Hava Durumu

Ahlaksızlık öldürecek!

Yazının Giriş Tarihi: 22.02.2024 00:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 21.02.2024 16:21

Bugün ne yerel seçimlerden ne de ülkenin içinden çıkmaya çalıştığı ekonomik krizden bahsedeceğim.

Bazılarımız için hayatın gerçeği olan bazılarımız için de sorun olarak görülmeyen iş arama travmasına değineceğim.

Süreci sağ salim atlatabilmek için ne gerekiyor?

Eğitim, sertifikalarla dolu bir CV, şans ya da iyi bir iletişim kabiliyeti…

Peki, herkes bu kadar mükemmel mi?

Siz elinizden gelen her şeyi yaptıktan sonra gerisi tamamen şansa kalıyor.

Bunu kendi deneyimlerimden yola çıkarak paylaşıyorum ve kesin bilgi olarak sunuyorum.

Bazen ne yaparsanız yapın olmuyor!

Ve en kötüsü de verdiğiniz emek görülmüyor sadece sonuca bakılıyor.

Dış ses!

Bu toplumda birbirimizi yıpratmak için kullandığımız en güçlü enstrüman!

Siz çabalarken birileri hep şunu fısıldıyor:

“Komşunun kızı, arkadaşımın oğlu iki dil biliyor, yurt dışına gitmiş, ticarete atılmış.

Yeterince çalışmıyorsun, asla başaramayacaksın.

Bitirdiğin lisans programıyla yaptığın işin ne ilgisi var.

Hayatını boşuna harcadın, vaktinde şu fabrikada başlamalıydın…”

Daha bu cümlelerden o kadar çok türetebilirim ki.

Varsa aklınıza gelen siz de lütfen ekleyin.

Ne zaman iyi bir unvan ve makamla bu kitlenin karşısına çıkarsınız; o zaman işler değişir.

Gerçi bu seferde nasıl başardığınız soruna dönüşür ve nasıl yapabildiğiniz tartışılır.

Çünkü emekle bir yere gelinebildiğine dair inancımız o kadar düşük ki.

***

Bir arkadaşımın derdine değineceğim ve herkesin vicdanına sesleneceğim.

Henüz yeni mezun olan ve genç yaşına rağmen ümidini hızla yitiren arkadaşım, iş arıyor!

Aslında bir mesleği ve bağlı olduğu bir kurum var ama çalışma ortamında mobbinge uğruyor.

Uzun uzun tanım yapmayacağım, ufak bir hatırlatma:

Mobbing; yıldırma veya iş yerinde psikolojik terör anlamına geliyor.

Gözlemlediğimiz kadarıyla çok başarılı, iletişim alanında da sıkıntısı yok.

Hayatın en kasvetli anı; işinizi en iyi yaptığınıza inandığınız dönemde, uğradığınız yersiz darbelere yenilmek!

Para kazanamamak, boş geçen günleri anlamlı eylemlerle doldurmaya çalışmak, aileye, çevreye laf anlatmak işsizlikten daha kötü şüphesiz.

Bu nedenle mobbinge göz yumuyor ve işe gitmeye devam ediyor.

Daha önce deneme süresi denilerek sigorta girişi yapılmamış, bu ayın başında resmi olarak kuruma bağlanmış.

Zaten tüm dert de burada başlamış.

İşveren sigorta masrafından rahatsız olduğu için yıpratma taktiklerini bir bir devreye sokmuş durumda.

Karşılıklı soğuk savaş hali taraflardan birinin pes etmesi ile sonuçlanacak.

Tüm ihtimallerde arkadaşım işsiz kalacak; ya kovulacak ya istifa edecek.

Anlatırken ne kadar da basit öyle değil mi?

Bunun kişide yarattığı fiziksel ve psikolojik sorunlar nedense bazıları için hiçbir şey ifade etmiyor.

Bizi işsizlik, parasızlık, kriz değil ahlaksızlık öldürecek!

***

Diğer bir rahatsızlık duyduğum konu ise bu alanda sınanmadan, şuursuzca ahkâm kesenlerin varlığı.

“Hayatım boyunca tuttuğumu kopardım!” cümlesi kulağımı tırmalıyor.

Yardım isteyenleri geri çevirerek, ‘Ben yaptıysam, sen de kendin yap’ demek yalnızca egonun tezahürü.

Birileri iş hayatında bu şekilde üstünlük taslarken, birilerinin emeklerinin mobbing ile kesintiye uğraması ahlaksızlığın örneklerinden biri bana göre.

Kıran kırana rekabet keşke kaliteli olsaydı.

Tolstoy modern insanın sürdürdüğü hayatın özetini ne güzel yapmış:

 “Yiyordu, içiyordu, uyuyordu, uyanıyordu ama yaşamıyordu!”

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.