Sezona yağışların etkisiyle biraz geç başlıyoruz…
Ancak meteorolojinin verdiği bilgilere göre hava ısınacak, hatta bu hafta içinde 35 dereceye kadar çıkabilecek sıcaklıklardan bahsediliyor.
Bu da demek oluyor ki ‘alerji dönemi’ne geçiş yapıyoruz!
Bundan 5-6 yıl önce bu kadar yaygın değildi ama son günlerde herkesten aynı şikayetleri dinliyorum; gözlerde ve burunda yanma, kaşıntı; buna eşlik eden durdurulamayan hapşırık, öksürük.
Kimisinde daha hafif, kimisinde çok şiddetli seyreden alerjiler için uzmanlar:
“Eskiden birkaç hafta süren alerji sezonu, artık aylarca devam ediyor. Daha erken başlıyor, daha geç bitiyor ve çok daha yoğun yaşanıyor” açıklamasını yapıyor.
Peki ama neden?
Aklımıza ilk olarak hava kirliliği geliyor, liste bununla başlayıp uzayıp gidiyor…

İklim krizi nedeniyle artan sıcaklıklar bitkilerin daha erken çiçeklenmesine ve polen mevsiminin uzamasına yol açıyor.
Bazıları yeşil kırlara uzanıp, çektiği fotoğrafları paylaşmak için can atarken, o yeşil örtü, alerjisi olanları mahvediyor.
Hava kirliliği ve orman yangınları, alerjik reaksiyonları güçlendiriyor ve astım başta olmak üzere solunum yolu güçlüğüne neden olan hastalıklarla uğraşanları oldukça yoruyor.
Bilimsel veriler de mevcut.
‘Yuvamdunya’ sayfasında paylaşılanlara göre; son 30 yılda polen sezonu ortalama 20 gün uzadı ve polen yoğunluğu yüzde 20’den fazla arttı.
Avrupa’da yapılan çalışmalarda da 1990’lı yıllara göre sürecin 10-15 gün erken başladığı tespit edildi.
Üstelik yalnızca süre uzamıyor, artan karbonmonoksit seviyeleri polenleri daha agresif hâle getiriyor.
Bu da demek oluyor ki:
Değişen iklim sağlığımızı tehdit ediyor!
Tabii her yıl söylediğim gibi yine tekrar ediyorum; sadece çeken biliyor!
***
Alerji semptomlarının karıştırıldığı ve nezle, grip, sinüzit gibi teşhislerle ilaçların verilmesi de ayrı bir sorun. Çünkü altta yatan alerji baskılanmadığı sürece özellikle antibiyotik kullanımı kısır döngüye giriyor.
Bu konu hakkında geçen yıl görüşünü aldığım Medicana Bursa Hastanesi KBB ve Baş-Boyun Cerrahisi Uzmanı Dr. Hüsamettin Olgun’un açıklamasını hatırlatmak istiyorum.
Olgun; “Son günlerde en sık rastlanan ‘Kulak Burun Boğaz’ yakınması burun tıkanıklığı, boğaz ağrısı ve şiddetli öksürük olarak karşımıza çıkıyor. Çoğu kez baş ağrısı, halsizlik-bitkinlik, çabuk yorulma, stres, unutkanlık gibi şikayetler burun tıkanıklığına eşlik edebiliyor. Mevsim ve iklim değişikliği, alerjik hastalıklar, gribal enfeksiyon ve salgınlar ciddi sağlık sorunu haline gelebiliyor” dedi ve genel olarak burun tıkanıklığı yapan nedenleri sıraladı: “Üst solunum yolu enfeksiyonları, grip, influenza, tozlar (polen, küf, evcil hayvan tüyleri), deviasyon (Kıkırdak eğriliği) ve sinüzitler, hava kirliliği, kötü kokular, parfümler, kuru hava, hamilelik sırasındaki hormon değişiklikleri, burun eti şişmesi, iyi ve kötü huylu kanserler.”
Tüm bu maddelerden etkilenmeyen ve doğru nefes alabilen insanlar özenilesi!

Burun tıkanıklığı sonucunda gelişen tabloyu ise şöyle açıkladı Dr. Olgun: “Beyin ve akciğerlere yeteri kadar nemli oksijen gitmemesi halinde; baş ağrısı, yüksek ateş, nefes darlığı, boğazda kuruma, kulak şikayetleri, halsizlik, dikkat dağınıklığı, unutkanlık gibi şikayetler gelişebilir. Kısaca burun fonksiyonları bozuk insanların sağlıklı ve mutlu olması zordur. Burun alerjisi (saman nezlesi) olan hastalar, ilkbahara girdiğimiz şu günlerde ciddi sağlık sorunları yaşıyor. Bu hastaların bir kısmında olay alt solunum yollarını da etkilemekte ve astıma dönüşmekte!”
Astım vakalarındaki artış dönem dönem gündeme geliyor ama sanki bu hastalananların suçuymuş, eksikliğiymiş, güçsüzlüğüymüş gibi lanse ediliyor.
Teşhis için elbette KBB Uzmanı muayenesinden sonra; kan ölçümleri, alerji testleri yapılıyor.
“Tanı konulduktan sonra sebebe yönelik tedavi yapılmalı. İlaç tedavisi, aşı tedavisi ve cerrahi tedavi başlıca tedavi yöntemleridir” diyen Dr. Olgun, süreçte nelere dikkat edilmesi gerektiğine de değindi: “İstirahat, dengeli beslenme, bol su içme, yeteri kadar uyku, yürüyüş ve spor, hasta insanlarda uzak durma ve maske kullanma, hijyen kurallarına uyma, sigaradan uzak durma, yaşadığımız ortamları yeteri kadar havalandırma önemli!”
Unutmadan; sigara içilen ortamda durmanız, içmek kadar etkili ve tehlikeli.
Önlenebilir şeyler için ise sanıyorum alerji, tüm topluma yayılana kadar tam anlamıyla sesimiz duyulmayacak…