Hava Durumu

‘Asgari ücretliler’ deneyi

Yazının Giriş Tarihi: 18.11.2025 00:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.11.2025 00:05

Standart konularıma kısa süreliğine de olsa geri dönüyorum.

Bugün yazıyı ikiye bölecek biraz asgari ücretten biraz da çarpık eğitim sisteminden bahsedeceğim.

2026’ya hızla yaklaşırken yeni asgari ücretin kaç olacağını merak edenler; yani hâlâ içinde umudu barındıranlar var.

Hâlbuki rakam uzmanlar ve siyasiler cephesinde belirlenmiş ve kanıksanmış durumda.

Tam bir yıl boyunca -seçim yoksa ara zam yok!- sabit kalacak ve milyonlarca insan üzerinde ‘bu tutara nasıl geçiniyorlar?’ deneyi yapılacak.

Avrupa’da yaşayanlar da bizi izleyecek, hayret edecek belki de gülecek!

Ama asla bizim rekorumuzu kıramayacaklar…

Çünkü son verilere göre:

Türkiye asgari ücretle çalışan kişi sayısında Avrupa’da ilk sıraya yerleşti.

Ayrıntılara bakalım…

***

2022 verileri baz alınarak yapılan hesaplamalarda, 2024 yılında Türkiye’de yaklaşık 11,2 milyon kişi asgari ücretle çalıştı.

Şu cümleyi iyi analiz etmenizi istiyorum:

Bu sayı, 21 AB ülkesinin toplamındaki 12,8 milyon çalışandan yalnızca 1,6 milyon daha az.

DİSK 2022 yılında Türkiye’de çalışanların yüzde 37,5’i asgari ücret ya da daha düşük gelir elde ettiğini açıklamıştı; bu da AB ortalamasının üç katından fazla.

Aradan geçen yıllara rağmen tablo fazla değişmedi.

DİSK, Ekim 2025’te yaptığı açıklamada, “Türkiye’de asgari ücret uzun süredir bir taban ücret olmaktan çıktı, ortalama ücret haline geldi” ifadesini kullanarak, işçilerin büyük bölümünün yaşamını bu seviyede sürdürmek zorunda kaldığını vurguladı.

Tabii işçilerin bu durumu sendikasızlaştırmayla doğrudan ilişkili.

Bursa’daki kurumsal firmalarda çalışanların bağlı oldukları sendikalar aracılığıyla da elde ettiği haklara dönem dönem değiniyoruz.

DİSK de benzer ifadelerle analizde bulundu:

“İş güvencesinin zayıf, toplu pazarlığın sınırlı ve sendikalaşmanın baskı altında olduğu bir ortamda milyonlarca kişi, asgari ücretin çevresinde bir gelirle yaşam mücadelesi veriyor. Bu durum, Türkiye’de asgari ücretin artık ‘en düşük ücret’ değil, toplumun büyük kısmı için ‘ortalama gelir’ hâline geldiğini ortaya koyuyor.

Zaten sorun da bu!

Hükümetten beklenen ücretin 40-50 bin olması değil; alım gücünün sağlanması ve özel sektörün vermiş olduğu ücretlerin denetlenmesi.

Sömürünün zirve yaptığı günlerden geçerken; işveren de ayrı kan ağlıyor.

Asgari ücret 22 bin bandından en fazla 27 bine çıkacakken dillerinden düşmeyen hep aynı nakarat:

İş gücü maliyetleri çok yüksek, yeni yılla birlikte bir de zam olacak, yandık, bittik, mahvolduk…

Onlar için en iyi seçenek işyerlerini kapatarak, piyasadan çekilmeleri ama bu sefer de milyonlar için işsizlikle mücadele başlayacak.

Geldiğimiz hâlin özeti:

Ölümü görüp, sıtmaya razı olmak!

********************************************************

ÇÜRÜMÜŞ EĞİTİM ZİHNİYETİ

Bir de çürümüş eğitim sistemimize bakalım…

Devamlı yeni dünya düzeninden bahsediyor; gençlere yazılım, kodlama öğrenmesi gerekliliğini dikte ediyoruz.

Üniversite öğrencileriyle sohbet etmenizi tavsiye ediyorum.

Duyacaklarınıza tepkiniz ne olacak?

Bir vaka aktarayım, öğrencinin biri:

Hiç matematik bilmiyor, denklem çözemiyor ve bundan da son derece nefret ediyor.

Ama lisede eşit ağırlık alanında eğitim görmüş yani üniversite giriş sınavında Türkçe-matematik sorularıyla boğuşmuş.

Sonucunda 4 yıllık fakülteyi kazanmış, sayısal ağırlıklı derslerden kalarak son seneye kadar gelmiş.

Mezun olduğunda matematik hâlâ bilmiyor olacak, okul hayatı boyunca da çektiği eziyetten yakınacak ve dahası boşu boşuna zaman kaybetmiş olacak.

Sahi neden 4 yıl konusunda diretiyor ve herkese bazı dersleri zorunlu olarak gösteriyoruz?

Bunun mantığını kendi öğrenciliğimde de sorgulardım.

Bize öğretmenlerimiz tarafından kurulan motivasyon cümlelerinde ‘hayatta muhakkak bunlarla karşılaşacak, öğrendikleriniz için minnet duyacaksınız’ ifadeleri yer alırdı.

Henüz faydasını görmediğim çok şey var; yeni nesil için de eminim öyle.

Atlanılan ise artık hiçbir şey eskisi gibi değil.

Değişim gerekiyor; işe yaramadığını düşündüğümüz branşlarla ve içeriklerle ilgili adım atılması şart!
Alanın akademisyenleri tepki gösterebilir ama ilerleme için kaybedecek vaktimiz kalmadı…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.