Hava Durumu

Bizi hasta ettiler!

Yazının Giriş Tarihi: 15.05.2026 00:06
Yazının Güncellenme Tarihi: 15.05.2026 00:06

Yaz geldi, diyet sezonu açıldı. Bilinçli, bilinçsiz herkes rejimde.

Uzmanların uyarıları dikkate alınmıyor; hatta sosyal medyada karalama kampanyaları ile yanlış yönlendirme yapılıyor.

Örneğin:

“Diyetisyene gittikten sonra kilo aldım” ifadesi gibi.

“Sayfamı takip edin; verdiğim programı uygulayın yaza 10 kilo kaybederek başlayın” cümlesi de peşinden geliyor ve kişileri yönlendiriyor.

Zaten günümüzde eğitim şartı rafa kalktı, kim internetten birkaç video izlese herhangi bir alanın uzmanı olarak kendisini tanıtıyor.

Keşke güçlü bir eleme sistemi olsa da toplumda yanlış uygulamalar nedeniyle mağduriyet oluşmasa.

Hata elbette bu tip kişilerden çok, onları dinleyenlerde!
Bugünkü isyanım tam da bu konu hakkında ve ‘şunu yiyin, bunu yemeyin’ diyerek bildiğimiz doğruları bize unutturanlara…

***

Beslenmeye dikkat etmeliyiz.

Ancak toplumda artan insülin direnci, şeker hastalığı, çölyak vb. vakalardan sonra bir furya başladı.

Başta Instagram olmak üzere kendisine hesap açan kamera karşısına geçiyor ve bazı şeyler anlatıyor, şöyle ki:

“Sabahları yumurta yemeyin.

Sütü içerken yanında meyve tüketmeyin.

Muz yerseniz başınıza şu gelir vb.”

Demir eksikliği olanlara hurma yemesi tavsiye edilirdi, ona da engel geldi:

“Sakın hurma yemeğin, şeker deposu!”

Kipling’in kırkayağı gibi düz yolda yürüyemez olduk.

Haliyle kilo vermek yerine, vücut dengesi bozulanlar daha çok kilo almaya ve kan değerlerinde bozukluklarla karşılaşmaya başladı.

Anne-babamız aynı yiyecekleri tüketti, ondan öncekiler de…

Hiç bu kadar ince eleyip sık dokunmamıştı; neyin, neyle tüketileceği…

Bu şekilde tepki gösterdiğimde ise çeşitli açıklamalar geliyor.

Deniyor ki:

“Eskiden yiyecekler doğaldı; katkı maddesi kullanılmıyor, organik sebze-meyve tüketiliyordu.”

Peki, o halde herkes aynı görüşteyse neden endüstrinin kurbanı olmamıza göz yumuluyor?

***

Sentetik gıda devrine hızla yaklaşıyoruz. Hatta belki de hiç farkında olmadan plastik yiyoruz.

Birkaç cılız ses itirazını beyan ederken, market raflarında paketli ürün sayısı artıyor; üstelik talepte de hiç azalma olmuyor.

Birinin acilen toplum sağlığı için ‘gıda’ları inceleme altına alması gerekiyor.

Ata tohumundan üretim için minik adımlar atılıyor ama Türkiye çapında uygulanabilirliği ne kadar? Bilemiyorum…

Ve hızla artan, kendisini diyetisyen olarak tanıtan ve yeme şeklimize müdahaleyi hak görenlerin de denetlenmesi şart.

***

Elma suyu konsantresi, hurma suyu özü önerenler; ‘her sabah aç karnına limonlu su için, farkı görün’ diyenler insanların sağlığı bozulunca vicdan azabı duyacaklar mı?

Her metabolizma farklı, limonlu suyun tansiyon düşürdüğü de biliniyor.

O halde bu risk nasıl göze alınıyor?

Ayrıca tavsiye edilen vitaminler; başka bir yazının konusu olacak kadar ciddi bir mesele!
Madem sosyal medya bu kadar hayatımıza yön verebiliyor, ben de takip ettiğim Diyetisyen Tolga Ada’nın ifadelerini paylaşmak istiyorum:

“Kilo vermek için saçma sapan, bilimsel olmayan detoksları ve kürleri uygulamaktan vazgeçin. Her zaman söylüyorum; çeşitli beslenin ve ihtiyacınız kadar yiyin.

Peynirsiz kahvaltıya oturmayın.

Süt için.

Yumurta ve et yiyin.

Yemeklerinizi zeytinyağı ile yapın.

Baklagilleri, tam tahıllıları, rengârenk sebzeleri ve meyveleri beslenmenizden eksik etmeyin!”

***

Tolga Ada’dan harika bir tespitle yazımı noktalıyor, yorumlarınızı bekliyorum…

“Büyüklerimiz köyde 100 yaşına kadar yaşadılar, hastalık nedir bilmediler. Hamur işlerinden, kızartmalara kadar da istedikleri her şeyi yediler.

Sağlıklı yaşam sürdüler.

Şimdi bize ne oldu da genç yaşlarda bu kadar enerjimiz düşük, çok yorgun ve hastayız?

Çünkü büyüklerimiz temiz hava soludu, biz egzoz dumanı soluyoruz.

Onlar karnını doyurmak için çalıştı, biz geçinebilmek için çalışıyoruz.

Büyüklerimiz köyde buğdayını yetiştirdi, öğüttü, ekmeğini yaptı ve yedi.

Biz şehirde marketteki katkı ve koruyucu madde içeren, 15 gün bozulmayan ekmeği yiyoruz…”

Bu durumda biz daha çok hasta oluruz…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.