Hava Durumu

Beklenmedik yerden sınanmak…

Yazının Giriş Tarihi: 16.10.2026 00:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 16.10.2026 00:07

Afet denilince aklımıza hep deprem geliyor, alınabilecek tedbirler konuşuluyor.

Tecrübelerimize dayanarak olası büyük bir deprem sonrasında neler yapılabileceği tartışılıyor.

Uzmanlar uyarıyor; yerel yönetimlere ve hükümete çağrıda bulunuyor.

Ancak ‘afet’ ifadesi bununla sınırlı değil.

Geçen yıl yaşadığımız orman yangınlarında da aynı şeyi söyledik; çarşamba günü İstanbul’u perişan eden sel için de…

Tek bir gerçeğimiz var:

Hiçbir şeye hazırlıklı değiliz!
Tabii olağanüstü bir yağışla karşılaşıldığının farkındayım ama doğanın intikam alacağı barizdi.

Dere yatağına siteler inşa ettikten sonra sel sularının yıkıma yol açmasına neden şaşırıyorsunuz?

Taşı toprağı altın İstanbul, yanlış planlama ya da daha doğru tabirle plansız büyüme neticesinde büyük maddi ve manevi kayıp yaşıyor.

Peki, ders çıkarılır mı?

Sanmıyorum.

Vahim tabloya birlikte bakalım...

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İstanbul genelinde etkili olan sağanak nedeniyle yürütülen çalışmaların son durumuna ilişkin Ankara'da açıklamalarda bulundu:

“14-15 Ekim tarihlerinde 42 ilimize sarı, 6 ilimize ise turuncu meteorolojik uyarı verilmişti. Ülkemizin genelini etkisi altına alan kuvvetli sağanak yağış, fırtına ve olumsuz hava koşullarına yönelik çalışmalarımızı ilk andan itibaren kararlılıkla sürdürüyoruz.

Bu kapsamda İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi genelinde son derece yoğun bir yağış kaydedilmiş; İstanbul'da metrekareye düşen yağış miktarı yer yer 270 kilograma kadar ulaşmıştır…”

Evet, günler öncesinden sosyal medya dahil olmak üzere tüm mecralardan havaya dair uyarılar paylaşıldı.

Ancak ne yapılabilirdik.

Öğrencilerin okul; çalışanların iş çıkış saatine denk gelen selden korkunç videolar gelmeye devam ediyor.

Arabaların bilardo topu gibi birbirine çarparak ilerlediği, binaların hasar aldığı, otobüslerde mahsur kalanların olduğu mega kentte ne yazık ki can kaybı da yaşandı.

Şu ana kadar bildirilen 4 ölüm var; 14 yaşında elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden genç için, “İnsan hayatı ne kadar kıymetsiz. Bu çağda bunu görmemeliydik” ifadeleri kullanılıyor.

Yine üzülüyor, yine çaresizce olup biteni seyrediyoruz.

***

Bakan Çiftçi sözlerini şöyle sürdürdü:

“Merkezde AFAD Başkanımız, sahada ise başta İstanbul, Kocaeli ve Sakarya olmak üzere görevlendirdiğimiz genel müdürlerimiz ve daire başkanlarımız, ekiplerin koordinasyonunu valilerimizle birlikte bizzat yerinde sağlamaktadır.

Uyarı verilen illerimizde toplam 9 bin 588 ihbar alınmış olup, bu ihbarların 8 bin 815'i İstanbul'da gerçekleşmiştir. 112 Acil Çağrı Merkezimize gelen ve doğrulaması yapılan 6 bin 728 vakanın büyük bir kısmına ekiplerimizce müdahale edilmiştir.

Arama ve kurtarma çalışmalarımız kapsamında, mahsur kalan 2 bin 727 vatandaşımız; AFAD, Sahil Güvenlik, Jandarma ve belediye ekiplerimizin özverili çalışmalarıyla sağ salim tahliye edilmişlerdir. Yine Ayazağa'da mahsur kalanların tahliye işlemleri de tamamlanmıştır. Barınma ihtiyacı olan vatandaşlarımız da kamu misafirhanelerimizde misafir edilmektedir.”

Rakamları öğrendikçe bunun normal bir yağış süreci olmadığını afet yaşandığını anlıyoruz.

Ve bu tek bir ille de sınırlı değil.

Antalya, Sakarya, Yalova da aynı durumda; Bursa için gece saatlerinde AFAD’dan uyarı yapıldı. Ekipler teyakkuzda.

Şehrimizin merkezinden bildirilen olumsuz bir haber yok ama İznik sele teslim oldu.

Çakırca Mahallesi'nde su baskını nedeniyle 3 vatandaşın mahsur kaldığı ihbarı üzerine Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri harekete geçti. Taşkın nedeniyle ulaşımın güçleştiği bölgeye Orhaniye istikametinden ulaşan ekipler, kurtarma çalışmasını gerçekleştirdi.

Vatandaşlar tarafından Gökdere’den, Kaplıkaya’dan videolar paylaşılıyor; taşma seviyesine kadar geldikleri belirtiliyor.

***

Yağışın şiddetini azaltacağı ilan edilse de belirli aralıklarla risk yükseliyor.

Üstelik kış daha yeni başlıyor.

Küresel ısınma ile iklim koşulları değişiyor.

Bundan sonra tüm o filmlerde gördüğümüz ekstrem hava olaylarıyla karşılaşma olasılığımız var.

Bu tür afetlere yabancı olabiliriz ama hazırlıksız kalmaya devam etme lüksümüz yok.

Çünkü asıl mesele, felaket yaşandığında kaç kişiyi kurtardığımız kadar, o felaketin neden bu kadar büyük bir yıkıma dönüştüğüdür.

Hepimize geçmiş olsun…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.