Hayatımız kaos üzerine kurgulanmışken, sosyal medyada her haberin, videonun, yorumun amacı endişeyi daha da artırmak!
En ufak olay bile abartılıyor, panik havası pekiştiriliyor.
Amaç nedir? diye soracak olursanız beğeni ve izleme alarak keşfet kısmına düşebilmek.
Yani öyle toplumu uyarmak, yaklaşan tehlikeye karşı önlem alınmasına teşvik etmek gibi ulvi amaçlar yok.
Farkındaysanız uzun süre kuraklık konuşuldu ve ‘susuz kalacağız’ anonsları geçildi.
Yağışlar artınca bu defa söylemler değişti:
‘Yağmur ve dolu tarlalara zarar verdi, yazın meyve yiyemeyeceğiz’ ifadesi yerleşti.
Gaziantep’te şiddetli fırtına ve hortum sonrası fıstıkların zarar gördüğü paylaşıldı.
Peki, ülke geneline yayılacak yeni bir krizin eşiğinde miyiz?
Elbette uzman görüşü almadan ilerlemem mümkün değil.
Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Fevzi Çakmak ile görüştüm.
Çakmak, “Biz bilim insanlarıyız, doğruyu söylemek zorundayız” diyerek söze başladı…

Geçen yıl oldukça sıkıntılı günler yaşadık.
Kirazın 750 hatta 1000 liraya kadar çıktığını gördük ve pek çok aile sofrasına meyve koymadan yazı bitirdi.
Sebebi ise yaşanan don olayıydı; o dönemde de bununla ilgili açıklamaları sık sık paylaştık. 2025 yazından yola çıkarak 2026 için tahminleri aldığım soru-cevap kısmıyla sizi baş başa bırakıyorum.
***
VERİM KAYBI
Yağışlar sonrası bu yaz da meyve yenemeyeceğine dair endişe var. Son durum nedir?
Geçen yıl 65 ilde ciddi bir don olayı yaşandı. Türkiye tarihinde bu kadarı görülmemişti. Buna bağlı olarak meyve kaybı çok yüksek oldu. Piyasada yeterince ürün olmayınca bu fiyatlara yansıdı. Ancak bu sene yağışlar olmasına karşın don olayı görülmedi. Bölgesel yaşanmış olabilir ancak genele yansıyacak bir tablo ile karşı karşıya değiliz.
Yağışların sürekli olması özellikle çiçek dönemine denk gelen bölgelerde verim kayıplarına neden olabilir ama geçen yıl ile karşılaştırdığımızda herhangi bir sorun yaşanacağını düşünmüyorum. Genel bir ifade kullanayım: Bursa’da meyvecilik açısından sıkıntı görmüyorum.

MALİYETLER ARTTI
Fiyatların yüksek olması mevsim koşullarına bağlanıyor. Verimlilikle ilgili sıkıntı olmayacağını düşünüyorsanız, fiyatlar için tahmininiz nedir?
Bizim her zaman yeterince üretimimiz var. Tüketici paniğe kapılmasın. Hortum yaşanan yerlerde fıstık kayıpları olduğu söyleniyor. Geçen yıl da fıstıkta ciddi kayıp vardı!
Burada şunu vurgulamalıyız; fiyatlardaki artışın verimlilik dışında başka sebepleri var. Enflasyon maliyetleri yükseltti. Mazot 80 liraya çıktı; gübre fiyatları arttı. İlaçlar da ciddi artış sürüyor. Yani çiftçinin ürün maliyetine bağlı olarak, bizim satın alırken ödediğimiz tutar değişecek!
Geçen sene toptancılar kirazı 360 liraya almıştı. Bu yıl da yüksek tutarlarla karşılaşabiliriz. Tabii ürün bollaştıkça normalleşme yaşanacaktır.
HEPİMİZİN SORUNU
Son olarak iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?
Gidişat iyi değil. Girdi maliyetleri, savaşın etkisiyle çok yükseldi. Gübre krizi çıkmak üzere! Benzin ve mazota yapılan zamlar durumu zorlaştırıyor.
Onlar pahalıya ürettikçe bedelini hepimiz ağır şekilde ödemek zorunda kalacağız.
Şunun bilincinde olmalıyız:
Bu yalnızca çiftçinin sorunu değil; hepimizin sorunu!
***
Durumu özetlemek gerekirse; yağışlar sayesinde kuraklık ihtimalini şimdilik bertaraf ettik. Sevindirici diğer bilgi: Meyve olacak.
Ancak enflasyon sebebiyle en sevdiğimiz meyveleri uzaktan izlemeye devam edeceğiz…