jeomirası Konuşuyor’ programı düzenlendi.
Paydaşlar ise Osmangazi Belediyesi ve TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi’ydi.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi Başkanı Mehmet Yıldız’ın program öncesi bahsettiği ‘1855 Bursa Depremi’ özel videosunu merak ettiğimiz için salonda yerimizi aldık.

Panelin açılış konuşmasını yapan Başkan Yıldız; “Çok önemli bir gün için buradayız” diyerek sözlerine başladı ve şu ifadeleri kullandı:
“Bu sene Bursa'nın fethinin 700. yılı. Bulunduğumuz yer Bursa'nın merkezi, daha doğrusu Bursa'nın kalbi diye nitelendirdiğimiz Osmangazi ilçemizdeyiz. Tarihi kayıtlar bizim için önemli. Bir örnekle açıklamak isterim. 1900'lü yıllardan öncesi tarihsel dönem olarak geçmekte. 1900'lü yılından sonrası ise aletsel dönem olarak geçmekte. 1900'lü yıllardan sonra nerede bir deprem oluyorsa, kaç büyüklüğünde ne kadar derinliğinde ve ne kadar etki alanına haiz olduğunu biz net bir şekilde veri olarak işleyebiliyoruz. Ancak 1900 yılından önce aletsel ölçümler mümkün olmadığı için tarihsel kayıtlara bakıyoruz. O yüzden tarihte neler olmuş, o dönem yapılan yazıtlar, o dönem tarihçilerimizin araştırmaları ve detaylar bizler için veri niteliğinde.”
***
Ve bu tarihi kayıtlardan yola çıkarak ‘1855 Bursa Depremi’ videosu hazırlanmış.
Elbette panel konuşmacıları kıymetli isimler ve anlattıkları da çok önemli.
Ancak konuşarak bir yere varılamadığını gördüğümüz için umudumuzu ve ilgimizi yitirdik.
Video fikri kesinlikle çok güzel.
Nitekim yapay zekâ ile yapılan yaklaşık 5 dakikalık videoda 1855’te şehrimizin aldığı hasarı, Irgandı Köprüsü’nün yıkılışını, Yeşil Türbe’de oluşan çatlakları izledik.
İnsanlar kayıpları ve yıkımları izlediklerinde durumun ne kadar ciddi olduğunu anlıyor ve ona göre davranıyor.
Unutulmamalı ki önlem alınması yalnızca yerel yönetimlerin ya da devletin görevi değil; bu bir talep meselesi!
***
Ayrıntıları da paylaşan Başkan Yıldız; “Gerçekten 7.5 büyüklüğünde gerçekleşen depremde Bursa'da neler olduğunu yaklaşık bir 5 dakikalık bir videoda görüyorsunuz. Bunların hepsi bu tarihsel ve jeoloji biliminin de harmanlanmasıyla elde edildi. Bizim bir hayalimiz var. Tarihin köklerinden gelen kurucu şehir ruhuyla milyonlarca yıllık jeomiras değerlerini ön plana çıkarmış ve koruyabilmiş, dirençli, güçlü, insan odaklı, yaşanabilirliği sürdürülebilir bir Bursa. Umarım hepimiz hep birlikte bunu başarabiliriz.”
***
Bundan sonraki aşamada bu videonun okullarda gösterilmesi gerekiyor. Bunu yaparken amaç asla çocukları korkutmak değil, bu şekilde yorum yapanlar ve bilinçlendirme çalışmalarını başka yöne çekmek isteyenler çıkabiliyor. Hazırlıklı bir toplum olabilmemiz için bu şart! Ülkemizde çok sayıda uzman varken, eğitime farkındalık çalışmalarını entegre etmek neden zor olsun?
Çalışmalarından ve de asla pes etmemelerinden dolayı TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi’ni kutluyorum.
Sosyal medya hesaplarından takip ederseniz, bu tip etkinliklerden haberdar olabilirsiniz!
***
Bir parantez açarak, panelde paylaşılan bir bilgiyi daha iletmek istiyorum:
“1855 yılında yaklaşık 30bin insanın yaşadığı Bursa, 6 hafta içinde iki büyük depremle sarsıldı. Depremler ve yangınlar sonucu yaklaşık 3 bin ev yok oldu ve enkazlarda 2 binden fazla insanın cansız bedenine ulaşıldı. Ürünlü olarak bilinen Kite Köyü’nden 50-60 haneden bir samanlık ayakta kaldı. Kayapa’da ise 300’den fazla haneden 10 tanesinin ayakta kaldığı kayıtlara geçmiştir. Dağ yamaçlarından kopan kayalar yerleşim yerlerine kadar ulaştı. Kalenin dibindeki ipek fabrikası ise yıkıldı, 40’tan fazla kişi öldü. Fabrikada çıkan yangın yaklaşık 20 evi yaktı ve ikinci depremin ardından şehrin dört ayrı noktasında daha yangın çıktı. Devrilen sobalardan yayılan alevler lodos etkisiyle büyüdü. Kayhan ve çevresindeki çarşıları saran yangınlarda 1000 dükkânın kül olduğu kayıtlara geçti.”
Günümüz nüfusunu ve olabilecekleri buradan yola çıkarak düşünün…