Hava Durumu

Bugün 18 Mart, günlerden Çanakkale!

Yazının Giriş Tarihi: 18.03.2026 00:08
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.03.2026 00:08

Her sene özümüzden biraz daha uzaklaştığımızı hissediyoruz; bu da bizi tedirgin ediyor.

Söylemde böyle olsa da içten içe de güvendiğimiz bir şeyler var.

Dört bir yanımızı savaş sarmışken, bize bir şey yapamazlar duygusunu paylaşıyoruz.

Biliyoruz ki biz, Çanakkale’de destan yazanların torunlarıyız.

Biz, parça parça paylaşılan topraklarda bütünlüğü sağlayan, vatan kurup Cumhuriyet’i ilan eden Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün izindeyiz.

***

Bugün 18 Mart

Günlerden Çanakkale.

Büyük zaferin 111. yıl dönümü.

Bizi yıllardır ayakta tutan, dağılmamızı engelleyen ruhun tarihe yansıdığı anlardan sadece bir tanesi.

Dünya Savaşı’nın seyrini değiştiren, Kurtuluş Savaşı fikrinin kıvılcımlarını çakan zaferdir Çanakkale.

Atatürk’ün askeri dehasının düşmanı pes ettirdiği yerdir burası.

Bütün dünya bir olup üstümüze yıkılmaya çalışırken, “Taarruzun değil, ölmenin emredildiği” yerdir!

Tarihin en çok anlatılması gereken günlerden geçerken her yıl olduğu gibi 1914’e yolculuğa çıkaracağım sizi.

Ne kadar sık tekrar edersek o kadar ölümsüz olacak, geleceğimiz o kadar sağlam inşa edilecek.

Çünkü tarihini bilmeyen bir toplum her karşılaştığı güçlükte dağılmaya mahkûm.

***

Yıl 1914.

Her şey Saray Bosna’da atılan kurşunla başladı.

Dünya Savaşı’nın bahanesiydi bu. Osmanlı Almanya’nın yanında savaşta buldu kendisini.

4 yıl sürdü ve milyonlarca insan hayatını kaybetti.

Ne için?

Daha çok toprak, daha çok hükmetme yarışı için.

Sıra bizim topraklarımızın parçalanmasına gelmişti. İtilaf devletlerinin donanması Çanakkale açıklarına demir attı.

Fransa, Avusturalya, Yeni Zelanda ve İngiltere'nin oluşturduğu İtilaf Devletleri, Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti olan İstanbul'u ele geçirmek istiyorlardı.

Ancak hesaba katmadıkları şeyler vardı!

Çabuk biteceğini düşündükleri operasyon en önemli, en kanlı cepheye dönüşmüştü.

Savaş gemileriyle bir ay boyunca tabyaları top atışına tuttular.

Gelibolu sahillerine her gün mermi yağdı. Onları durdurmak için bir yol aranıyordu.

Nusret Mayın Gemisi bir gece İtilaf devletlerine ait gemilerin kullanmadığı bir yoldan ilerledi ve elde kalan 26 mayın kıyıya paralel olarak 100 metre boşluklarla döşendi.

Silahlarımız, mayınlarımız da yoktu.

Rusya’nın İstanbul Boğazı’na bıraktıklarından kalanları kullanıyorduk.

Birleşik donanmanın ikmal için dönen Ocean, Bouvet ve Irrettable gemileri bu mayınlara çarparak patlamaya başladı.

Üç gemi, inflexible, Golva ve Suffen de patlamalarda ağır yara aldı.

Nusret Mayın Gemisi, boğaz muhaberesinin sonucunu değiştirdi!

Fakat düşman vazgeçmiyordu.

Kara harekâtı yapmaya karar verdiler.

Beş ayrı noktadan Gelibolu Yarımadası’na çıktılar. 5 Nisan 1915'te, yaklaşık 8,5 ay süren kara muharebeleri başladı, çok şiddetli çatışmalar oldu.

Bugün Çanakkale’ye gidenlerin gözleri yaşlı gezdiği yerler; Kumkale, Beşige, Bolayır, Seddülbahir, Arıburnu, Conkbayırı, Kabatepe, Anafartalar o zaman şehitlerimizin kanıyla sulanıyordu…

***

19. Tümen Komutanı Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal orada, ordunun başındaydı.

Çanakkale düşerse, İstanbul düşerdi.

O yüzden tarihe geçen şu sözleri söyledi; “Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve komutanlar gelecek.”

Türk ordusunun yeniden savaş durumuna geçtiğini gören düşman kuvveti neye uğradığının şaşkınlığını yaşarken imdada yetişen 57. Alay ve 8. Tabur düşmana saldırdı.

Conkbayırı sırtlarında çatışma sonunda 57. Alay'ın neredeyse tamamı şehit oldu, ama düşman bozguna uğratıldı.

Mustafa Kemal'in ifadesiyle savaşı kazandığımız an bu andı ve durumu, yönettiği 25 Nisan 1915 taarruzunu, saat 22.00'de 3. Kolordu Komutanlığı'na çektiği telgrafta şöyle anlattı:

"Sağ kanatta Alay 57, sol kanatta Alay 77, Alay 27, Arıburnu istikametinde taarruz etmektedir. Düşman mavnalara binip kaçmaya başladı. Umum cephede düşmana taarruz ve (düşmanı) takip ediyorum. Sağ kanatta taarruz eden Alay 57'yi Alay 72'den bir taburla takviye ederek hücuma sevk ediyorum."

***

Çanakkale, Mustafa Kemal ile birçok kahramanın doğduğu, askerlerimizin devleştiği yerdi.

Koca Seyit adıyla bilinen Edremitli Seyit Onbaşı, mekanizması bozulan bir topun, tam 276 kilo olan mermisini sırtlayıp, topu namluya sürmüş ve Ocean adlı İngiliz zırhlısını vurarak Çanakkale’nin geçilemeyeceğini kanıtlamıştı.

Sonucunda İtilaf devletleri donanmaları 18 Mart 1915'te Osmanlı ordusu tarafından bozguna uğratıldı ve böylece Çanakkale deniz savaşı bölümü sona erdi.

Gelibolu Yarımadası'na yapılan kara çıkartmaları yine Osmanlı ordusunun büyük çabası ile 9 Ocak 1916 tarihinde bitti.

***

Çanakkale Savaşı’nda metrekareye tam 6 bin mermi düştüğü hesaplanmıştır.

Bu oran, dünya savaş tarihinin en yüksek oranıdır.

İki merminin havada çarpışma olasılığı 600 milyonda bir iken, Çanakkale Savaşı esnasında bu şekilde çarpışmış onlarca mermi bulunmuştur!

Erkeklerle birlikte keskin nişancı kadınlar ve kadın piyadeler de ön safta savaşarak ortak bir mücadele vermişlerdir.

Osmanlı ordusunun asker sayısı 315 bin civarındaydı. 250 bin şehit verdiğimiz bu savaşta, ismi ve memleketi bilinen şehit sayısı ise sadece 50 bindir.

Geride kalan 200 bin civarındaki isimsiz kahramanımız Çanakkale’de huzurla yatmaktadır.

***

Unutma, unutturma…

İçindeki umudu, olmaz denileni olduran geçmişini yok sayma!

Tarihi karalamaya çalışanlara boyun eğme.

O zaman doğan bu ruh 111 yıldır ölmedi.

Bu vatan bizim, insanlık tarihinin yüzyılda bir yetiştirdiği dahi lider Mustafa Kemal Atatürk bizim!

Tüm şehit ve gazilerimizi saygıyla minnetle anıyoruz.

Çanakkale geçilmedi, geçilmez biliyoruz…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.